2026 Yılı Vergi Takvimi Yayımlandı: Beyan, Ödeme, Bildirim ve e-Defter Berat Süreleri

2026 Yılı Vergi Takvimi Yayımlandı: Beyan, Ödeme, Bildirim ve e-Defter Berat Süreleri Mükelleflerimizin; vergi türlerine göre beyan ve ödeme süreleri,..

 

 

2026 Yılı Vergi Takvimi Yayımlandı: Beyan, Ödeme, Bildirim ve e-Defter Berat Süreleri

2026 Yılı Vergi Takvimi Yayımlandı: Beyan, Ödeme, Bildirim ve e-Defter Berat Süreleri

Mükelleflerimizin; vergi türlerine göre beyan ve ödeme süreleri, bildirimlerin verilme süreleri ile elektronik defter beratlarının yüklenme süreleri gibi vergisel yükümlülüklerini takip edebilmesi amacıyla hazırlanan “2026 Yılı Vergi Takvimi” Başkanlığımız internet sayfasında pdf formatında ve aylık dönemler olarak kullanıma sunulmuştur.

2026 Yılı Vergi Takvimindeki süreler, resmi tatil günleri ve mali tatil dikkate alınarak hazırlanmıştır.

2026 Yılı Vergi Takvimine ulaşmak için tıklayınız
Aylık Vergi Takvimine ulaşmak için tıklayınız

Kaynak: GİB




2026 Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

2026 Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 2026 Takvim Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlara İl…

 

 

2026 Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

2026 Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

2026 Takvim Yılı Defter İşlemlerine Yönelik Dikkat Edilmesi Gereken Hususlara İlişkin Kullanım Kılavuzu

(01.01.2026 Tarihinden İtibaren Yapılması Gereken İşlemler)

1-) 2026 Takvim Yılına İlişkin Karşılama Ekranına Yönelik İşlemler

Sistem Yönetimi “Defter İşlemleri” menüsünde yer alan “2026 Yılı Defterlerinin” aktif duruma getirilmesi için sicil kayıtlarından hareketle oluşan “2026 Yılı Karşılama Ekranına” onay verilmesi gerekmektedir. “2026 Yılı Karşılama Ekranına” onay verilmeden doğrudan “2025” yılı seçeneği ile devam edilmesi de mümkündür. Ancak 2026 takvim yılına ilişkin gelir ve gider kayıtları işlemlerinin gerçekleşmesi için “2026 Yılı Karşılama Ekranına” mutlaka onay verilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

2-) Entegratör Firmaları Aracılığı İşlem Yapacak Mükelleflere İlişkin Karşılama Ekranına Yönelik İşlemler

2026 takvim yılına ilişkin gelir ve gider kayıtlarını entegratör firmalar aracılığı ile göndermeyi tercih edecek kullanıcıların öncelikle portal.defterbeyan.gov.tr adresine giriş yaparak “2026 Yılı Karşılama Ekranına ”onay vermeleri gerekmektedir. Karşılama ekranına onay verilmeden muhasebe yazılımları aracılığı ile 2026 takvim yılına ilişkin gelir ve gider kaydı gönderilmesi mümkün değildir.

3-) İşletme Hesabı Esasından Bilanço (e- Defter) Esasına Geçiş Yapacak Mükelleflere Yönelik İşlemler

İşletme hesabı esasına göre defter tutmakta iken 2026 takvim yılından itibaren bilanço (e-Defter) esasına göre defter tutacak mükelleflerin, 1.1.2026 tarihinden itibaren portal.defterbeyan.gov.tr adresine giriş yaparak sicil kayıtlarından hareketle oluşan “2026 Yılı Karşılama Ekranına” onay vermeleri ve “Sistem Yönetimi → Defter İşlemleri → 2026 Yılı → İşletme Defteri → İşlem Yap” adımlarını uygulayarak “2026 Yılına İlişkin Bilanço Geçiş (e-Defter)” işlemlerini tamamlamaları gerekmektedir. Bilanço (e-Defter) geçiş adımlarını uygulayacak kullanıcıların mutlaka defter yılını kontrol ederek işlem yapması önem arz etmektedir.

Tamamı İçin Tıklayınız

Kaynak: Defter Beyan Sistemi / GİB




2026 Yılı Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi

31 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33124 Adalet Bakanlığından: Amaç MADDE 1- (1) Bu Tarifenin amacı, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muha..

 

 

2026 Yılı Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi

31 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33124

Adalet Bakanlığından:

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Tarifenin amacı, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen uzlaştırmacılara ödenecek meblağ ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Tarife Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca uzlaştırmacılara ödenecek meblağı kapsar.

Dayanak

MADDE 3- (1) Bu Tarife, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 41 inci maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Uzlaştırma ücretinin sınırları

MADDE 4- (1) Uzlaştırma ücreti, uzlaştırmacının şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıklarını değerlendirmede ve tarafları uzlaştırmadaki becerisi, süreçte gösterdiği gayret, taraf sayısı, uyuşmazlığın kapsam ve niteliği dikkate alınarak bu Tarifede gösterilen alt ve üst sınırlar arasında belirlenir.

(2) Birden fazla uzlaştırmacının görevlendirildiği hâllerde uzlaştırma ücreti bu kişilere ayrı ayrı ve eşit olarak ödenir.

Uzlaştırma ücretinin ödenmesi

MADDE 5- (1) Görevlendirilen uzlaştırmacı için belirlenen ücret, uzlaşmanın teklif aşamasında olumsuz sonuçlanması hâlinde teklif formu ve eklerinin tesliminden, teklifin kabulü hâlinde ise uzlaştırma süreci sonunda düzenlenecek raporun ibrazından sonra makûl süre içinde uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından sarf kararı ile ödenir.

Uzlaştırmacı giderleri

MADDE 6- (1) 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca mutat olan taşıta göre yapılan zorunlu yol giderleri dâhil olmak üzere masraflar, 8 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde belirlenen miktarın alt sınırını geçmeyecek şekilde uzlaştırmacıya ayrıca ödenir.

Uygulanacak tarife

MADDE 7- (1) Uzlaştırma ücretinin takdirinde uzlaştırma raporunun tamamlandığı tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.

