Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (Seri No: 55)

Mevzuatın Adı: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 55) 04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı:… 

 

 

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (Seri No: 55)

Mevzuatın Adı: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 55)

04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33007

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

ÖZET:

Tebliğ ile;

3065 sayılı Kanunun 13/c maddesi kapsamındaki petrol arama faaliyetlerine ilişkin KDV istisnasının uygulanmasına yönelik açıklama yapılmıştır.

3065 sayılı Kanunun 13/f maddesinde yer alan istisna düzenlemesine yönelik açıklama yapılmıştır.

3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (o) bendi ile milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılmak üzere taşıt teslimleri istisna kapsamına alınmış olup buna ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

31/12/2025 tarihinde sona eren 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37 nci maddesindeki imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifalarında uygulanan istisnanın uygulanma süresinin aynı maddede Cumhurbaşkanına verilen yetki çerçevesinde 1/5/2025 tarih ve 32887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 9770 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmasının Tebliğe işlenmesi sağlanmıştır.

3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesine eklenen vakıfların taşınmaz teslimleri ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığının arsa ve arazi teslimlerine yönelik istisna hükmü ile ilgili açıklamalar yapılmıştır.

3065 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde yapılan değişiklik ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı, ithalatta KDV matrahına eklenmiş olup buna ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

İade hakkı doğuran işlemlerde ATİK nedeniyle yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilebilmesi işlemlerine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Ayrıca 2.000 TL olarak uygulanmakta olan katma değer vergisi iade talebinde bulunulabilecek asgari tutar 15/3/2025 tarihli ve 32842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/3/2025 tarihli ve 9582 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 10.000 TL olarak belirlendiğinden, Tebliğin ilgili bölümü güncellenmiştir. (GİB)

 

MADDE 1- 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-3.1.2.) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Onaylanan bu liste Genel Müdürlükçe Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilir.”

MADDE 2- Aynı Tebliğin (II/B-7.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından savunma sanayii projesi olarak onaylanarak ihracına izin verilen uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze gibi araçların imalatını yapan yüklenici firmalara bu imalata ilişkin yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları da 3065 sayılı Kanunun 13/f maddesi kapsamında KDV’den istisna olacaktır.”

MADDE 3- Aynı Tebliğe (II/B-17.4.2.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiş ve diğer bölüm buna göre teselsül ettirilmiştir.

18. Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi

7555 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (o) bendine göre, 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan “- Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) %50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)” satırındaki motorlu taşıtlar ile 87.04 ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alan taşıtların, münhasıran milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılmak üzere Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına teslimi KDV’den istisnadır.

Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.

18.1. Kapsam

Bu istisna;

– Millî Savunma Bakanlığı,

– İçişleri Bakanlığı,

– Savunma Sanayii Başkanlığı,

– Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının,

motorlu taşıt alımlarında uygulanır.

Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listenin;

– 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan “Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) %50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)” satırındaki motorlu taşıtların,

– 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,

– 87.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,

tesliminde KDV hesaplanmaz.

Ayrıca, söz konusu taşıtların yukarıda sayılan kuruluşlar tarafından ithali de KDV’den istisnadır.

Yukarıda sayılan kuruluşlara, münhasıran milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin olmak kaydıyla sadece maddede belirlenen taşıtların teslimlerinde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer taşıt alımları ise bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

18.2. İstisnanın Uygulanması

3065 sayılı Kanunun (13/o) maddesinde yer alan düzenleme tam istisna mahiyetindedir. Maddede sayılan kuruluşlar, istisna kapsamında temin edeceği taşıtlara ilişkin liste ile birlikte bulundukları yer Defterdarlığına başvurur. Bu başvuru Defterdarlık tarafından değerlendirilerek taşıt alımlarında istisna uygulanacağına ilişkin belge (EK:34) ilgili kuruluşa verilir ve taşıt listesi onaylanır. Bu belge ve eki liste gümrük idarelerine veya yurt içindeki satıcılara ibraz edilir. Söz konusu belge, satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.

İstisna kapsamında yapılan taşıt teslimi ile ilgili olarak düzenlenen faturada KDV gösterilmez. Ayrıca, faturada istisna belgesinin tarih ve numarasına atıf yapılarak “3065 sayılı KDV Kanununun (13/o) maddesi hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır.” ibaresine yer verilir.

18.3. İstisnanın Beyanı

Bu istisna kapsamında yapılan taşıt teslimi, teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının, “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda, 344 kod numaralı “Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi” satırı aracılığıyla beyan edilir.

Bu satırın “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa istisnaya konu teslimin KDV hariç tutarı, “Yüklenilen KDV” sütununa bu teslime ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, “Yüklenilen KDV” sütununa “0” yazmalıdır.

18.4. İade

Yukarıda sayılan kuruluşlara bu bölüm kapsamında yapılan taşıt teslimlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranmaktadır:

– Standart iade talep dilekçesi

– İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi

– İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi

– İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu

– Satış faturaları listesi

– İstisna belgesinin örneği ile istisna kapsamında alınacak taşıt listesinin örneği

18.4.1. Mahsuben İade

Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.

18.4.2. Nakden İade

Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.

18.5. Müteselsil Sorumluluk

Bu istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için, istisna belgesinin teslimi yapacak olan satıcı mükellefe ibraz edilmesi şarttır. Satıcının bu belge olmadan istisna uygulaması halinde, istisna nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslimi yapan satıcı mükellef ile birlikte kendisine teslim yapılan ilgili kuruluş da müteselsilen sorumludur.

Kendisine istisna belgesi ibraz edilen satıcı mükellefçe, başka bir şart aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim yapılan kuruluştan aranır.”

MADDE 4- Aynı Tebliğin;

a) (II/E-7/A.) bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Diğer taraftan, 1/5/2025 tarihli ve 32887 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/4/2025 tarihli ve 9770 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin 31/12/2028 tarihine kadar uygulanmasına karar verilmiştir.”

b) (II/E-7/A.1.) bölümünün birinci ve üçüncü paragraflarında yer alan “31/12/2025” ibareleri “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.

c) (II/E-7/A.2.) bölümünün yedinci paragrafında yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5- Aynı Tebliğin (II/F-4.15.) bölümünün başlığı ile birinci ve üçüncü paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

4.15. Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri, Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz Satışları ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün Yönettiği ve Temsil Ettiği Mazbut Vakıfların Mülkiyetinde Bulunan Taşınmazların Satışları

“Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV’den müstesnadır.”

“Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ’ye tanınan istisna ise bu kurumların yapacağı arsa ve arazi teslimleri ile sınırlıdır. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ tarafından arazi ve arsa dışında yapılacak taşınmaz teslimleri (konut, bina, işyeri, sosyal tesis vb.) ve hizmetlere genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır.”

“Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı KDV’den istisnadır. Genel Müdürlüğün mülkiyetindeki taşınmazlar ile Genel Müdürlük tarafından yönetilmeyen veya temsil edilmeyen vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı ise istisna kapsamında değildir.”

MADDE 6- Aynı Tebliğin (III/A-2.) bölümünün birinci paragrafına üçüncü alt çizgiden sonra gelmek üzere “- 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı,” satırı ile aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraflar ve Örnek eklenmiştir.

“7555 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanununun 21 inci maddesinde yapılan düzenleme çerçevesinde, 4760 sayılı ÖTV Kanununun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı, ithalatta KDV matrahına dahil edilmiştir.

4760 sayılı ÖTV Kanununun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrasında, (I) sayılı listedeki malların ithalinde, ödenecek  ÖTV’ye karşılık olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmek suretiyle teminat alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen (I) sayılı listedeki malın teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı ithalatta KDV matrahına dahil edilecek olup, bu tutar dahil malın ithalat bedeli üzerinden KDV hesaplanacaktır. İthalat sırasında ödenen ve gümrük makbuzu üzerinde gösterilen KDV’nin, mükellefler tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların yukarıdaki şekilde ithal edildikten sonra ithalatçıları tarafından yurt içinde tesliminde, ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerektiği tabiidir.

