7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) – Ek Kurumlar Vergisi

Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) 15 Nisan 2023 Tarihli Resmi Gazete Say…

 

 

7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) – Ek Kurumlar Vergisi

Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3)

15 Nisan 2023 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 32164

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

 

ÖZET:

Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) de ek vergi uygulamasının usul ve esasları belirlendi.

1. Ek verginin mükellefleri, Kurumlar Vergisi mükelleflerdir. Kurumlar vergisi beyannamesi veren dar mükellef kurumlar da ek vergi mükellefleri kapsamındadır.

2. 6/2/2023 tarihi itibarıyla Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa İlleri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar ek vergiden muaftır.

3. 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancının tespitinde dikkate alınan bazı istisna ve indirim tutarları ile 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahlar ek verginin konusunu oluşturmaktadır.

4. 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan istisna ve indirimlerin, kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırlarında gösterilerek indirim konusu yapılması gerekmekte olup, ilgili satırı bulunmayan istisna ve indirimlerin ilgisine göre beyannamenin “Diğer indirimler ve istisnalar” veya “Diğer indirimler” bölümlerinde gösterilerek vergiye tabi matrahın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde indirim konusu yapılan istisna ve indirimler de ek verginin konusuna girmektedir.

5. Kurumlar vergisi mükelleflerince 2022 hesap dönemine ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinin “Diğer indirimler” veya “Diğer indirimler ve istisnalar” satırlarında gösterilmekle birlikte, mahiyet itibarıyla indirim veya istisna kapsamında olmayıp, daha çok vergi matrahının doğru hesaplanması amacıyla beyannamenin bu satırlarına yazılan (Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri arasındaki değerleme farkları, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda borç alan kurum nezdinde Türk Lirası’nın değer kazanması sonucu oluşan kur farkı gelirleri, kıdem tazminatı karşılığı iptali, vergi borçlarına mahsup edilen ve gelir olarak dikkate alınan 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi kapsamındaki indirim hakkı gibi) tutarlar üzerinden ek vergi hesaplanmayacaktır.

6. Yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, vergilendirme hakkının ilgili ülkede bulunması nedeniyle Türkiye’nin vergi alma hakkı olmadığı veya söz konusu kazançların Türkiye’de istisna edilmesi gerektiği durumlarda, elde edilen ve kurum kazancına dâhil edilerek beyannamenin “Diğer indirimler” ile “Diğer indirimler ve istisnalar” satırlarında matrahtan indirim konusu yapılan tutarlar ek verginin konusuna girmeyecektir. Ayrıca, yürürlükte bulunan ikili veya çok taraflı diğer uluslararası anlaşmalar uyarınca, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar da ek vergi kapsamında değildir.

7. 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” kapsamında mikro ve küçük işletme olarak sınıflandırılan kurumlar vergisi mükelleflerinin; teknoloji geliştirme bölgelerinden elde ettikleri kazançlar ile Ar-Ge ve tasarım merkezi bulunan mükelleflerin bu merkezlerdeki Ar-Ge ve tasarım harcamaları üzerinden hesaplanan Ar-Ge ve tasarım indirimleri ek vergi kapsamının dışındadır. Öte yandan bu kapsamdaki mükelleflerin, ek vergi kapsamına giren diğer indirim ve istisnaları ile indirimli kurumlar vergisi matrahları nedeniyle ek vergi hesaplamaları gerekmektedir.

8. 7440 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 12/3/2023 itibarıyla mikro ve küçük işletme kapsamındaki mükelleflerin, bu durumlarını tevsik edici Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından aldıkları belgeyi kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ayın sonuna kadar bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

9. Kurumlar vergisi mükelleflerince hesaplanacak ek verginin matrahı, Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrasında belirlenen ve detaylarına Tebliğin 5 inci maddesinde yer verilen indirim ve istisnalar ile 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi hükmüne istinaden tespit olunan indirimli kurumlar vergisi matrah tutarlarıdır.

10. 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, tespit olunan matrahlar üzerinden Kanun hükmüne istinaden %10 oranında ek vergi hesaplanacaktır.

11. 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki iştirak kazançları ile aynı fıkranın (b) ve (g) bentlerinde düzenlenen yurtdışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıyan yurtdışı iştirak kazançları ve yurtdışı şube kazançları üzerinden %5 oranında vergi hesaplanacaktır.

12. 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde ticari zararı bulunanlar, istisnalar nedeniyle cari yıl zararı oluşanlar veya kurumlar vergisine tabi matrahları bulunmayan mükellefler de bu dönemde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplayacaklardır.

13. 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları üzerinden ise ek vergi hesaplanmayacaktır.

14. Tasfiye, birleşme, devir ve tam bölünme işlemleri nedeniyle 2022 yılına ilişkin olarak Kanunun yayım tarihi olan 12/3/2023 tarihinden önce vermiş oldukları beyannamelerde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplanmayacaktır.

15. Hesaplanan ek vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamayacak ve yurt dışında ödenenler de dâhil hiçbir vergiden mahsup edilemeyecektir.

16. 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca, hak kazanılan istisna ve indirimlerin beyannamede gösterilmesi esas olup, beyannamede gösterilmeyen veya beyannamede gösterilmekle birlikte indirimler/istisnalar satırlarında yer verilmeyen indirim ve istisnalar nedeniyle eksik tahakkuk eden ek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil olunacaktır.

17. 7440 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri kapsamında 2022 hesap dönemine ilişkin olarak kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunulması, mezkûr maddenin ikinci fıkrasına göre ek vergi bakımından bu döneme ilişkin inceleme ve tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmez. (TÜRMOB)

 

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun (Kanun) 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrasının uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrası hükmü uyarınca ödenecek ek vergiye ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Yasal düzenleme

MADDE 3- (1) 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrası hükmü aşağıdaki gibidir:

“(27) Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %10 oranında, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna ile yurtdışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında ek vergi hesaplanır ve bu verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenir. Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde bu vergi, 2023 yılı içinde sona eren hesap dönemi için verilmesi gereken beyannamelerde gösterilmek suretiyle uygulanır. Bu vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamaz ve hiçbir vergiden mahsup edilemez. Şu kadar ki 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının; (d), (i), (j) ve (k) bentleri ile geçici 14 üncü maddesi kapsamındaki istisnalar, aynı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının; (b), (c), (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi kapsamında tevkifata tabi yatırım indirimi istisnası, ilgili Kanunları uyarınca kurum kazancından indirilebilen bağış ve yardımlar ile 10/7/2018 tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 407 nci maddesi kapsamında tanımlanan mikro ve küçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-ge ve tasarım merkezlerinden elde ettikleri istisnaya ve indirime konu kazançları üzerinden bu vergi hesaplanmaz. 6/2/2023 tarihi itibarıyla, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar ek vergiden muaftır. Tahsil edilen ek vergi, genel bütçe geliri olarak kaydedilir ve 5779 sayılı Kanun ile diğer kanunlara göre mahalli idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

Ek verginin mükellefleri

MADDE 4- (1) Ek verginin mükellefleri, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda sayılan mükelleflerdir. Buna göre;

a) Sermaye şirketleri,

b) Kooperatifler,

c) İktisadi kamu kuruluşları,

ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler,

d) İş ortaklıkları,

ek verginin mükellefidirler.

(2) Kurumlar vergisi beyannamesi veren dar mükellef kurumlar da ek vergi mükellefleri kapsamındadır.

(3) 6/2/2023 tarihi itibarıyla Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa İlleri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar ek vergiden muaftır.

Ek verginin konusu

MADDE 5- (1) 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancının tespitinde dikkate alınan istisna ve indirim tutarları ile 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahlar ek verginin konusunu oluşturmaktadır.

(2) Kurumlar vergisi mükelleflerince elde edilen tüm kazançlar kurum kazancına dâhil edilmekte, 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda düzenlenen indirim ve istisnalar ise kurumlar vergisi beyannamesinin “Zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimler” ile “Kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirimler” bölümünde gösterilmek suretiyle kazancın veya vergiye tabi matrahın tespitinde indirim konusu yapılmaktadır.

(3) 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan ve ek verginin konusuna giren istisnalar aşağıdaki gibidir:

a) İştirak Kazançları İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-a).

b) Yurtdışı İştirak Kazançları İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-b).

c) Yurtdışı İştirak Hissesi Satış Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-c).

ç) Emisyon Primi Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-ç).

d) Taşınmaz, İştirak Hisseleri ve Fon Satış Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-e).

e) Bankalara, Finansal Kiralama ya da Finansman Şirketlerine veya TMSF’ye Borçlu Durumda Olanların Taşınmaz veya İştirak Hisselerinin Satış Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-f).

f) Yurtdışı Şube Kazançları İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-g).

g) Yurtdışı İnşaat, Onarım, Montaj ve Teknik Hizmetler Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-h).

ğ) Eğitim ve Öğretim Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-ı).

h) Yabancı Fon Kazançlarının Vergilendirilmesinde Yönetici Şirketlere İlişkin Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/A).

ı) Sınai Mülkiyet Hakları Satış Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/B).

i) 5300 Sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Kapsamında Düzenlenen Ürün Senetlerinin Elden Çıkarılmasından Doğan Kazanç İstisnası (193 sayılı Kanun).

j) Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin İşletilmesinden Sağlanan Kazanç İstisnası (4490 sayılı Kanun).

k) Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazanç İstisnası (3218 sayılı Kanun) .

l) Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazanç İstisnası (4691 sayılı Kanun).

m) Araştırma Altyapılarının Ar-Ge ve Yenilik Faaliyetlerinden Elde Ettikleri Kazançlarda İstisna (6550 sayılı Kanun).

n) Özel Kanunlarda Yer Alan ve Ek Vergi Matrahına Dâhil Edilmesi Gereken Diğer İstisnalar.