Tarife

MADDE 8- (1) Bu Tarifeye göre verilecek uzlaştırmacı ücretleri aşağıda gösterilmiştir:

a) Uzlaştırma sürecinin teklif aşamasında olumsuz sonuçlanması hâlinde; 1.158,00-1.738,00 TL,

b) Uzlaştırma sürecinin olumlu sonuçlanması halinde;

1) 2-3 kişinin uzlaştırılması durumunda 3.486,00-4.664,00 TL,

2) 4-6 kişinin uzlaştırılması durumunda 4.664,00-5.822,00 TL,

3) 7-9 kişinin uzlaştırılması durumunda 5.822,00-6.991,00 TL,

4) 10 ve daha fazla kişinin uzlaştırılması durumunda 6.991,00-8.159,00 TL,

c) Uzlaştırma sürecinin olumsuz sonuçlanması hâlinde;

1) 2-3 kişinin taraf olması durumunda 1.738,00-2.317,00 TL,

2) 4-6 kişinin taraf olması durumunda 2.317,00-2.906,00 TL,

3) 7-9 kişinin taraf olması durumunda 2.906,00-3.486,00 TL,

4) 10 ve daha fazla kişinin taraf olması durumunda 3.486,00-4.065,00 TL,

arasında ücret ödenir.

Yürürlük

MADDE 9- (1) Bu Tarife yayımı tarihinde yürürlüğe girer.




2026 Yılı MTV, Damga Vergisi, Maktu Damga Vergisi ve Harç Tutarlarının Yeniden Değerleme Oranları

Mevzuatın Adı: 2026 Yılında Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarlarına Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı, Her Bir Kağıttan Alınacak Damga Vergisine İlişki…

 

 

2026 Yılı MTV, Damga Vergisi, Maktu Damga Vergisi ve Harç Tutarlarının Yeniden Değerleme Oranları

Mevzuatın Adı: 2026 Yılında Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarlarına Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı, Her Bir Kağıttan Alınacak Damga Vergisine İlişkin Üst Sınıra Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı ile Maktu Damga Vergisi ve Harç Tutarlarının Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar (Karar Sayısı: 10783)

31 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33124

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 10783

2026 yılında motorlu taşıtlar vergisi tutarlarına uygulanacak yeniden değerleme oranı, her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınıra uygulanacak yeniden değerleme oranı ile maktu damga vergisi ve harç tutarlarının yeniden belirlenmesi hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına; 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 10 uncu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14 üncü ve mükerrer 30 uncu maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesi gereğince karar verilmiştir.

30 Aralık 2025

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

30/12/2025 TARİHLİ VE 10783 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) 2025 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı, 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinde yer alan (I) sayılı tarife, 6 ncı maddesinde yer alan (II) ve (IV) sayılı tarifeler ve geçici 8 inci maddesinde yer alan (I/A) sayılı tarifede bulunan taşıtlar için, 2026 yılında motorlu taşıtlar vergisi tutarlarına uygulanmak üzere % 18,95 olarak belirlenmiştir.

MADDE 2– (1) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun;

a) 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2025 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı, her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınıra uygulanmak üzere % 18,95 olarak belirlenmiştir.

b) Mükerrer 30 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlar için 2025 yılında uygulanan maktu vergi tutarları, 2025 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı da dikkate alınmak suretiyle % 18,95 oranında artırılmıştır.

MADDE 3– (1) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan ve uygulanmakta olan maktu harç tutarları (maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), 2025 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı da dikkate alınmak suretiyle % 18,95 oranında artırılmıştır.

MADDE 4– (1) Bu Karar 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5– (1) Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




Gelir Vergisi Sirküleri/100 – GİB’ten Basit Usul Uygulamasına Nüfus Kriteri

Gelir Vergisi Sirküleri/100 T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Vergisi Sirküleri/100 Konusu : 10679 sayılı Cumhurbaşkanı K…

 

 

Gelir Vergisi Sirküleri/100 – GİB’ten Basit Usul Uygulamasına Nüfus Kriteri

Gelir Vergisi Sirküleri/100

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Gelir Vergisi Sirküleri/100

Konusu : 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uygulanması
Tarihi : 29/12/2025
Sayısı : GVK-100/2025-1
İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 46, 47, 48 ve 51
İlgili olduğu kazanç türleri : Gerçek ve Basit Usulde Ticari Kazançlar
 
 
1. Giriş

11/12/2025 tarihli ve 33104 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 10/12/2025 tarihli ve 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 9/9/2025 tarihli ve 33012 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre;

-Nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler ile

-Nüfusu 30.000’in üzerinde olan ilçelerde bulunmakla birlikte (şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar hariç) 5216 sayılı Kanun ve 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen belde belediyeleri ve köyler hariç olmak üzere,

bazı faaliyetlerde bulunan mükelleflerin ticari kazançlarının gerçek usulde vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların açıklanması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Yasal düzenleme

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 51 inci maddesinde;

“Aşağıda yazılı olanlar, basit usulden faydalanamazlar:

12. Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler.”

hükmü yer almaktadır.

193 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 10/12/2025 tarihli ve 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Karar aşağıdaki gibidir.

MADDE 1- (1) Büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler ile (f) bendi dışındaki faaliyetler bakımından 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen belde belediyeleri ve köyler hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunan mükellefler gerçek usulde vergilendirilirler.

a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,

b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir işyeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç),

c)İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,

ç) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,

d) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,

e) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,

f) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar.

MADDE 2- (1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre götürü usulde vergilendirilen mükellefler hakkındaki 12/1/1995 tarihli ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3- (1) Bu Karar 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- (1) Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.”

10/12/2025 tarihli ve 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının kapsamı

193 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde basit usulden faydalanamayacak mükellefler bentler halinde sayılmış olup bu maddede sayılan mükelleflerin ticari kazançları, basit usule tabi olmaya ilişkin genel ve özel şartları taşısalar dahi hiçbir şekilde basit usulde tespit edilemez. Mezkûr maddenin birinci fıkrasının (12) numaralı bendinde, Cumhurbaşkanına gerçek usulde vergilendirilecek mükellefleri belirleme konusunda yetki verilmiş olup söz konusu yetkiye istinaden yayımlanan 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı mükellefler gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmış, 10/12/2025 tarihli ve 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla da söz konusu Kararda değişiklik yapılmıştır.

Büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler ile (f) bendi dışındaki faaliyetler bakımından 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen belde belediyeleri ve köyler hariç olmak üzere;

a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,

b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir işyeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç),

c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,

ç) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,

d) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,

e) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,

f) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar

1/1/2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında olan yerlerde öteden beri işe devam eden mükellefler ile yeni işe başlayan mükelleflerden yukarıda sayılan konularda faaliyette bulunanların ticari kazançları, basit usulden yararlanmaya ilişkin şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın gerçek usulde tespit edilecektir.

Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler hariç olmak üzere, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’in üzerinde olan ilçelerde, 5216 sayılı Kanun ve 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen belde belediyeleri ve köylerde faaliyette bulunan mükellefler basit usule tabi olmaya ilişkin genel ve özel şartları taşımaları kaydıyla basit usulden yararlanabileceklerdir.