Örnek: İthalatçı (A) A.Ş.nin ithal edeceği 20.000.000 TL tutarındaki ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki mal için hesaplanıp teminata bağlanan ÖTV tutarı 5.000.000 TL’dir. İthalatçı (A) A.Ş. tarafından, malın ithal bedeli ile hesaplanıp teminata bağlanan 5.000.000 TL ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli olan 25.000.000 TL üzerinden hesaplanan (25.000.000x%20) 5.000.000 TL KDV ilgili gümrük idaresine ödenmek suretiyle ithalat işlemi gerçekleştirilir ve ödenen KDV tutarı ithalatçı tarafından indirim konusu yapılır.

İthalatçı (A) A.Ş., ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan bu malı 5.000.000 TL ÖTV tutarı hariç 22.000.000 TL karşılığında (B) A.Ş.ye satmıştır. Bu satış işlemine ilişkin ithalatçı (A) A.Ş. tarafından düzenlenecek olan faturada, söz konusu ÖTV tutarı dahil toplam teslim bedeli olan 27.000.000 TL üzerinden (27.000.000x%20) 5.400.000 TL tutarında KDV hesaplanarak beyan edilir.”

MADDE 7- Aynı Tebliğin;

a) (IV/A3-1.3.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar ve Açıklamalı Örnek eklenmiştir.

“Aynı şekilde, mükelleflerin iadeye konu işlemleri ile ilgili olarak KDV ödemeksizin temin ettiği mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV iadesi talep etmeleri mümkün değildir. Bu durumda, iade hakkı doğuran işlem bedeli ile KDV’siz yapılan alım bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle azami iade edilebilir KDV tutarı bulunacaktır.

ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV tutarından, ATİK’in iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren bu işlemlere ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmı itibarıyla pay verilmesi mümkündür.

İade talebine konu işlem bedelinin, ATİK’in aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil ATİK’in kullanıldığı tüm işlemlerin toplam bedeline oranlanması ve ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade talebine konu işleme ait orana isabet eden tutarda pay verilmesi gerekir.

ATİK’in sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması halinde iade talep edilen dönem dahil iade hakkı doğuran işlem bedelleri toplamının bu dönem dahil ATİK’in kullanıldığı toplam işlem bedeline oranlanması suretiyle ATİK’ten iade hesabına pay verilebilecek KDV tutarı belirlenir. Önceki dönemlerde bu ATİK’ten iade hesabına pay verilen KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutar bu dönemdeki iade hesabına pay verilecek KDV tutarı olacaktır.

Ayrıca, her dönem için yapılacak oranlama sonucunda bulunan ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı ile önceki dönemlerde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen pay tutarları toplamı arasındaki fark kadar ilgili dönemde iade hesabına pay verilebileceğinden, bu farkın menfi olması halinde bu dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilemeyecektir.

İlgili dönemde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle doğrudan yüklenimler ve genel giderlerden verilen pay sonrasında iade hesabına o dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den verilebilecek azami pay tutarından daha az tutarda pay verilmiş olması halinde, iade hesabına dahil edilemeyen bu ATİK KDV pay tutarının sonraki dönemlerde oranlama yapılmadan doğrudan iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.

Öte yandan, iade hesabına ATİK’lerden verilecek pay tutarı hesabının, ATİK’lerin aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile toplam işlemlerin bedeli dikkate alınmak suretiyle her bir araç için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. Ancak, birden fazla ATİK kullanılarak üretim yapan işletmelerde, iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılan ve aynı vergilendirme döneminde aktife kaydedilen ATİK’ler için ayrı ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmayıp bu ATİK’ler için tek bir hesaplama yapılması mümkündür.

Açıklamalı Örnek: Uluslararası taşımacılık faaliyetiyle iştigal eden (A) Taşımacılık A.Ş. 2023/Aralık döneminde 1 adet çekiciyi 6.000.000 TL bedelle 1.200.000 TL KDV ödeyerek satın almış, 2024/Ocak döneminden itibaren yurt içi ve yurt dışı taşımacılık faaliyetinde kullanmaya başlamıştır.

Mükellefin 2024/Ocak döneminde tamamı yurt içi taşımacılık faaliyetinde kullanılan bu çekiciyle elde ettiği hasılat 2.000.000 TL olup ATİK nedeniyle yüklenilen KDV’nin 200.000 TL’lik kısmı indirim yoluyla giderilmiştir. Bu dönemde ATİK nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarı 1.000.000 TL’dir. 2024/Ocak döneminden sonra yapılan hesaplamalarda, devreden KDV’nin ATİK nedeniyle yüklenilen KDV tutarından fazla olduğu varsayılmıştır.

Mükellefin bu çekiciyle gerçekleştirdiği uluslararası taşımacılık faaliyeti (iade hakkı doğuran işlem) ile yurt içi taşımacılık faaliyetine (iade hakkı doğurmayan işlem) ilişkin işlemleri aşağıdaki gibidir.

2024/Şubat Dönemi;  
– İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) 2.000.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli  
(Kümülatif) (C) Yok
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem Bedeli  
(D) = (B) + (C) 2.000.000 TL
– Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) 4.000.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli  
(Kümülatif) (F) 2.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem  
Bedeli (G) = (E) + (F) 6.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif)  
(H) = (D) + (G) 8.000.000 TL
– Doğrudan Yüklenim ve Genel Yönetim Giderleri 250.000 TL
– Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV 400.000 TL
– Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı 150.000 TL

 

Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,25 (D/H = 2.000.000/8.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,25) 250.000 TL olacaktır.

Mükellefin doğrudan yüklenim ve genel yönetim giderleri toplamının 250.000 TL olduğu ve bu dönemde azami iade edilebilir KDV tutarının 400.000 TL olduğu dikkate alındığında, bu dönemde çekiciye ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilebilecek tutar 150.000 TL olacaktır.

2024/Mart Dönemi;  
– İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) 1.000.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli  
(Kümülatif) (C) 2.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem  
Bedeli (D) = (B) + (C) 3.000.000 TL
– Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) 6.000.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem  
Bedeli (Kümülatif) (F) 6.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem  
Bedeli (G) = (E) + (F) 12.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G) 15.000.000 TL
– Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) 150.000 TL
– Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV 200.000 TL
– Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı 50.000 TL

Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,20 (D/H = 3.000.000/15.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,20) 200.000 TL olacaktır.

Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında, bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Mart döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı (200.000 TL – 150.000 TL) 50.000 TL olacaktır.

2024/Nisan Dönemi;  
– İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) 5.000.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem  
Bedeli (Kümülatif) (C) 3.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem  
Bedeli (D) = (B) + (C) 8.000.000 TL
– Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) Yok
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem  
Bedeli (Kümülatif) (F) 12.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem  
Bedeli (G) = (E) + (F) 12.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) =  
(D) + (G) 20.000.000 TL
– Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) 200.000 TL
– Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV 1.000.000 TL
– Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı 200.000 TL

Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,40 (D/H = 8.000.000/20.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,40) 400.000 TL olacaktır.

Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Nisan döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı (400.000 TL – 200.000 TL) 200.000 TL olacaktır.

2024/Mayıs Dönemi;  
– İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) 2.500.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem  
Bedeli (Kümülatif) (C)  8.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem  
Bedeli (D) = (B) + (C) 10.500.000 TL
– Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) 12.500.000 TL
– Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli  
(Kümülatif) (F) 12.000.000 TL
– Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem  
Bedeli (G) = (E) + (F) 24.500.000 TL
– Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G) 35.000.000 TL
– Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) 400.000 TL
– Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV 500.000 TL
– Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı 0

Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,30 (D/H = 10.500.000/35.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,30) 300.000 TL olacaktır.

Ancak, iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (300.000 TL) mükellefin bu döneme kadar (2024/Şubat-Mart-Nisan) çekiciye ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen toplam pay tutarının (400.000 TL) altında kaldığından, bu dönemde iade hesabına pay verilmeyecektir.

Mükellef tarafından ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilmesi durumunda, yukarıda belirtilen bilgiler çerçevesinde aşağıdaki tablo hazırlanarak iade dosyasına eklenmesi gerekir.

Mükellefin Mayıs dönemi sonrasında iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde, söz konusu çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’den iade hesabına verilebilecek pay tutarının hesabında yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edileceği tabiidir.”

b) (IV/A3-1.7.) bölümünde yer alan Örnek 2:’den sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Diğer taraftan, 15/3/2025 tarihli ve 32842 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/3/2025 tarihli ve 9582 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 1/4/2025 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin olarak iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar 10.000 TL olarak belirlenmiştir.”

