Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi Yayımlandı

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi Yayımlandı Kurumların taşınmaz ve iştirak hisselerinin satışında uygulanan istis…

 

 

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi Yayımlandı

 

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberi Yayımlandı

Kurumların taşınmaz ve iştirak hisselerinin satışında uygulanan istisnaya ilişkin olarak daha önce yayımlanan Rehber, son düzenlemeler doğrultusunda güncellenmiştir.

Güncellenen Rehberde ayrıca, kurumlar vergisinden istisna edilen tutarların yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporları ile tevsik edilmesine yönelik açıklamalara da yer verilmiştir.

Söz konusu Rehberde;

  • Uygulanan istisnaların kapsamı, amacı ve istisna uygulanabilmesi için gerekli şartlar,
  • İstisnaya konu olan taşınmaz ve iştirak hisselerinin neyi ifade ettiği,
  • İki tam yıl süreyle aktifte bulundurma ve süre hesabında özellik arz eden durumlar,
  • Gayrimenkul satış kazancının fon hesabına alınması ve burada tutulmasında dikkat edilmesi gereken hususlar,
  • Kazancın hesaplanmasında esas alınacak bedel, faiz, komisyon, kur farkı ve vade farklarının durumu,
  • 7456 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler,
  • 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların satışında KDV istisnası,
  • Alış ve giderlere ait KDV’nin indirimi,
  • Kurumlar vergisinden istisna tutulan tutarların yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen raporlarla tasdik edilmesi,

gibi konularda ayrıntılı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.

Kurumların Taşınmaz ve İştirak Hisselerinin Satışında İstisna Rehberine ulaşmak için tıklayınız
Kaynak: GİB



Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 592)

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 592) VUK 592 28 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33207 Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanl…

 

 

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 592)

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 592)

VUK 592

28 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33207

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 1 inci maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin yetkili uzlaşma komisyonlarının belirlenmesi bu Tebliğin amacını ve kapsamını oluşturmaktadır.

Yasal mevzuat ve dayanak

MADDE 2- (1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– Ek 1 inci maddesinde; “Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları ile 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınır ve 5.000 Türk lirasını aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için Kanunun 376 ncı maddesindeki indirim oranı %50 artırımlı olarak uygulanır…

Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçlara ilişkin cezaların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir…”,

– Mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.”

hükümleri yer almaktadır.

Vergi ziyaı cezalarına ilişkin yetkili uzlaşma komisyonlarının tespiti

MADDE 3- (1) Vergi dairesi/bağlı vergi dairesi (malmüdürlüğü) uzlaşma komisyonlarının yetkisini aşan uzlaşma talepleri ilgili defterdarlık uzlaşma komisyonunca, bunların yetkisini aşan uzlaşma talepleri ise sırasıyla Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu veya Merkezi Uzlaşma Komisyonunca incelenip sonuçlandırılacaktır.

(2) Uzlaşma görüşmesinin yapılacağı yetkili komisyon, vergi/ceza ihbarnamesinde yer alan vergi ziyaı cezası tutarı esas alınmak suretiyle belirlenecektir. Aynı yıl veya muhtelif yıllar için birden fazla vergi ziyaı cezası kesilmesi durumunda, yetkili komisyon en yüksek ceza tutarını içeren vergi/ceza ihbarnamesine göre belirlenecektir. Uzlaşmada birliğin sağlanması bakımından, diğer vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin uzlaşma talepleri de ceza tutarı en yüksek olan vergi/ceza ihbarnamesindeki tutara göre belirlenen yetkili uzlaşma komisyonunda görüşülecektir.

Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin yetkili uzlaşma komisyonlarının tespiti

MADDE 4- (1) Vergi dairesi/bağlı vergi dairesi (malmüdürlüğü) uzlaşma komisyonlarının yetkisini aşan uzlaşma talepleri ilgili defterdarlık uzlaşma komisyonunca, bunların yetkisini aşan uzlaşma talepleri ise sırasıyla Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu veya Merkezi Uzlaşma Komisyonunca incelenip sonuçlandırılacaktır.

(2) Uzlaşma görüşmesinin yapılacağı yetkili komisyon, vergi/ceza ihbarnamesinde yer alan usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası tutarı esas alınmak suretiyle belirlenecektir. Aynı yıl veya muhtelif yıllar için birden fazla usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının kesilmesi durumunda, yetkili komisyon en yüksek ceza tutarını içeren vergi/ceza ihbarnamesine göre belirlenecektir. Uzlaşmada birliğin sağlanması bakımından, diğer vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin uzlaşma talepleri de ceza tutarı en yüksek olan vergi/ceza ihbarnamesindeki tutara göre belirlenen yetkili uzlaşma komisyonunda görüşülecektir.

(3) Uzlaşma kapsamına alınan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tutarı, 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesi uyarınca, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesine göre tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle belirlenecek olup belirlenen tutarlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete’de ilan edilecektir. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasının uzlaşma kapsamına girip girmediğinin tespitinde tarhiyat sonrası uzlaşma için vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinde geçerli olan 213 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesindeki 5.000 Türk liralık (2026 yılı için 40.000 Türk lirası) tutarın, mezkûr Kanunun 414 üncü maddesi gereğince artırılmış hali dikkate alınacaktır.