10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca nüfus tespit işlemi ve yapılacak işlemler

Büyükşehir belediyesi olan illerde faaliyette bulunan basit usule tabi mükelleflerin 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, vergi dairelerince her takvim yılının Ocak ayı itibarıyla;

a) Yetki alanında bulunduğu ilçenin nüfusunun, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre 30.000’in üzerinde olup olmadığı,

b) Yetki alanında bulunduğu ilçenin nüfusu bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre 30.000’in üzerinde olmakla birlikte, bu ilçelerde bulunan veya 5216 sayılı Kanun ile 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak belde belediyesi ve köyden mahalleye dönüşen yerlerden olup olmadığı ile bu yerlerin nüfusunun 2.000’i geçip geçmediği

tespit edilecektir.

Örneğin, Denizli ili Acıpayam ilçesinde lokanta işletmeciliği faaliyetinde bulunmakta olan mükellef (A)’nın ticari kazancı öteden beri basit usulde tespit edilmektedir. 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca 2026 yılında mükellef (A)’nın ticari kazancı dolayısıyla basit usule mi yoksa gerçek usule mi tabi olacağı, bir önceki takvim yılının son günü (31/12/2025) tarihi itibarıyla TÜİK tarafından yayımlanmış olan 2024 yılı kesin verilerine göre tespit edilecektir.

Vergi daireleri tarafından yapılan nüfus tespit işlemi sonucunda;

a) İlçe nüfusunun 30.000’i geçmemesi halinde 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında yer alan faaliyetlerde bulunan mükelleflerin ticari kazançlarının, şartları dahilinde basit usulde tespit edilmesine devam edilecektir.

b) Nüfusu 30.000’in üzerinde olan ilçelerde, 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında yer alan faaliyetlerde bulunan basit usule tabi gelir vergisi mükellefleri, takvim yılı başı itibarıyla gerçek usule geçirilecektir. Ancak, nüfusu 30.000’in üzerinde olan ilçelerde bulunmakla birlikte, 5216 sayılı Kanun ve 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak belde belediyesi veya köyden mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen mahallelerde faaliyette bulunan mükelleflerin, basit usule tabi olmaya ilişkin genel ve özel şartları taşımaları halinde bu faaliyetten elde ettikleri ticari kazançları basit usulde tespit edilmeye devam edilecektir.

c) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin gerçek usulde vergilendirilip vergilendirilmeyeceğinin belirlenmesinde sadece ilçe nüfusunun 30.000’i geçip geçmediğine bakılacak olup şehir iç yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunulan yerin belde belediyesinden veya köyden mahalleye dönüşmüş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Büyükşehir belediyesi olan illerde yer alan ilçelerin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan son verilere göre nüfus bilgilerine ilişkin liste ile 5216 sayılı Kanun ve 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak belde belediyesi veya köyden mahalleye dönüşen yerlerin listesi bu sirküler ekinde yer almaktadır. 5216 sayılı ve 6360 sayılı Kanun kapsamında mahalleye dönüşen yerlerin nüfuslarına ilişkin liste ise Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinin (https://www.gib.gov.tr) “Yararlı Bilgiler” bölümünde yer almakta olup güncel veriler dikkate alınarak gerekli işlemler yapılacaktır.

Öte yandan söz konusu listelerde yer alan verilerde tereddüt hasıl olması durumunda, vergi daireleri tarafından ilgili kurum ve kuruluşlarla irtibata geçilmek suretiyle gerekli tespit ve teyit işleminin yapılması gerekmektedir.

Yapılan tespitler sonucunda gerçek usule geçmesi gereken mükelleflerin mükellefiyet tesisi işlemleri vergi dairelerince yapılacaktır.

Büyükşehir belediyesi olan illerde faaliyette bulunan mükelleflerin ticari kazançlarının basit usulde tespit edilip edilmeyeceği, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan son verilere göre her yıl yeniden değerlendirilecektir.

İlçe veya mahalle nüfusundaki değişikliklerin mükellefiyete etkisi

10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca ticari kazancı gerçek usulde tespit edilen mükelleflerin, faaliyette bulundukları ilçenin veya mahallenin nüfusunun bu Kararda belirtilen sınırın altına düşmesi halinde, söz konusu mükelleflerin;

a) Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı şartları topluca taşıması,

b) Arka arkaya iki hesap dönemi iş hacminin Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yazılı hadlerden düşük gerçekleşmiş olması

durumunda, Ocak ayının başından otuz birinci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine yazılı olarak başvurmaları kaydıyla ilgili takvim yılının başından itibaren basit usule geçmeleri mümkün bulunmaktadır.

Gerçek usulden basit usule geçiş işlemine ilişkin detaylı açıklamalar 283 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 3 üncü bölümünde ve 93 sıra no.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılmıştır.

Diğer hususlar

456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre; ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar (Kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) elektronik tebligat adresi edinmek zorundadırlar.

Elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan gerçek kişilerin (gelir vergisi mükellefleri) Gelir İdaresi Başkanlığı Dijital Vergi Dairesi (https://dijital.gib.gov.tr/) üzerinden veya e-Devlet üzerinden elektronik ortamda e-Tebligat kayıt işlemlerini yapmaları ya da 456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan “Elektronik Tebligat Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)”ni doldurarak kendileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bizzat vermeleri de mümkündür.

Bu kapsamda 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca ticari kazancı gerçek usulde tespit edilecek mükelleflerin, 2 Şubat 2026 tarihine kadar yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda elektronik tebligat adresi edinmeleri ve elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlamaları için Dijital Vergi Dairesi veya e-Devlet üzerinden elektronik ortamda veya bağlı oldukları vergi dairelerine yukarıda açıklandığı şekilde bizzat başvurmaları gerekmektedir.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı

Ekler:

Ek 1: 30 Büyükşehirde yer alan ilçelerin nüfuslarına ilişkin liste

Ek 2: 5216 ve 6360 sayılı Kanun kapsamında belde belediyesi ve köyden mahalleye dönüşen yerlerin listesi (02.01.2026 tarihinde güncel liste yayımlanacaktır.)

 




2025 Yılı Faaliyet Dönemine İlişkin Sürdürülebilirlik Raporlarının Hazırlanmasında Uygulanacak Muafiyetler

Mevzuatın Adı: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 25/12/2025 Tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/38488] Sayılı Kararı Kamu Gözeti..