(4) 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan ve ek verginin konusuna giren indirimler şunlardır:

a) Yurtdışına Verilen Yazılım, Mühendislik, Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Kazanç İndirimi (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-ğ).

b) Nakdi Sermaye Artışından Kaynaklanan Faiz İndirimi (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-ı).

c) Yatırım İndirimi İstisnası (193 sayılı Kanun Geçici Madde 61 kapsamında tevkifata tabi olmayanlar).

ç) Ar-Ge ve Tasarım İndirimi (5746 sayılı Kanun).

d) Teknogirişim Sermaye Desteği İndirimi (5746 sayılı Kanun).

e) Teknokent Sermaye Desteği İndirimi (4691 sayılı Kanun).

f) Özel Kanunlarda Yer Alan ve Ek Vergi Matrahına Dâhil Edilmesi Gereken Diğer İndirimler.

(5) 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan istisna ve indirimlerin, kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırlarında gösterilerek indirim konusu yapılması gerekmekte olup, ilgili satırı bulunmayan istisna ve indirimlerin ilgisine göre beyannamenin “Diğer indirimler ve istisnalar” veya “Diğer indirimler” bölümlerinde gösterilerek vergiye tabi matrahın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde indirim konusu yapılan istisna ve indirimler de ek verginin konusuna girmektedir.

(6) 2022 hesap dönemine ilişkin beyannamelerinde 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu matrahları da ek verginin konusunu oluşturmaktadır.

Ek verginin konusu dışında kalan istisna ve indirimler

MADDE 6- (1) Ek vergi düzenlemesine ilişkin Kanun maddesinde, kurumlar vergisi mükelleflerince kazancın tespitinde dikkate alınan bazı istisnalar ek verginin kapsamı dışında tutulmuş olup, bu istisnalar aşağıdaki gibidir:

a) Yatırım Fon ve Ortaklığı Portföy İşletmeciliği Kazancı İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-d).

b) Risturn Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-i).

c) Sat-Kirala-Geri Al İşlemlerine Yönelik Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-j).

ç) Varlık Kiralama İşlemlerinden Elde Edilen Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-k).

d) Kur Korumalı Mevduat ve Katılım Hesaplarından Elde Edilen Kazanç İstisnası (5520 sayılı Kanun Geçici Madde 14).

e) Yatırım İndirimi İstisnası (193 sayılı Kanunun Geçici Madde 61 inci maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulanlar).

(2) Ek vergi düzenlemesine ilişkin Kanun maddesinde, kurumlar vergisi mükelleflerince vergiye tabi matrahın tespitinde dikkate alınan bazı indirimler verginin kapsamı dışında tutulmuş olup, verginin kapsamı dışında tutulan bu indirimler aşağıdaki gibidir:

a) Sponsorluk Harcamalarında İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-b).

b) Bağış ve Yardımlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-c).

c) Eğitim ve Sağlık Tesisleri ile Yurt İnşaatlarına İlişkin Bağış ve Yardımlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-ç).

ç) Kültür ve Turizm Amaçlı Bağış ve Yardımlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-d).

d) Cumhurbaşkanınca Başlatılan Yardım Kampanyalarına Yapılan Bağışlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-e).

e) Kızılay Derneği ile Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-f).

f) 213 sayılı Kanunun 325/A Maddesine Göre Girişim Sermayesi Fonu Olarak Ayrılan Tutarlarda İndirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-g).

g) 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanuna Göre Korumalı İşyeri İndirimi (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-h).

ğ) Özel Kanunları Uyarınca Kurum Kazancından İndirimine İzin Verilen Bağış ve Yardımlar.

(3) Kurumlar vergisi mükelleflerince 2022 hesap dönemine ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinin “Diğer indirimler” veya “Diğer indirimler ve istisnalar” satırlarında gösterilmekle birlikte, mahiyet itibarıyla indirim veya istisna kapsamında olmayıp, daha çok vergi matrahının doğru hesaplanması amacıyla beyannamenin bu satırlarına yazılan (Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri arasındaki değerleme farkları, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda borç alan kurum nezdinde Türk Lirası’nın değer kazanması sonucu oluşan kur farkı gelirleri, kıdem tazminatı karşılığı iptali, vergi borçlarına mahsup edilen ve gelir olarak dikkate alınan 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi kapsamındaki indirim hakkı gibi) tutarlar üzerinden ek vergi hesaplanmayacaktır.

(4) Yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, vergilendirme hakkının ilgili ülkede bulunması nedeniyle Türkiye’nin vergi alma hakkı olmadığı veya söz konusu kazançların Türkiye’de istisna edilmesi gerektiği durumlarda, elde edilen ve kurum kazancına dâhil edilerek beyannamenin “Diğer indirimler” ile “Diğer indirimler ve istisnalar” satırlarında matrahtan indirim konusu yapılan tutarlar ek verginin konusuna girmeyecektir. Ayrıca, yürürlükte bulunan ikili veya çok taraflı diğer uluslararası anlaşmalar uyarınca, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar da ek vergi kapsamında değildir.

(5) 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” kapsamında mikro ve küçük işletme olarak sınıflandırılan kurumlar vergisi mükelleflerinin; teknoloji geliştirme bölgelerinden elde ettikleri kazançlar ile Ar-Ge ve tasarım merkezi bulunan mükelleflerin bu merkezlerdeki Ar-Ge ve tasarım harcamaları üzerinden hesaplanan Ar-Ge ve tasarım indirimleri ek vergi kapsamının dışındadır. Öte yandan bu kapsamdaki mükelleflerin, ek vergi kapsamına giren diğer indirim ve istisnaları ile indirimli kurumlar vergisi matrahları nedeniyle ek vergi hesaplamaları gerekmektedir.

(6) 7440 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 12/3/2023 itibarıyla mikro ve küçük işletme kapsamındaki mükelleflerin, bu durumlarını tevsik edici Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından aldıkları belgeyi kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı izleyen ayın sonuna kadar bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Verginin hesaplanması, beyanı ve ödenmesi

MADDE 7- (1) Kurumlar vergisi mükelleflerince hesaplanacak ek verginin matrahı, Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi yedinci fıkrasında belirlenen ve detaylarına bu Tebliğin 5 inci maddesinde yer verilen indirim ve istisnalar ile 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi hükmüne istinaden tespit olunan indirimli kurumlar vergisi matrah tutarlarıdır.

(2) 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, tespit olunan matrahlar üzerinden Kanun hükmüne istinaden %10 oranında ek vergi hesaplanacaktır.

(3) 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki iştirak kazançları ile aynı fıkranın (b) ve (g) bentlerinde düzenlenen yurtdışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıyan yurtdışı iştirak kazançları ve yurtdışı şube kazançları üzerinden %5 oranında vergi hesaplanacaktır.

(4) 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentlerinde düzenlenen yurtdışı iştirak hissesi satış kazançları ve yurtdışı inşaat, onarım ve teknik hizmetlerden elde edilen kazançlar üzerinden ise ek vergi %10 oranında hesaplanacak olup bu kazançların elde edildiği ülkede en az %15 oranında vergi yükü taşıdığına ilişkin tevsik edici belgelerin kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunulan vergi dairelerine ibraz edilmesi durumunda, bu istisnalar üzerinden hesaplanan %10 oranındaki verginin %5’e isabet eden kısmı iade edilecektir. Söz konusu iadeler, 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:252)’nin üçüncü bölümünde yapılan açıklamalara göre vergi dairelerince yapılacaktır.

(5) Özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2023 yılı içinde sona erecek hesap dönemi için verilmesi gereken kurumlar vergisi beyannamelerinde dikkate alınan indirim, istisna ve indirimli kurumlar vergisi matrahları üzerinden ek vergi hesaplanacaktır.

(6) 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde ticari zararı bulunanlar, istisnalar nedeniyle cari yıl zararı oluşanlar veya kurumlar vergisine tabi matrahları bulunmayan mükellefler de bu dönemde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplayacaklardır.

(7) 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları üzerinden ise ek vergi hesaplanmayacaktır.

(8) Hesaplanan ek vergi, ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içerisinde, ikinci taksiti ise bu süreyi takip eden dördüncü ay içerisinde olmak üzere iki eşit taksit halinde ödenecektir.

(9) Mükelleflerin; tasfiye, birleşme, devir ve tam bölünme işlemleri nedeniyle 2022 yılına ilişkin olarak Kanunun yayım tarihi olan 12/3/2023 tarihinden önce vermiş oldukları beyannamelerde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplanmayacaktır.

Örnek 1- Mobilya imalatıyla iştigal eden (A) Ltd. Şti., kurumlar vergisi yönünden Hatay Antakya Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olup, mükellefin 2022 hesap dönemi kurum kazancı 4.500.000 TL’dir. Adı geçen şirketin bu dönemdeki ticari kazancının 500.000 TL’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna iştirak kazançlarından, 600.000 TL’lik kısmı ise Bursa Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan şubesinden elde edilen istisna kazançtan kaynaklanmaktadır. Şirketin ayrıca nakdi sermaye artışından kaynaklı olarak kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapmış olduğu 100.000 TL tutarında indirimi bulunmaktadır.

