Sosyal İçerik Üreticilerine Yapılan Ödemelerden Gelir Vergisi ve KDV Uygulaması

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Isparta Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü Sayı: E-70463696-120[2024]-631 Tarih: 06.01.2026 Konu: Influencer’e Ödenen Reklam…

 

 

Sosyal İçerik Üreticilerine Yapılan Ödemelerden Gelir Vergisi ve KDV Uygulaması

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Isparta Defterdarlığı

Gelir Müdürlüğü

Sayı: E-70463696-120[2024]-631

Tarih: 06.01.2026

Konu: Influencer’e Ödenen Reklam Bedeli Dekontunda Stopaj Kesintisi ve KDV

İlgi:

18/1/2024 tarihli ve 5331 Defterdarlık kayıt numaralı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinde yer alan sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanan sosyal içerik üreticileri ile reklam çalışması yapacağınızı ve ödemeleri sosyal içerik üreticilerinin söz konusu istisna kapsamında açmış oldukları banka hesaplarına yapacağınızı belirterek şirketiniz tarafından yapılacak ödemeler için ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve reklam bedeli dekontuna istinaden 2 No.lu KDV beyannamesi ile bildirimde bulunulup bulunulmayacağı hususlarında görüş talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası” başlıklı mükerrer 20/B maddesinde;

“İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.

Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir.

Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

hükmü yer almaktadır.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin;

-“İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“(1) İstisnadan; internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler, bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir.

Bu kapsamda;

– Sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2022 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden

itibaren istisna kapsamındadır.

(12) Bankalar tarafından 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında elde edilen hasılat tutarı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacağından, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkifat yapmakla yükümlü olanlarca istisnadan faydalananlara bu faaliyetleri nedeniyle yapılacak ödemelerden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Örnek 15: Tam mükellef (OKD) Anonim Şirketi, üretimini yaptığı saç şekillendirme cihazlarının tanıtımını, 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında istisnadan yararlanan sosyal içerik üreticisi mükellef (M)’nin sosyal medya hesapları üzerinden yapmakta ve mükellef (M)’ye bahsi geçen reklam hizmeti karşılığında bedel ödemektedir.

193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca mezkûr maddenin birinci fıkrasında sayılanlara internet ortamında reklam hizmeti verilmesi durumunda, bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemeler üzerinden, ödeme yapılan kişinin mükellef olup olmamasına bakılmaksızın, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesi ile mezkûr istisnadan faydalananlara bu faaliyetleri nedeniyle yapılacak ödemeler üzerinden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı hüküm altına alındığından tam mükellef (OKD) Anonim Şirketi tarafından mükellef (M)’ye ödenen reklam hizmeti bedeli üzerinden mezkûr Kanunun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapılmayacaktır.

…”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz tarafından Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnasından faydalanan gerçek kişilerden alınan reklam hizmeti karşılığı tarafınızca yapılan ödemelere ilişkin olarak, anılan Kanunun mükerrer 20/B maddesi kapsamında elde edilen hasılat tutarı üzerinden bankalar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacağından, söz konusu istisnadan faydalanan mükelleflere yapacağınız ödemeler üzerinden ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

– 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

– 17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin KDV’den istisna olduğu

hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliği İstisnası” başlıklı (II/F-4.26.) bölümünde;

“3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV’den istisna edilmiştir.

Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanmaktadır.

Bununla birlikte, 1/1/2024 tarihinden itibaren internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere de söz konusu istisna uygulanacaktır.

Bu kapsamda, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler üzerinden KDV hesaplanmaz.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir.

Ayrıca söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesindeki şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar işlemleri yapanlardan aranır.

Öte yandan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kazançların toplamının aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmasının ve bu kazançların mezkur Kanun uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilecek olmasının, istisna uygulamasına bir etkisi bulunmamaktadır.”

açıklamaları yer almaktadır.

Buna göre, reklam çalışması yapacağınız sosyal içerik üreticilerinin vereceği hizmete ilişkin kazancın Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilmesi halinde, söz konusu hizmet 3065 sayılı Kanunun 17/4-a maddesi kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.




2025/4. Geçici Vergilendirme Döneminde Nakdi Sermaye Artışı İndirimi

2025/4. Geçici Vergilendirme Döneminde Nakdi Sermaye Artışı İndirimi…

 

 

2025/4. Geçici Vergilendirme Döneminde Nakdi Sermaye Artışı İndirimi

2025/4. Geçici Vergilendirme Döneminde Nakdi Sermaye Artışı İndirimi

6637 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen 10/ı bendi düzenlemesi uyarınca; finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirim konusu yapılabilmektedir.

4.3.2016 tarih ve 29643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlan 9 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’de uygulamanın usul ve esasları açıklanmış ve Tebliğin 10.6.5.1. bölümünde indirim tutarının hesaplanmasında TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınacağından geçici vergi dönemlerinden sadece dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılmasının mümkün bulunduğu açıklanmıştır.

26.10.2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yapılan değişiklik sonrası 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere 4. Geçici Vergi Beyannamesi verilmesine ilişkin düzenleme kaldırılmış, buna bağlı olarak da 1.3.2023 tarih ve 32119 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile Tebliğinin 10.6.5.1. bölümü yeniden değiştirilerek indirim tutarının hesaplanmasında TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınacağından, sadece yıllık hesap dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılmasının mümkün bulunduğu açıklanmıştır.