 

 

2025 Yılı Faaliyet Dönemine İlişkin Sürdürülebilirlik Raporlarının Hazırlanmasında Uygulanacak Muafiyetler

Mevzuatın Adı: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 25/12/2025 Tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/38488] Sayılı Kararı

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

KURUL KARARI

Karar No: 75935942-050.01.04-[01/38488]

Karar Tarihi: 25/12/2025

Konu: 2024 Yılı Raporlama Döneminde İlk Kez TSRS’lere Uygun Olarak Sürdürülebilirlik Raporlaması Yapan İşletmelerin, 2025 Yılı Faaliyet Dönemine İlişkin Sürdürülebilirlik Raporlarının Hazırlanmasında Uygulanacak Muafiyetler

29 Aralık 2023 tarihli ve 32414 (1.M) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 21632 sayılı Kurul Kararıyla yürürlüğe giren Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), 1/1/2024 tarihinde veya sonrasında başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

TSRS 1 Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler Standardının E4, E5 ve E6 (b) paragraflarındaki ilk yıllık raporlama dönemine ilişkin geçiş muafiyetlerinin, 2024 yılı raporlama döneminde ilk kez TSRS’lere uygun olarak sürdürülebilirlik raporlaması yapan işletmeler için bir yıl süreyle uzatılmasına,

oy birliğiyle karar verilmiştir.




1567 Sayılı Kanun İle Düzenlenen Ücret Tutarları

T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI FİNANSAL PİYASALAR VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1567 SAYILI TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN İLE DÜZENLENE…

 

 

1567 Sayılı Kanun İle Düzenlenen Ücret Tutarları

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

FİNANSAL PİYASALAR VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

1567 SAYILI TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN İLE DÜZENLENEN ÜCRET TUTARLARI HAKKINDA DUYURU

Bilindiği üzere 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu madde uyarınca tahsil edilecek ücretler vergi dairelerine yatırılır. Ücret tutarları, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle alınır.” hükmü düzenlenmiştir.

1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında ise “Bakanlık her yıl Aralık ayı sonuna kadar takip eden takvim yılı başından geçerli olacak ücretleri Bakanlığın internet sitesinde yayımlar.” hükmü yer almaktadır.

Bu kapsamda, 27.11.2025 tarihli ve 33090 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:585) ile 2026 yılı için uygulanacak yeniden değerleme oranı %25,49 olarak tespit edilmiş olup, 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a ekli ücret tarifesinde düzenlenen tutarlar, anılan Kanun’un 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 01.01.2026 tarihi ve sonrasında yapılacak başvurular1 için aşağıdaki tablolarda açıklanan şekilde uygulanacaktır.

Kamuoyuna duyurulur.

(1) Başvuru tarihinin belirlenmesinde 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.

(1) SAYILI ÜCRET TARİFESİ

  Ticari amaçla döviz alım satımında bulunmak üzere bu Kanun kapsamında faaliyet iznine tabi anonim şirketlerden alınacak ücretler Ücret Tutarı
(1) Şube açma yetkisini haiz ise;  
a) 1 numaralı faaliyet bölgesi 32.511.196,26 TL
b) 2 numaralı faaliyet bölgesi 27.092.663,55 TL
c) 3 numaralı faaliyet bölgesi 21.674.130,84 TL
ç) 4 numaralı faaliyet bölgesi 16.255.598,13 TL
(2) Şube açma yetkisini haiz değil ise;  
a) 1 numaralı faaliyet bölgesi 29.801.929,91 TL
b) 2 numaralı faaliyet bölgesi 24.383.397,20 TL
c) 3 numaralı faaliyet bölgesi 18.964.864,49 TL
ç) 4 numaralı faaliyet bölgesi 13.546.331,78 TL
(3) Şube açma yetkisini haiz olanların şube açma izni başvurusu için;  
a) 1 numaralı faaliyet bölgesi 18.061.775,70 TL
b) 2 numaralı faaliyet bölgesi 14.449.420,56 TL
c) 3 numaralı faaliyet bölgesi 10.837.065,42 TL
ç) 4 numaralı faaliyet bölgesi 7.224.710,28 TL

(2) SAYILI ÜCRET TARİFESİ

    Ücret Tutarı
(1) Borsa İstanbul Anonim Şirketi Kıymetli Madenler Piyasasında üye olarak kıymetli madenlere ilişkin faaliyet göstermek üzere verilecek faaliyet izinlerinde alınacak ücret

36.123.551,40 TL

(3) SAYILI ÜCRET TARİFESİ

    Ücret Tutarı
(1) Kıymetli maden rafinaj faaliyetlerinde bulunmak üzere verilecek faaliyet izinlerinde alınacak ücret (her bir üretim yeri ve her bir kıymetli maden türü için ayrı ayrı olmak üzere)

50.572.971,96 TL




Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 49)

30 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33123 Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

 

 

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 49)

30 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33123

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlangıç Hükümleri

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin; 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca verilen gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmeleri ile 5520 sayılı Kanunda düzenlenen yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin işlemlerinin yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz şartına bağlanması, ayrıca bu raporlara ilişkin usul ve esaslarının belirlenmesidir.

Mevzuat düzenlemeleri

MADDE 2- (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesinde;

“Hazine ve Maliye Bakanlığı:

  1. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,
  2. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,

Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

hükmü ile,

1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Yeminli malî müşavirlerin tasdik edecekleri belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esaslar; gerçek ve tüzelkişilerin mükellefiyet şekilleri, iş kolları ve ciroları, döviz kazandırıcı işlemleri, ithalat ve ihracatları, yatırımın miktarları ve nevileri ile belgelerin ibraz edileceği merciler esas alınmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”

hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hükümlerin verdiği yetkiye istinaden 2/1/1990 tarihli ve 20390 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları ve Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 7 nci maddesinin (A) bendi ile gelir vergisi yönünden yıllık gelir vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ve bildirimler, (B) bendi ile kurumlar vergisi yönünden yıllık kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ve bildirimler, (G) bendi ile ise mali mevzuatta yer alan teşvik, indirim, istisna ve muafiyetler ile ilgili işlemler tasdik kapsamına alınmış olup anılan maddenin son fıkrasında da;

“Tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlıkça çıkartılacak tebliğlerle belirlenir. Yukarıda belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Bakanlıkça tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirler bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamazlar.”

düzenlemesine yer verilmiştir.

İKİNCİ BÖLÜM

Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulamalarına İlişkin Tasdik

Tasdikin amacı

MADDE 3- (1) Gelir vergisi istisna, indirim ve uygulamalarına ilişkin yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdikin amacı, mükelleflerin 193 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında yıllık gelir vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmeleri için defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ile gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığının, hesaplamaların doğru beyan edilip edilmediğinin, istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin belirtilen şartları sağlayıp sağlamadıklarının, hasılat veya kazançların ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde ve sürede elde edilip edilmediğinin tespit edilerek istisna, indirim ve uygulama nedeniyle vergi dışı tutulan işlemlerin ve tutarların belirlenmesidir.

Tasdikin kapsamı

MADDE 4- (1) Gelir vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında gelir vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin aşağıdaki işlemlerini, yeminli mali müşavirlere tasdik ettirmeleri zorunluluğu getirilmiştir.