Anılan şirket deprem tarihi olan 6/2/2023 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi yönünden Hatay İline bağlı vergi dairesinin mükellefi olması nedeniyle ek vergiden muaftır.

Örnek 2- (B) A.Ş., kurumlar vergisi yönünden Mersin Liman Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olup, mükellefin ticari faaliyetlerinin bir kısmı Adana İlinde gerçekleştirilmektedir.

Buna göre, her ne kadar faaliyetlerin bir kısmı depremden etkilenen ve Kanunda sayılan illerden birinde gerçekleştirilse de adı geçen Kurumun, 6/2/2023 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı Mersin İlinde bulunduğundan, 2022 hesap dönemine ilişkin faydalanılan indirim ve istisna tutarları ile indirimli kurumlar vergisi nedeniyle, mükellef tarafından ek vergi hesaplanması gerekmektedir.

Örnek 3- Giyim sektöründe faaliyette bulunan ve Samsun Bafra Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olan (C) A.Ş.’nin 2022 hesap dönemine ilişkin vermiş olduğu kurumlar vergisi beyannamesinde 4.000.000 TL ticari zararı bulunmaktadır. Mükellef kurum bu dönemde, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 2.000.000 TL iştirak kazancı istisnasından faydalanmıştır.

Buna göre mükellefin ilgili dönem beyannamesinde ticari bilanço zararının bulunması ek vergi hesaplanmasına engel teşkil etmeyecek olup, bu dönemde faydalanılan istisna tutarı üzerinden (2.000.000 TLx%5=) 100.000 TL ek vergi hesaplanacak ve bu vergi 2023 yılı Nisan ve Ağustos aylarında iki eşit taksit halinde ödenecektir.

Örnek 4- Edirne Uzunköprü Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi (D) A.Ş.’nin 2022 hesap dönemine ilişkin kurum kazancı 10.000.000 TL’dir. Mükellef kurum aynı hesap döneminde 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmüne istinaden; 1.000.000 TL iştirak kazancı istisnasından, 700.000 TL taşınmaz satış kazancı istisnasından ve 4691 sayılı Kanun kapsamında 500.000 TL tutarında teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnasından yararlanmıştır. Adı geçen Kurum ayrıca, Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyasına makbuz karşılığı yaptığı 100.000 TL bağış tutarı ile nakdi sermaye artışı nedeniyle hesapladığı 150.000 TL nakdi sermaye faiz indirimi tutarını beyanname üzerinden indirim konusu yapmıştır.

Buna göre, anılan Kurumun ödemesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Kurum kazancı
       Ticari bilanço karı 10.000.000 TL
İstisnalar
      İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-a) (a) 1.000.000 TL
      Taşınmaz satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-e) (b)   700.000 TL
      Teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun) (c) 500.000 TL
İndirimler
       Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyasına mükellef tarafından makbuz karşılığı yapılan bağış (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-e) (d) 100.000 TL
       Nakdi sermaye artışından kaynaklı faiz indirimi (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-ı) (e) 150.000 TL
Ek vergi matrahı
      %5 oranına tabi matrah (a) 1.000.000 TL
      %10 oranına tabi matrah (b + c + e) 1.350.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a)x(0,05) + (b + c + e)x(0,10)] 185.000 TL

Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyasına mükellef tarafından makbuz karşılığı yapılan bağış ek verginin matrahına dâhil edilmeyecek olup, Kanun kapsamında hesaplanan 185.000 TL tutarındaki ek vergi, 2023 yılı Nisan ve Ağustos aylarında iki eşit taksit halinde ödenecektir.

Örnek 5- Kırşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi (İ) A.Ş., 2022 hesap döneminde 25.000.000 TL kurum kazancı elde etmiş olup, bu kazancın 2.000.000 TL’si yurt dışında yapılan inşaat işinden sağlanarak genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazanç, 4.000.000 TL’si emisyon primi kazancı ve 5.000.000 TL’si geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla finansal kiralama şirketine taşınmaz satışından doğan kazançtan oluşmaktadır. Adı geçen Kurum, 2022 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca, Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayırdığı tutar nedeniyle 500.000 TL ve Kapadokya Alan Başkanlığına makbuz karşılığı yaptığı bağış nedeniyle de 250.000 TL olmak üzere toplam 750.000 TL’yi indirim konusu yapmıştır. Yurt dışı inşaat kazancı üzerinden yurt dışında vergi ödenmemiştir.

Buna göre adı geçen şirketin ödemesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Kurum kazancı
       Ticari bilanço karı 25.000.000 TL
İstisnalar
      Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-h) (a) 2.000.000 TL
      Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-ç) (b)   4.000.000 TL
      Sat- kirala- geri al kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-j) (c) 5.000.000 TL
İndirimler
      213 sayılı Kanunun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlarda indirim (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-g) (d) 500.000 TL
      Kapadokya Alan Başkanlığına yapılan nakdi bağış (e) 250.000 TL
Ek vergi matrahı
      %10 oranına tabi matrah (a + b) 6.000.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a + b)x(0,10)] 600.000 TL

2022 hesap döneminde sat-kirala-geri al işlemi nedeniyle elde edilen istisna kazanç, 213 sayılı Kanunun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlarda indirim ile Kapadokya Alan Başkanlığına yapılmış olan bağış, ek verginin matrahına dâhil edilmeyecektir. Hesaplanan 600.000 TL tutarındaki ek vergi, 2023 yılı Nisan ve Ağustos aylarında iki eşit taksit halinde ödenecektir.

Örnek 6- Trabzon Akçaabat Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi (H) A.Ş., imalat sanayiine yönelik bir yatırım için 2017 yılında yatırım teşvik belgesi almış ve söz konusu yatırımı 2021 yılında tamamlamıştır. Mükellef kurumun 2022 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde bu yatırımı dolayısıyla indirimli kurumlar vergisine tabi matrahı 25.000.000 TL, ticari bilanço karı ise 32.000.000 TL’dir. Öte yandan, kurumun aktifine kayıtlı taşınmazı, A Bankasına olan borç nedeniyle bu dönemde bankaya devredilmiş ve bu işlemden 4.000.000 TL kazanç elde edilmiştir. Kurum ayrıca, 2.000.000 TL Ar-Ge indirimi ile geçmiş dönemlerden devreden 1.000.000 TL yatırım indirimini indirim konusu yapmıştır. Yatırım indirimi tutarının 500.000 TL’si üzerinden 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi kapsamında tevkifat yapılmıştır.

Bu durumda, 2022 hesap döneminde mükellef kurum tarafından beyan edilip ödenmesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Kurum kazancı
       Ticari bilanço karı 32.000.000 TL
İstisnalar
      Bankalara borçlu durumda olanların taşınmaz satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-f) (a) 4.000.000 TL
İndirimler  
     Ar-Ge indirimi (5746 sayılı Kanun) (b) 2.000.000 TL
     Yatırım indirimi (193 sayılı Kanun kapsamında tevkifata tabi olmayan) (c) 500.000 TL
     Yatırım indirimi (193 sayılı Kanun kapsamında tevkifata tabi olan) (d) 500.000 TL
İndirimli kurumlar vergisi matrahı
      5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında 2022 hesap dönemindeki indirimli kurumlar vergisi matrahı (e) 25.000.000 TL
Ek vergi matrahı
      %10 oranına tabi matrah (a + b + c + e) 31.500.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a + b + c + e)x(0,10)] 3.150.000 TL

Mükellef tarafından 2022 yılında yararlanılan ve tevkifata tabi bulunan 500.000 TL tutarındaki yatırım indirimi istisnası ise Kanun kapsamında ek verginin konusuna girmeyecektir.

Örnek 7- İstanbul Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi (Z) A.Ş., 2015 yılında başlamış olduğu yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımını 2020 yılında tamamlamıştır. Söz konusu yatırım teşvik belgesi kapsamında hak edilen ve henüz kullanılmayan yatırıma katkı tutarı 120.000.000 TL ve vergi indirim oranı %80 olup (Z) A.Ş. 2022 hesap döneminde bu yatırımdan 50.000.000 TL, diğer faaliyetlerinden ise 10.000.000 TL kazanç elde etmiştir. Buna göre, mükellef kurumun 2022 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde bu yatırımı dolayısıyla indirimli kurumlar vergisine tabi matrahı 50.000.000 TL, diğer faaliyetlerinden kaynaklı genel orana tabi matrahı ise 10.000.000 TL’dir.

Buna göre, 2022 hesap döneminde herhangi bir indirim veya istisnası bulunmayan mükellef kurum tarafından beyan edilip ödenmesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Kurum kazancı  
       Ticari bilanço karı 60.000.000 TL
İndirimli kurumlar vergisi matrahı
       5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında 2022 hesap dönemindeki indirimli kurumlar vergisi matrahı (a) 50.000.000 TL
Genel orana tabi matrah
      Genel orana tabi matrah (b) 10.000.000 TL
Hesaplanan Kurumlar Vergisi
      [(a x (0,23×0,20)]+[(b x (0,23)] 4.600.000 TL
Ek vergi matrahı
      %10 oranına tabi matrah (a) 50.000.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a)x(0,10)] 5.000.000 TL

Örnek 8- Kocaeli Karamürsel Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (H) Ltd. Şti., (İ) Ülkesinde faaliyet gösteren (K) Gmbh unvanlı sermaye şirketine bir yılı aşkın süredir %50 ortaklık payıyla iştirak etmektedir. Adı geçen Kurum 2022 hesap döneminde iştirak ettiği şirketten 3.000.000 TL iştirak kazancı elde etmiştir. Aynı zamanda mükellefin bu dönemde yurt içinde iştirak ettiği tam mükellef kurumdan 6.000.000 TL iştirak kazancı bulunmaktadır. (Yurt dışında iştirak edilen şirketin ilgili dönem ticari bilanço karı 10.000.000 TL, ilgili ülke mevzuatı gereği vergiden istisna edilen kazancı ise 2.000.000 TL’dir. (İ) ülkesindeki kurumlar vergisi oranı %20’dir.)