(4) Aynı yıl veya muhtelif yıllar için usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezaları ile birlikte vergi ziyaı cezaları için de uzlaşma başvurusunda bulunulması halinde, yetkili uzlaşma komisyonunun tespiti için vergi ziyaı cezası tutarları dikkate alınacaktır. Vergi ziyaı cezası tutarı hangi uzlaşma komisyonunun yetkisinde kalıyorsa, kesilen diğer ceza/cezalar için yapılan uzlaşma talepleri de uzlaşmada birliğin sağlanması bakımından aynı uzlaşma komisyonunda görüşülecektir.

Uzlaşma komisyonlarının uzlaşma konusu yapabilecekleri vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin yetki sınırı

MADDE 5- (1) Uzlaşma komisyonlarının uzlaşma konusu yapabilecekleri vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tutarları, uzlaşma görüşmelerinin mahallinde hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla ve gerekli görülen diğer hallerde iller veya il grupları itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenir.

Yürürlük

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 7- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




GVK Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları (Karar Sayısı: 11107)

Mevzuatın Adı: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11107) 27 Mart 202..

 

 

GVK Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları (Karar Sayısı: 11107)

Mevzuatın Adı: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11107)

27 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33206

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 11107

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinde yer alan tevkifat oranları hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 193 sayılı Kanunun mezkûr maddesi gereğince karar verilmiştir.

26 Mart 2026

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

26/3/2026 TARİHLİ VE 11107 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1– 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin (ii) sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ii) Hisse senedi yoğun fonların katılma paylarından (Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunda işlem görmeyen serbest fonların katılma payları hariç), iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi yatırım fonu ve gayrimenkul yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar için %0, diğer yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar için %17,5,”

b) (ç) bendinin (ii) sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ii) Hisse senedi yoğun fonların katılma paylarından (Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunda işlem görmeyen serbest fonların katılma payları hariç), iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi yatırım fonu ve gayrimenkul yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar için % 0, diğer yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar için %17,5,”

MADDE 2– Bu Karar, yayımı tarihinden itibaren iktisap edilen, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunda işlem görmeyen hisse senedi yoğun serbest fonların katılma paylarından elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3– Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




Tek İşverenden Alınan 4 Milyon 300 Bin TL’yi Aşan Ücret Gelirlerinin Beyanı Gerekiyor

2025 Yılında Tek İşverenden Alınan ve 4 Milyon 300 Bin TL’yi Aşan Ücret Gelirlerinin Beyanı Gerekiyor

 

 

Tek İşverenden Alınan 4 Milyon 300 Bin TL’yi Aşan Ücret Gelirlerinin Beyanı Gerekiyor

2025 Yılında Tek İşverenden Alınan ve 4 Milyon 300 Bin TL’yi Aşan Ücret Gelirlerinin Beyanı Gerekiyor

2025 yılında elde edilen ücret gelirlerinden beyanı gerekenlere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

I- Tek işverenden veya birden fazla işverenden elde edilen ve 4.300.000 TL’yi aşan ücret gelirlerinin vergilendirilmesi ve beyanı

Kesinti suretiyle vergilendirilmiş;

a) Tek işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, ücret gelirleri toplamının 2025 yılı için 4.300.000 TL’yi (1) aşması,

b) Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birinci işverenden aldıkları ücret gelirleri de dâhil olmak üzere ücretlerinin 2025 yılı için 4.300.000 TL’yi aşması,

c) Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden alınan ücretleri toplamının 2025 yılı için 330.000 TL (2) aşması, halinde, ücret gelirleri yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı ücretli tarafından serbestçe belirlenebilecektir.

193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, ücret gelirlerinin beyan edilip edilmeyeceği kendi içinde değerlendirilecek olup, diğer gelirlerin bulunması halinde bu gelirler hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Yine, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre, diğer gelirlerin beyan edilip edilmeyeceğinin tespitinde de ücret gelirleri hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Yıllık beyanname verilmesi durumunda, 193 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde yer alan eğitim ve sağlık harcamaları ile bağış ve yardımlar gibi bazı harcamaların da beyan edilen gelirden indirim konusu yapılması mümkündür.

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine göre yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.

Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri, tutarı ne olursa olsun aynı Kanunun 95 inci maddes hükmüne istinaden yıllık beyannameyle beyan edilecektir.

Birden fazla işverenden ücret gelirinin elde edilip edilmediğinin tespiti açısından önemli olan, ücretlinin sadece aynı anda birden fazla işverenin yanında çalışarak ücret geliri elde etmesi değil, 2025 yılı içerisinde birden fazla işverenin yanında çalışarak ücret geliri elde etmesidir.

Öte yandan vergi, gelirin safi tutarı üzerinden alınmaktadır. Ücretin safi tutarı, işveren tarafından verilen para ve aynılarla sağlanan yararlar toplamından (yani ücretin gayrisafi tutarından) bell indirimlerin yapılmasından sonra kalan miktardır.