MADDE 8- Aynı Tebliğe ekteki EK 34 eklenmiştir.

MADDE 9- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 10- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ekleri için tıklayınız




Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 331) – GVK 331

04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33007 Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan: BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Yasal Düzenlemeler Am..

 

 

Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 331) – GVK 331

04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33007

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

ÖZET:

Tebliğ ile;

7555 sayılı Kanunla teknoloji geliştirme bölgeleri ile araştırma alt yapılarında 4691 ve 6550 sayılı Kanunlar kapsamında istihdam edilen Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili ilgili ücretleri için öngörülen gelir vergisi teşviki ile gelir ve damga vergisi istisnası, 7555 sayılı Kanunla, aylık brüt asgari ücret tutarının 40 katı ile sınırlandırılmış olup 331 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğiyle söz konusu personele 1/8/2025 tarihinden itibaren yapılacak ücret ödemelerinde gelir vergisi teşviki ile gelir ve damga vergi istisnası uygulanmasına ilişkin hususlar açıklanmıştır. (GİB)

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Yasal Düzenlemeler

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinde 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişikliklerin açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Yasal düzenlemeler

MADDE 2- (1) 4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında;

“31/12/2028 tarihine kadar, bölgede çalışan AR-GE, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarı; verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu kapsamdaki ücretlere ilişkin düzenlenen kağıtların brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı damga vergisinden istisnadır. Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personeli sayısı, AR-GE ve tasarım personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Toplam personel sayısı on beşe kadar olan Bölge firmaları için bu oran yüzde yirmi olarak uygulanır. Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretler de bu teşvik kapsamındadır. Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler için bu teşvikten faydalanılamaz. Yönetici şirket, ücreti gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanan kişilerin Bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetler. Ancak, Bölgede yer alan işletmelerde çalışan AR-GE ve tasarım personelinin bu Bölgelerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda Bölge dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerinin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı ile Bölgede yer alan işletmelerde çalışan AR-GE ve tasarım personelinin yüksek lisans yapanlar için bir buçuk yılı, doktora yapanlar için iki yılı geçmemek üzere Bölge dışında geçirdiği sürelere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı, gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Buna ilave olarak gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında Bölgede çalışan personelin toplam sayısının veya teşvike konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla bu fıkrada belirtilen durumlar haricinde Bölge dışında geçirilen süreler de gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Cumhurbaşkanı, yüzde yirmi olarak belirlenen bu oranı belirleyeceği bölgesel ve/veya sektörel alanlarda ya da meslek gruplarına göre yüzde yüze kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına kadar indirmeye yetkilidir. Bu kapsamda teşvikten yararlanılması için Bölge yönetici şirketinin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur. Yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirilen sürenin Bölgede yürütülen görevle ilgili olmadığının tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezalardan ilgili işletme sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

(2) 6550 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde;

“b) Kamu personeli hariç olmak üzere, araştırma altyapılarında çalışan Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili ücretleri gelir vergisinden, bu kapsamda düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır. İstisna uygulanacak ücret tutarı brüt asgari ücretin kırk katını aşamaz. Bu teşvikten yararlanacak olan destek personeli sayısı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu aşamaz.” hükmü yer almaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

4691 Sayılı Kanun Kapsamında

Gelir Vergisi Stopaj Teşviki ve Damga Vergisi İstisnası

Teşvik uygulaması

MADDE 3- (1) Bölgede çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarı; verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Ayrıca, bu kapsamdaki ücretlere ilişkin düzenlenen kağıtların, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmına damga vergisi istisnası uygulanacak olup aşan kısmı ise genel hükümler çerçevesinde damga vergisine tabi tutulacaktır.

(2) Bölgede çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin ücret gelirinin ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından fazla olması halinde, terkine konu edilecek teşvik tutarı asgari ücretin brüt tutarının 40 katına isabet eden vergiden ilgili aydaki asgari ücrete isabet gelir vergisi tutarı düşüldükten sonraki kısmıyla sınırlı olacaktır. Ancak personele ödenen ücretin brüt asgari ücretin kırk katından düşük olması halinde ise bu ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari ücret istisnası düşüldükten sonraki kısmının tamamı gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilecektir.

Örnek 1: (A) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (B) A.Ş.’de yazılım personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (C)’ye yazılım faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 1.400.000 TL brüt ücret ödenmiştir.

(B) A.Ş.’nin Bay (C)’ye yapacağı ücret ödemesine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

(A) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (B) A.Ş.’de çalışan Bay (C)’nin ücret geliri ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından fazla olduğundan, (B) A.Ş.’nin yararlanacağı ve terkine konu edilecek teşvik tutarı, asgari ücretin brüt tutarının 40 katına isabet eden (249.859,40 TL) vergiden, asgari ücrete isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan 246.543,70 TL olacaktır. Personele ödenen ücretin vergi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden terkin edilecek tutar ile ilgili aydaki asgari ücret istisnası düşüldükten sonra kalan [352.760,33 TL – (246.543,70 TL + 3.315,70 TL)] 102.900,93 TL tutarındaki gelir vergisi ise vergi dairesine ödenecektir.

Örnek 2: (D) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (E) A.Ş.’de Ar-Ge personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (F)’ye Ar-Ge faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 800.000 TL brüt ücret ödenmiştir.

(E) A.Ş.’nin Bay (F)’ye yapacağı ücret ödemesine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

(D) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde çalışan Bay (F)’nin ücret geliri ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından az olduğundan, (E) A.Ş. tarafından Bay (F)’ye ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinden asgari ücrete isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan tutarın tamamı stopaj teşviki kapsamında değerlendirilecek olup vergi dairesine yatırılacak herhangi bir tutar bulunmamaktadır.

Örnek 3: (G) Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan (H) A.Ş.’de yazılım personeli olarak çalışan Bay (I)’ya yazılım faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 1/1/2025 tarihinden itibaren ayda 1.500.000 TL brüt ücret ödenmektedir.

(H) A.Ş.’nin Bay (I)’ya 2025 yılının Eylül ayında yapacağı ücret ödemelerine ait teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

Bildirim ve beyan

MADDE 4- (1) Terkin tutarına ilişkin hesaplama, Ar-Ge, tasarım ve destek kapsamında çalışan personelin her biri için ayrı ayrı yapılarak Ek:1’de yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu Kapsamında Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim” tablosunda gösterilecek ve bu bildirim muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde ilgili vergi dairesine verilecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

6550 Sayılı Kanun Kapsamında Gelir ve Damga Vergisi İstisnası

İstisna uygulaması

MADDE 5- (1) 6550 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, kamu personeli hariç olmak üzere, araştırma altyapılarında çalışan Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak istisnaya konu edilecek ücret tutarı brüt asgari ücretin kırk katını aşamayacaktır.

(2) 6550 sayılı Kanun kapsamında çalışan Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarının 40 katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilecektir. Söz konusu personele ödenen ücretin, asgari ücretin kırk katını aşması halinde aşan kısım ücret olarak vergilendirilecektir. Ayrıca, bu kapsamdaki ücretlere ilişkin düzenlenen kağıtların, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmına damga vergisi istisnası uygulanacak olup aşan kısmı ise genel hükümler çerçevesinde damga vergisine tabi tutulacaktır.

Örnek 4: (K) Araştırma Merkezinde yürütülen araştırma altyapı projesinde destek personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bay (L)’ye, Ar-Ge faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak 700.000 TL brüt ücret ödenmiştir.

Bay (L)’ye yapılan ücret ödemesine ait istisna uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

Örnek 5: (M) Araştırma Merkezinde yürütülen araştırma altyapı projesinde Ar-Ge personeli olarak 2025 yılının Eylül ayında işe başlayan Bayan (N)’ye Ar-Ge faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak 1.700.000 TL brüt ücret ödenmiştir.