(2) Birinci ve üçüncü fıkralar uyarınca tasdik zorunluluğu getirilen istisna, indirim ve uygulamalar aşağıdaki gibidir:

(3) 193 sayılı Kanun uyarınca, vergilendirme dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerin 2025 takvim yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerine, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerin ise 2025 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen özel hesap dönemlerine uygulanmak üzere; mükelleflerin verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamesinin ilgili satırında beyan ettikleri;

a) Beyannamenin (Beyanname Düzenleme Programı-BDP) “Beyan Edilecek Gelirden İndirim” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler” satırı ile “İstisna Edilen Kazançlara İlişkin Bildirim” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İstisnalar” satırı dışında; beyannamede müstakil satırı bulunan ve ikinci fıkrada sayılan her biri itibarıyla 500.000 Türk Lirasını aşan istisna ve indirimlerinin,

b) (a) bendinde belirtilen her bir istisna ve indirimin, aynı bentte belirlenen tutarı aşmaması ancak birden fazla istisna ve indirim toplamının 1.000.000 Türk Lirasını aşması halinde tümünün,

c) Beyannamenin gerek “Beyan Edilecek Gelirden İndirim” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler” satırına, gerekse “İstisna Edilen Kazançlara İlişkin Bildirim” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İstisnalar” satırına yazılan tutarın 1.000.000 Türk Lirasını aşması ya da bu iki satıra yazılan tutarların toplamının yine aynı tutarı aşması halinde istisna ve indirimlerin tümünün,

ç) (a) ve (c) bentlerinde belirtilen satırlara yazılan tutarların toplamının 1.000.000 Türk Lirasını aşması halinde tümünün,

d) 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamındaki indirimli gelir vergisi uygulamasında ise tutar sınırı olmaksızın vergi indiriminin,

ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunun yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporu ile tasdik edilmesi zorunludur.

(4) Bakanlığımızca farklı bir tutar belirlenmediği takdirde, üçüncü fıkrada belirlenen tutarlar izleyen yıllarda, her yıl yeniden değerleme oranının yarısı oranında artırılmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenen tutarın 10.000 Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

(5) Üçüncü fıkrada belirlenen tutarları aşmayan veya tasdiki zorunlu olmayan istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanan mükellefler diledikleri takdirde, bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, işlemlerini yeminli mali müşavirlere tasdik ettirebilirler.

Gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları

MADDE 5- (1) Mükelleflerin, istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları ile tasdik edilecektir.

(2) Bu Tebliğ uyarınca tasdiki zorunlu işlemlere ilişkin düzenlenen tasdik raporlarının ilgili takvim yılı gelir vergisi beyannamesi ile birlikte veya bu beyannamenin verilme süresinin bitimini takip eden iki ay içerisinde, 1/6/2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Genel Tebliğ (Sıra No: 1) ile bu konudaki diğer düzenlemeler uyarınca dijital vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.

(3) Yıllık gelir vergisi beyannameleri ve eklerinin tasdikine ilişkin (tam tasdik) sözleşme düzenleyerek beyannamelerini tasdik ettiren mükelleflerin, haklarında düzenlenecek tam tasdik raporlarının ayrı bir bölümünde söz konusu indirim, istisna veya uygulamalara ilişkin bu Tebliğ ekindeki rapor dispozisyonunda yer alan hususlara yer verilmesi şartıyla tasdik kapsamındaki işlemleri için ayrıca rapor ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır.

Gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarında bulunması gereken asgari bilgiler

MADDE 6- (1) Yeminli mali müşavirlerce düzenlenecek gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının, mükelleflerin ilgili dönem beyannamesine ilişkin bilgileri de içermesi kaydıyla aşağıdaki hususları ihtiva etmesi gerekir:

a) Yasal defterlerin tasdikine ilişkin bilgiler; defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ve gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı.

b) İstisna, indirim ve uygulamalara ilişkin mevzuat ile mükelleflerin bu hususlardan yararlanacak şartları sağlayıp sağlamadığı ve ana sözleşmesindeki buna ilişkin bilgiler ile söz konusu indirim ve istisnalara yönelik hesaplamaların doğru beyan edilip edilmediği.

c) İstisna, indirim ve uygulamalara konu olan hasılat veya kazançların ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde ve sürede elde edilip edilmediği.

ç) Söz konusu harcama, maliyet, hasılat ve kazançların gerçek tutarlarının ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde belgelendirilip belgelendirilmediği, doğru olarak tespit edilip edilmediği, gerektiği hallerde istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanacaklara verilecek payların dikkate alınıp alınmadığı.

d) 193 sayılı Kanun, gelir vergisi genel tebliğleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığı.

(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan tespitler, konuları itibarıyla raporlarda ayrı ayrı yer alır. Tasdik raporlarında ayrı başlıklar halinde istisna, indirim ve uygulamalar itibarıyla mükelleflerin yararlanacağı vergi dışı bırakılan tutarların hesaplanma şekline açık bir biçimde yer verilir.

(3) Gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları, Ek-1’i oluşturan rapor kapağı ve Ek-2’yi oluşturan rapor dispozisyonunda yer alan hususlara uygun olarak hazırlanır. Rapor içeriği itibarıyla rapor dispozisyonunda yer alan hususlar ayrı ayrı belirtilir. Bu Tebliğde (rapor dispozisyonu dâhil) sözü edilen konular, mükellefin kayıt ve belge tarih ile numaraları da belirtilmek suretiyle açıklanır. Gerekli tespitler ve inceleme kanıtları raporun eklerini oluşturur.

(4) Gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının “Sonuç” bölümünde, bu Tebliğde belirtilen konuların incelenip incelenmediği, fiili durum ile muhasebe kayıtlarının uygun olup olmadığı, istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemlerin ilgili mevzuata uygun olup olmadığı hususlarına yer verilerek istisna, indirim ve uygulama hükümlerinden yararlandırılacak tutarlar konuları itibarıyla ayrı ayrı belirtilir.

(5) Yeminli mali müşavirler, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen hususlarla ilgili olarak yapacakları incelemelerde, Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları ve Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin kanıt toplama ve denetim teknikleri ile ilgili hükümlerine uymakla yükümlüdür.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kurumlar Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulamalarına İlişkin Tasdik

Tasdikin amacı

MADDE 7- (1) Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulamalarına ilişkin yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdikin amacı, mükelleflerin 5520 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında kurumlar vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmeleri için defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ile gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığının, hesaplamaların doğru beyan edilip edilmediğinin, istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin belirtilen şartları sağlayıp sağlamadıklarının, hasılat veya kazançların ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde ve sürede elde edilip edilmediğinin tespit edilerek istisna, indirim ve uygulama nedeniyle vergi dışı tutulan işlemlerin ve tutarların belirlenmesidir.