Bu indirimler şunlardır:

1. Emekli aidatı ve sosyal sigorta primleri,

2. Sosyal güvenlik destekleme primi,

3. İşsizlik sigortası primi,

4. Hayat/şahıs sigorta primleri,

5. OYAK ve benzeri kamu kurumlarınca yapılan yasal kesintiler,

6. Sendikalara ödenen aidatlar (işçi ve memur sendikaları),

7. Engellilik indirimi

Ücret gelirinin beyan edilip edilmeyeceğinin tespitinde yukarıda belirtilen parasal sınırlar ücretin gayri safi tutarı üzerinden belirtilen indirimler düşülerek hesaplanan ücretin safi tutarı ile karşılaştırılarak karar verilmelidir.

II- Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin tek işveren olarak değerlendirilmesi

10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri sayılmış bulunmaktadır.

193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, aynı fıkranın (1) numaralı bendinde ise hizmet erbabına ödenen ücretler ile aynı Kanunun 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre, tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Günümüz bilişim teknolojisinde meydana gelen gelişmeler neticesinde, genel bütçe kapsamındak kamu idarelerinde çalışanların ücretlerine ilişkin bilgilerin elektronik ortama taşınması neticesinde, bu bilgilerin muhafazası, bilgilere erişimi, veri kullanım ve değerlendirilmesi daha sistematik bir hale gelmiştir. Ayrıca, Kamu Personel Harcamaları Yönetim Sistemi ile tüm kamu kurumlarında; memur, kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli, geçici personel ve işçi olarak çalışan personelin; maaş, ek ders, fazla çalışma ücretleri, eğitim yılına hazırlık ödeneği ile doğum, ölüm, ödül, ikramiye gibi ödemelere ilişkin işlemlerinin (maaş hesaplama, bordro, kontrol dökümleri, ödeme emri belges oluşturma, personelin banka hesabına aktarma, personelin sigorta primleri ve istatistik, raporlama işlemleri) elektronik ortamda düzenli olarak yapılması sağlanmaktadır.

Bu gelişmeler doğrultusunda, genel bütçe kapsamında bulunan kamu idarelerinde çalışan personelin, yıl içerisinde bu kapsamdaki diğer kurum ve kuruluşlardan da ücret alması veya bu kapsamdaki diğer bir kurum ve kuruluşa nakil olması durumunda, elde ettikleri ücretler tek işverenden alınan ücret olarak değerlendirilecektir.

III- Özel sektör işyerlerinde birden fazla işverenin yanında çalışanların durumu

Aşağıdaki hallerde, hizmet erbabının ücretlerinin birden fazla işverenden elde edildiği kabul edilir:

a) Bir özel sektör işvereninin yanında çalışan hizmet erbabının, yıl içerisinde bu işverenden elde ettiği ücretinin yanısıra, başka bir özel sektör işvereninden ya da kamu kurum veya kuruluşundan da elde ettiği ücret gelirleri.

b) Aynı takvim yılı içinde bir özel sektör işvereninin yanında çalışmakta iken, işten ayrılarak başka bir özel sektör işvereninin yanında ya da kamu kurum veya kuruluşunda çalışmaya başlanılması nedeniyle elde ettiği ücret gelirleri.

c) Aynı takvim yılı içinde, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yanında çalışan hizmet erbabının, söz konusu mükelleflerin ortağı oldukları iş ortaklığı veya adi ortaklıklar bünyesinde çalışmaya başlamaları halinde elde ettikleri ücret gelirleri.

Hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret geliri elde etmesi durumunda her bir işverenden elde edilen ücret ayrı ayrı vergilendirilecek olup ücret matrahları birbiri ile ilişkilendirilmeyecektir. Hizmet erbabının işveren değişikliği yapması durumunda, yen işverenden alınacak ücret, eski işverenden aldığı ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

Aşağıdaki hallerde, hizmet erbabının ücretlerinin tek işverenden elde edildiği kabul edilir:

a) İki ayrı özel sektör firmasının birleşmesi (devir, nev’i değişikliği ve bölünme halleri dahil).

b) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan yerlerde çalışan hizmet erbabının, yıl içinde alt işvereninin değişmesi.

c) Ortaklık halinde faaliyette bulunan işyerlerinde, ortaklardan herhangi birinin değişmesi.

Aynı takvim yılı içinde tek işverenden elde edildiği kabul edilen ücretler, kümülatif matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

Yıl içerisinde işveren değiştiren hizmet erbabı, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yen işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir. Bu durumda yeni işveren kümülatif matrahı dikkate alarak tevkifat yapar. Hizmet erbabının talep etmesi ve işverenlerin de kabul etmesi kaydıyla, yıl içerisinde aynı anda birden fazla işverenden alınan ücret gelirleri de kümülatif matrah dikkate alınarak tevkifata tabi tutulabilir. Yıl içinde birden fazla işverenden elde ettiği ücret gelirleri kümülatif matrah dikkate alınarak vergilenen hizmet erbabının bu gelirlerini yıllık beyannameyle beyan etme yükümlülüğü bulunması durumunda, yıllık beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kümülatif matrah dikkate alınmak suretiyle tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.

IV- İstisna kapsamında ücret geliri elde edenlerin durumu

GVK madde 86 /1-3 – (a) bendine göre, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı için yıllık beyanname verilmemekte ve diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmemektedir.

