POS ve Uygulama Üzerinden Alınan Bahşişlerin Vergilendirilmesi: Ücret, Stopaj ve KDV Uygulaması

T.C GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Ankara Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: E-38418978-125[6-2024/]-…. Tarih: 03.02.2025 Ko…

 

 

POS ve Uygulama Üzerinden Alınan Bahşişlerin Vergilendirilmesi: Ücret, Stopaj ve KDV Uygulaması

T.C

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: E-38418978-125[6-2024/]-….

Tarih: 03.02.2025

Konu: Pos cihazı veya cep telefonu uygulaması üzerinden alınan bahşişlerin vergilendirilmesi

 

İlgide kayıtlı özelge talep formlarında; Şirketinizde çalışan personele müşteriler tarafından nakit ve pos cihazları üzerinden bahşiş ödemesinde bulunulduğu ve ….’nin geliştirdiği yazılım kullanılarak garsonların bahşişlerinin pos cihazları ve/veya ayrı bir cep telefonu uygulaması üzerinden teslim ve hizmet bedelinden ayrı olarak tahsil edileceği belirtilerek, pos cihazları ve/veya cep telefonu uygulaması kullanılarak işletmenin diğer kazançlarından bağımsız olarak tahsil edilen bahşişlerin vergilendirilmesi hususunda görüş talep edilmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmış olup bu kapsamda indirilebilecek giderler, işletme ile ilgili olan ve kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan giderlerdir.

Buna göre, pos cihazı ve/veya cep telefonu uygulaması üzerinden teslim ve hizmet bedelinden ayrı olarak tahsil edilen bahşişlerin, Şirketinizin kayıtlarında diğer gelir hesaplarında takip edilmesi ve çalışanlara ödenen tutarların da ücret gideri olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

– “Ücretin tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

…”,

– “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

…”

hükümlerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 94 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, çalıştıkları müesseselersen ücret alan garsonların bu ücretlerinin yanında servis ücreti, garson ücreti veya bahşiş gibi adlarla ücret alınması halinde, her iki ücretin toplamı üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceği belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına 7349 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen (18) numaralı bendinde; “Hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri (Şu kadar ki, istisnayı aşan ücret gelirinin vergilendirilmesinde verginin hesaplanacağı gelir dilim tutarları ve oranları, istisna kapsamındaki tutarlar da dikkate alınarak belirlenir. Ödenecek vergi tutarı, bu suretle bulunan vergi tutarının içinde istisna tutara isabet eden kısım düşülmek suretiyle hesaplanır. İstisna nedeniyle alınmayacak olan vergi ilgili ayda aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gereken vergiyi aşamaz. Birden fazla işverenden ücret alanlarda bu istisna sadece en yüksek olan ücrete uygulanır.).” hükmü yer almaktadır.

7349 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün (34) numaralı fıkrasında yer alan “ücretlere ilişkin kağıtlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “(Bu maddenin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen ücretlerde istisna, aylık brüt asgari ücrete isabet eden kısım için uygulanır.)” hükmü eklenmiştir.

319 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, söz konusu istisnanın uygulamasına yönelik ayrıntılı açıklama ve örnek uygulamalara yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinize ait otellerde çalışan personele müşteriler tarafından bazen bahşiş kutusuna bırakılmak suretiyle veya doğrudan verilmek suretiyle bazen de kredi kartına ödeme yapılmak suretiyle verilen bahşişlerin ücret olarak kabul edilerek, çalışanların restorandan aldıkları ücretlerle birleştirilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, nakden, pos cihazı veya cep telefonu üzerinden yapılması söz konusu bahşiş ödemelerinin ücret niteliğini değiştirmeyecek olup bir ay içerisinde alınan bahşiş gelirleri ve ücret niteliğindeki diğer ödemeler de dahil olmak üzere ücret gelirleri toplamına, 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde yer alan gelir vergisi istisnasının ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablosunda yer alan damga vergisi istisnasının uygulanması mümkün bulunmaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

Katma Değer Vergisi Kanununun;

– 1/1 maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

– 4/1 maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

– 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,

– 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği,

hükme bağlanmıştır.