Tasdikin kapsamı

MADDE 8- (1) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 5520 sayılı Kanun ve diğer mevzuat kapsamında kurumlar vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin aşağıdaki işlemlerini, yeminli mali müşavirlere tasdik ettirmeleri zorunluluğu getirilmiştir.

(2) Birinci ve üçüncü fıkralar uyarınca tasdik zorunluluğu getirilen istisna, indirim ve uygulamalar aşağıdaki gibidir.

(3) 5520 sayılı Kanun uyarınca, hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükelleflerin 2025 yılı ve izleyen hesap dönemlerine, özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerin ise 2025 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen özel hesap dönemlerine uygulanmak üzere; mükelleflerin verecekleri kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında beyan ettikleri;

a) Beyannamenin (Beyanname Düzenleme Programı-BDP) “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler ve İstisnalar” satırı ile “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler” satırı dışında; beyannamede müstakil satırı bulunan ve ikinci fıkrada sayılan her biri itibarıyla 500.000 Türk Lirasını aşan istisna ve indirimlerinin,

b) (a) bendinde belirtilen her bir istisna ve indirimin, aynı bentte belirlenen tutarı aşmaması ancak birden fazla istisna ve indirim toplamının 1.000.000 Türk Lirasını aşması halinde tümünün,

c) Beyannamenin gerek “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler ve İstisnalar” satırına, gerekse “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” başlıklı bölümünde yer alan “Diğer İndirimler” satırına yazılan tutarın 1.000.000 Türk Lirasını aşması ya da bu iki satıra yazılan tutarların toplamının yine aynı tutarı aşması halinde istisna ve indirimlerin tümünün,

ç) (a) ve (c) bentlerinde belirtilen satırlara yazılan tutarların toplamının 1.000.000 Türk Lirasını aşması halinde tümünün,

d) 5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin altı, yedi ve sekizinci fıkraları kapsamındaki kurumlar vergisi oranının indirimli uygulamalarında, yararlanılan toplam vergi indiriminin 200.000 Türk Lirasını aşması halinde tümünün,

e) 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamındaki indirimli kurumlar vergisi uygulaması ile aynı Kanunun ek 1 ila ek 13 ve geçici 17 nci maddeleri kapsamındaki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamasında ise tutar sınırı olmaksızın hesaplanan tutarların,

ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunun yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen tasdik raporu ile tasdik edilmesi zorunludur.

(4) Bakanlığımızca farklı bir tutar belirlenmediği takdirde, üçüncü fıkrada belirlenen tutarlar izleyen yıllarda, her yıl yeniden değerleme oranının yarısı oranında artırılmak suretiyle hesaplanır. Bu şekilde belirlenen tutarın 10.000 Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

(5) Üçüncü fıkrada belirlenen tutarları aşmayan veya tasdiki zorunlu olmayan istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanan mükellefler diledikleri takdirde, bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, işlemlerini yeminli mali müşavirlere tasdik ettirebilirler.

(6) 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunlara ait müesseselerin, bu Tebliğ kapsamındaki işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunun yeminli mali müşavirlere tasdik ettirilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır.

Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları

MADDE 9- (1) Mükelleflerin, istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları ile tasdik edilecektir.

(2) Bu Tebliğ uyarınca tasdiki zorunlu işlemlere ilişkin düzenlenen tasdik raporlarının ilgili hesap döneminin kurumlar vergisi beyannamesi ile birlikte veya bu beyannamenin verilme süresinin bitimini takip eden iki ay içerisinde, Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Genel Tebliğ (Sıra No:1) ile bu konudaki diğer düzenlemeler uyarınca dijital vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.

(3) 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendindeki istisna için düzenlenen tasdik raporlarının ilgili hesap döneminin kurumlar vergisi beyannamesi ile birlikte veya bu beyannamenin verilme süresinin bitimini takip eden üç ay içerisinde dijital vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.

(4) Kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerinin tasdikine ilişkin (tam tasdik) sözleşme düzenleyerek beyannamelerini tasdik ettiren mükelleflerin, haklarında düzenlenecek tam tasdik raporlarının ayrı bir bölümünde söz konusu indirim, istisna veya uygulamalara ilişkin bu Tebliğ ekindeki rapor dispozisyonunda yer alan hususlara yer verilmesi şartıyla, tasdik kapsamındaki işlemleri için ayrıca rapor ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır.

Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarında bulunması gereken asgari bilgiler

MADDE 10- (1) Yeminli mali müşavirlerce düzenlenecek kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının, mükelleflerin ilgili dönem beyannamesine ilişkin bilgileri de içermesi kaydıyla aşağıdaki hususları ihtiva etmesi gerekir:

a) Yasal defterlerin tasdikine ilişkin bilgiler; defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ve gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı.

b) İstisna, indirim ve uygulamalara ilişkin mevzuat ile mükelleflerin bu hususlardan yararlanacak şartları sağlayıp sağlamadığı ve ana sözleşmesindeki buna ilişkin bilgiler ile söz konusu indirim ve istisnalara yönelik hesaplamaların doğru beyan edilip edilmediği.

c) İstisna, indirim ve uygulamalara konu olan hasılat veya kazançların ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde ve sürede elde edilip edilmediği.

ç) Söz konusu harcama, maliyet, hasılat ve kazançların gerçek tutarlarının ilgili mevzuatın öngördüğü biçimde belgelendirilip belgelendirilmediği, doğru olarak tespit edilip edilmediği, gerektiği hallerde istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanacaklara verilecek payların dikkate alınıp alınmadığı.

d) 5520 sayılı Kanun, 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No:1) ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığı.

(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan tespitler, konuları itibarıyla raporlarda ayrı ayrı yer alır. Tasdik raporlarında ayrı başlıklar halinde istisna, indirim ve uygulamalar itibarıyla mükelleflerin yararlanacağı vergi dışı bırakılan tutarların hesaplanma şekline açık bir biçimde yer verilir.

(3) Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları, Ek-1’i oluşturan rapor kapağı ve Ek-2’yi oluşturan rapor dispozisyonunda yer alan hususlara uygun olarak hazırlanır. Rapor içeriği itibarıyla rapor dispozisyonunda yer alan hususlar ayrı ayrı belirtilir. Bu Tebliğde (Rapor dispozisyonu dâhil) sözü edilen konular, mükellefin kayıt ve belge tarih ile numaraları da belirtilmek suretiyle açıklanır. Gerekli tespitler ve inceleme kanıtları raporun eklerini oluşturur.