Buna göre (H) Ltd. Şti.’nin ödemesi gereken ek verginin hesaplanmasında öncelikle yurt dışında iştirak edilen şirketten elde edilen iştirak kazancı dolayısıyla ilgili ülkede ödenen vergi yükünün tespit edilmesi gerekmektedir.

Yurt dışında iştirak edilen şirketin ticari bilanço karı (a) 10.000.000 TL
İlgili ülke mevzuatı gereği vergiden istisna edilen kazanç (b) 2.000.000 TL
İlgili ülkedeki kurumlar vergisi oranı (c)   %20
Hesaplanan kurumlar vergisi (d) 1.600.000 TL
Vergi yükü (d/a) %16

5520 sayılı Kanunun 5/1-b hükmü uyarınca kurumlar vergisinden istisna edilen ve ilgili ülkede en az %15 vergi yükü taşıdığı tespit edilen istisna kazanç üzerinden, mükellef kurum tarafından %5 oranında ek vergi hesaplanacaktır. Diğer taraftan, yurt içinde iştirak edilen tam mükellef kurumdan elde edilen iştirak kazançları üzerinden de Kanun hükmüne istinaden aynı oran üzerinden vergi hesaplanması gerekmektedir.

Bu bakımdan, 2022 hesap döneminde mükellef kurum tarafından beyan edilip ödenmesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

İstisnalar
   İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-a) (a) 6.000.000 TL
   Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-b) (b)  3.000.000 TL
Ek vergi matrahı
      %5 oranına tabi matrah (a + b) 9.000.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a + b)x(0,05)] 450.000 TL
     

Örnek 9- Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında mikro işletme sınıfında değerlendirilen (İ) A.Ş. teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyet göstermektedir. Söz konusu şirketin 2022 hesap dönemine ilişkin verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde ticari bilanço karı 3.000.000 TL’dir. Öte yandan kurumun teknoloji geliştirme bölgesinde gerçekleştirdiği faaliyetinden dolayı 1.000.000 TL istisna kazancı bulunmaktadır. Kurum ayrıca, 500.000 TL emisyon primi kazancı ve 500.000 TL nakdi sermaye faiz indirimini matrahından indirim konusu yapmıştır.

Bu durumda, 2022 hesap döneminde mükellef kurum tarafından beyan edilip ödenmesi gereken ek vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Kurum kazancı
       Ticari bilanço karı 3.000.000 TL
İstisnalar
      Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun Madde 5/1-ç) (a) 500.000 TL
      Teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun) (b) 1.000.000 TL
İndirimler  
      Nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi (5520 sayılı Kanun Madde 10/1-ı) (c) 500.000 TL
Ek vergi matrahı
      %10 oranına tabi matrah (a + c) 1.000.000 TL
Ödenmesi gereken ek vergi
       [(a + c)x(0,10)] 100.000 TL

Mükellefin mikro işletme kapsamında olması nedeniyle teknoloji geliştirme bölgesinde elde ettiği istisna kazancı ise ek verginin konusuna girmeyecektir.

Diğer hususlar

MADDE 8- (1) Hesaplanan ek vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamayacak ve yurt dışında ödenenler de dâhil hiçbir vergiden mahsup edilemeyecektir.

(2) 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca, hak kazanılan istisna ve indirimlerin beyannamede gösterilmesi esas olup, beyannamede gösterilmeyen veya beyannamede gösterilmekle birlikte indirimler/istisnalar satırlarında yer verilmeyen indirim ve istisnalar nedeniyle eksik tahakkuk eden ek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil olunur.

(3) 7440 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümleri kapsamında 2022 hesap dönemine ilişkin olarak kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunulması, mezkûr maddenin ikinci fıkrasına göre ek vergi bakımından bu döneme ilişkin inceleme ve tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmez.

Yürürlük

MADDE 9- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




Özet Döviz Pozisyon Raporunda Yeni Düzenleme

Özet Döviz Pozisyon Raporunda Yeni Düzenleme Olağanüstü hâl ilan edilen deprem illerinde bulunan firmalar, olağanüstü halin devamı süresince raporlama…

 

 

Özet Döviz Pozisyon Raporunda Yeni Düzenleme

Özet Döviz Pozisyon Raporunda Yeni Düzenleme

Olağanüstü hâl ilan edilen deprem illerinde bulunan firmalar, olağanüstü halin devamı süresince raporlama zorunluluğundan muaf tutulmuştur.

Raporlama yükümlülüğü kapsamına girecek firmaların belirlenmesinde esas alınan, yurt içi tüm bankalardaki nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi alt sınırı 5 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltilmiştir. 10 milyon TL’nin altı kapsam dışıdır.

Yurt içi tüm bankalardaki nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi 10 milyon TL ile 50 milyon TL arasında olan firmaların raporlama yükümlülüğü 2024 yılı Ocak ayına ilişkin raporla başlamak üzere ertelenmiştir.

Yurt içi tüm bankalardaki nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi 50 milyon TL ve üzerinde olan firmalar için ise Mart ve Nisan 2023 aylarına ilişkin raporlamaların en geç bildirim süresi 30 Haziran 2023’e uzatılmıştır.

Aylık özet döviz pozisyon raporu için bildirim süresi “takip eden ayın ilk 10 iş günü” yerine “takip eden ayın son günü” olarak değiştirilmiştir.

Kaynak: TÜRMOB




SGK Genelgesi 2023/18 – 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü Maddesinde Yer Alan İşsizlik Sigortası Primi Teşviki

SGK Genelgesi 2023/18 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı: E-83604451-207.02-70246052 Konu: 4447 sayılı Kanun…

 

 

SGK Genelgesi 2023/18 – 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü Maddesinde Yer Alan İşsizlik Sigortası Primi Teşviki

SGK Genelgesi 2023/18

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı: E-83604451-207.02-70246052

Konu: 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü Maddesinde Yer Alan İşsizlik Sigortası Primi Teşviki

Tarih: 11.04.2023

GENELGE

2023/18

 

ÖZET:

− 6331 sayılı Kanun kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinin işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden üç yıllık sürede %1 olarak hesaplanacaktır.

− İşsizlik Sigortası prim teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi ve iş kazasının yasal süresi içinde SGK’ ya bildirilmesi halinde, iş kazasının yaşandığı tarihi takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvikine son verilecektir.

− İşverenlerce birden fazla çok tehlikeli işyerleri için bu teşvikten yararlanılması halinde, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan ve yasal süresi içinde bildirilen iş kazası hangi işyerinde meydana geldiyse o işyerinin teşvik uygulamasına son verilecek olup, diğer işyerleri teşvikten yararlanmaya devam edebilecektir.

− Teşvikten yararlanan işverenlerin ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmemeleri veya geç bildirmeleri halinde işverenin tüm işyerleri, iş kazasının meydana geldiği tarihi takip eden aydan itibaren 5 yıl süre ile bu teşvikten yasaklanacaktır. Hakkında yasaklama kararı verilen işyerinin, adi ortaklık, komandit veya kollektif şirketi olması halinde bu şirket ortaklarının tamamı hakkında; limited, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortakların tamamı hakkında yasaklama işlemi yapılacaktır.

− Kanunda aranılan bütün şartları sağladığı halde, şartların sağlanıp sağlanmadığının kontrolü aşamasında SGK sisteminden kaynaklanan nedenlerden dolayı bu teşvikten yararlanamayan işverenler, SGK’ya başvurmaları halinde bu teşvikten yararlandırılacaktır. Bu teşvikten yararlanmak istemeyen işverenlerin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunması gerekmektedir. (TÜRMOB)

 

1- Genel Açıklamalar

Bilindiği gibi, üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine sağlanacak işsizlik sigortası primi işveren payı desteği 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu‘nun ek 4 üncü maddesinde açıklanmıştır.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun ek 4 üncü maddesinde;

“20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle %1 olarak alınır. Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi hâlinde takip eden aydan itibaren bu teşvik uygulamasına son verilir. İşverenler bu fıkrada öngörülen şartları tekrar sağlamaları ve talepleri hâlinde bu teşvikten yeniden yararlanır. Türkiye genelinde birden fazla tescilli çok tehlikeli sınıfta yer alan işyeri bulunan işverenin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam çalışan sayısı esas alınır.

Bu maddeye göre teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarını bildirmeyenler, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri öderler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanırlar. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında; sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları hâlinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”,

hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde 23.04.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu madde kapsamında teşvikten yararlanmanın usul ve esasları 31.12.2018 tarihli ve 30642 sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” de açıklanmıştır.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinin işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden üç yıllık sürede %1 olarak hesaplanacaktır.

Bu itibarla, 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesine ilişkin önem arz eden hususlar aşağıda açıklanmıştır.

2-Kapsam

6331 sayılı Kanun kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerleri 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesinde yer alan işsizlik sigortası teşvikinden yararlanabilecektir.