Buna göre; teslim ve hizmet bedelinden ayrı olarak, pos cihazı ve/veya cep telefonu uygulaması üzerinden ödemesi yapılan bahşişler, herhangi bir teslim ya da hizmet bedeli olarak değerlendirilemeyeceğinden KDV’ye tabi tutulmayacaktır.

Bununla birlikte, alınan bahşiş tutarının yapılan teslim ya da ifa edilen hizmet bedeline eklenmesi halinde, KDV Kanununun 24/c maddesi gereğinde KDV matrahına dahil edilmesi gerektiği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.




2025 Yılı Dördüncü Geçici Vergi Döneminde Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı

T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /71 Konusu Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden De…

 

 

2025 Yılı Dördüncü Geçici Vergi Döneminde Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /71

Konusu Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı
Tarihi 20/01/2026
Sayısı KVK-71 / 2026-1 / Yatırım İndirimi – 57
İlgili olduğu maddeler Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298

Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 32/A

Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 69

İlgili olduğu kazanç türleri Ticari Kazanç, Zirai Kazanç

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden 2025 yılı dördüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 25,49 (yüzde yirmi beş virgül kırk dokuz ) olarak tespit edilmiştir.

Öte yandan, bu oran 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında 2025 yılı dördüncü geçici vergi döneminde yapılabilecek yeniden değerleme işlemlerinde de kullanılabilecektir.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı




2026 Yılı Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Nakden İadesine Yönelik Tespit Olunan Hadler

252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde Yer Alan Ve Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Nakden İadesine Yönelik Tespit Olunan Hadler 2026 Yılı İçi..

 

 

2026 Yılı Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Nakden İadesine Yönelik Tespit Olunan Hadler

252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde Yer Alan Ve Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Nakden İadesine Yönelik Tespit Olunan Hadler 2026 Yılı İçin Yeniden Belirlenmiştir

Buna göre; 2026 yılı için

  • Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade tutarı 426.000 TL,
  • Mükelleflerle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilecek nakden iade tutarı 4.266.000 TL

olarak tespit edilmiştir.

Kaynak: GİB




Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı’nın ve Uygulama Örneği’nin Yayımlanması

Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı’nın ve Uygulama Örneği’nin Yayımlanması Kurumumuz tarafından 33..

 

 

Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı’nın ve Uygulama Örneği’nin Yayımlanması

Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı’nın ve Uygulama Örneği’nin Yayımlanması

Kurumumuz tarafından 33138 sayılı ve 15.01.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı” ile mevcut 17.10.2018 tarihli İlke Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.

Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulamadaki farklılıkların giderilmesi, yeknesak bir muhasebeleştirme yaklaşımının benimsenmesi ve finansal tabloların karşılaştırılabilirliğinin artırılması amaçlanmaktadır.

Yeni İlke Kararı 01/01/2026 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık raporlama dönemleri içerisinde gerçekleşen ortak kontrole tabi işletme birleşmelerine uygulanır. Bununla birlikte erken uygulamaya izin verilmektedir.

İlke Kararı’nın uygulanması sırasında karşılaşılabilecek sorunların giderilmesi ve finansal tablo kullanıcılarına faydalı finansal bilginin sunulması amacıyla “Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesine Yönelik İlke Kararı Uygulama Örneği” yayımlanmıştır.

Kaynak: Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu




Serbest Meslek Erbabının e-Fatura Uygulamasına Geçme Zorunluluğu – Özelge

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü Sayı : E-11395140-105[VUK-3-4253]-798105 Tarih: 27.06.2025 Ko…

 

 

Serbest Meslek Erbabının e-Fatura Uygulamasına Geçme Zorunluluğu – Özelge

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü

Sayı : E-11395140-105[VUK-3-4253]-798105

Tarih: 27.06.2025

Konu: Serbest Meslek Erbabının e-Fatura Uygulamasına Geçme Zorunluluğu Hakkında

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun tetkikinden; serbest meslek kazancı yönünden mükellefiyetinizin bulunduğu, hizmet satışlarınız dolayısıyla e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlediğiniz, e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemenize rağmen e-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğunuzun bulunup bulunmadığı hususunda Defterdarlığımızdan görüş istediğiniz anlaşılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

–  236 ncı maddesinde;

“Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.”,

–  “Makbuz Muhteviyatı” başlıklı 237 nci maddesinde,

“Serbest meslek makbuzlarına:

Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası;

Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi;

Alınan paranın miktarı;

Paranın alındığı tarih;

Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır.

Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.”, hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanunun mükerrer 242 nci maddesinin ikinci fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığının, elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması, düzenlenmesi ve ibraz edilmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu; bu Kanun ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Hazine ve Maliye Bakanlığının, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde Hazine ve Maliye Bakanlığının, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması, bu kayıt ortamlarında saklanması veya ibraz edilmesi hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin;

–  ” IV.1. e-Fatura Uygulaması” -“IV.1.1. Genel Olarak” başlıklı bölümünde;

“e-Fatura uygulamasına kayıtlı mükelleflerin, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, birbirlerine sattıkları mallar ve ifa ettikleri hizmetler için düzenledikleri faturaları e-Fatura olarak göndermeleri ve almaları zorunludur. e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler, uygulamaya kayıtlı olmayan mükelleflere yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifası için genel hükümler çerçevesinde kağıt ortamdaki fatura (e-Arşiv uygulamasına dahil olanlar/dahil olma zorunluluğu getirilenler ise uygulamaya dahil oldukları/zorunluluklarının başladığı tarihten itibaren e- Arşiv Fatura) düzenlemek zorundadırlar.” ,

–  “IV.2. e-Arşiv Fatura Uygulaması” – “IV.2.1. Genel Olarak” başlıklı bölümünde;

“Bu Tebliğ kapsamında Başkanlıktan e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olma izni alan mükellefler, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan kullanıcılara (vergi mükellefleri veya vergi mükellefi olmayanlar) düzenleyecekleri faturaları da elektronik ortamda e-Arşiv Fatura olarak oluşturur, alıcının talebine göre e-Arşiv Faturayı kağıt veya elektronik ortamda iletir ve düzenleyene ait nüshayı ise elektronik ortamda muhafaza ve ibraz ederler.”,

–  “IV.4. e-Serbest Meslek Makbuzu Uygulaması” -“IV.4.1. Genel Olarak” başlıklı bölümünde;

“Serbest meslek erbapları tarafından mesleki faaliyetlerine ilişkin tahsilatları için düzenlenen serbest meslek makbuzunun elektronik ortamda düzenlenebilmesi amacıyla, Kanunun 236 ncı maddesine göre hali hazırda kâğıt ortamda düzenlenmekte olan ‘serbest meslek makbuzu’nun, elektronik belge olarak düzenlenmesi, muhatabının talebi doğrultusunda elektronik ortamda veya kâğıt olarak iletilebilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesi ve Başkanlığa elektronik ortamda iletilmesi veya raporlanabilmesine ilişkin düzenlemeler bu bölümün konusunu oluşturmaktadır.

Bu Tebliğde düzenlenen e-Serbest Meslek Makbuzu, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki ‘Serbest Meslek Makbuzu’ ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.”,

– “IV.4.4. e-Serbest Meslek Makbuzu Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümünde;

“Vergiden muaf olmayan serbest meslek erbaplarının bu Tebliğin ‘IV.4.5.’ numaralı bölümünde belirtilen sürelerde e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına dahil olması ve belirtilen tarihlerden itibaren serbest meslek makbuzlarını ‘e-Serbest Meslek Makbuzu’ olarak düzenlemeleri zorunludur. “,

– “IV.4.5. e-Serbest Meslek Makbuzu Uygulamasına Geçiş Süresi” başlıklı bölümünde;