(4) Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının “Sonuç” bölümünde, bu Tebliğde belirtilen konuların incelenip incelenmediği, fiili durum ile muhasebe kayıtlarının uygun olup olmadığı, istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemlerin ilgili mevzuata uygun olup olmadığı hususlarına yer verilerek istisna, indirim ve uygulama hükümlerinden yararlandırılacak tutarlar konuları itibarıyla ayrı ayrı belirtilir.

(5) Yeminli mali müşavirler, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen hususlarla ilgili olarak yapacakları incelemelerde, Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları ve Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin kanıt toplama ve denetim teknikleri ile ilgili hükümlerine uymakla yükümlüdür.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Tasdik sözleşmesi

MADDE 11- (1) Bu Tebliğ uyarınca tasdiki zorunlu işlemlere ilişkin düzenlenecek tasdik sözleşmesinin “Tasdik konusu” bölümüne, “Gelir/Kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik sözleşmesi” yazılır.

Yeminli mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğu

MADDE 12- (1) Yeminli mali müşavirler, bu Tebliğde belirtilen hususların doğruluğunu araştırarak bunlara ilişkin defter kayıtlarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını, belgelerin geçerli olup olmadığını, usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğini, kayıt nizamı ve muhasebe ilkelerine göre kaydedilip edilmediğini tespit etmek zorundadır.

(2) Yeminli mali müşavirin yapmış olduğu incelemenin amacı, istisna, indirim ve uygulamaların ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu ile bu konu ile sınırlı olmak üzere vergi matrahını oluşturan unsurların doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Bu nedenle yeminli mali müşavirler, gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanmak ve her türlü inceleme tekniklerini kullanmak zorundadır.

(3) Bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesinde aşağıdaki hususlara dikkat edilir:

a) Mal ve hizmet hareketlerinin belgeleri ile nakit hareketlerinin belgeleri, borç-alacak ilişkileri irdelenerek birbirlerini doğrulayıp doğrulamadıkları araştırılır.

b) İmalatçılarda, malın miktarı yönünden kapasite raporu ve sarf edilen ham ve yardımcı maddeler ile ambalaj malzemeleri ve uygun görülen diğer veriler de kullanılarak üretim, analitik inceleme yöntemleriyle test edilir.

c) Fatura bilgileri, gümrük çıkış beyannamelerinde ve bedelin döviz olarak Türkiye’ye getirildiğine ilişkin belgede yer alan bilgilerle mukayese edilir, miktar ve fiyat yönünden olabilecek muhtemel uyumsuzluklar tespit edilir.

ç) İşin niteliği ile işletmenin türüne göre, istisna, indirim ve uygulamaya dayanak olan belgelerin, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olup olmadığı araştırılır, şüphelenilen durumlarda ilgililerin mükellefiyet durumlarına ilişkin olarak, vergi dairelerinden ve diğer kamu idarelerinden bilgi alınarak gerekli araştırma yapılır.

d) Belgelerin hukuki geçerliliği ve gerçek durumu yansıttığı tespit edildikten sonra, ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu sağlanarak istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemler tasdik edilir.

(4) Gelir/kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporunu düzenleyen yeminli mali müşavirler, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere tasdikin doğruluğundan sorumludurlar.

(5) Yeminli mali müşavirler, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde ziyaa uğratılan vergilerden, kesilecek cezalardan ve hesaplanacak gecikme faizlerinden, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

Tasdik raporu kapsamındaki işlemlerin tasdik ettirilmemesinin sonuçları

MADDE 13- (1) Gelir/kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde, mükellefe 213 sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mühlet verilir. Tasdik raporunun bu süre içerisinde de ibraz edilmemesi halinde mükellef tasdike konu haktan yararlanamaz.

(2) Gelir/kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde ayrıca, 213 sayılı Kanunda belirtilen özel usulsüzlük cezasına yönelik hüküm tatbik edilir.

Yürürlük

MADDE 14- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ekleri için tıklayınız




Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Uygulama Genel Tebliği

26 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33119 Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan: YEREL VE KÜRESEL ASGARİ TAMAMLAYICI KURUML…

 

 

Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Uygulama Genel Tebliği

26 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33119

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

YEREL VE KÜRESEL ASGARİ TAMAMLAYICI KURUMLAR VERGİSİ UYGULAMA GENEL TEBLİĞİ

13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda düzenlenen yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi 2/8/2024 tarihinde yürürlüğe girmiş olup söz konusu düzenlemeye ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Tanımlar ve Kısaltmalar

Kurumlar Vergisi Kanununun ek 2 nci maddesinde yer alan tanımlara ilave olarak Tebliğde geçen;

1) Asgari kurumlar vergisi oranı: Çok uluslu işletmelerin düşük vergi oranlarına sahip ülkelere kâr transferini ve yıllık kazançlarının belirli bir oranın altında vergilendirilmesini engelleyen %15 vergi oranını,

2) Asimetrik kur kazanç veya zararı: Bağlı işletmenin muhasebe hesaplamalarında kullandığı para birimi ile yerel vergi hesaplamalarında kullandığı para birimi arasındaki farklar nedeniyle ortaya çıkan döviz kuru kazancı veya zararını,

3) Ayrılan bağlı işletme: Kâr dağıtımına dayalı vergileme sistemi seçimine tabi olan ve çok uluslu işletme grubundan ayrılan veya varlıklarının önemli bir kısmını aynı ülkede olmayan bir tarafa veya aynı ülkede bulunan ancak aynı çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi olmayan bir tarafa devreden bağlı işletmeyi,

4) Azınlık payına sahip olunan alt grup: Azınlık payına sahip olunan ana işletme ve bu işletmenin azınlık payına sahip olunan alt işletmelerini,

5) Azınlık payına sahip olunan alt işletme: Kontrol gücü doğrudan veya dolaylı olarak bir azınlık payına sahip olunan ana işletme tarafından elde tutulan bir azınlık payına sahip olunan bağlı işletmeyi,

6) Azınlık payına sahip olunan ana işletme: Kontrol gücü doğrudan veya dolaylı olarak başka bir azınlık payına sahip olunan bağlı işletmenin elinde bulunanlar hariç, başka bir azınlık payına sahip olunan bağlı işletmenin kontrol gücünü doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran bir azınlık payına sahip olunan bağlı işletmeyi,

7) Azınlık payına sahip olunan bağlı işletme: Nihai ana işletmenin, doğrudan veya dolaylı olarak %30 veya daha az bir mülkiyet payına sahip olduğu bağlı işletmeyi,

8) Bağlı işletme sahibi: Aynı çok uluslu işletme grubunun başka bir bağlı işletmesinde doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir bağlı işletmeyi,

9) Beş yıllık seçim: Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesini veren bağlı işletme tarafından bir hesap dönemi için yapılan ve söz konusu hesap dönemi veya takip eden dört hesap dönemi boyunca iptal edilemeyen ve iptal edilmesi durumunda, iptalin yapıldığı dönemi takip eden dört dönem boyunca yeniden yapılamayan seçimi,