19 Aralık 2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7566 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun “Geçici Vergi” başlıklı mükerrer 120 nci maddesinde yapılan değişiklikle, 1/1/2025 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına ilişkin verilecek beyannamelere uygulanmak üzere dördüncü geçici vergilendirme dönemi beyanı verilmesi yeniden ihdas edilmiştir.

Birliğimize meslek mensuplarımızdan 2025 yılı 4. Geçici Vergilendirme Döneminde nakdi sermaye artışı indiriminden yararlanılıp yararlanılamayacağına ilişkin sorular gelmekte olup; konuya ilişkin Birliğimiz görüşü talep edilmektedir.

Birliğimizce,

– 5520 sayılı Kanunun 10/ı bendinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınacaktır denildiğinden ve bu oranın hali hazırda belli ve açıklanmış olması,

– 4’üncü geçici vergilendirme dönemine ilişkin beyanname verme yükümlülüğü kaldırılmadan önce Kurumlar Vergisi Genel Tebliği açıklamalarında indirimden sadece dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla yararlanılabileceğinin belirtilmiş ve 21 No.lu Tebliğ değişikliğinin 4.dönem geçici vergi beyanın kaldırılmasına ilişkin Kanun değişikliğine uyum sağlamak amacıyla yapılmış olması,

– Tebliğin mevcut halinde sadece yıllık hesap dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılmasının mümkün bulunduğunun açıklanmış ve dördüncü geçici vergi beyanının özü itibariyle bir yıllık beyan olması,

nedenleriyle, 2025 yılı 4. Geçici Vergilendirme Döneminde nakdi sermaye artışı indiriminden yararlanılabileceği değerlendirilmektedir. Ancak bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığının açıklaması beklenmektedir.

Kaynak: TÜRMOB




Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) – VUK 591

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) – VUK 591 13 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33167 Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdares..

 

 

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) – VUK 591

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) – VUK 591

13 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33167

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

Amaç ve konu

MADDE 1- (1) Kayıtlı ekonominin desteklenmesi, belge düzenine olan uyum ve kartla ödeme imkânlarının artırılması amacıyla taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflere, kullandıkları taksimetrelerle bağlantılı olarak çalışacak veya taksimetre özelliğini de haiz Taksi Mali Cihaz kullanma mecburiyeti getirilmiştir.

(2) Bu kapsamda, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflere Taksi Mali Cihaz kullanma ve bu cihazlar üzerinden kartla ödeme imkânı sağlanması zorunluluğu getirilmesine, söz konusu cihazların onaylanmasına ve üretilmesine ilişkin hususlar ile bu cihazlarla bağlantılı çalışacak taksimetrelerde ilave olarak bulunması gereken özelliklerin belirlenmesi, bu cihazlar üzerinden düzenlenecek belgelerin içeriği ile formatların belirlenmesi, bu cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemlere yönelik bilgi verme yükümlülüğü getirilmesi, bu yükümlülüğü yerine getireceklerin uymakla yükümlü oldukları kurallar ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesi bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

Yasal düzenlemeler

MADDE 2- (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– 149 uncu maddesinde, “Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.”,

– Mükerrer 242 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, “Maliye ve Gümrük Bakanlığı; mükelleflere, niteliklerini belirlediği elektronik cihazları kullandırmak suretiyle belge düzenlettirmeye ve kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları belgelere ekletmeye yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen belgeler ile özel cihazlardan çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler bu Kanun hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş belge hükmündedir.

Maliye ve Gümrük Bakanlığı, elektronik cihazlarla veya kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları ekletmek suretiyle belge düzenletme yetkisini; iş grupları, sektörler, bölgeler, yerleşim birimleri, yıllık hasılat tutarları itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyet gösterilip gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya topluca kullanabilir”,

– Mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Maliye Bakanlığı;

  1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,

  1. Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması veya ibraz edilmesi hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,
  2. Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye, standart belirlemeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeler ile bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluk veya standartları beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeler veya bilgi ve işlem çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya ya da belirlemeye, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler ile süresinden sonra verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere istinaden düzenlenen ihbarnameleri, mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere ilişkin yapılan işlemlerin sonuçlarını internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında ilgili kişilere göndermeye ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye,

  1. Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya,

….

Yetkilidir.”

hükümleri yer almaktadır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;

a) 213 sayılı Kanun: 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununu,

b) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,

c) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,

ç) Bütünleşik belge: Taksi Mali Cihaz kullanılarak belgelendirilecek işleme ilişkin yapılacak ödemenin kart ve benzerleri ile gerçekleşmesi halinde muhteviyatında banka POS harcama bilgilerini de içeren e-Belgeyi,

d) Bütünleşik fiş: Taksi Mali Cihaz kullanılarak belgelendirilecek işleme ilişkin yapılacak ödemenin kart ve benzerleri ile gerçekleşmesi halinde muhteviyatında banka POS harcama bilgilerini de içeren fatura yerine geçen belge olarak kabul edilen perakende satış vesikasını,

e) EFT-POS: Troy, Europay, Mastercard, VISA ve benzeri sertifikalarla uyumlu kartlı ödeme sistemleri terminalini,

f) Elektronik belge (e-Belge): Usul ve esasları Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile belirlenen e-Arşiv Fatura ve e-Faturayı,

g) GİB Teknoloji: Gelir İdaresi Başkanlığının bilgi teknolojilerine ilişkin süreçlerini yürüten birimleri,