“Serbest meslek erbaplarından;

a) 1/2/2020 tarihi itibarıyla faaliyetine devam etmekte olanların 1/6/2020 tarihine,

b)  1/2/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren faaliyetine başlayacak olanların ise işe başladıkları ayı izleyen 3 üncü ayın sonuna,

kadar e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına dahil olmaları ve bu tarihlerden itibaren bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemeleri zorunludur.”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve düzenlemelere göre, e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olunması, e-Fatura Uygulamasına kayıtlı mükelleflerin birbirlerine sattıkları mallar ve ifa ettikleri hizmetler için düzenlenecek faturaların e-Fatura olarak düzenlenmesi ve alınması yükümlülüğü getirmektedir. Serbest meslek faaliyetiniz nedeniyle fatura düzenleme yükümlülüğünüzün bulunmadığı ve bu faaliyetiniz için e- Serbest Meslek Makbuzu düzenlemeniz gerektiğinden, e-Fatura Uygulamasına geçme zorunluluğunuz bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmamanız nedeniyle tarafınıza düzenlenecek faturaların; e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olan mükellefler tarafından e-Arşiv fatura, e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmayan mükellefler tarafından ise 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “IV.2.4.3. e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar” başlıklı bölümünde yer alan açıklamalar da dikkate alınarak kâğıt ya da e-Arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerektiği tabiidir.




2026 Yılı Bireysel Katılım Sermayesi Parasal Tutarları ve Rehberi

2026 Yılı Bireysel Katılım Sermayesi Parasal Tutarları ve Rehberi 27.11.2025 tarih ve 33090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 585 Sıra No.lu Vergi Usu..

 

 

2026 Yılı Bireysel Katılım Sermayesi Parasal Tutarları ve Rehberi

2026 Yılı Bireysel Katılım Sermayesi Parasal Tutarları ve Rehberi

27.11.2025 tarih ve 33090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 585 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranı %25,49 olarak tespit edilmiş olup 2026 yılı için uygulanacak Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmeliğe konu güncel parasal tutarlar ile Bireysel Katılım Sermayesi Rehberi

Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmeliğe konu güncel parasal tutarlar
Bireysel Katılım Sermayesi Rehberi
Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmelik Kapsamında Sıkça Sorulan Sorular

Kaynak: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı




SGK Genelgesi 2026/3

SGK Genelgesi 2026/3 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı: E-13986510-206.05.02-133927449 Tarih: 13.01.2026 Ko..

 

 

SGK Genelgesi 2026/3

SGK Genelgesi 2026/3

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı: E-13986510-206.05.02-133927449

Tarih: 13.01.2026

Konu: Bina; Tamirat, Tadilat, Tesisat, Güçlendirme ve Yıkım İşleri İçin Araştırma İşlemi

GENELGE 

2026/3

Ünitelerce, 04.02.2011 tarihli ve 2011/13 sayılı İlişiksizlik Belgesi konulu Genelgenin uygulanmasında karşılaşılan tereddütlerin giderilmesini teminen, anılan Genelgenin aşağıda belirtilen bölümünde düzenleme yapılması gerekli görülmüştür.

Genelgenin “6.8” numaralı bendinin ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir:

“Ruhsata tabi bina; tamirat, tadilat, tesisat ve güçlendirme işlerinin ilave m² artışı içermesi halinde, ilave m² artışı ile ilgili olarak bu Genelgenin 6.1 numaralı bendi doğrultusunda işlem yapılacaktır.

İlave m² artışı içermeyen bina; tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinde asgari işçilik araştırması yapılmadan önce;

– işverenin defter ve belge tutmakla yükümlü olup olmadığının,

– yapılan işin defter ve belge tutmakla yükümlü işverenin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti ile ilgili olup olmadığının,

ünitece tespit edilmesi gerekmektedir.

Tüzel kişi işverenler ile işyeri tescilinde defter tipini “Bilanço” veya “Diğer” olarak beyan eden gerçek kişi işverenler ve ticari, zirai veya mesleki faaliyetiyle bağlantılı olarak gerçek kişi ya da şahıs şirketi ortaklarınca yaptırılan bina, tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işleri için asgari işçilik araştırması yapılması zorunludur.