10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu: Birleşik grubun en az bir işletmesi veya iş yeri grubun diğer işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri kancalı yapı veya çift listeli düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha fazla grubu,

11) CFC vergi düzenlemesi: Bir CFC’nin doğrudan veya dolaylı pay sahiplerinin CFC tarafından elde edilen kazancın bir kısmı veya tamamındaki payı üzerinden, bu kazancın pay sahibine hâlihazırda dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın, cari vergilendirmeye tabi olduğu IIR dışındaki vergi kurallarını,

12) Çift listeli düzenleme: Ayrı grubun iki veya daha fazla nihai ana işletmesinin faaliyetlerini tek bir işletmenin mülkiyeti ve kontrolü altında birleştirmek yerine, bir sözleşmeye istinaden bir araya getirdiği düzenlemeyi,

13) Dağıtılmış sayılan kâr payı vergisi: İlgili hesap dönemi için ek 5 inci madde kapsamında tespit olunan vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu hesap dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda dağıtım üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını,

14) Dâhil olma oranı: Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki işletme bazlı kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen kısmın çıkarılması suretiyle bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen oranı,

15) Devletsiz bağlı işletme: Bir ülkede yerleşik olmayan ve vergi yükü ayrı hesaplanan bağlı işletmeleri,

16) Diğer kapsamlı gelir: Konsolide finansal tablolarda kullanılan yetkilendirilmiş finansal muhasebe standardının gerektirdiği veya izin verdiği şekilde kâr veya zararda muhasebeleştirilmeyen gelir ve gider kalemlerini,

17) Düşük vergilendirilen bağlı işletme: Düşük vergili bir ülkede yerleşik olan bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesini veya bir hesap dönemine ilişkin olarak işletme bazlı kazanca sahip olan ve söz konusu hesap dönemine ilişkin vergi yükü asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük olan devletsiz bağlı işletmeyi,

18) Düşük vergili ülke: Herhangi bir hesap döneminde, çok uluslu işletme grubunun net ülkesel bazlı kazanca ve asgari kurumlar vergisi oranının altında bir vergi yüküne sahip olduğu ülkeyi,

19) Düşük vergiye tabi işletme: Düşük vergili ülkede bulunan bir bağlı işletmeyi veya vergi yükü grup içi finansman yöntemine göre tahakkuk ettirilen herhangi bir gelir veya gider dikkate alınmaksızın hesaplandığında düşük vergili olan ülkede bulunan bağlı işletmeyi,

20) Düzeltilmiş kapsanan vergiler: Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi için kapsanan vergilere ilişkin tahakkuk eden cari dönem vergi giderinin ek 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca düzeltilmiş tutarının, toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarının, finansal tablolarındaki özkaynak değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci madde kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki herhangi bir artış veya azalış tutarının toplamını,

21) Düzeltilmiş varlık kazancı: Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan maddi duran varlıkların satışından doğan kazançlara ilişkin yapılan bir seçim kapsamında, ilgili hesap dönemindeki toplam varlık kazancından, satışın gerçekleştiği hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde öncelikle maddi duran varlık satışından kaynaklı zararın mahsubu sonrası kalan bakiye tutarı,

22) Ek cari dönem küresel ATV: Ek 4 üncü maddenin sekizinci fıkrası uyarınca hesaplanan ATV ile ülkesel bazlı vergi yüküne ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik ek 6 ncı maddenin altıncı fıkrası uyarınca düzeltmelerin yapılmasının gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap dönemlerinde eksik tahakkuk ettirilen ATV’yi,

23) Elden çıkarma takip oranı: Ayrılan bağlı işletmenin ilgili ülke için oluşturulan takip hesaplarına ilişkin her bir hesap dönemindeki işletme bazlı kazançlarının toplamının, ilgili ülke için oluşturulan takip hesaplarına ilişkin her bir hesap dönemindeki net ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesiyle tespit edilen oranı,

24) Emeklilik yatırım fonu: Bir ülkede münhasıran bireylere yönelik emeklilik hizmetleri sağlamak veya bu hizmetleri yönetmek amacıyla faaliyette bulunmak üzere kurulan; söz konusu ülke ya da onun siyasi alt bölümlerinden veya yerel makamlarından biri tarafından düzenlenen veya sağladığı emeklilik hizmetleri ulusal mevzuat tarafından güvence altına alınan veya korunan ve çok uluslu işletme grubunun iflas etmesi durumunda ilgili emeklilik yükümlülüklerinin yerine getirilmesini güvence altına alan bir varlık havuzu tarafından finanse edilen bir işletme ile bir emeklilik hizmetleri veren kuruluşu,

Tamamı İçin Tıklayınız




2026 Yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı 2025/1

26 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33119 TEBLİĞ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI Karar Tarihi: 23…

 

 

2026 Yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı 2025/1

26 Aralık 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33119

TEBLİĞ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI

Karar Tarihi: 23/12/2025

Karar No: 2025/1

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 522 nci maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretini tespit etmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 12/12/2025 tarihinde başladığı çalışmalarını 23/12/2025 tarihine kadar sürdürmüş ve yaptığı üç toplantı sonucunda;

1) Milli seviyede tek asgari ücret tespitine,

2) İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretinin; 1/1/2026 – 31/12/2026 tarihleri arasında 1101 Türk Lirası (bin yüz bir lira) olarak tespitine,

3) Asgari ücret desteğinin 2026 yılı Ocak ilâ Aralık döneminde 1270 Türk Lirası (bin iki yüz yetmiş lira) olarak sürdürülmesi için desteğin kapsamı ile usul ve esaslarının yeniden belirlenmesinin önerilmesine,

4) îş bu Kararın, 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girmek üzere Resmî Gazete’de yayımlanmasına,

işçi temsilcilerinin toplantıya katılmamalarına karşılık, katılanların oybirliğiyle karar verilmiştir.

GEREKÇE

Asgari ücret, bilindiği gibi ödenmesi zorunlu olan en az ücrettir.

Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir.

Asgari ücretin belirlenmesi sırasında, Komisyonumuz, bu çerçevede bir karar alınması için çalışmış, işçilerin geçim şartları ve enflasyon hedefi gibi faktörleri değerlendirmiştir.

İşte bu çerçevede hareket eden Komisyonumuz; işçinin günlük asgari ücretini; 1/1/2026 ilâ 31/12/2026 tarihleri arasında 1101 Türk Lirası (bin yüz bir lira) olarak belirlemiştir.

Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi kapsamında, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nca tespit edilen asgari ücretin 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe gireceği öngörülmüştür.