Bayan (N)’ye yapılan ücret ödemelerine ait istisna uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

Araştırma altyapı projesinde çalışan Bayan (N)’nin bu proje karşılığında elde etmiş olduğu ücret geliri, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarının 40 katını aştığından, aşan kısmı ücret olarak vergilendirilecektir. Bayan (N)’nin ilgili aydaki ücret tutarının asgari ücretin 40 katının altında kalması halinde ise ücret gelirinin tamamı istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Bildirim ve beyan

MADDE 6- (1) Ar-Ge ve destek kapsamında çalışan personelin her biri için istisna tutarına ilişkin hesaplama ayrı ayrı yapılarak Ek:2’de yer alan “6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun Kapsamında Gelir Vergisi İstisnasına İlişkin Bildirim” tablosunda gösterilecek ve bu bildirim muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde ilgili vergi dairesine verilecektir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlük

MADDE 7- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ekleri için tıklayınız




5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 11)

Mevzuatın Adı: 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)’nde Değişikl…

 

 

5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 11)

Mevzuatın Adı: 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 11)

04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33007

ÖZET:

Tebliğ ile;

5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerinde çalışan personele yapılacak ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtlarda damga vergisi istisnası brüt asgari ücretin kırk katı olarak sınırlandırılmış olup, söz konusu Tebliğde buna ilişkin açıklamalar yapılmakta ve değişiklikler 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)’ne işlenmektedir. (GİB)

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

MADDE 1- 30/9/2016 tarihli ve 29843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)’nin 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “16/2/2016 tarihli ve 6676 sayılı Kanunla değişik 3 üncü ve 4 üncü maddelerinin” ibaresi “16/2/2016 tarihli ve 6676 sayılı, 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunlarla değişik 3 üncü maddesinin ve 6676 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesinin” şeklinde ve “(4) Damga vergisi istisnası: Bu Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmaz.” ibaresi “(4) Damga vergisi istisnası: Bu Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmaz. Şu kadar ki ücretler bakımından istisna uygulanacak tutar brüt asgari ücretin kırk katını aşamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- Aynı Tebliğin 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge ve yenilik veya tasarım faaliyetlerinde istihdam edilen personele münhasıran bu görevleri ile ilgili olarak yapılan ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmına damga vergisi istisnası uygulanacak, aşan kısmı ise genel hükümler çerçevesinde damga vergisine tabi tutulacaktır. 5746 sayılı Kanun kapsamına giren sigortalılar için düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgelerinden damga vergisi alınmayacaktır.”

MADDE 3- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No:10)

Mevzuatın Adı: 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 4)’nde Değişikl… 

 

 

5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No:10)

Mevzuatın Adı: 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 4)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:10)

04 Eylül 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33007

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

 
ÖZET:

Tebliğ ile;

5746 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilen Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili ücretleri için öngörülen gelir vergisi teşviki, 7555 sayılı Kanunla, aylık brüt asgari ücret tutarının 40 katı ile sınırlandırılmış olup, 10 seri no.lu 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliğiyle Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleriyle ilgili olarak 1/8/2025 tarihinden itibaren yapılacak ücret ödemelerine ilişkin gelir vergisi teşviki hususlarında açıklamalar yapılmıştır. (GİB)

MADDE 1- 30/9/2016 tarihli ve 29843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 4)’nin 2 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(1) 5746 sayılı Kanunun 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunla değişik 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 16/2/2016 tarihli ve 6676 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi aşağıdaki gibidir:

“MADDE 3 – …

(2) Gelir vergisi stopajı teşviki: Kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde ve rekabet öncesi işbirliği projelerinde çalışan Ar-Ge ve destek personeli ile bu Kanun kapsamında yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde çalışan tasarım ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarının; doktoralı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksan beşi, yüksek lisanslı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksanı ve diğerleri için yüzde sekseni, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretler de bu teşvik kapsamındadır. Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler bu teşvikten faydalanamaz. Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde çalışan Ar-Ge veya tasarım personelinin bu merkezlerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Ar-Ge veya tasarım merkezi dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda, Ar-Ge veya tasarım merkezi yönetiminin onayının alınması ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bilgilendirilmesi kaydıyla, merkez dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı ile Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde çalışan Ar-Ge veya tasarım personelinin yüksek lisans yapanlar için bir buçuk yılı, doktora yapanlar için iki yılı geçmemek üzere merkez dışında geçirdiği sürelere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Ayrıca Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde doktora mezunu personelin üniversitelerde Ar-Ge ve yenilik alanında ders vermesi veya Ar-Ge ve tasarım personelinin teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan girişimcilere mentorluk yapması durumunda haftalık 8 saati aşmamak şartıyla, bu çalışmaları gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Buna ilave olarak gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde çalışan personelin toplam sayısının veya teşvike konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla bu fıkrada belirtilen durumlar haricinde bu merkezler dışında geçirilen süreler de gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Cumhurbaşkanı, yüzde yirmi olarak belirlenen bu oranı belirleyeceği bölgesel ve/veya sektörel alanlarda ya da meslek gruplarına göre yüzde yüze kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına kadar indirmeye yetkilidir.

MADDE 4 – (1) Bu Kanun kapsamındaki destek ve teşvik unsurlarından yararlananların bu Kanunda öngörülen şartları taşıdıklarına ilişkin tespitler en geç üç yıllık süreler itibarıyla yapılır.

(2) Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personelinin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zamanlı Ar-Ge veya tasarım personeli sayısının yüzde onunu geçemez.

(3) Asgari Ar-Ge veya tasarım personeli sayısının hesabında fiilen ve tam zamanlı olarak çalışan personelin üçer aylık dönemler itibarıyla ortalaması esas alınır.

(4) Bu Kanunda öngörülen şartların ihlali veya teşvik ve destek unsurlarının amacı dışında kullanılması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş sayılır. Sağlanan vergi dışı destekler ise 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir.

(5) Bu Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlananlar; 193 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi, 5520 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi hükümleri ile 4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerinden ayrıca yararlanamazlar.

(6) Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan elli tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli sayısını on beşe kadar indirmeye, kanuni seviyesine kadar artırmaya veya belirlenen sınırlar dâhilinde sektörler itibarıyla farklılaştırmaya, (k) bendinde belirtilen on tam zaman eşdeğer tasarım personeli sayısını yarısına kadar indirmeye, kanuni seviyesine kadar artırmaya veya belirlenen sınırlar dâhilinde sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

(7) Bu Kanunun uygulamasına ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

(8) Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilen Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerine ilişkin yerindelik ve uygunluk denetimleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veya Bakanlıkça yetki verilen teknoloji geliştirme bölgeleri yönetici şirketleri tarafından gerçekleştirilir. Bu kapsamda yapılan denetimlerde nihai karar mercii Bakanlıktır.””

MADDE 2- Aynı Tebliğin 3 üncü maddesinin on altıncı fıkrası ile aynı maddede yer alan ÖRNEK 1 ve ÖRNEK 2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki Örnek 3 eklenmiştir.

“(16) Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin Ar-Ge, yenilik veya tasarım faaliyeti kapsamında fazla mesai dahil çalıştığı süreye ilişkin ücretlerinin, brüt asgari ücretin kırk katını aşmayan kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnasına isabet eden vergi düşüldükten sonra kalan vergi tutarının, doktoralı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksan beşi, yüksek lisanslı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksanı ve diğerleri için yüzde sekseni, her bir personel bazında muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilecektir.”

Örnek 1: (A) Anonim Şirketinin Ar-Ge merkezinde tam zamanlı 70 Ar-Ge personeli ve 6 destek personeli çalışmakta olup Ar-Ge personelinin 9’u doktoralıdır. 2025 yılı Eylül ayında işe başlayan doktoralı personel Bay (B)’ye, Ar-Ge faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak haftada 45 saati geçmemek üzere 1.300.000 TL brüt ücret ödenmiştir.

(A) A.Ş.’nin, Ar-Ge kapsamında çalıştırılan doktoralı personel Bay (B)’ye yapacağı ücret ödemesine ilişkin teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

Ar-Ge merkezinde çalışan Bay (B)’nin ücret geliri, ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından fazla olduğundan (A) A.Ş.’nin yararlanabileceği ve terkine konu edilecek teşvik tutarı, asgari ücretin brüt tutarının 40 katına isabet eden (249.859,40 TL) vergiden, asgari ücret istisnasına isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan 246.543,70 TL gelir vergisi tutarının % 95’i olan 234.216,52 TL’si olacaktır. Söz konusu ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden terkin edilecek tutar ile ilgili aydaki asgari ücret istisnası düşüldükten sonra kalan [317.760,33 TL – (3.315,70 TL + 234.216,52 TL)] 80.228,11 TL tutarındaki gelir vergisi ise vergi dairesine ödenecektir.