16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesine göre, Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde ve yatlarda çalışan personele ödenen ücretler vergisinden istisna edilmiştir. Anılan Kanun kapsamında çalışan ve şartları taşıyan hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmamaktadır. Dolayısıyla, istisna kapsamındaki bu ücretlerin beyan edilmesi ve 193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinc fıkrasının (b) bendi uyarınca beyanname verilip verilmeyeceğinin tespitinde dikkate alınması söz konusu değildir.

6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesi uyarınca bölgede çalışanların ücretleri üzerinden, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesine göre AR-GE, tasarım ve destek personeline ödenen ücretleri üzerinden, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, AR-GE, tasarım ve destek personelinin ücretleri üzerinden, kesilen gelir vergisi verilen muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilerek işverene kalmaktadır. Anılan Kanunlar kapsamında çalışan ve şartları taşıyan hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması nedeniyle, bu ücretlerin de 193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beyanname verilip verilmeyeceğinin tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

İkinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen Kanunlar dışındaki diğer Kanunlarda ve 193 sayılı Kanunda, ücret gelirlerine ilişkin yer alan gelir vergisi istisnaları ile tahakkuktan terkin düzenlemelerinde de bu madde hükümleri geçerli olacaktır.

V- Atların jokeyleri, jokey yamakları ve antrenörlerine yapılan ücret ödemeleri

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 7256 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile değişik Geçici 68 nci maddesi uyarınca; 31/12/2025 tarihine kadar, 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna göre lisans sahibi olan veya lisans sahibince yetkilendirilen kişi tarafından organize edilen yarışmalara katılan atların jokeyleri, jokey yamakları ve antrenörlerine ücret olarak yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Ödemeyi yapanın 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapma zorunluluğu bulunup bulunmamasının ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde düzenlenmiş olan istisnanın tevkif yoluyla ödenecek gelir vergisine etkisi bulunmamaktadır.

Lisans sahibi veya lisans sahibince yetkilendirilen kişi aracılığıyla yapılan ücret ödemelerinde gelir vergisi tekifatı lisans sahibi veya lisans sahibince yetkilendirilen kişi tarafından yerine getirilecektir.

Tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek; diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir

VI- Yabancı ülkelerde bulunan işverenlerden alınan ücretler

Yabancı ülkelerde bulunan işverenlerden alınan ve kesintiye tabi olmayan ücretler (varsa Türkiye dahilindeki kazanç ve iratlarıyla birlikte) ikametgâhın bulunduğu yerin vergi dairesine yıllık beyanname ile beyan edilir.

Ancak; Gelir Vergisi Kanununa göre kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Dipnotlar:

(1) 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutar.

(2) 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı.

Kaynak: TÜRMOB




Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

Mevzuatın Adı: Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1) 23 Mart 2026 Tar..

 

 

Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

Mevzuatın Adı: Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

23 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33202

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, çalışanlar için Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilen meslekleri belirlemek ve yayımını sağlamaktır.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu ile İlgili Düzenlemeler Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Belge zorunluluğu

MADDE 3- (1) Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Meslekî Yeterlilik Kurumu tarafından standardı yayımlanan ve ekli listede belirtilen mesleklerde, Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesine sahip olmayan ve ilgili belgeden muaf olmayan kişiler bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren on iki ay sonra çalıştırılamazlar.

(2) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre ustalık belgesi almış olanlar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olanlar ile 1/1/2022 tarihinden önce 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanununun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen programları başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesi alanlar için diplomalarında, ustalık belgelerinde veya kurs bitirme belgelerinde belirtilen bölüm, alan, program ve dallarda çalıştırılmaları kaydıyla birinci fıkradaki belge şartı aranmaz.

Yaptırımlar

MADDE 4- (1) 3 üncü maddeye ilişkin denetimler iş müfettişlerince yapılır. Bu Tebliğ hükümlerine aykırı davranan işveren veya işveren vekilleri hakkında 5544 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 5- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız

 



2026 Yılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesi (Karar Sayısı: 11066)

Mevzuatın Adı: Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 11066) 17 Mart 2026…

 

 

2026 Yılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesi (Karar Sayısı: 11066)

 

Mevzuatın Adı: Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 11066)

17 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33199

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 11066

Ekli “Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulmasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.

16 Mart 2026

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR

MADDE 1– 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilenler kapsamında olmayan şirketler için eşik değerler:

i) Aktif toplamı 500 milyon Türk Lirası.

ii) Yıllık net satış hasılatı 1 milyar Türk Lirası.

iii) Çalışan sayısı 150 kişi.”

MADDE 2– Aynı Karara ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“9) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler) ve bağlı ortaklıkları ile 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun Ek 1 inci maddesi kapsamında yurt içinde kurulan ve sermayesinin %50’sinden fazlasına doğrudan veya dolaylı olarak KIT’lerin sahip olduğu şirketler.”

MADDE 3– Bu Karar, şirketlerin 1/1/2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde denetime tabi olma durumlarının belirlenmesinde esas alınmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4– Bu Karar hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.




49 Sıra No.lu Tebliğe Göre Tasdik Zorunluluğu Hangi İndirimleri Kapsıyor?

49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği İle Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Duyuru Bilindiği üzere.