Kamu işyerlerine yönelik 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesinde herhangi bir kısıtlama yer almadığından, bu maddede yer alan işsizlik sigortası teşvikinden şartları sağlayan özel sektör işyerlerinin yanı sıra kamu işyerlerinin de yararlanması mümkün bulunmaktadır.

3- Teşvikten Yararlanırken Ölümlü veya Sürekli İş Göremezlikle Sonuçlanan İş Kazası Meydana Gelmesi Halinde Teşvik Uygulamasına Son Verilmesi

4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “(…)Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi hâlinde takip eden aydan itibaren bu teşvik uygulamasına son verilir.(…)” hükmü yer almaktadır.

“Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in “Teşvik uygulamasının sona erdiği haller” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;

“Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi halinde, ilgili durumun Bakanlıkça veya Kurumca tespit edildiği tarihi takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.”,

Aynı maddenin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;

“Teşvikten haksız olarak yararlanma durumunun olması halinde işverenlerin eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.”

hükümleri yer almaktadır.

Kanun hükmünün incelenmesinden, teşvik uygulamasından yararlanmada esas şartın teşvik kapsamına giren işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana gelmemesi olduğu anlaşıldığından, teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi ve iş kazasının yasal süresi içinde Kurumumuza bildirilmesi halinde, iş kazasının yaşandığı tarihi takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvikine son verilecektir.

Bu bağlamda iş kazasının, yaşandığı ayı takip eden sonraki bir tarihte ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan bir iş kazası olduğunun tespit edilmesi durumunda, Kanunun amir hükmü gereği iş kazasını takip eden aydan itibaren teşvik uygulamasına son verilecektir. Yersiz yararlanılan tutarlar 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Örnek 1: 2019/Ocak ayından itibaren 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesinde yer alan işsizlik sigortası teşvikinden yararlanmaya başlayan A Ltd. Şti.’de 19.11.2019 tarihinde ölümlü iş kazası yaşandığı ve bu iş kazasının yasal süresi içinde Kurumumuza bildirildiği varsayıldığında, işverenin 2019/Aralık ayından itibaren bu teşvik uygulamasına son verilecektir. İşveren, 2019/Aralık ayı ile 2020, 2021 ve 2022 yıllarında bu teşvikten yararlanamayacaktır. Söz konusu yıllarda varsa yersiz yararlanılan teşvik tutarları gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. 2020, 2021 ve 2022 yıllarında anılan Tebliğde belirtilen şartlar sağlanmak kaydıyla 2023, 2024, 2025 yıllarında yine bu Tebliğde belirtilen şartlar sağlanmak şartıyla bu teşvikten yararlanabilecektir.

Örnek 2: 2019/Ocak ayından itibaren 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesinde yer alan işsizlik sigortası teşvikinden yararlanmaya başlayan B Ltd. Şti.’de 19.12.2019 tarihinde iş kazası yaşandığı ve bu iş kazasının yasal süresi içinde Kurumumuza bildirildiği ve sigortalının iş kazasına bağlı 2020/Mart ayında vefat ettiği varsayıldığında, işverenin 2020/Ocak ayından itibaren bu teşvik uygulamasına son verilecektir. İşveren, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında bu teşvikten yararlanamayacaktır. Söz konusu yıllarda varsa yersiz yararlanılan teşvik tutarları gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. 2020, 2021 ve 2022 yıllarında anılan Tebliğde belirtilen şartlar sağlanmak kaydıyla 2023, 2024, 2025 yıllarında yine bu Tebliğde belirtilen şartlar sağlanmak şartıyla bu teşvikten yararlanabilecektir.

Bununla birlikte, işverenlerce birden fazla çok tehlikeli işyerleri için bu teşvikten yararlanılması halinde, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan ve yasal süresi içinde bildirilen iş kazası hangi işyerinde meydana geldiyse o işyerinin teşvik uygulamasına son verilecek olup, diğer işyerleri teşvikten yararlanmaya devam edebilecektir.

Diğer taraftan, birden fazla çok tehlikeli işyerlerinden dolayı bu teşvikten yararlanan işverenler için;

– İşyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunmaması durumunda iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin alınmadığı ay başından itibaren veya işyeri tehlike sınıfının çok tehlikeli sınıftan tehlikeli/az tehlikeli sınıfa dönüşmesi halinde tehlike sınıfı değişiklik tarihini takip eden ay/dönem başından itibaren sadece sözleşmesi bulunmayan veya tehlike sınıfı değişen işyerinin teşvik uygulamasına son verilecek işverenin diğer işyerleri diğer şartların sağlanması kaydıyla teşvikten yararlanmaya devam edebilecektir.

– Toplam sigortalı sayısının on ve altına düşmesi halinde teşvikten yararlanan çok tehlikeli sınıfta yer alan tüm işyerleri için teşvik uygulamasına çalışan sayısının on ve altına düştüğü ay/dönem başından itibaren son verilecektir.

4- Teşvikten Yararlandıktan Sonra Ölümlü veya Sürekli İş Göremezlikle Sonuçlanan İş Kazasının Meydana Geldiğinin Tespit Edilmesi Halinde Yararlanılan Teşviklerin Geri Alınması

“Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in “Teşvik uygulamasının sona erdiği haller” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen diğer şartlar hariç ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, teşvikten yersiz yararlanılmış sayılacağından, teşvikten yararlanılan tüm aylara ilişkin ödenen işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.” hükmü yer almaktadır.
Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde sadece iş kazasının meydana geldiği tarihi takip eden aydan itibaren iş kazasının meydana geldiği yılda ve takip eden üç yıllık sürede yararlanılan işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. İş kazasının yaşandığı tarih ve öncesinde yararlanılan teşvikler işverenlerden geri alınmayacaktır.

Örnek 3: 2019-2020-2021, 2022-2023-2024 ve 2025-2026-2027 yıllarında 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi teşvikinden yararlanan C Ltd. Şti.’de 10.10.2021 yılında yaşanan kazanın iş kazası olduğunun 01.01.2025 tarihinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memuru tarafından tespit edildiği ve iş kazasının yasal süresi içinde bildirildiği, bu kazada yaralanan sigortalı için sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına 01.02.2025 tarihinde karar verildiği varsayıldığında, 2021/Kasım, Aralık, 2022, 2023 ve 2024 yılında yararlanılan teşvikler işverenden geri alınacak ve 2022, 2023 ve 2024 yıllarında tebliğde aranılan şartların sağlanması halinde 2025-2026-2027 yıllarında yararlanılan teşvikler geri alınmayacaktır.

5- Teşvikten Yasaklama

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun ek 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;

“Bu maddeye göre teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarını bildirmeyenler, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri öderler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanırlar. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında; sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları hâlinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.” hükmü bulunmaktadır.

Yine, “Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in “Teşvikten yasaklama” başlıklı 11 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında;

“Teşvikten yararlanan işverenlerden, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmeyenlerin veya geç bildirenlerin kapsama giren tüm işyerleri için iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır. Bu işverenler, teşvikten iş kazasının tespit edildiği tarihi takip eden aydan itibaren beş yıl süre ile yasaklanırlar.”,

“Bu madde kapsamında yasaklama kararı verilen işverenler, beş yıl dolduktan sonra takip eden üç yıl için 4 üncü maddedeki şartları sağlamaları ve talep etmeleri halinde teşvikten tekrar yararlanabilir.” hükümleri yer almaktadır.

Teşvikten yararlanan işverenlerin ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmemeleri veya geç bildirmeleri halinde işverenin tüm işyerleri, iş kazasının meydana geldiği tarihi takip eden aydan itibaren 5 yıl süre ile bu teşvikten yasaklanacaktır.

Bununla birlikte, teşvikten yararlanan işverenlerin ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmemeleri veya geç bildirmeleri halinde, teşvik kapsamına giren tüm işyerleri için iş kazasının meydana geldiği tarihi takip eden aydan itibaren yersiz yararlanılan teşvik tutarları, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Örnek 4: Mardin ve Mersin illerinde çok tehlikeli sınıfta yer alan iki işyeri olan D Ltd. Şti.’nin her iki işyeri için 2019-2020-2021 ve 2022-2023-2024 yıllarında 4447 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi teşvikinden yararlandığı, ancak Mardin ilindeki işyerinde 10.10.2021 tarihinde yaşanan sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının Kurumumuza bildirilmediğinin 01.01.2023 tarihinde tespit edildiği varsayıldığında, bu işyeri ile birlikte işverenin Mersin ilinde faaliyet gösteren işyeri de 2021/Kasım ila 2026/Ekim arasında bu teşvikten yasaklı hale getirilecek ve bu aylarda yararlanılan yersiz teşvikler geri alınacaktır. Ayrıca işverenin 2027-2028-2029 döneminde bu tebliğde yer alan şartları sağlaması halinde 2030/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanabilecektir.

6- Teşvikten Yasaklanacak İşyerlerinin Tespiti

6.1. Teşvikten yararlanan işverenlerin ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmemeleri veya geç bildirmeleri halinde işverenin tüm işyerleri beş yıl süre ile yasaklanacaktır.

Haklarında yasaklama kararı verilen işyerinin, şahıs şirketi olması hâlinde, şirket ortaklarının tamamı; sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında beş yıl süreyle yasaklama yapılacaktır.

Bu teşvikten yasaklama kararı verilenlerin ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları hâlinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da teşvikten beş yıl süreyle yasaklama yapılacaktır.