Söz konusu örnekte Bay (B), haftada 45 saatin üzerinde çalışarak aynı ücreti almış olsaydı, haftada 45 saatlik çalışmasına isabet eden tutar gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilecek olup haftalık 45 saatin üzerindeki çalışmasına karşılık gelen ücret tutarı ise gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Örnek 2: 2025 yılında (C) Anonim Şirketi tarafından sanayi alanında yürütülen ve bir kamu kurumu tarafından desteklenen tasarım faaliyetinde tam zamanlı ve doktoralı 4 personel, 6 teknisyen ve 1 destek personeli görev yapmaktadır.

Tasarım faaliyeti kapsamındaki çalışmasına ilişkin olarak; doktoralı personelin her birine 900.000 TL, diğer personelin her birine ise 450.000 TL brüt ücret ödenmektedir.

(C) A.Ş.’nin bu kapsamda yapacağı ücret ödemeleri haftalık 45 saatlik çalışmalara ilişkin olup teşvik uygulaması aşağıdaki şekilde olacaktır.

a) 2025 yılının Eylül ayında işe giren doktoralı olan bir personele ait teşvik hesaplaması:

b) 2025 yılının Eylül ayında işe giren destek personeline ait teşvik hesaplaması:

Ar-Ge merkezinde çalışan söz konusu personelin ücret gelirleri ilgili aydaki brüt asgari ücretin 40 katından az olduğundan (C) A.Ş.’nin yararlanabileceği ve terkine konu edilecek teşvik, brüt asgari ücretin 40 katına isabet eden vergiye ilişkin hesaplama yapılmaksızın, söz konusu personele ödenen ücretler üzerinden kesilen gelir vergisinden asgari ücrete isabet eden gelir vergisinin mahsubu yapıldıktan sonra kalan tutara göre 5746 sayılı Kanunda belirtilen yasal oranlar dahilinde hesaplanacaktır.”

Örnek 3: (Ç) Anonim Şirketinin Ar-Ge merkezinde tam zamanlı olarak çalışan doktoralı Bay (D)’ye Ar-Ge faaliyeti kapsamında haftalık 45 saati geçmeyen çalışmasına ilişkin olarak 2025 yılı Ocak ayından itibaren ayda 1.500.000 TL brüt ücret ödenmektedir.

(Ç) A.Ş.’nin Bay (D)’ye 2025 yılının Eylül ayında yapacağı ücret ödemesine ilişkin teşvik uygulaması aşağıdaki gibi olacaktır.

MADDE 3- Aynı Tebliğin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4- Aynı Tebliğin Ek:1’i ekteki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 5- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız




Sponsorluk Harcamalarının Vergilendirilmesi Rehberi – Yeni

Sponsorluk Harcamalarının Vergilendirilmesi Rehberi Yayınlandı Ülkemizde sporun desteklenmesi amacıyla gerçek ya da tüzel kişiler tarafından federasyo…

 

 

Sponsorluk Harcamalarının Vergilendirilmesi Rehberi – Yeni

Sponsorluk Harcamalarının Vergilendirilmesi Rehberi Yayınlandı

Ülkemizde sporun desteklenmesi amacıyla gerçek ya da tüzel kişiler tarafından federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine veya sporculara, spor tesisleri ve faaliyetlerine ilişkin olarak sponsorluk harcaması yapılmakta olup bu harcamaların vergilendirilmesi hakkında “Sponsorluk Harcamalarının Vergilendirilmesi Rehberi” hazırlanmıştır.

Söz konusu Rehberde;

— Hangi harcamaların sponsorluk harcaması kapsamında değerlendirilebileceği,

— Sponsorluk yapılabilecek alanlar,

— Sponsorluk sözleşmesi ve sözleşmede yer alacak hususlar,

— Sponsorluk ve reklam harcaması arasındaki farklar,

— Sponsorluk harcaması ve belgelendirme,

— Gelir ve kurumlar vergisi açısından sponsorluk harcamalarının indirimi,

— Profesyonel-amatör spor dalı ayrımı,

— Sponsorluk harcamalarında KDV uygulaması,

gibi konularda ayrıntılı bilgiler ve örnekler yer almaktadır.

Rehbere ulaşmak için tıklayınız
Konu hakkında detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini VİMER-189 arayabilirsiniz.

Kaynak: GİB




Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2026 ve 2027 Yıllarını Kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme

MADDE 1- (1) Bu Toplu Sözleşme; her bir hizmet kolu kapsamına giren mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü, ilgili hizmet kolu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri hakkında uygulanır.

27 Ağustos 2025 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 32999

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

HİZMET KOLLARINA YÖNELİK MALİ VE SOSYAL HAKLARA İLİŞKİN 2026 VE 2027 YILLARINI KAPSAYAN 8. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME

BİRİNCİ KISIM

Genel Hükümler

Kapsam

MADDE 1- (1) Bu Toplu Sözleşme; her bir hizmet kolu kapsamına giren mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü, ilgili hizmet kolu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri hakkında uygulanır.

(2) Bu Toplu Sözleşmede düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Toplu Sözleşme, 4688 sayılı Kanunun 28 ila 32 nci maddelerine dayanılarak akdedilmiştir.

Yürürlük süresi ve tereddütlerin giderilmesi

MADDE 3- (1) Bu Toplu Sözleşme, 1/1/2026 – 31/12/2027 tarihleri arasında uygulanır.

(2) Bu Toplu Sözleşmenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevli ve yetkilidir.

Taraflar

MADDE 4- (1) Bu Toplu Sözleşmenin tarafları;

A) Kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı,

B) Kamu görevlileri adına;

1) Kamu görevlilerinin geneline yönelik mali ve sosyal haklarla ilgili olarak Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı (MEMUR-SEN Genel Başkanı),

2) Hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklarla ilgili olarak;

a- Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmet Kolunda BÜRO MEMUR-SEN temsilcisi,

b- Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolunda EGÎTÎM BÎR-SEN temsilcisi,

c- Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolunda SAGLIK-SEN temsilcisi,

ç- Yerel Yönetim Hizmet Kolunda BEM-BİR-SEN temsilcisi,

d- Basın, Yayın ve İletişim Hizmet Kolunda BİRLİK HABER-SEN temsilcisi,

e- Kültür ve Sanat Hizmet Kolunda TÜRK KÜLTÜR SANAT-SEN temsilcisi,

f- Bayındırlık, İnşaat ve Köy Hizmet Kolunda BAYINDIR MEMUR-SEN temsilcisi,

g- Ulaştırma Hizmet Kolunda ULAŞTIRMA MEMUR-SEN temsilcisi,

ğ- Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolunda TOÇ BÎR-SEN temsilcisi,

h- Enerji, Sanayi ve Madencilik Hizmet Kolunda ENERJİ BÎR-SEN temsilcisi,

ı- Diyanet ve Vakıf Hizmet Kolunda DİYANET-SEN temsilcisidir.

Tamamı İçin Tıklayınız




KGK – Portföy Yönetim Şirketlerinin TSRS’ye İlişkin Zorunlu Uygulama Kapsamından Çıkarılması

Bilindiği üzere, 29.12.2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararının 3 üncü maddesinin birinci fikrasının a bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan portföy yönetim şirketlerinin (PYŞ) mezkûr Kurul Kararında sayılan ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerini art arda iki raporlama döneminde aşanların zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır.

Tarih: 26/08/2025

Sayı : 2025-53

Konu: Portföy Yönetim Şirketlerinin TSRS’ye İlişkin Zorunlu Uygulama Kapsamından Çıkarılması

Bilindiği üzere, 29.12.2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararının 3 üncü maddesinin birinci fikrasının a bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan portföy yönetim şirketlerinin (PYŞ) mezkûr Kurul Kararında sayılan ölçütlerden en az ikisinin eşik değerlerini art arda iki raporlama döneminde aşanların zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır.