ğ) GPS: Küresel konumlama sistemini (Global Positioning System),

h) İşletici kuruluş: 1/6/2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 507)’nde tanımlanan Finans Kuruluşu veya Ödeme Kaydedici Cihaz Üreticilerinden, Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemini işletmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen ve Sistemin işletilmesi nedeniyle Bakanlık, Başkanlık ve Sistem kapsamındaki hizmetlerden yararlananlara karşı asli sorumlu olan kuruluşlardan her birini,

ı) Kart: 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda tanımlanan banka kartı ve kredi kartı ile 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında ödeme aracı olarak kullanılan kartları,

i) Kuruluş: 6493 sayılı Kanun kapsamında faaliyet izni bulunan ödeme kuruluşları, elektronik para kuruluşları ile Posta ve Telgraf Teşkilat Anonim Şirketini,

j) Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) üreticisi: 15/6/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 426) kapsamında YN ÖKC’lerin ithali/üretimi, satışı ve satış sonrası bakım onarım hizmetlerinin yürütülmesi için Bakanlıktan onay alan firmayı,

k) Sistem: Taksi Mali Cihazların kayıt, aktivasyon, hurda ve benzeri işlemlerin yapıldığı Taksi Mali Cihaz üreticilerine ait sistemi,

l) Taksi: Yapısı itibarıyla sürücüsü dâhil en çok dokuz oturma yeri olan, insan taşımak için imal edilmiş, taksimetre ile yolcu taşıyan M1 sınıfı ticari motorlu aracı,

m) Taksimetre: 3/9/2013 tarihli ve 28754 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taksimetre Muayene Yönetmeliğinde belirlenen şartları taşıyan ve takıldığı taksinin özelliklerine ve ayarlandığı tarife esas alınarak yolcunun ödemesi gereken ücreti taksimetre ücret hesaplama yöntemine göre sürekli olarak hesaplayabilen ve ücret göstergesinde gösterebilen ölçü aletini,

n) Taksi Mali Cihaz: Taksimetreler ile bağlantılı olarak çalışan veya taksimetre özelliğini haiz bu Tebliğ kapsamında onay alan çevrimiçi çalışan EFT-POS özellikli cihazı,

o) Taksi Mali Cihaz üreticisi: Bu Tebliğ kapsamında Bakanlıktan Taksi Mali Cihaz üretim/ithalat izni alan firmaları,

ö) Taksi Mali Cihaz yetkili servisi: Taksi Mali Cihaz için Bakanlıktan onay alan üretici/ithalatçı firmaların bu cihazların bakım ve onarım hizmetlerini yapmaya yetkili kıldığı kişi veya kurumu,

p) TCKN: Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarasını,

r) TSE: Türk Standardları Enstitüsünü,

s) TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunu,

ş) Uygulama üzerinden taksi çağırma hizmeti: Elektronik ortamda yolcu ile taksicilik faaliyetinde bulunan mükellef arasında bağlantı kurulmasına, yolcunun hizmet almasına ve ödeme yapmasına imkân tanıyan hizmeti,

t) Üye İşyeri Anlaşması: Kartların kabulünü sağlamak amacıyla 5464 sayılı Kanun kapsamında banka ya da diğer kuruluşlar ile yapılan anlaşma veya 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmeti sağlayıcısı ile yapılan anlaşmayı,

u) VKN: Vergi Kimlik Numarasını,

ifade eder.

Taksi Mali Cihaz

MADDE 4- (1) Taksi Mali Cihazları, Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından bu Tebliğ kapsamında taksi işletmeciliği faaliyetinde kullanılmak üzere Bakanlıktan onay alınan cihazlardır. Taksi Mali Cihazları fiş veya e-Belge düzenleyebilen cihazlar olarak aşağıda belirtildiği şekilde ikiye ayrılmaktadır:

a) Fiş düzenleyen Taksi Mali Cihaz: Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından bu Tebliğ kapsamında taksi işletmeciliği faaliyetinde kullanılmak üzere Bakanlıktan onay almış fiş düzenleyebilen Taksi Mali Cihazdır.

b) e-Belge düzenleyen Taksi Mali Cihaz: Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından bu Tebliğ kapsamında taksi işletmeciliği faaliyetinde kullanılmak üzere Bakanlıktan onay almış e-Belge düzenleyebilen Taksi Mali Cihazdır.

Taksi Mali Cihaz onayı ve teknik özellikleri

MADDE 5- (1) Taksi Mali Cihaz modellerinin taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerce kullanılabilmesi için, Bakanlıkça belirlenmiş olan şartları haiz olduğunun onaylanmış olması mecburidir.

(2) Onay müracaatında bulunan firmalar idari ve teknik incelemeye tâbi tutulur. Firmaların idari incelemeleri, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca gerçekleştirilir. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 426) kapsamında onay almış ÖKC üreticileri ve Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 507) kapsamında yetkilendirilmiş işletici kuruluşlar idari incelemeye tabi değildir. Taksi Mali Cihaz üreticileri gerek görülmesi hâlinde Bakanlık tarafından her zaman idari incelemeye tâbi tutulabilir.

(3) Bu Tebliğ ve dijital.gib.gov.tr adresinde Başkanlıkça yayımlanacak ilgili teknik kılavuzlarda nitelikleri belirtilen Taksi Mali Cihaz onay başvuruları, Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından yapılacaktır. Onay başvurusunda bulunulan Taksi Mali Cihazların en az iki farklı taksimetre üreticisine ait olan taksimetrelerle bağlantılı olarak çalışması gerekmektedir. Ancak taksimetre ve Taksi Mali Cihaz fonksiyonlarını haiz tek bir cihaz için onay başvurusunda bulunulması durumunda en az iki farklı taksimetre ile bağlantılı çalışma şartı aranmaz.