Buna göre, hakkında yasaklama kararı verilen işyerinin, adi ortaklık, komandit veya kollektif şirketi olması halinde bu şirket ortaklarının tamamı hakkında; limited, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortakların tamamı hakkında yasaklama işlemi yapılacaktır.

Bununla birlikte, hakkında yasaklama kararı verilen gerçek veya tüzel kişinin, komandit veya kollektif şirketine ortak olması halinde bu işyerleri hakkında da, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları limited, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler hakkında da yasaklama işlemi yapılacaktır.

6.2. Yasaklama kapsamına giren işverenin alt işveren olması halinde asıl işveren hakkında da yasaklama yapılacak olup varsa diğer alt işverenler hakkında yasaklama yapılmayacaktır. Alt işveren için yasaklama hususunda 5 nolu bölümde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacak ancak alt işverenden dolayı yasaklanan asıl işverenin ortaklık ilişkisinin bulunduğu diğer işyerleri için herhangi bir yasaklama yapılmayacaktır.

Diğer taraftan, asıl işveren hakkında verilen yasaklama kararından dolayı alt işverenler yasaklanmayacaktır.

6.3. Yasaklama kapsamına giren işyerinin kamu işyeri olması halinde, kamu işyerinin sermayesinin yarısından fazlasına ortak olduğu işyeri hakkında da yasaklama yapılacaktır. Ancak, kamu işyerinin yöneticisinin ortak olduğu işyerleri için yasaklama yapılmayacaktır.

6.4. Hakkında yasaklama kararı verilen işyerlerinde, beş yıllık yasaklama süresi içerisinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi ve bu iş kazasının bildirilmemesi veya geç bildirilmesi halinde söz konusu işyerleri için bu iş kazasının meydana geldiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeni bir beş yıllık yasaklama yapılacaktır.

Örnek 5: Teşvikten 2020/Mayıs-2025/Nisan ayları itibarıyla yasaklanmış D işyerinde 11.01.2023 tarihinde meydana gelen ölümlü iş kazasını yasal süresi içinde Kurumumuza bildirmediği varsayıldığında, yeni yasaklama dönemi 2023/Şubat ila 2028/Ocak olacağından, 2029-2030-2031 yıllarında teşvikten yararlanmaya esas şartların yeniden sağlaması ve işverenin başvuruda bulunması halinde 2032/Ocak ayından itibaren teşvikten tekrar yararlanılabilecektir.

7- Diğer Hususlar

7.1. Kanunda aranılan bütün şartları sağladığı halde, şartların sağlanıp sağlanmadığının kontrolü aşamasında Kurum sisteminden kaynaklanan nedenlerden dolayı bu teşvikten yararlanamayan işverenler, Kuruma başvurmaları halinde bu teşvikten yararlandırılacaktır.

7.2. Bu teşvikten yararlanmak istemeyen işverenlerin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunması gerekmektedir.

7.3. Asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, asıl ve alt işverenlerin tehlike sınıflarının farklı olması halinde, sadece çok tehlikeli sınıfta yer alan asıl veya alt işverenler bu teşvik kapsamına girecektir.

8- Yürürlük

Bu Genelge hükümleri 01.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girer.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Kürşad ARAT

Kurum Başkan V.

 
 



7440 Sayılı Kanun Uygulamaları Kapsamında Form Ba ve Bs Bildirimlerine İlişkin Duyuru – GİB

7440 Sayılı Kanun Uygulamaları Kapsamında Form Ba ve Bs Bildirimlerine İlişkin Duyuru Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin 7440 sayılı… 

 

 

7440 Sayılı Kanun Uygulamaları Kapsamında Form Ba ve Bs Bildirimlerine İlişkin Duyuru – GİB

7440 Sayılı Kanun Uygulamaları Kapsamında Form Ba ve Bs Bildirimlerine İlişkin Duyuru

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin 7440 sayılı Kanunun İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi başlıklı 6/1 ve 6/2 maddeleri kapsamında yapılacak başvurular hakkında 7440 sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No:1) ile düzenlemeler yapılmış olup, ilgili Genel Tebliğin “VI- İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesine İlişkin Hükümler” başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde; Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (7440 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333), Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (7440 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılabilmesi için Beyanname Düzenleme Programında (BDP) değişiklik yapılmıştır.

Kurum Geçici Vergi Beyannamesinde Değişiklik

Beyanname Düzenleme Programında Kurum Geçici Vergi Beyannamesinde; “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümüne 353, 386, 387 kodları, “Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar” tablosunda yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” listesine 182 ila 187 kodları, “Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler” tablosuna “7440 sayılı Kanun kapsamında oluşan KKEG” satırı eklenmiştir.

Kaynak: İVD/GİB




2023/Şubat Dönemi SGK Prim Borçlarına KDV Mahsup Taleplerinde Vade Tarihinin 28/4/2023 Tarihine Kadar Uzatılması

2023/Şubat Dönemi SGK Prim Borçlarına KDV Mahsup Talepleri Süre Uzatılması T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü DUY…

 

 

2023/Şubat Dönemi SGK Prim Borçlarına KDV Mahsup Taleplerinde Vade Tarihinin 28/4/2023 Tarihine Kadar Uzatılması

 

2023/Şubat Dönemi SGK Prim Borçlarına KDV Mahsup Talepleri Süre Uzatılması

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

DUYURU

2023/ŞUBAT DÖNEMİ SGK PRİM BORÇLARINA KDV MAHSUP TALEPLERİNDE VADE TARİHİNİN 28/4/2023 TARİHİNE KADAR UZATILMASI

20/4/2023 tarihinin Ramazan Bayramı arifesine denk gelmesi nedeniyle, mükelleflerin KDV iade alacaklarının 2023/Şubat dönemine ilişkin SGK prim borcuna 20/4/2023 tarihine kadar mahsubunda gecikmeler yaşanacağı ve bu gecikmeden dolayı mükelleflerin mağdur olacağının anlaşıldığı, bu itibarla, 2023/Şubat dönemi SGK prim borçlarına mahsup taleplerinde mükellef mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla, söz konusu mahsuplara yönelik vade tarihinin bir defaya mahsus olmak üzere 28/4/2023 tarihine kadar uzatılmasının uygun olacağı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirtilmiştir.

Bu itibarla, her ayın 1’i ila 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret ödenen 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenler yönünden 2023/Şubat ayına ilişkin sigorta prim borcunun katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle ödenmesi halinde vade tarihi 28/4/2023 olarak uygulanacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: SGK




7440 Sayılı Kanun Kapsamında İşletme Kayıtların Düzeltilmesine Yönelik Kılavuz

7440 Sayılı Kanun Kapsamında İşletme Kayıtların Düzeltilmesine Yönelik Kılavuz – 12.03.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7440 Sayılı…

 

 

7440 Sayılı Kanun Kapsamında İşletme Kayıtların Düzeltilmesine Yönelik Kılavuz

 

7440 Sayılı Kanun Kapsamında İşletme Kayıtların Düzeltilmesine Yönelik Kılavuz

– 12.03.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7440 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun‘un” 6. maddesinde işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar (Md.6/1), kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar (Md.6/2), hakkında hükümlere yer verilerek kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmesine imkân verilmiştir.

– 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun uygulamasına yönelik hazırlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliğ; 25/3/2023 tarih ve 32143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

– Söz konusu düzenleme kapsamında gider ekle fonksiyonunda “Mal Alışı” gider kayıt alt tür seçeneğine “Mal Alışı (7440 Sayılı Kanun)”, “Sabit Kıymet Alışı” gider kayıt alt tür seçeneğine “Sabit Kıymet (7440 Sayılı Kanun)”, “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” gider kayıt alt tür seçeneğine “Diğer (7440 Sayılı Kanun)” gelir ekle fonksiyonunda “Diğer Hasılat” gelir kayıt alt tür seçeneğine ise “Diğer (7440 Sayılı Kanun)” kayıt alt türleri eklenmiştir.

– İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Kapsam, Beyan ve Vergisel Yükümlülükler

– Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Kapsam, Beyan ve Vergisel Yükümlülükler

– İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Uygulamalı Kayıt Örnekleri

– Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Uygulamalı Kayıt Örnekleri

1-) İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Kapsam, Beyan ve Vergisel Yükümlülükler

– İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilmesine imkân veren düzenleme kapsamında işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31 Mayıs 2023 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtilen beyanname (Ek:18) ve ekinde verecekleri envanter listesi (Ek:19) ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir.

Ekinde envanter listesi olmayan beyannameler kabul edilmeyecektir.

– Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir.

– Rayiç bedel, o kıymetin değerleme günü itibarıyla normal alım satım bedelidir. Dolayısıyla bu bedel, mükellefin kendisi tarafından bizzat tespit edilebileceği gibi bağlı olduğu meslek kuruluşuna da tespit ettirilebilecektir. Bildirilen kıymetler yasal kayıt süresi içerisinde kayıtlara intikal ettirilecektir.

– 7440 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kayıtsız mal bildiren mükellefler, bu malları satmaları hâlinde, defterlere kaydedilecek satış bedeli kayıtlı değerinden düşük olamayacaktır. Gerçek satış bedelinin kayda alınan bedelden düşük olması hâlinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır.