PYŞ’ler Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yatırım fonlarını kurmak ve yönetmek amacıyla yetkilendirilen ve ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan ve anonim ortaklık şeklinde kurulan sermaye piyasası kurumudur. PYŞ’ler halka kapalı ortaklık niteliğinde olup, münhasıran özkaynak ile finanse edilmekte ve oldukça sınırlı sayıda personel istihdam etmektedir. Ayrıca bu şirketlerin kendi tüzel kişiliği için bireysel veya nitelikli yatırımcıdan yatırım alma amacının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Söz konusu değerlendirmeler neticesinde; 14.08.2025 tarihli ve 34844 sayılı Kurul Kararı ile; 29.12.2023 tarihli ve 32414(M) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararının 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan portföy yönetim şirketlerinin TSRS’ye ilişkin zorunlu uygulama kapsamından çıkarılmasına karar verilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu




SGK Genelgesi 2025/13 – 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın Geçici 5’inci Maddesinin Uygulanması

Bilindiği üzere, 15.06.2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar yürürlüğe konulmuş ve bu Karar kapsamında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ek 2’nci maddesinde yer alan sigorta prim teşviki uygulaması başlatılmıştır. İlgili sigorta prim teşvikinin usul ve esasları ise 2012/30, 2012/37 ve 2023/23 sayılı Genelgelerde açıklanmıştır.

Sayı: E-83604451-010.06-123120088

Konu: 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın Geçici 5’inci Maddesinin Uygulanması

Tarih: 25.08.2025

GENELGE

2025/13

1-Genel Açıklamalar

Bilindiği üzere, 15.06.2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar yürürlüğe konulmuş ve bu Karar kapsamında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ek 2’nci maddesinde yer alan sigorta prim teşviki uygulaması başlatılmıştır. İlgili sigorta prim teşvikinin usul ve esasları ise 2012/30, 2012/37 ve 2023/23 sayılı Genelgelerde açıklanmıştır.

Bu defa, 30.05.2025 tarihli ve 32915 sayılı Resmi Gazete’de 29/5/2025 tarihli ve 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmış olup söz konusu Kararın 34’üncü maddesi ile 15.06.2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın geçici 2’nci maddesinde bu kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce 2012/3305 sayılı Karar kapsamında düzenlenen yatırım teşvik belgeleriyle ilgili uygulamalara söz konusu karar kapsamında devam edileceği açıklanmıştır.

Bununla birlikte, 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın geçici 5’inci maddesinde;

“Süresi sona eren desteklere ilişkin uygulama

GEÇİCİ MADDE 5- (1) 2012/3305 sayılı Karar döneminde düzenlenen ve 6 ncı bölge için belirlenen sürede sigorta primi işveren hissesi desteği veya varsa sigorta primi desteği sağlanmış ve uygulama süresi sona eren yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcının talebi halinde, desteğin sona erdiği ay dâhil önceki 12 aylık dönemde ilgili teşvik belgesi kapsamı yatırım için uygulama yapılan işyeri sicil numarası altında istihdam edilenlerin aylık ortalamasının altına düşülmediği aylar için uygulanmak ve ilgili teşvik belgesinde belirtilen ilave istihdam sayısını geçmemek üzere teşvik belgesi üzerinde herhangi bir işlem yapılmaksızın sigorta primi işveren hissesi ve varsa sigorta primi desteği uygulama süresi 31/12/2028 tarihine kadar uzatılır. Bu fıkra kapsamındaki destek uygulamasına, uygulamaya ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesini takip eden aydan itibaren başlanır.”

Hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı döneminde düzenlenen ve 6’ncı bölge için belirlenen süre kapsamında sigorta primi işveren hissesi desteği veya varsa sigorta primi desteğinden yararlanmış ve uygulama süresi sona eren yatırım teşvik belgesi sahibi işverenlerin talebi halinde sigorta primi işveren hissesi/sigorta primi desteği uygulama süresi 31.12.2028 tarihine kadar uzatılacaktır.

Bu itibarla, 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın geçici 5’inci maddesinde yer alan söz konusu uygulamanın usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır.

2-2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın Geçici 5’inci Maddesine İlişkin Uygulamanın Usul ve Esasları

2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı döneminde düzenlenen ve 6’ncı bölge için belirlenen süre kapsamında sigorta primi işveren hissesi desteği veya varsa sigorta primi desteğinden yararlanmış ve uygulama süresi sona eren yatırım teşvik belgesi sahibi işverenlerin bu desteklerden 31.12.2028 tarihine kadar yararlanmaya devam edebilmeleri için öncelikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurmaları gerekmektedir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca söz konusu talebe istinaden yapılan değerlendirme sonucu, başvuruda bulanan iş yeri işvereni için 22/8/2012 tarihli ve 2012/30 sayılı Genelgenin 4 nolu bölümünde yer alan bilgilere ilave olarak 2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın geçici 5’inci maddesinde yer alan ortalama sigortalı sayısı bilgisini de içerecek şekilde uygulamaya ilişkin tüm bilgilerin Kurumumuza elektronik ortamda ve resmi yazıyla bildirilmesi gerekmektedir.

İşverenler ilgili iş yerinden dolayı bu düzenlemeden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulamaya ilişkin bilgilerin Kurumumuza bildirimini takip eden aydan/dönemden itibaren yararlanabileceklerdir.

Kapsama giren iş yeri işverenlerinin destekten yararlanabilmeleri için 2012/30, 2012/37 ve 2023/23 sayılı Genelgelerde yer alan şartları sağlamalarının yanı sıra ilgili ayda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen ortalama sigortalı sayısı kadar veya üzerinde sigortalı bildiriminde bulunması gerekmektedir. İşverenin ortalamanın altında kaldığı aylarda destekten yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Söz konusu düzenlemeden yararlanabilmek için destekten yararlanmaya esas dönemlerde kapsama giren yatırım teşvik belgesinde;

-Sadece sigorta primi işveren hissesi desteği öngörülen iş yerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin 49903 kanun numaralı,

-Sigorta primi işveren hissesi ile sigorta primi desteğinin (sigortalı hissesi) birlikte uygulanması öngörülen iş yerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin 59903 kanun numarası,

Seçilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir.

Destekten yararlanılacak ayda/dönemde ortalama sigortalı sayısının sağlanması aşamasında çalışan toplam sigortalı sayısının tespitinde ilgili ayda/dönemde özel sektör iş yerlerince uzun vadeli sigortalı kollarını içeren belge türleri ile bildirilen kanun numarasız veya kanun numaralı bildirimler ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalılar dikkate alınacaktır.

Bununla birlikte destekten yararlanılacak ayda/dönemde mevcut sigortalı sayısının tespitinde, iş yerinden bu destek kapsamında özel sektör iş yerlerince uzun vadeli sigortalı kollarını içeren belge türleri ile bildirilen kanun numarasız veya 49903/59903 kanun numarası haricindeki diğer kanun numaralı bildirimler ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalılar dikkate alınacaktır.

Buna karşın çeşitli nedenlerle ay içinde çalışması bulunmayan ve ücret ödenmeyen (istirahat veya ücretsiz izin gibi nedenlerle muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde (0) gün ve (0) kazançlı olarak kayıtlı) sigortalılar, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi tutulan öğrenciler ile üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler ve Türkiye İş Kurumu’nca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler ve ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular dikkate alınmayacaktır.

Dolayısıyla, destekten yararlanılacak olan aylarda çalışan toplam sigortalı sayısının tespitinde 7,19, 22, 42, 43, 46, 49 ve 50 nolu belge türleri ile yapılan bildirimler dikkate alınmayacaktır.

Kuruma bildirilmiş toplam sigortalı sayısının tespiti sırasında, her bir ayda çalışan sigortalı sayısı, ilgili dönemlerde Kuruma verilmiş asıl ve ek nitelikteki muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki kayıtlı sigortalı sayısından, iptal nitelikteki muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalı sayısı düşülmek suretiyle tespit edilecektir.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde, bir sigortalının işten ayrılmasını müteakip aynı ay içinde ayrıldığı işyerinde tekrar işe başlamış olması halinde, bu sigortalı için ilgili beyannamede iki ayrı kayıt yer almakla birlikte, sigortalı sayısının tespitinde bu nitelikteki kayıtlardan mükerrer olanlar dikkate alınmayacaktır.