(4) Taksi Mali Cihaz onayları bu cihazların bağlantılı olarak çalışacakları taksimetrelerin marka ve modellerini de içerecektir.

(5) Taksi Mali Cihazlar aşağıdaki süreçler tamamlandıktan sonra onaylarında belirtilen taksimetreler ile bağlantılı olarak kullanılabilecektir:

a) Onay süreci, Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından aşağıda sayılan bilgi ve belgelerle birlikte Bakanlığa yapılacak başvuru ile başlar.

b) Taksi Mali Cihaz üreticileri, bir dilekçe ile Bakanlığa başvurarak Taksi Mali Cihazlarının onaylanmasını talep edeceklerdir.

c) Taksi Mali Cihaz üreticilerinin bu Tebliğde belirtilen yükümlülükleri yerine getirecek şekilde organizasyon yapısına veya servis ağına sahip olması gerekmektedir.

ç) Onay başvurusu ekinde yer alması gereken teknik dosyada (fiziki ve dijital) aşağıda belirtilen bilgi ve belgelere yer verilecektir:

1) Taksi Mali Cihaz üreticilerinin veya bunların kanuni temsilcilerinin kimlik bilgileri.

2) Cihazın üretildiği ülke.

3) Cihazı üreten fabrikanın adı ve adresi.

4) Cihazın modeli.

5) Cihazın ticari ismi (markası).

6) Cihazın tipi.

7) Cihazın teknik özellikleri.

8) Elektronik unsurların listesi ve bunların başlıca özellikleri (ulusal veya uluslararası normlara atıf yapılacak).

9) Fonksiyonel ve imalatla ilgili özelliklerinin açıklandığı şema ve planlar.

10) Cihazın işleme programı ve işleniş sırasında dikkate alınacak konuları içeren bir ana şema.

11) Cihazın bütününün ve muhtelif kısımlarının fotoğrafları.

12) Onaylanan Taksi Mali Cihazların dış yüzünde kolayca görülebilecek şekilde, üzerinde üreticinin firma adı, modelin ticari ismi (marka ve modeli), cihazın sicil numarası, onay belgesi ile ilgili hususların ve yetkili teknik servisin yer aldığı bir plaket bulunacaktır. Sicil numarasının cihaz içerisine tespit edilmesi ve cihaza yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere kaydedilmesi, kaydedildikten sonra ise herhangi bir yöntemle değiştirilemez ve silinemez olması zorunludur.

13) Kullanım ve bakım normları (Ulusal veya Uluslararası).

14) Satış usulü ve organizasyonunun özellikleri.

15) Bakım ve onarım organizasyonunun özellikleri.

16) Yurt içinde yetkili bakım ve onarım yapabilecek merkez ve servislerin listesi, bunların yerlerini gösterir harita.

17) Bakım ve onarım merkezlerinde çalışacak elemanlara verilmesi düşünülen kimlik belgesi örneği.

18) Cihazı üreten firmanın adını belirten damgası (kaşesi).

d) Onay başvurusu sırasında iki adet Taksi Mali Cihazın teslimi gerekmektedir. Başvuru dilekçesinde cihazların, yürürlükte olan kanuni ve idari düzenlemelere uygun olduğu belirtilmelidir. Seri olarak yapılacak üretimlerin onaylanan modele uygun olarak imal edileceği garanti edilmelidir.

e) Verilen onaylar üç yıl için geçerli olup eşit süreler itibarıyla uzatılabilir. Onayın geçerli olduğu süre içerisinde süre uzatımı talebinde bulunulmazsa veya uzatma talebi reddedildiği takdirde, onaylanan modele uygun faaliyette bulunan cihazlar için onay hükümleri geçerli sayılır. Onayın geçerli olduğu süre içerisinde süre uzatım talebinde bulunulmaması veya talebin reddedilmesi durumunda, söz konusu cihazın üretimi ve satışı mümkün değildir.  Ancak Taksi Mali Cihaz üreticileri, mükellefler tarafından kullanılmakta olan cihazlara ilişkin bakım, onarım ve servis hizmetlerine devam edeceklerdir.

f) Onay için başvuru yapan Taksi Mali Cihaz üreticileri, bağlantılı olarak çalışacakları en az iki farklı taksimetre üreticisine ait olan taksimetrelere ilişkin özelliklere ve taksimetrelerin ilgili mevzuat kapsamında alınmış onay belgesine başvuru dosyasında yer vereceklerdir. Taksimetre ve Taksi Mali Cihaz fonksiyonlarını haiz tek bir cihaz için onay başvurusunda bulunulması durumunda da taksimetre özelliklerine ve taksimetrenin ilgili mevzuat kapsamında alınmış onay belgesine yer verilecektir.

g) Onay başvurusunda bulunan Taksi Mali Cihazlar teknik incelemeye tâbi tutulacaktır.

ğ) Taksimetreler ile bağlantılı çalışacak Taksi Mali Cihazlara ve bağlantılı çalışmaya ilişkin teknik incelemeler (donanım güvenliği testleri, mali yazılım fonksiyonel ve güvenlik testleri, güvenli haberleşme testleri ve benzeri) Başkanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde TÜBİTAK ve TSE tarafından yapılır. Başkanlık, gerek görmesi hâlinde TÜBİTAK ve TSE dışındaki kurumlara da inceleme yaptırabilir. Yetkili kurumlarca yapılan teknik incelemelerin müspet olması hâlinde, Taksi Mali Cihazları ve bağlantılı çalışacakları taksimetrelere marka ve modelleri itibarıyla birlikte onay belgesi verilecektir. Onay verilen cihazların “marka, model, firma kodu ile firma adı” ve taksimetrelerin “marka, model ve firma adı” dijital.gib.gov.tr adresinde ilan edilecektir.

h) Onaylanan modele uygun olmayan cihazların üretildiği veya ithal edildiği ve satış sonrası bakım ve onarım konusunda öngörülen şartlara uyulmadığı takdirde modelin onayı iptal edilir. Onayın iptali tedbirin alındığı tarihten itibaren hüküm icra eder.