 

 

49 Sıra No.lu Tebliğe Göre Tasdik Zorunluluğu Hangi İndirimleri Kapsıyor?

49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği İle Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Duyuru

Bilindiği üzere, 30/12/2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin beyannamelerinde yer alan bazı istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmeleri, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz şartına bağlanmış ve bu raporlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, gelir vergisi mükelleflerinden ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan kişiler için tasdik zorunluluğunun bulunup bulunmadığı ile Gelir Vergisi Kanununun 89/2 nci maddesinde yer alan eğitim ve sağlık harcamalarının Tebliğ kapsamında olup olmadığı hususlarında tereddütlerin yaşandığı anlaşılmış olup aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1- Tebliğ ile getirilen tasdik zorunluluğu, yalnızca ticari, zirai veya serbest meslek kazancı nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesini Beyanname Düzenleme Programı (BDP) kapsamında düzenleyen mükellefler bakımından söz konusu olmakta olup ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri için tasdik zorunluluğu bulunmamaktadır.

2- Tasdik zorunluluğu gelir vergisi beyannamesinde yer alan tüm istisna ve indirimleri kapsayan genel bir yükümlülük olmayıp, Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan istisna, indirim ve uygulamalarla sınırlı olarak uygulanacaktır.

3- Yıllık gelir vergisi beyannamesinde müstakil satırda yer alan;

  • Şahıs sigorta primleri indirimi (GVK 89/1)
  • Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi (GVK 89/2)

gibi indirimler, Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan indirimler arasında bulunmadığından, bu indirimler bakımından YMM tasdik raporu düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kamuoyuna duyurulur.

Kaynak: GİB




İş Ortaklığı, Konsorsiyum ve Adi Ortaklıklarda VERBİS Kaydı

İş Ortaklığı/Konsorsiyum/Adi Ortaklık Gibi Yapılar Nezdinde Gerçekleştirilen Faaliyetlerde İşlenen Kişisel Verilerin VERBİS’e Bildirimi Hakkındaki Kam… 

 

 

İş Ortaklığı, Konsorsiyum ve Adi Ortaklıklarda VERBİS Kaydı

İş Ortaklığı/Konsorsiyum/Adi Ortaklık Gibi Yapılar Nezdinde Gerçekleştirilen Faaliyetlerde İşlenen Kişisel Verilerin VERBİS’e Bildirimi Hakkındaki Kamuoyu Duyurusu

Bilindiği üzere, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 16 ncı maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline (Sicil/VERBİS) kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için son tarih 31.12.2021 olarak belirlenmiştir.  Öte yandan bu tarihten sonra yükümlü haline gelen veri sorumlularının ise Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca yükümlülük altına girmelerini müteakip otuz gün içerisinde Sicile kayıt ve bildirimlerini tamamlamaları gerekmektedir.

Kurumumuza iletilen yazılı ve şifahi görüş taleplerinde; iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklıkların Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülükleri hususunda tereddütler yaşandığı anlaşıldığından Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) 09/06/2021 tarihli ve 2021/569 sayılı kararı ile iş ortaklığı/konsorsiyum/adi ortaklık gibi yapılar nezdinde gerçekleştirilen faaliyetlerde işlenen kişisel verilerle ilgili olarak “…Ortaklığı oluşturan ortaklardan hâlihazırda Sicile kayıt yükümlülüğü bulunanların VERBİS’e kayıtları esnasında kendi faaliyetleri ile birlikte ortaklık faaliyetleri kapsamında işledikleri kişisel verilere ilişkin olarak da bilgi girişi yapması gerektiğine…” karar verilmiş olup söz konusu Karar, Kurumun internet sitesinde 25.06.2021 tarihinde yayımlanan duyuru ile kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Bununla birlikte yapılan incelemelerde iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklıkların Sicile kendi adlarına kayıt başvurusunda bulundukları görülmüş olup söz konusu Kurul Kararında belirlenen hususların hatırlatılması gereği hasıl olmuştur.

Bu kapsamda anılan Kurul Kararı uyarınca iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklık gibi yapıların, ortaklığı oluşturan taraflardan ayrı bir kişiliği bulunmaması nedeniyle kendi adlarına Sicile kayıt oluşturmamaları; öncelikle iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklık gibi yapılarda ortaklığı oluşturan tarafların Sicile kayıt yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, akabinde Sicile kayıt yükümlülüğü bulunan ortakların, VERBİS bildirimini yaparken kendi faaliyetlerinin yanı sıra iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklığın faaliyetleri kapsamında işlenen kişisel verilere ilişkin olarak da bilgi girişi yapması gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: KVKK




SGK Genelgesi 2026/8 – Asgari Ücret Desteği

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : E-41481264-010.06-137426538 Tarih: 05.03.2026 Konu : Asgari Ücret Deste..

 

 

SGK Genelgesi 2026/8 – Asgari Ücret Desteği

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-41481264-010.06-137426538

Tarih: 05.03.2026

Konu : Asgari Ücret Desteği

GENELGE

2026/8

Bilindiği gibi, 29.01.2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7573 sayılı Kanun‘un 8’inci maddesiyle 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘na geçici 112’nci madde eklenmiştir. Anılan maddede;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerince;

a) 2025 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 1.300 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

b) 2026 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için günlük 42,33 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı, 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 2.600 Türk lirası olarak esas alınır.

Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2025 yılı Ocak ila Aralık aylarında/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması hâlinde bu madde hükümleri uygulanmaz.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve ünvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya 2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Kuruma bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Kurumca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

İşyerinde çalıştırılan sigortalılarla ilgili 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmediği, sigorta primlerinin yasal süresinde ödenmediği, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunması hâllerinde bu maddeye ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren ya da ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükümlerinden yararlandırılır.

Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması hâlinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2026 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2025 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.

3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 3.467 Türk lirası olarak ve 2025 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının bir buçuk katını geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.

Bu madde hükümleri, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri için uygulanmaz.

4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için bu maddenin birinci fıkrası uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilerek Türkiye İş Kurumuna iade edilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu maddeye istinaden Kurumumuzca yürütülecek olan işlemler aşağıda açıklanmıştır.

1- KAPSAMA GİREN İŞVERENLER

5510 sayılı Kanun’un geçici 112’nci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinden özel sektör işverenlerine ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılacak olup 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılamayacaktır.

Dolayısıyla, mahiyet kodu (1) veya (3) olarak tescil edilmiş işyerleri ya da resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) veya (4) olarak tescil edilmiş işyeri işverenleri ile 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri bahse konu destekten yararlanamayacaktır.

Diğer taraftan, işverenler asgari ücret desteğinden başvuru şartı aranmaksızın yararlandıklarından, ilgili idarelerin (işverenlerin), 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olmasına karşın asgari ücret desteğinden yararlanmaları halinde;

-5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olduğuna dair ilgili kurumdan alınacak belge ile Kurum ünitelerine başvurarak asgari ücret desteğinden yararlandırılmalarının sonlandırılmasını talep etmeleri,

-5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olduklarını beyan ettikleri yazı ile yapılan başvuru gereğince asgari ücret desteği uygulamalarının sonlandırılması,

-Anılan Kanun uygulamasının işveren talebine gerek kalmadan Kurumumuz tarafından kendiliğinden (otomatik olarak) başlatılmış olması, bu bağlamda, işverene yüklenecek bir kasıt ve kusurdan bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, yersiz yararlanıldığı kabul edilebilecek destek tutarlarının gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanmadan tahsil edilmesi, gerekmektedir.

2- DESTEK KAPSAMI VE DESTEKTEN YARARLANILACAK PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

2.1- Destek Kapsamına Giren Sigortalılar

Uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) tabi olan sigortalılar için verilen1, 4, 5, 6, 13, 14, 20, 24, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 47, 51, 52, 53, 54, 55 No.lu belge türlerinden dolayı asgari ücret desteği hükümlerinden yararlanılacaktır. Dolayısıyla uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayan sigortalılar bakımından söz konusu destekten yararlanılması mümkün değildir.

Buna karşın, belge/beyanname verilmemesine rağmen uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan 5510 sayılı Kanun’un ek 9’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki sigortalıları çalıştıran işverenler de anılan destekten yararlanacaktır.

Öte yandan uygulama, işsizlik sigortası primleri hariç yapılacağından, işsizlik sigortasına ait sigortalı hissesi ve işveren hissesi primleri bu destek kapsamında karşılanmayacaktır.

Örnek 1: 2026 yılı Nisan ayında;

(1) No.lu belge türünden 6 sigortalı,

(2) No.lu belge türünden 3 sigortalı,

(13) No.lu belge türünden 2 sigortalı,

(21) No.lu belge türünden 4 sigortalı,

bildirildiği varsayıldığında, 2026 yılı Nisan ayında (1) ve (13) No.lu belge türlerinden bildirilen sigortalılardan dolayı destekten yararlanılacaktır.

2.2- Destekten Yararlanılacak Prim Ödeme Gün Sayısının Hesaplanması

2.2.1- 01.01.2026 Tarihinden Önce Tescil Edilmiş İşyerleri

Asgari ücret desteğinin hesaplanmasında, 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden günlük prime esas kazancı 1.300 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayılarını geçmemek üzere cari ayda uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları esas alınacaktır.

2025 yılının esas alınacak ilgili ayında yasal süresinde veya yasal süresi dışında verilen veya re’sen düzenlenen asıl, ek belgelerin/beyannamelerin toplamından iptal nitelikteki belgelerdeki/beyannamelerdeki gün sayısı düşülerek toplam prim ödeme gün sayısı hesaplanacaktır. Bu nedenle elde işlem yapmayı gerektirecek rapor, mahkeme kararları vb. varsa işlemlerinin bir an önce yapılması gerekmektedir.

Her durumda, 01.03.2026 tarihinden sonra işleme alınacak olan 2025 yılının ilgili ayına ilişkin asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki (12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği‘nin 102’nci maddesinde belirtilen ve yasal süresinde verildiği kabul edilen belgelerden/beyannamelerden kaynaklanan asıl veya ek belgeler dahil) gün sayısı ile prime esas kazanç tutarı dikkate alınmayacaktır.

Örnek 2: 2025 yılı Mayıs ayı için tüm sigorta kollarına tabi olan sigortalılardan dolayı 1 No.lu belge ile bildirilen ve günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olan 6 sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının 150 gün olduğu, ancak 18.03.2026 tarihinde 2025 yılı Mayıs ayında bildirimi yapılan 2 sigortalının 15’er gün olarak bildirilmiş olan gün sayılarının 30 güne tamamlanması gerektiğinin tespit edildiği varsayıldığında; bu iki sigortalı için yapılacak olan 15’er günlük gün ve kazanç ilavesi toplam prim ödeme gün sayısını 180 güne çıkarmakta ise de bu ek bildirim 01.03.2026 tarihinden sonra işleme alınacağından, bu işverenin sigorta primi desteğine esas azami gün sayısı yine 150 gün olacaktır.