Bununla birlikte, 49903/59903 kanun numaralı bildirimde bulunulan sigortalının ilgili iş yerinden ilgili ayda kanun numarasız veya başka kanun numaralı bildiriminin de bulunması halinde bu sigortalı mevcut sigortalı sayısının hesabında dikkate alınmayacaktır.

Ayrıca, mevcut sigortalı sayısının, ilave sigortalı sayısının ve ortalama sigortalı sayısının sağlanıp sağlanmadığının tespiti aşamasında, alt işverenler tarafından çalıştırılan sigortalılar da hesaplamaya dahil edilecektir.

Örnek 1: Düzenleme kapsamına giren (A) iş yeri işverenin mezkûr yatırım teşvik belgesi kapsamında mevcut sigortalı sayısının 0, ilave sigortalı sayısının 100 ve ortalama sigortalı sayısının 50 olduğu ve ilgili iş yerinde bildirim yapılan sigortalı sayılarının 2025/Ağustos ayı/döneminde 50, 2025/Eylül ayı/döneminde 45 olduğu varsayıldığında;

– 2025/Ağustos ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısı kadar bildirim yapıldığından söz konusu işveren ilgili aylarda diğer şartları da sağlamak kaydıyla 50 sigortalıya kadar destekten yararlanabilecektir.

– 2025/Eylül ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının altında bildirim yapıldığından söz konusu işveren destekten yararlanamayacaktır.

Örnek 2: Düzenleme kapsamına giren (B) iş yeri işverenin mezkur yatırım teşvik belgesi kapsamında mevcut sigortalı sayısının 0, ilave sigortalı sayısının 80 ve ortalama sigortalı sayısının 100 olduğu ve ilgili iş yerinde bildirim yapılan sigortalı sayılarının 2025/Eylül ayı/döneminde 110, 2025/Ekim ayı/döneminde 90 olduğu varsayıldığında;

– 2025/Eylül ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının üzerinde bildirim yapıldığından söz konusu işveren ilgili aylarda diğer şartları da sağlamak kaydıyla 80 sigortalıya kadar destekten yararlanabilecektir.

– 2025/Ekim ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının altında bildirim yapıldığından söz konusu işveren destekten yararlanamayacaktır.

Örnek 3: Düzenleme kapsamına giren (C) iş yeri işverenin mezkur yatırım teşvik belgesi kapsamında mevcut sigortalı sayısının 60, ilave sigortalı sayısının 75 ve ortalama sigortalı sayısının 50 olduğu ve ilgili işyerinde bildirim yapılan sigortalı sayılarının 2026/Ocak ayı/döneminde 55, 2026/Şubat ayı/döneminde 70 olduğu varsayıldığında;

– 2026/Ocak ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının üzerinde bildirim yapılmasına rağmen mevcut sigortalı sayısı sağlanmadığından söz konusu işveren ilgili aylarda destekten yararlanamayacaktır.

– 2026/Şubat ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının üzerinde bildirim yapılmasından dolayı mevcut istihdam sağlandıktan sonra söz konusu işveren diğer şartları da sağlamak kaydıyla 10 sigortalıya kadar destekten yararlanabilecektir.

Örnek 4: Düzenleme kapsamına giren (D) iş yeri işverenin mezkur yatırım teşvik belgesi kapsamında mevcut sigortalı sayısının 70, ilave sigortalı sayısının 100 ve ortalama sigortalı sayısının 90 olduğu ve ilgili işyerinde bildirim yapılan sigortalı sayılarının 2027/Nisan ayı/döneminde 80, 2027/Mayıs ayı/döneminde 100 olduğu varsayıldığında;

– 2027/Nisan ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının altında bildirim yapıldığından söz konusu işveren destekten yararlanamayacaktır.

– 2027/Mayıs ayı/döneminde ortalama sigortalı sayısının üzerinde bildirim yapılmasından dolayı mevcut istihdam sağlandıktan sonra söz konusu işveren diğer şartları da sağlamak kaydıyla 30 sigortalıya kadar destekten yararlanabilecektir.

3-Diğer Hususlar

1-Bu Genelge’de yer almayan usul ve esaslar hakkında 2012/1 Nolu Tebliğ ile 2012/30, 2012/37 ve 2023/23 sayılı Genelgelerde belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

2-Destekten yararlanılacak ayda/dönemde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bildirilen ortalama sigortalı sayısı kadar bildirimde bulunulup bulunulmadığının işverenlerce takip edilmesi gerekmektedir. İlgili ayda/dönemde ortalama sigortalı sayısı kadar bildirimde bulunulmadığının sonradan tespit edilmesi halinde ortalama sigortalı sayısının altında kalınan ilgili aylara/dönemlere ait yersiz yararlanılan tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir.

3-2025/9903 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın geçici 5’inci maddesinde yer alan uygulama sonucunda işverenlerin yararlandığı destek tutarlarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından tahsiline ilişkin usul ve esaslar Strateji Geliştirme Başkanlığınca yerine getirilecektir.

4-Yürürlük

Bu genelge hükümleri yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe girer.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Dr. Raci KAYA

Kurum Başkanı




SGK Genelgesi 2025/12 – 2020/20 Sayılı Genelge’de Değişiklik

Bilindiği üzere 2012/27 sayılı Genelge, 2020/20 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmış ancak ilgili hükümleri 2020/20 sayılı Genelgede aynı şekilde düzenlenmiştir. 2012/27 sayılı Genelgenin 7.2. numaralı bölümü Danıştay tarafından iptal edilmiş olup İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/83, K:2025/485 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.

Sayı : E-51592363-010.06-123346661

Konu : 2020/20 Sayılı Genelge’de Değişiklik

Tarih: 25.08.2025

GENELGE

2025/12

Bilindiği üzere 2012/27 sayılı Genelge, 2020/20 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmış ancak ilgili hükümleri 2020/20 sayılı Genelgede aynı şekilde düzenlenmiştir. 2012/27 sayılı Genelgenin 7.2. numaralı bölümü Danıştay tarafından iptal edilmiş olup İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/83, K:2025/485 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.

Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15.06.2023 tarih ve E:2019/11351, K:2023/3625 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 03.03.2025 tarih ve E:2024/83, K:2025/485 sayılı kararıyla kesin olarak onanmasından sonra onama kararı doğrultusunda mülga 2012/27 sayılı Genelge’nin iptale konu bölümlerini içeren 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi’nin “Altıncı Kısım”, “Altıncı Bölüm”, “1.2. Zamanaşımına giren borç ile ilgili olarak ünite tarafından yapılacak işlemler” başlıklı alt maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“1.2. Zamanaşımına giren borç ile ilgili olarak yapılacak işlemler

5510 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımını kesen sebepler 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde, zamanaşımının işlememesi ise 6183 sayılı Kanun’un 104’üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 91’inci maddesinde sayılmıştır.

Kurum alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusu ile ilgili olarak Kurumumuz ile borçlular arasında oluşan anlaşmazlıklar itirazlara konu olmakta, dava konusu yapılarak mahkemelerin iş yükünün artmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri tarafından düzenli aralıklarla sigortalı, genel sağlık sigortalısı ve işyeri dosyaları taranarak en eski borçtan başlamak üzere borçlar belirlenecektir. 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü ve 104’üncü maddelerinde ve 5510 sayılı Kanun’un 91’inci maddesinde sayılan zamanaşımını kesen ve durduran sebepler ile diğer gerekli araştırmalar yapılacaktır.

Borç, 5510 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır…” amir hükmünden doğmuşsa; borcun, zamanaşımına uğrayıp uğramadığına bu hükümdeki tarihlerden itibaren karar verildiğinden, Zamanaşımına Giren Borçlar tablosuna işlenmesinde yine anılan hükümdeki tarihler esas alınarak karar verilecektir.