ı) Bu madde kapsamında onay alan Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından, daha önce verilen onayda yer almayan marka ve modeldeki bir veya birden fazla taksimetre için de onay başvurusunda bulunulabilecektir.

(6) Taksi Mali Cihazlar ile birlikte onaya sunulacak taksimetrelerin, ilgili mevzuatta belirlenen teknik özellikleri/şartları taşıması gerekmektedir.

(7) Bakanlıkça onaylanacak Taksi Mali Cihazlar ve bağlantılı çalıştıkları taksimetrelerin aşağıda yer verilen teknik özelliklere sahip olması gerekmektedir:

a) Taksimetrenin açılması ile birlikte eş zamanlı olarak Taksi Mali Cihazda işlemin başlaması, taksimetrede ücretin hesaplanmasıyla eş zamanlı olarak Taksi Mali Cihazda da işlemin sonlandırılması esastır.

b) Taksimetre, Taksi Mali Cihazdan bağımsız olarak tek başına çalışamayacak, ücretin hesaplanması ve işlemin tamamlanmasını müteakip Taksi Mali Cihazdan fiş veya e-Belge düzenlendikten sonra taksimetrenin yeniden kullanılması mümkün olabilecektir.

c) Taksi Mali Cihaz, taksimetreden bağımsız olarak tek başına çalışamayacak ve fiş veya e-Belge düzenleyemeyecektir. Tutar bilgisi Taksi Mali Cihaza taksimetreden otomatik olarak gelecek ve Taksi Mali Cihaza manuel tutar girişi yapılamayacaktır.

ç) Taksi Mali Cihazdan düzenlenecek, fiş, e-Belge, bütünleşik fiş ile bütünleşik e-Belgeye ilişkin hususlar Başkanlık tarafından dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlanan teknik kılavuzlarla belirlenecektir. Bu kapsamda taksimetre üreticileri/ithalatçıları, banka ve benzeri kuruluşlar Taksi Mali Cihaz üreticilerine her türlü teknik desteği sunmak zorundadırlar.

d) Taksimetrenin, Taksi Mali Cihaz ile haberleşen donanım birimlerinin değişimini gerektiren hallerde değişim işlemi yetkili servis ile birlikte yapılıp ruhsatnameye işlenecektir.

e) Fiş düzenleyebilen Taksi Mali Cihazların verilen hizmet bedelinin 213 sayılı Kanunda belirlenen fatura düzenleme sınırının üzerinde olması veya talep edilmesi durumunda hizmeti alanın TCKN ve VKN bilgisinin girilmesine imkân verecek özellikte olması gerekmektedir.

f) Taksi Mali Cihazlar, taksimetreler ile Başkanlık tarafından geliştirilen güvenli ve şifreli iletişim protokolleri ile haberleşmek zorundadır.

g) Taksi Mali Cihaz, GPS üzerinden enlem ve boylam bilgilerini içeren konum verisini alarak zaman bilgisi ile birlikte saklamalıdır. Ancak Taksi Mali Cihazla bağlantılı olarak kullanılacak taksimetrede yer alan GPS üzerinden söz konusu verilerin alınabilmesi halinde Taksi Mali Cihazda bu özelliğin bulunmasına gerek bulunmamaktadır.

(8) Taksi Mali Cihazlar, bu Tebliğde belirtilen özelliklere ilave olarak Başkanlık tarafından dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak teknik kılavuzlarda belirtilen asgari teknik özellikleri de haiz olmalıdır.

(9) Taksi Mali Cihaz üreticileri onay belgesi almadan, GİB Teknolojiye kayıt işlemi yaptırmadan ve ruhsat almadan, herhangi bir cihazı satamaz, devredemez veya diğer yollarla kullandıramazlar.

(10) Taksi Mali Cihaz üreticileri, sattıkları mali cihazlar ile birlikte ayrıca cihazın kullanılmasına, teknik özelliklerine, yetkili servis bilgilerine yer veren kullanma kılavuzunu mükellefe vereceklerdir. Bu kılavuzda, cihazın markası, çalıştırılması ve kullanılmasına ilişkin bilgiler, korunmasında dikkat edilecek hususlar, cihaz fotoğrafı, bakım ve onarımlarında başvurulacak yetkili servislerini gösterir liste, garanti süresi ve şekli, kılavuzun sayfa adedi ve onay belgesinin tarihi ve sayısı yer alacaktır.

(11) Taksimetre özelliğini de haiz Taksi Mali Cihaz için onay başvurusunda bulunulması durumunda, söz konusu cihazın bu Tebliğde ve Başkanlıkça yayımlanacak teknik kılavuzlarda belirlenen özellikleri haiz olması gerekmektedir. Ayrıca bu cihazların onaya sunulmadan önce taksimetrelerle ilgili mevzuata uygun olarak üretildiğinin belgelendirilmesi gerekmektedir.