Ancak gerçek kişi işverenlerden; yalnızca ortağı/yöneticisi olduğu sermaye şirketlerinden kaynaklı vergi mükellefiyeti bulunanlar, vergi mükellefiyeti gayrimenkul sermaye iradı veya menkul sermaye iradı olanlar ile basit usulde vergi mükellefi olanların, işyeri tescilinde defter tipini “Deftere Tabi Değil” olarak beyan etmeleri halinde; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla yazışma yapılarak beyanın doğrulanması, ihbar, şüphe veya şikâyet bulunmaması koşuluyla, söz konusu işler işverenin ticari, zirai veya mesleki faaliyetiyle ilgili olmayan işler kapsamında değerlendirilerek asgari işçilik araştırmasına tabi tutulmaması gerekmektedir.

Defter ve belge tutmakla yükümlü gerçek kişi işverenler tarafından yapılan ve işverenin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti ile ilgili olmayan bina; tamirat, tadilat, tesisat, güçlendirme ve yıkım işlerinde asgari işçilik araştırma işlemi yapılmaması, ayrıca işverenin Kuruma borcunun bulunmaması, ihbar, şüphe veya şikâyetin olmaması halinde işyeri dosyasının kanun kapsamından çıkarılması/İZ işleminin yapılması gerekmektedir.

Örnek 1– Ticari işletme sahibi gerçek kişi olan ve araç satışı ile iştigal eden RK’nın araç satış firmasında yapılan tadilat işi için asgari işçilik araştırma işlemi yapılması gerekmektedir. Aynı kişinin yayla evinde yapılan tadilat işi için ise asgari işçilik araştırma işlemi yapılmaması, ayrıca işverenin Kuruma borcunun bulunmaması, ihbar, şüphe veya şikâyetin olmaması halinde işyeri dosyasının kanun kapsamından çıkarılması/İZ işleminin yapılması gerekmektedir.

Örnek 2- Serbest meslek erbabı gerçek kişi olan avukat ADK’nın ofisinde yapılan tadilat işi için asgari işçilik araştırma işlemi yapılması gerekmektedir. Aynı kişinin ikamet ettiği şahsi konutunda yapılan tadilat işi için ise asgari işçilik araştırma işlemi yapılmaması, ayrıca işverenin Kuruma borcunun bulunmaması, ihbar, şüphe veya şikâyetin olmaması halinde işyeri dosyasının kanun kapsamından çıkarılması/İZ işleminin yapılması gerekmektedir.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Dr. Raci KAYA

Kurum Başkanı




YMM Odaları Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 14 Ocak 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33137 Tür..

 

 

 

YMM Odaları Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

14 Ocak 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33137

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinden:

MADDE 1- 21/2/1990 tarihli ve 20440 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Oda Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündemi ile ilk toplantıda yeterli çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantının yeri, günü, saati ve gündemi, ilk toplantı tarihinden en az 10 gün öncesinden Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Odanın resmi internet sitesinde ilan edilir.”

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve üye kayıt defteri, çalışanlar listesi defteri” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, ikinci fıkrasında yer alan “Defterlerin” ibaresi “Üye kayıt defteri ve çalışanlar listesi defteri dahil, sair tasdiksiz yardımcı defterlerin” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 32 nci, 33 üncü, 36 ila 47 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5- Bu Yönetmelik hükümlerini Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetim Kurulları yürütür.




Türkiye SMMM ve YMM Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetm..

 

 

Türkiye SMMM ve YMM Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

14 Ocak 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33137

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinden:

MADDE 1- 11/6/1990 tarihli ve 20545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 14- Birlik Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündemi ile ilk toplantıda yeterli çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantının yeri, günü, saati ve gündemi, ilk toplantı tarihinden en az yirmi gün önce tirajı yüzbinin üzerinde olan bir gazetede ilan edilir ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulur.”

MADDE 2- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetim Kurulu yürütür.




Türkiye SMMM ve YMM Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğinde…

 

 

Türkiye SMMM ve YMM Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik

Mevzuatın Adı: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

14 Ocak 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33137

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinden:

MADDE 1- 23/6/2018 tarihli ve 30457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğine aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen eğitim yükümlülüklerini tamamlamamış olanlar, bu maddeyi ihdas eden Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yıl içerisinde eksik kalan kredilerini tamamlamaları halinde, eğitim yükümlülüklerini süresinde tamamlamış kabul edilirler.”

MADDE 2- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Yönetmelik hükümleri Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetim Kurulu tarafından yürütülür.