Örnek 3: 2026/Haziran ayında destekten yararlanacak işyerinin, 2025/Haziran ayı için uzun vadeli sigorta kollarını içeren 1 No.lu belge türünden;

– 15 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200 TL üzerinden asıl ile 450 gün,

– 5 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200TL üzerinden iptal ile 150 gün,

– 3 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200TL üzerinden ek ile 60 gün,

– 6 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı1.500 TL üzerinden ek ile 180 gün prim ödeme gün sayısı ile bildirildiği varsayıldığında;

Prim ödeme gün sayısının hesabında 360 gün (450-150+60) dikkate alınacaktır. 6 sigortalı için bildirilen 180 günün prime esas kazancı 1.300 TL’nin üzerinde olduğu için destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı hesabında dikkate alınmayacaktır.

Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden, çalıştırdıkları sigortalıları Kuruma bildirmediğinin, prim ödeme gün sayısının ya da prime esas kazanç tutarının eksik bildirildiğinin veya Kuruma bildirilen sigortalıların fiilen çalışmadığının;

– Yapılan kontrol ve denetimler sonucunda tespit edilmesi halinde, tutanak tarihinin,

– Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde söz konusu yazıların Kuruma intikal tarihinin,

– Mahkeme ilamı ile karar verilmesi halinde, mahkemenin kesinleşmiş karar tarihinin,

01.03.2026 tarihinden önce olmasına rağmen ilgili aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Kurum tarafından işleme alınma tarihinin 01.03.2026 tarihinden sonra olması halinde, bu prim belgelerindeki gün ve kazançlar dikkate alınmayacaktır.

Örnek 4: 2025 yılı Temmuz ayı için bütün sigorta kollarına tabi olan sigortalılardan dolayı 1 No.lu belge ile bildirilen ve günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olan 5 sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının 120 gün olduğu ancak 22.01.2026 tarihinde Kurum kayıtlarına giren ve 01.03.2026 tarihinden önce işleme alınan belgede/beyannamede 2025 yılı Temmuz ayında bildirimi yapılan 2 sigortalının 15’er gün olarak bildirilmiş olan gün sayılarının 30 güne tamamlanması gerektiğinin anlaşılmış olması nedeniyle yapılacak olan 15’er günlük gün ve kazanç ilavesine ilişkin bilgi/belge 01.03.2026 tarihinden önce işleme alındığından, ek prim hizmet belgesindeki gün sayısı, her bir sigortalının günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olması koşuluyla, asgari ücret desteğine esas gün sayısı 120+30=150 gün olarak hesaplanacaktır. Ek aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile sigortalının sigorta primine esas kazanç tutarı günlük 1.300 TL’nin üstüne çıkması halinde asgari ücret desteğine esas hesaplamada bu sigortalıların gün sayısı dikkate alınmayacaktır.

Asgari ücret desteğine esas prim ödeme gün sayısının hesabında 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden bildirilen ve günlük sigorta primine esas kazanç tutarı 1.300 TL ve altında olan sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları esas alınacaktır. 2026 yılından önce Kanun kapsamına alınmış ancak 2025 yılında sigortalı çalıştırmamış veya 2025 yılının en son bildirim yapılan ayını takip eden aydan 2025 yılı sonuna kadar hiç bildirim yapılmayan işyerleri hakkında geçici 112’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uygulanacağından, bu gibi işyerleri bakımından destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında uygulama, bu genelgenin “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/ Edilecek Olan İşyerleri” bölümündeki usul ve esaslara göre yürütülecektir.

Öte yandan, 2025 yılının aynı ve müteakip aylarında bildirimde bulunulmamış veya bildirimde bulunulmuş olmasına rağmen;

– 0 (sıfır) gün 0 (sıfır) kazanç bildirilmiş olması halinde,

– Yapılan bildirimlerin uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin belge türleri dışında yapılmış olması halinde,

Bu ayı takip eden ilk bildirim yapılmış ayın aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınacaktır. Takip eden ay/aylarda da bildirim yapılmamış olması halinde bildirim yapılmayan dönemler hakkında ilk defa 2026 yılında tescil edilmiş işyeri gibi işlem yapılacaktır.

Örnek 5: 2026 yılı için yararlanılacak olan gün sayısının tespitinde 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalılar için Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin esas alınması gerektiğinden, o işyerinden 2025/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında sigortalı çalıştırılmamış ve 2025/Eylül ayında bir sigortalı ve 30 gün olarak bildirim yapılmış olduğu varsayıldığında, değerlendirmeye esas olmak üzere 2025/Eylül ayındaki aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki gün sayısı olan 30 gün 2026/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları hesaplamasında dikkate alınacaktır.