Taksi Mali Cihazların Başkanlık elektronik kayıt sistemine kaydedilme işlemleri

MADDE 6- (1) Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından, Bakanlıktan onay alınarak imal veya ithal edilen cihazların marka, model, firma kodu sicil numaraları ve benzeri bilgileri elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilecektir.

(2) Taksi Mali Cihazların kaydının Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından; satışı, kullanıma açılması (aktivasyonu), kullanılmış cihazların satışı veya devri, kullanım dışı bırakılması (kapatılması), hurdaya ayrılması, servis ve benzeri hizmetlerinin bu Tebliğ ve dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzlarda belirlenen usul ve esaslara göre Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından yapılması gerekmektedir.

Kayıtlı Taksi Mali Cihazların satışı

MADDE 7- (1) Taksi Mali Cihazların mükelleflere satışı, Taksi Mali Cihaz üreticileri veya satış bayileri tarafından yapılır.

(2) 6 ncı madde kapsamında GİB Teknolojiye kaydı yapılan Taksi Mali Cihazların satışları yapılabilecek olup, kaydı yapılmayan Taksi Mali Cihazların satışları yapılmayacaktır.

(3) Taksi Mali Cihazların satışları tamamlanmadan önce sistem üzerinden gerekli kontroller yapılacaktır.

(4) Satış işlemi gerçekleşen Taksi Mali Cihaz, ruhsatnamesi ve kullanma kılavuzu ile birlikte taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefe teslim edilecektir.

(5) İşlemlerin tamamlanmasını müteakip, Taksi Mali Cihazın kullanıma açılması (aktivasyon işlemi) Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından gerçekleştirilecektir. Taksi Mali Cihaz aktivasyon işlemini takiben kullanılmaya başlanabilecektir.

(6) Satış işlemini gerçekleştirenler, yukarıda açıklandığı şekilde satışını yaptıkları Taksi Mali Cihazlara ilişkin olarak sisteme; satışa dair tanzim edilen faturanın tarih ve seri/sıra numarası ile alıcının VKN’sini (veya TCKN’sini), ad-soyadı/ünvanı ve plaka bilgisi ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Adres Kayıt Sistemine kayıtlı adresini girmek suretiyle satış işlemini sonuçlandıracaklardır.

(7) Satış işlemine ilişkin kayıtlar, Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından muhafaza edilecektir.

Kullanılmış Taksi Mali Cihazların satışı veya devri

MADDE 8- (1) Kullanılmış Taksi Mali Cihazlar, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve Taksi Mali Cihaz kullanma mecburiyeti olan bir başka mükellefe satılabilir veya devredilebilir.

(2) Kullanılmış Taksi Mali Cihazların satış veya devir işlemleri Taksi Mali Cihaz üreticileri veya servisleri aracılığıyla gerçekleştirilir.

(3) Kullandıkları Taksi Mali Cihazları satmak veya devretmek isteyen mükellefler alıcı ile birlikte Taksi Mali Cihaz üreticilerine veya yetkili servislere başvuruda bulunurlar.

(4) Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından, Taksi Mali Cihazların satış/devir anına kadar satıcıya ait bulunan mali veriler GİB Teknolojiye bildirilir.

(5) Satıcı tarafından düzenlenecek faturaya istinaden Taksi Mali Cihaz, ilgili bölümlerinin Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisçe doldurulacağı ruhsatname ve kullanma kılavuzu ile birlikte alıcıya teslim edilir.

(6) Taksi Mali Cihaz üreticisi veya yetkili servisi, sisteme satışa/devre konu Taksi Mali Cihaz ile satıcı ve alıcı bilgilerini girmek suretiyle cihazın satış/devir işlemini gerçekleştirir ve satıcı aktivasyon kaydını kapatarak cihazı alıcı adına aktive eder.

(7) Yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleştirilen kullanılmış Taksi Mali Cihazların satış/devir ve aktivasyon kayıtları, sistem tarafından anlık olarak elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilir.

Taksi Mali Cihazların kullanım dışı bırakılması (kapatılması)

MADDE 9- (1) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler işi bırakma veya sair nedenlerle sahibi oldukları Taksi Mali Cihazları, ileride tekrar kullanmak veya satmak gibi amaçlarla kullanıma kapatmak istemeleri halinde, kullanıma kapatma işlemleri Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından yapılır.

(2) Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından, kullanıma kapatma anına kadar bulunan mali verilerin GİB Teknolojiye bildirilmesini müteakip sistem kayıtlarına “KAPATMA” şerhi düşülerek cihaz kullanıma kapatılır.

(3) Yukarıda açıklandığı şekilde kullanıma kapatılan Taksi Mali Cihazlara ilişkin bilgiler, anlık olarak elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilir.

(4) Kullanıma kapatılan Taksi Mali Cihazın satılmak veya tekrar kullanılmak istenmesi halinde bu Tebliğde ve ilgili kılavuzlarda belirtilen aktivasyon işlemleri yapılır.

Taksi Mali Cihazların hurdaya ayrılması

MADDE 10- (1) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin işi bırakma, yeni bir Taksi Mali Cihaz alma ve benzeri nedenlerle sahibi oldukları cihazları hurdaya ayırmaları halinde, Taksi Mali Cihazların hurdaya ayrılma işlemleri Taksi Mali Cihaz üreticisi veya yetkili servisleri tarafından yapılır.

(2) Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servisleri tarafından, hurdaya ayrılma tarihine kadar olan mali verilerin GİB Teknolojiye bildirilmesini müteakip sistem kayıtlarına “HURDA” şerhi düşülerek cihaz hurdaya ayrılır.