1.2.1. İcra takibi başlamamış işveren/sigortalı/genel sağlık sigortalısı borçları için yapılacak işlemler

Zamanaşımı yönünden gerekli araştırma yapıldıktan sonra borcun zamanaşımına girdiğinin anlaşılması halinde borçlulara, Genelge’nin ekinde yer alan “ek-12 Borç Bilgilendirme Formu” gönderilmek suretiyle yazının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödeme yapılması istenilecektir. Söz konusu Kurum alacağı için yapılacak olan rızaen ödemeler kabul edilecektir. Borçlular tarafından ödeme yapılmaması halinde herhangi bir mahkeme ilamı aranmaksızın zamanaşımına girmiş borcun 6183 sayılı Kanun kapsamında takibi mümkün olmadığından, bu borçlar icra servisine gönderilmeyerek 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için İşveren İntra- İşveren-Terkin ve Ertelemeler-Zamanaşımına Giren Borçlar tablosuna; 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için Kesenek Bilgi Sistemi programında yer alacak Zamanaşımına Giren Borçlar tablosuna; sigortalılar ve genel sağlık sigortalıları için ise borcun bulunduğu programda açılacak Zamanaşımı Borç Girişi menüsüne işlenecektir.

Zamanaşımına Giren Borçlar tablosunda yer alan tutarlar bundan böyle işverenlerin/sigortalıların/genel sağlık sigortalılarının bankalar vasıtasıyla yapmış oldukları ödeme işlemlerinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için “22-Geçmiş Dönem Prim İşveren”; 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için “14 -Prim Kamu İşveren” ve “15 – EK Karşılıklar-Faturalı Alacaklar”; genel sağlık sigortalıları için “13- GSS Prim” borç sorgusu altında yer alan geçmiş dönem gss prim borçlarında (3000 borç kodunda); sigortalılar için ise prim borç sorgusunda gösterilmeyecek, ancak zamanaşımına giren borçlar banka borç sorgu ekranlarında ayrı bir borç sorgu tipinde gösterilerek işverenlerce/sigortalılarca/genel sağlık sigortalılarınca ödeme yapılmak istenildiğinde rızaen ödeme yapmaları sağlanacaktır.

Zamanaşımına girmiş borçlar için yalnızca işverence/sigortalılarca/genel sağlık sigortalılarınca talep olması halinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için MOSİP emanet mahsup işlemi menüsünde (08 tahsilat girişi); 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için Kesenek Bilgi Sistemi programında; genel sağlık sigortalılarınca MOSİP programında; sigortalılar için ise borcun bulunduğu programda emanet mahsup işlemi yapılabilecektir.

1.2.2. İcra takibi başlamış işveren/sigortalı/genel sağlık sigortalısı borçları için yapılacak işlemler

İşverenlerce/sigortalılarca/genel sağlık sigortalılarınca 6183 sayılı Kanun’un 58’inci maddesine göre ödeme emrine itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerektiğinden, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun borcun zamanaşımına girdiği yönünde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde alacaklı üniteye itiraz etmesi halinde kişilerin, dava açmasına gerek duyulmaksızın söz konusu alacağın zamanaşımına girip girmediği Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu’nca incelenerek zamanaşımına girdiği tespit edilen alacaklara ait icra takip dosyası iptal edilecektir.

Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu’nca incelenen icra takip dosyasında birden fazla dönem bulunması ve bu dönemlerden bazılarının zamanaşımına girdiğinin tespit edilmesi halinde sadece zamanaşımına girdiği tespit edilen dönemin icra takip dosyasından iptali yapılacaktır.

Mahkeme tarafından icra takip dosyasında takip edilen borcun kısmen ya da tamamen zamanaşımına girdiği yönünde verilen kararların kesinleşmesinden sonra ilgili dönem/dönemlerin icrası iptal edilecektir.

Kuruma zamanaşımı defi iddiası ile itiraz edilmesi, mahkemeye dava açma süresini durduran veya kesen bir işlem olarak kabul edilmeyecektir.

İcraya intikal eden borçlar için zamanaşımına girdiği yönünde kesinleşen mahkeme kararının ya da komisyon kararının borcu icraya intikal ettiren alacaklı servise gönderilmesini müteakip bu alacaklı servis tarafından borçlar ilgili tablolara (5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için İşveren İntra- İşveren-Terkin ve Ertelemeler- Zamanaşımına Giren Borçlar tablosuna; 5510 sayılı

Kanun’un 4/1-c maddesine tabi sigortalı çalıştıran işverenler için Kesenek Bilgi Sistemi programında yer alacak Zamanaşımına Giren Borçlar tablosuna; sigortalılar ve genel sağlık sigortalıları için ise borcun bulunduğu programda açılacak Zamanaşımı Borç Girişi menüsüne) işlenecektir.

Öte yandan tüzel kişiliğin borcundan sorumlu olan limited şirket ortağı, müdürü, anonim şirket yönetim kurulu üyesi, başkanı, yetkililer, yöneticiler, kanuni temsilciler, kefil vb. kişiler hakkında düzenlenen ödeme emrine karşı açılan zamanaşımı davası sonucu bu kişiler yönünden zamanaşımı kararının kesinleşmesi, ancak asıl borçlu olan tüzel kişi hakkında aynı borç için zamanaşımına girdiği yönünde karar bulunmaması halinde borçtan sorumlu olan kişiler hakkındaki karara istinaden İşveren İntra-İşveren-Terkin ve Ertelemeler-Zamanaşımı Borç Girişi menüsüne veri girişi yapılmayacaktır.

1.2.3. Borç sorgulamaları, teşvik uygulamaları ve belgelere ilişkin işlemler

Zamanaşımına girmiş borçlar;

Kurumca verilecek borcu yoktur yazılarında veya Kurum ve Kuruluşlarca yapılacak borç sorgulamalarında,

Kurumca uygulanan teşvik, destek ve indirimlerde,

Sigortalıların ve genel sağlık sigortalısının sağlık hizmetlerinden yararlanmasında,

KDV Mahsubu ile prim ödenmesinde kullanılan “Borç Döküm Formunda” ve KDV mahsubu ile gelen tutarların borçlara mahsubunda,

İhale konusu veya özel nitelikteki inşaatlar dolayısıyla yapılan araştırma işlemi sonucunda saptanan fark işçilik borçlarının işverene tebliği üzerine işveren tarafından söz konusu borçların zamanaşımına girdiği gerekçesiyle itiraz edilmesi durumunda bahse konu bu borçlar, ihale konusu işlerde teminatın iadesi ve özel nitelikteki inşaatlarda iskân için düzenlenen ilişiksizlik belgesinde,

işverenin/sigortalıların/genel sağlık sigortalısının borcu olarak dikkate alınmayacaktır.

Borcu yoktur belgelerinin kâğıt ortamında hazırlanarak verilmesine yönelik yapılan sorgulamalarda “Zamanaşımına Giren Borçlar” tabloları kontrol edilecektir.

6183 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesine göre Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince reddiyat yapılması durumunda anılan maddenin birinci fıkrasına göre yapılacak mahsuptan sonra Kurumun zamanaşımına girmiş prim alacakları hariç prim ve diğer alacaklarından muaccel olanlara mahsup yapılacaktır.”

Bu Genelge’de belirtilen program çalışmaları tamamlanana kadar işlemler ilgili birimlerce manuel olarak yerine getirilecektir.

Diğer taraftan, borçların zamanaşımına uğramasına mahal verilmemesi için işyeri dosyaları ile sigortalıların ve genel sağlık sigortalılarının borçlarının düzenli aralıklarla taranması ve konunun Sosyal Güvenlik İl Müdürlerimizce takibi önem arz etmektedir.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Dr. Raci KAYA

Kurum Başkanı




Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi ile Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü – Yeni

Veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) olarak malların bir şahıstan diğer şahsa intikalinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ne zaman ve nasıl verileceğine ilişkin açıklamaların yer aldığı “Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi” ile “Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi ile Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü Yayınlandı

Veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) olarak malların bir şahıstan diğer şahsa intikalinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ne zaman ve nasıl verileceğine ilişkin açıklamaların yer aldığı “Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi” ile “Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Söz konusu Rehber ve Broşür’de;

— Veraset ve intikal vergisinin konusu ve vergiyi doğuran olay,

— Muafiyetler ve istisnalar,

— Veraset ve intikal vergisinin beyanı, beyannamenin verilme şekilleri ve zamanı,

— Beyannameye eklenecek belgeler,

— Veraset ve intikal vergisi matrahının tespitinde indirilebilecek borç ve giderler,

— Vergi oranı, ödeme yeri ve zamanı,

gibi konularda açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberine ulaşmak için tıklayınız
Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürüne ulaşmak için tıklayınız
Konuya ilişkin İnfografik için tıklayınız

Detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini  (VİMER-189) arayabilirsiniz.

Kaynak: GİB