Örnek 6: İşyerinde 2025/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında sigortalı çalıştırıldığı ve 30 Eylül 2025 tarihinden sonra sigortalı çalıştırılmadığı varsayıldığında, uygulanacak olan asgari ücret desteği için 2026 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında 2025 yılının aynı ayları baz alınacak, 2026 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ise 2025 yılında baz alınacak ay/aylar olmadığından, söz konusu aylarda işveren 2026 yılında tescil edilmiş işyerleri yönünden belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde bu destekten yararlanacaktır.

Örnek 7: 2025 yılında bildirim yapılan ay/dönemlerin Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Kasım ayları,

2026 yılında bildirim yapılan ay/dönemlerin Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları,

olduğu varsayıldığında;

Bu durumda 2026 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları için 2025 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları, 2025 yılı Eylül, Ekim ve Kasım ayları için 2025 yılının Kasım ayına ait bildirimler esas alınacaktır. 2026/Aralık ayı için ise; 2025/Aralık ayında Kuruma bildirim yapılmadığından, destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/Edilecek Olan İşyerleri” başlığında belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

Örnek 8: Örnek 7’de 2025 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında, işyerinde sadece bir sigortalının çalıştığı ve çalışan bu sigortalının da raporlu olması nedeniyle 0 (sıfır) gün 0 (sıfır) kazanç bildirildiği varsayıldığında, 2026 yılı Temmuz ve Ağustos ayları için verilecek destek hesabında 2025 yılının Ağustos ayı sonrası ilk bildirim yapılan ay olan 2025/Kasım ayı aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki gün sayısı esas alınacaktır.

Örnek 9: Örnek 7’de yalnızca 2025/Haziran ayında bildirim yapılmış olması halinde, 2026/ Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 2025 yılı Haziran ayı baz alınacak olup, diğer aylar bakımından 2026 yılının aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bildirilen gün sayıları üzerinden destekten yararlanılacaktır. Ayrıca bu dönemler için destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/ Edilecek Olan İşyerleri” başlığında belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

Tamamı İçin Tıklayınız




İhracat Desteklerinde Değişiklik: Yeni Destek Oranları ve Kapsamlar

Mevzuatın Adı: İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11007) 07 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 331..

 

 

İhracat Desteklerinde Değişiklik: Yeni Destek Oranları ve Kapsamlar

Mevzuatın Adı: İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11007)

07 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33189

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 11007

Ekli “İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulmasına, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 444 üncü maddesi ile 2976 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir.

6 Mart 2026

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR

MADDE 1-17/8/2022 tarihli ve 5973 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İhracat Destekleri Hakkında Kararın 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 9- (1) Şirketler tarafından satın alınan yurt dışında yerleşik şirketlerin/markaların destek kapsamına alınan yurt dışı birimlerine ilişkin kira giderleri ile paylaşımlı ofislere ilişkin üyelik giderleri her bir birim başına yıllık 7.500.000 TL’ye kadar %50 oranında desteklenir.

(2) Yurt dışı birimi kapsama alınan şirketlerin, satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri; %50 oranında ve destek kapsamına alınan yurt dışı biriminin bulunduğu her bir ülke için yıllık 9.500.000 TL’ye kadar desteklenir.

(3) Desteklenen yurt dışı birimi bulunan şirketlerce, kapsama alman yurt dışı biriminin bulunmadığı ülkelerde; satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri, yurt içi marka tescil belgesi bulunması ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescili için başvurulmuş olması koşuluyla, %50 oranında ve yıllık en fazla 9.500.000 TL’ye kadar desteklenir.

(4) Yurt dışı birimi bulunmayan ancak yurt içi marka tescil belgesi olan ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescil başvurusu yapmış şirketlerce satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri %50 oranında ve yıllık en fazla 15.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(5) Şirketler, bu madde kapsamındaki; tanıtım desteğinden en fazla 4 yıl, kira gideri desteğinden her bir ülke için en fazla 4 yıl ve toplamda en fazla 25 birim için yararlandırılır.

(6) Yurt dışında yerleşik ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak nitelikte şirketlerin ahmına yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderler %50 oranında ve yıllık 28.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(7) İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin alımında kullanılan kredi faiz giderlerinin Türk Lirası cinsi kredilerde 5 puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde 2 puanı toplam 171.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(8) Faiz desteği miktarı ödenen faiz giderinin %50’sini aşamaz.

(9) Faiz desteği, ilk faiz ödeme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde gerçekleştirilen faiz ödemelerine verilir.

(10) Faiz desteği verilecek kredi tutarının hesaplanmasında, yurt dışında yerleşik ileri teknolojiye sahip şirketlerin/markaların alım bedelinin azami % 50’si esas alınır.

(11) Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar kapsamında desteklenen şirketler 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 11 inci, 12 nci, 15 inci, 17 nci, 18 inci ve 20 nci maddelerde yer alan desteklerden yararlandırılmazlar.”

MADDE 2– Aynı Kararın 22 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3– Aynı Kararın 30 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “, 22 nci” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4– Aynı Kararın geçici 1 inci maddesinin yedinci fırkasında yer alan “sanal fuar katılım desteklerine ilişkin 22 nci maddesi,” İbaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5– Aynı Kararın geçici 3 üncü maddesinin birinci fırkasında yer alan “, 22 nci” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 6– Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7– Bu Karar hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.