– 7440 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mükelleflerin kendilerince veya ilgili meslek kuruluşlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden tabi oldukları oranın yarısı esas alınmak suretiyle KDV hesaplanarak, Tebliğ ekinde yer alan (Ek:18 ve Ek:19) KDV stok beyanına ilişkin beyanname ve envanter listesi, kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla verilecektir. Söz konusu beyan, en geç 31 Mayıs 2023 tarihine (bu tarih dâhil) kadar yapılacak ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir.

– Beyan edilen emtiaya ait hesaplanarak ödenen KDV, 1 No.lu KDV Beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecek ancak iade konusu yapılamayacaktır.

– Kayıtlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen KDV’nin indirimi ve dolayısıyla iadesi mümkün olmayıp, bu tutar, verginin ödendiği yılın gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

– İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise beyan ettikleri emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.

 

2-) Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Kapsam, Beyan ve Vergisel Yükümlülükler

– Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin hüküm, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Uygulama kapsamına; ferdi işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları dâhil bulunmaktadır.

– Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (7440 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

– Faturada yer alacak bedel, emtialar bakımından aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranı, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından mükelleflerin kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedelleri dikkate alınarak tespit edilecektir.

– Yukarıda açıklanan şekilde faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar ile ilgili işlemler, normal satış işlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir.

Satış hasılatı yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

– Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşa ilişkin faturada ilgili kıymetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanacak ve bu KDV ilgili dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığının, “7440 Sayılı Kanunun (6/2-a) Maddesi Kapsamındaki Bildirim” tablosuna kayıt yapılarak beyan edilecektir.

– Söz konusu beyannamede ödenecek KDV çıkması hâlinde kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşa ilişkin hesaplanan KDV tutarı, “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarından düşülecektir. Bu hesaplama sonucu “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutar, 1 No.lu KDV Beyannamesinin ödeme süresi içinde ödenecektir.

– Ek beyannamede (Ek:21) daha önce 1 No.lu KDV Beyannamesindeki “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarından, “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutar düşülecek ve kalan tutar taksitlendirilecektir. “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutarın “0” olması hâlinde 1 No.lu KDV Beyannamesindeki “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarı taksitlendirilecektir.

– Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia makine, teçhizat ve demirbaşlar nedeniyle düzenlenen faturalar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerce yasal defterlerine hasılat olarak kaydedilecektir.

3-) İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlara İlişkin Uygulamalı Kayıt Örnekleri

– Mükelleflerin kendilerince veya ilgili meslek kuruluşlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden tabi oldukları oranın yarısı esas alınmak suretiyle KDV hesaplanarak, Tebliğ ekinde yer alan (Ek:18 ve Ek:19) KDV stok beyanına ilişkin beyanname ve envanter listesi, kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla verilecektir.

– İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler beyan ettikleri emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir. Beyan edilen emtiaya ait hesaplanarak ödenen KDV, 1 No.lu KDV Beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecek ancak iade konusu yapılamayacaktır.

– Kayıtlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen KDV’nin indirimi ve dolayısıyla iadesi mümkün olmayıp, bu tutar, verginin ödendiği yılın gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Tamamı İçin Tıklayınız

Kaynak: GİB




Defter Beyan Duyuruları – GİB

7440 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun‘un” 6. maddesinde iş…

 

 

Defter Beyan Duyuruları – GİB

7440 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun‘un” 6. maddesinde işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlara ilişkin hükümlere yer verilerek kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmesine imkân verilmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında gider ekle fonksiyonunda “Mal Alışı” gider kayıt alt tür seçeneğine “Mal Alışı (7440 Sayılı Kanun)”, “Sabit Kıymet Alışı” gider kayıt alt tür seçeneğine “Sabit Kıymet Alışı (7440 Sayılı Kanun)”, “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” gider kayıt alt tür seçeneğine “Diğer (7440 Sayılı Kanun)” gelir ekle fonksiyonunda “Diğer Hasılat” gelir kayıt alt tür seçeneğine ise “Diğer (7440 Sayılı Kanun)” kayıt alt türleri eklenmiştir.

7440 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un” 6. maddesinde işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında “7440 Sayılı Kanun Kapsamında İşletme Kayıtların Düzeltilmesine Yönelik Kılavuz” defterbeyan.gov.tr adresinde yer alan “Kılavuz” bölümünde yayımlanmıştır.

Kaynak: GİB




İnternet Vergi Dairesi Duyuruları – 7440 Sayılı Kanun Hk

7440 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında pişmanlıkla, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya izah kapsamında verilecek bey…

 

 

İnternet Vergi Dairesi Duyuruları – 7440 Sayılı Kanun Hk

7440 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında pişmanlıkla, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya izah kapsamında verilecek beyannameler için e-Beyanname sisteminde özel onay bölümüne “7440” seçeneği eklenmiştir.

Bilindiği üzere, 7440 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrasında;

“(10) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak;

a) 213 sayılı Kanunun;

1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,

2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden veya 370 inci maddesi kapsamında verilen beyannameler (370 inci madde kapsamında bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla otuz günlük beyanname verme süresi geçmemiş olanlar ile bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde yapılan tebligatlar üzerine verilmesi gereken beyannameler bu süre içinde verilerek bu Kanun hükümlerinden yararlanılabilir.) üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi ve zam yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi, zam ve vergi cezalarının tamamının,

tahsilinden vazgeçilir.”

hükmü yer almaktadır.

Anılan hüküm gereğince 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesi kapsamında, 7440 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 12.03.2023 tarihi itibarıyla otuz günlük beyanname verme süresi geçmemiş ya da 31.05.2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan tebligatlar üzerine verilecek olan beyannameler için 31.05.2023 tarihine kadar 7440 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Buna göre; 12.03.2023 tarihi itibariyle izaha davet yazısı tebliğ edilmiş, izahta bulunulmuş ancak izah değerlendirme yazısı kendisine tebliğ edilmemiş mükellefler, izah değerlendirme yazısı kendisine iletilmiş olup bu yazı ile kendisine tanınan 30 günlük süre 12.03.2023 tarihi itibariyle geçmemiş olan mükellefler ve 12.03.2023 – 31.05.2023 tarihleri arasında izaha davet yazısı veya izah değerlendirme yazısı kendisine tebliğ olunan mükellefler 31.05.2023 (213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerde bu halin, başvuru süresince devam etmesi durumunda, bu yerlerdeki mükellefler için mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar) tarihine kadar izaha davet kapsamında beyanname verebilirler.

Buna istinaden, 7440 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında pişmanlıkla veya kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilecek beyannameler 10.04.2023 tarihi itibariyle e-Beyanname sisteminden alınmaya başlanmıştır. Ancak söz konusu hükümden yararlanmak için, “Özel Onay” seçeneğinden “PIS” ile “7440” seçenekleri, “KSS” ile “7440” seçenekleri veya “İzah” ile “7440” seçenekleri birlikte seçilmelidir. Sadece “PIS”, sadece “KSS” veya sadece “İZAH” seçilerek onay verilmesi durumunda beyanname 7440 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmemekte, dolayısıyla ödeme planı oluşmamaktadır.

Kamuoyuna duyurulur.

7440 SAYILI BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 5 İNCİ MADDESİ KAPSAMINDA MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI BEYANNAMELERİ

7440 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Yatırım İndirimi, Gelir ve Kurum Stopajları ile Katma Değer Vergisi yönünden matrah ve vergi artırımına ilişkin beyannameler Beyanname Düzenleme Programında Yeni (Matrah Artırımı) menüsüne eklenmiştir.

Kaynak: GİB/İVD




08 Temmuz 2023 tarihli Bağımsız Denetçilik Sınav İlanı

08 Temmuz 2023 tarihli Bağımsız Denetçilik Sınav İlanı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan: BAĞIMSIZ DENETÇİ ADAYI BELİRLEME SI… 

 

 

08 Temmuz 2023 tarihli Bağımsız Denetçilik Sınav İlanı

08 Temmuz 2023 tarihli Bağımsız Denetçilik Sınav İlanı

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

BAĞIMSIZ DENETÇİ ADAYI BELİRLEME SINAV İLANI

26.12.2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 14’üncü maddesi uyarınca bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme talebinde bulunacaklarda aranılan denetçilik sınavında başarılı olma şartı kapsamında, anılan Yönetmeliğin 16’ncı maddesi uyarınca denetimle ilgili alanlardaki teorik ve uygulamaya ilişkin bilgileri ölçmek üzere gerçekleştirilecek sınav, 08 Temmuz 2023 tarihinde, Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılacaktır. Bu sınavda başarılı olanlar, mevzuattaki diğer şartları da taşımaları durumunda bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme talebinde bulunabilecektir.

SINAVA MÜRACAAT

Sınav müracaatları 10 Nisan 2023 tarihinde başlayıp 25 Nisan 2023 tarihinde saat 23.59 da sona erecektir.

Başvurular, elektronik ortamda “https://www.kgk.gov.tr” adresinde yer alan Başvuru Formunun doldurulması suretiyle yapılacaktır.

Posta yoluyla gelen başvurular kabul edilmeyecektir.

Sınav müracaatları, Kurum tarafından tetkik edildikten sonra sınava katılmaya hak kazananlar ile bunların sınav yerleri sınav tarihinden en az on beş gün önce Kurum internet sitesinde duyurulacaktır.

Müracaatı reddedilenler, durumun Kurum internet sitesinden ilan edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. İtirazlar, Kurum tarafından itiraz tarihinden itibaren üç gün içinde incelenip karara bağlanarak sonucu ilgiliye bildirilir.

SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI

Sınava; hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilgiler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olanlar veya diğer öğretim dallarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisansüstü seviyesinde diploma almış olanlar başvurabilir.

SINAVIN TARİHİ VE YERİ

Sınav 08 Temmuz 2023 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de sabah ve öğleden sonra oturumu olacak şekilde 2 oturumda yapılacaktır.  Oturumlarda yer alan her modülüm sınav süresi 60 dakikadır. Sınav yeri ve saati sınav tarihinden en az on beş gün önce Kurum internet sitesinde duyurulacaktır.

SINAVIN ŞEKLİ VE KONULARI

Sınav, aşağıdaki konulardan yazılı test usulünde yapılır:

a. Muhasebe Standartları (Türkiye Muhasebe Standartları, yıllık ve konsolide finansal tabloların hazırlanmasına ilişkin mevzuatta yer alan düzenlemeler ve standartlar),

b. Denetim (Türkiye Denetim Standartları, mesleki etik kuralları, bağımsızlık, risk yönetimi, iç kontrol ve denetimle ilgili diğer mevzuat),

c. Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim,

ç. Sermaye Piyasası Mevzuatı,

d. Bankacılık Mevzuatı,

e. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı,

Yetkilendirmeler, başarılı olunan sınav konularına göre “temel alan” ve “sermaye piyasası”, “bankacılık”, “sigortacılık ve özel emeklilik” alanları itibarıyla yapılır. Temel alandan yetkilendirilmek isteyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (a), (b) ve (c) bentlerinde, Yeminli Mali Müşavirler ise (a) ve (b) bentlerinde belirtilen konulardan sınava tabi tutulurlar.

“Sermaye piyasası”, “bankacılık”, “sigortacılık ve özel emeklilik” alanlarında da yetkilendirilmek isteyenler (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen konulardan ayrıca sınava tabi tutulurlar.

SINAVIN YÜRÜTÜLMESİ

Sınavın ilan edilen yer ve saatte başlatılması ve süresinde bitirilmesi esastır.

Sınav listesinde ismi yer almayanlar ile sınava girişte, T.C. Kimlik Numarası içeren nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesinden birini ibraz etmeyenler sınava alınmazlar.

SINAVIN GEÇERSİZ SAYILACAĞI HALLER

Sınava girenlerden;

a. Sınavda kopya çektiği veya verdiği,

b. Sınava kendi yerine başkasının girdiği,

c. Sınav kurallarını ihlal ettiği,

tespit edilenler ile gerçek dışı beyanda bulunduğu veya sınava girme şartlarını taşımadığı sonradan tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılır.

Yukarıda yer alan sebeplerden dolayı sınavları geçersiz sayılanlar iki yıl süreyle Kurum tarafından yapılacak sınava alınmazlar.

Sınavın geçersiz sayılmasını gerektiren hallerin tespiti üzerine, durum Komisyon tarafından karara bağlanarak ilgiliye bildirilir. Komisyon kararına yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar Komisyon tarafından beş gün içinde incelenip karara bağlanır ve sonuç itiraz edene bildirilir.

SINAV BAŞARI ŞARTI VE SONUÇLARIN GEÇERLİLİK SÜRESİ

Sınavda başarılı sayılmak için sınav konularının her birinden yüz puan üzerinden en az altmış puan alınması, tüm sınav konularından alınan notların aritmetik ortalamasının da en az yetmiş puan olması şarttır.

Not yükseltmek amacıyla sınav konularının her birinden ayrı ayrı sınava girilebilir. Geçerlilik süresi içerisinde en yüksek sınav notu esas alınır.

Sınav sonuçları ilan tarihini müteakip üçüncü takvim yılı sonuna kadar geçerlidir.

SINAV SONUÇLARININ DUYURULMASI VE İTİRAZ

Sınav sonuçları, Kurum internet sitesinde duyurulur. Ayrıca, sınav sonuç belgesi gönderilmez.

Sınav sorularına itiraz, soru ve cevap anahtarının Kurum internet sitesinde duyurulmasını izleyen beş gün içinde Kurumda olacak şekilde yapılır. İtirazlar en geç müteakip on gün içinde karara bağlanıp ilgiliye bildirilir.

Sınav sonuçlarına itiraz, sonuçların Kurum internet sitesinde duyurulmasını izleyen yedi gün içinde yapılır. Komisyon, bu itirazları itiraz süresinin bitiminden itibaren en geç on gün içinde inceleyip karara bağlayarak itiraz edene bildirir.

SINAV GİDERLERİ

Sınava katılmak isteyenlerin, sınava girecekleri her bir konu için 150 TL sınav ücretini başvuru esnasında kredi kartından on-line olarak ödemeleri gerekmektedir.

Sınava müracaat ettiği halde katılmayanların, sınava girmekten vazgeçenlerin ödedikleri ücretler iade edilmeyecektir. Ayrıca, sınav başvurusu yapıldıktan sonra hiçbir aşamada sınav konusu değişiklik talepleri kabul edilmeyecektir.

UYARI: Bağımsız Denetçi Belgesi için sadece sınavı kazanmak yeterli değildir. Ayrıca adayların Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 14’üncü maddesinde yer alan diğer şartları da taşımaları gerekir. Bu nedenle gerekli şartları yerine getirmiş veya sınavı kazandıktan sonra yerine getirebileceğini düşünen kişilerin sınavlara başvurmaları tavsiye edilmektedir.

Kaynak: KGK




İnternet Vergi Dairesi Duyuruları

2022 takvim yılı kurumlar vergisi beyan dönemi başlamıştır. Bu döneme ilişkin olarak: 1. “Vergi Bildirimi” kulakçığında yer alan hesaplama… 

 

 

İnternet Vergi Dairesi Duyuruları

2022 takvim yılı kurumlar vergisi beyan dönemi başlamıştır. Bu döneme ilişkin olarak:

1. “Vergi Bildirimi” kulakçığında yer alan hesaplama alanına “Kurumlar Vergisi Matrahı” satırından sonra gelmek üzere “7440 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi Kapsamında Kurumlar Vergisine Yönelik Artırılan Matrah” alanı eklenmiştir. Mükellefler, kayıtlarına göre beyan ettikleri vergiye esas matrahın 7440 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartları sağlamadığı durumda, yeni eklenen bu alandan ilave matrah beyanında bulunmaları şartıyla 7440 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre 2022 takvim yılı için matrah artırımında bulunabileceklerdir.

2. 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin 27 nci fıkrasında yer alan hükümler gereğince, 5520 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %10 oranında, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında ek vergi hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda hesaplanacak ek vergiye ilişkin olarak beyannamede değişiklikler yapılmıştır.

7440 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK

Mükelleflerin 2022 takvim yılına yönelik matrah artırımında bulunabilmesi için bu yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesinin verilmiş olması ve bu beyannamede beyan edilen vergiye esas matrahın; 7440 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ve geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşıması gerekmektedir. 2022 takvim yılı için beyan edilen gelir vergisi matrahının 2022 takvim yılı için matrah artırımında bulunulması için yeterli olmadığı takdirde mükelleflerin beyan ettikleri matrahı artırmaları gerekmektedir. Bu amaçla yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan “Vergi Bildirimi” bölümüne “Vergiye Tabi Gelir (Matrah)” alanından sonra gelmek üzere “7440 Sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi Kapsamında Gelir Vergisine Yönelik Artırılan Matrah” alanı eklenmiştir. Mükellefler, geçici 1 inci maddede belirtilen matrah büyüklüğü şartını sağlayamadıkları durumda, yeni eklenen bu alana giriş yaparak ilave matrah beyanında bulunmak koşuluyla 7440 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre 2022 takvim yılı için matrah artırımında bulunabileceklerdir.

7440 SAYILI KANUNUN 6/1 MADDESİNE GÖRE STOK BEYANINDA BULUNACAK VERGİ SORUMLULARI İÇİN KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ

7440 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları yasal kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle, kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirme imkânı sağlanmıştır. Mükelleflerin kendilerince veya ilgili meslek kuruluşlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek makine, teçhizat ve demirbaşlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden tabi oldukları oranın yarısı esas alınmak suretiyle hesaplanan katma değer vergilerinin beyanında kullanılmak üzere hazırlanan “Vergi Sorumluları İçin Katma Değer Vergisi Beyannamesi (Ek:18-Ek:19)” Beyanname Düzenleme Programında “Yeni(7440 Stok Beyanı)” menüsüne eklenmiştir.

KDV1 ve KDV4 BEYANNAMELERİNDE DEĞİŞİKLİK

Beyanname Düzenleme Programında yer alan KDV1 ve KDV4 beyannamelerine 7440 sayılı Kanunun 6/2-a maddesi kapsamındaki işlemler için, “7440 SAYILI KANUNUN 6/2-a MADDESİ KAPSAMINDA İŞLEMLER” tablosu eklenmiştir.

GERİ KAZANIM KATILIM PAYI BEYANNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK

Beyanname Düzenleme Programında yer alan geri kazanım katılım payı beyannamesindeki plastik poşetten elde edilen katılım payı tutarı ve piyasaya arz edilen ürünlerdeki GEKAP birim tutarları güncellenmiştir.

HARÇ KAMU VE HARÇ DİĞER BİLDİRİMLERİNDE DEĞİŞİKLİK

Beyanname Düzenleme Programında yer alan kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi ve diğer kuruluşların denetimi harç bildirimlerindeki harç tutarları güncellenmiştir.

Kaynak: GİB