(3) Hurdaya ayrılan cihazın ruhsatnamesi iptal edilir. Söz konusu cihaz tamir edilerek bir başkasına satılamaz veya bir daha kullanıma açılamaz.

(4) Yukarıda açıklandığı şekilde hurdaya ayrılan Taksi Mali Cihazlara ilişkin bilgiler, anlık olarak elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilir.

Taksi Mali Cihazların servis hizmetleri

MADDE 11- (1) Taksi Mali Cihazların bakım, onarım, aktivasyon ve benzeri servis hizmetleri, Taksi Mali Cihaz üreticileri veya GİB Teknolojiye bildirilen yetkili servisler tarafından yerine getirilir.

(2) Taksi Mali Cihaz üreticileri, yetkili servis hizmeti verecek olan gerçek veya tüzel kişilerin mükellefiyet bilgileri ile bu amaçla istihdam edilen personelin kimlik ve yetkilendirildikleri il ve ilçe bilgilerini sisteme kaydettikten sonra elektronik ortamda anlık olarak GİB Teknolojiye bildirirler.

(3) GİB Teknolojiye bildirilen Taksi Mali Cihaz yetkili servis personeline Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından bir tanıtıcı yetki belgesi verilir. Taksi Mali Cihaz üreticileri, Taksi Mali Cihazların servis hizmetleri kapsamında gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinden yetkili servisleri ile birlikte müteselsilen sorumludurlar.

(4) Taksi Mali Cihazların arızalanması durumunda taksimetreler arıza saatini müteakip en fazla 72 saat tek başına kullanılabilecektir. Arızalı olunan süre içerisinde taksimetreye kaydedilen verilerin Taksi Mali Cihaz ile bağlantı kurulduğunda otomatik olarak Taksi Mali Cihaza aktarılması gerekmektedir. Cihazların arızalı olduğu dönemlerde verilen hizmetler, 213 sayılı Kanunda yer alan diğer belgeler (fatura, e-Arşiv Fatura, perakende satış fişi ve benzeri) ile belgelendirilecektir. Taksi Mali Cihaz üreticileri veya yetkili servislerinin de mükellefin müracaat saatinden itibaren azami 48 saat içerisinde bakım ve onarım hizmetini tamamlaması gerekmektedir.

Taksi Mali Cihaz kullanma ve kartla ödeme kabul etme zorunluluğu

MADDE 12- (1) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) 1/9/2026 tarihine kadar, bu Tebliğ ve ilgili kılavuzlarda belirlenen teknik özellikleri taşıyan ve Bakanlıkça onay verilmiş Taksi Mali Cihazları satın alarak kullanmaya başlamak zorundadır. Taksilerle yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin başka bir mükellefe ait Taksi Mali Cihaz kullanması yasaktır.

(2) Bu Tebliğ kapsamında Bakanlık tarafından onay verilmiş Taksi Mali Cihaz bulunması şartıyla, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere yeni mükellefiyet tesis edilmesi veya kullanılan taksimetrelerin değiştirilmesi durumunda, işe başlama ya da taksimetrenin değiştirildiği tarihi izleyen en geç 30 gün içerisinde, bu Tebliğ uyarınca onay verilen Taksi Mali Cihaz kullanılması zorunludur. Ancak bu süre içerisinde fiilen yolcu taşınmasına başlanması durumunda ise, yolcu taşımacılığına başlanmadan önce bu Tebliğ uyarınca onay verilen Taksi Mali Cihaz kullanılması gerekmektedir.

(3) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarih ile Bakanlık tarafından bu Tebliğ kapsamında verilen ilk onay tarihi arasında ilgili mevzuatı gereğince yeni plaka tahsisine bağlı olarak taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetine başlayan mükellefler, 1/1/2027 tarihinden itibaren bu Tebliğ uyarınca onay verilen Taksi Mali Cihaz kullanmaya başlamak zorundadır.

(4) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler, bu Tebliğ kapsamında onay verilen Taksi Mali Cihazları kullanmak zorunda oldukları tarihi izleyen 15 gün içerisinde en az bir banka veya kuruluş ile üye iş yeri anlaşması yaparak kullanılan Taksi Mali Cihazlar aracılığıyla kartla ödeme taleplerini kabul etmek zorundadırlar.

(5) Dördüncü fıkrada belirlenen sürelerde üye iş yeri anlaşması yaparak, kartla ödeme taleplerini kabul edecek uygulamalar yüklenmeyen Taksi Mali Cihazlar bu sürelerin bitimini takip eden 15 gün içerisinde Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından kullanıma kapatılarak pasif duruma alınacaktır. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile birlikte söz konusu cihazlar tekrar kullanıma açılacaktır.

(6) Dördüncü fıkrada yer alan yükümlülükler kapsamında yapılan üye iş yeri anlaşmalarının sonlandığı (kartla ödeme imkânının kalmaması durumunda) tarihi takip eden 15 gün içerisinde en az bir banka veya kuruluş ile üye iş yeri anlaşması yapılmaması durumunda Taksi Mali Cihazlar, Taksi Mali Cihaz üreticileri tarafından kullanıma kapatılarak pasif duruma alınacaktır. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile birlikte söz konusu cihazlar tekrar kullanıma açılacaktır.

Taksi Mali Cihazlardan düzenlenen fiş ve e-Arşiv Faturaya ilişkin hususlar

MADDE 13- (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak, verilen hizmet bedelinin 213 sayılı Kanunda belirlenen fatura düzenleme haddinin üzerinde olması veya hizmet alanın fatura düzenlenmesini talep etmesi durumunda, fiş düzenleyen Taksi Mali Cihazlardan otomatik olarak düzenlenen fişlerin, taksi taşımacılığı hizmeti alanın TCKN veya VKN bilgisini içermesi şartıyla, “fatura yerine geçen” belge olarak kabul edilmesi ve bu şekilde belgelenen hizmet bedelleri için fatura düzenlenmesi taleplerinin dikkate alınmaması uygun görülmüştür.

(2) e-Belge düzenleyebilen Taksi Mali Cihazların, verilen hizmet bedelinin vergiler dâhil 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutara kadar olması durumunda düzenlenecek e-Arşiv Faturanın “müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası” bilgileri yerine, müşterinin adı bölümünde “NİHAİ TÜKETİCİ” açıklamasına yer verilerek düzenlenmesine imkân verecek özellikte olması gerekmektedir.

Taksimetre ve Taksi Mali Cihazlardan gerçekleştirilen işlemlerin elektronik ortamda bildirilmesi

MADDE 14- (1) Taksi Mali Cihazlardan fiş veya e-Belge düzenlenerek gerçekleştirilen satışlara ilişkin Başkanlıkça belirlenen bilgilerin elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirilmesi zorunludur. Aktarım zorunluluğu getirilen bilgilerin, zamanında, eksiksiz ve belirlenen format ve standartlarda GİB Teknolojiye elektronik ortamda bildirme zorunluluğu Taksi Mali Cihaz üreticilerine aittir. Taksi Mali Cihazların sürekli çevrimiçi bağlantılı olmasının sorumluluğu taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefe aittir.

(2) Taksimetre üreticileri, taksimetrelerden gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yolculuk süresi, yol bilgisi, ücret ve benzeri bilgileri Başkanlıkça belirlenen periyotlarda elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildirmek zorundadır. Aktarım zorunluluğu getirilen bilgilerin, zamanında, eksiksiz ve belirlenen format ve standartlarda GİB Teknolojiye elektronik ortamda bildirme zorunluluğu taksimetre üreticilerine aittir. Taksimetrelerin sürekli çevrimiçi bağlantılı olmasının sorumluluğu taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefe aittir.

(3) Başkanlık, bu madde kapsamında sürekli bilgi verme yükümlülüğü getirilen Taksi Mali Cihaz üreticileri ile taksimetre üreticilerinin bildirmesi gereken bilgiler ve bu bilgilere ilişkin veri formatı ve standardı ile bilgi verme zamanı ve dönemini dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak teknik kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.

Cezai müeyyide

MADDE 15- (1) Bu Tebliğde belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket eden veya belirlenen sürelerde öngörülen yükümlülükleri yerine getirmeyen taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler, taksimetre üreticileri, Taksi Mali Cihaz üreticileri, Taksi Mali Cihaz yetkili servisleri, banka ve benzeri kuruluşlar hakkında 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri uygulanır.

Diğer hususlar

MADDE 16- (1) Başkanlık;

a) Taksi Mali Cihazların onaylarına ilişkin test ve değerlendirme aşamalarını, onay işlemlerini gerçekleştiren test ve değerlendirme kuruluşlarının işlem kapasitesini ve bu kuruluşlarca önerilen test ve değerlendirme sürelerini, ödeme ara yüzlerinin entegrasyon süreçlerini, taksimetrelerin bağlantı ve entegrasyon sürecini ve benzeri diğer teknik ve idari çalışma gerekliliklerini değerlendirerek bu Tebliğde belirlenen süreleri ayrı ayrı veya birlikte her defasında 6 ayı geçmemek üzere dijital.gib.gov.tr adresinde ilan ederek uzatmaya,

b) Bu Tebliğle yapılan düzenlemeler ile öngörülen amaçlara ulaşılabilmesi amacıyla, ilgili kurumlar tarafından yapılan düzenlemelere ilave olarak Taksi Mali Cihazlarla bağlantılı olarak kullanılacak taksimetrelerde bulunması gereken özellik ve fonksiyonları, dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlayacağı teknik kılavuzlar ile belirlemeye,

yetkilidir.

(2) Taksi Mali Cihazlarda yer alan mali ve finansal veriler hassas verilerdir. Hassas verilerin yönetiminin ve güvenliğinin sağlanması Taksi Mali Cihaz üreticilerinin sorumluluğundadır. Hassas veriler çevrimiçi ve anlık olarak ya da çevrimdışı yöntemlerle üçüncü taraflarla kısmen ve/veya tamamen paylaşılamaz ve/veya raporlanamaz. Hassas verileri kısmen ya da tamamen üçüncü taraflara ileten ve/veya raporlayan Taksi Mali Cihaz üreticileri hakkında kanunlarda öngörüldüğü şekilde işlem tesis edilir.

(3) Yolculuk sonucunda oluşan tutarın Taksi Mali Cihaza otomatik olarak aktarılması, tutara eklenmesi gereken köprü, otoyol ücretlerinin ise teknik kılavuzda belirlenen usul ve esaslar kapsamında taksimetre veya Taksi Mali Cihaz tarafından hesaplandıktan sonra yolculuk sonucunda oluşan tutar ile birlikte tahsil edilmesi ve tahsil edilen köprü, otoyol ücretlerinin düzenlenecek fiş veya e-Belgede ayrı bir satırda gösterilerek GİB Teknolojiye raporlanması gerekmektedir.

(4) Banka veya kuruluşlar tarafından taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflere seyyar veya masaüstü kablolu EFT-POS cihazı, Soft-POS çözümü, sanal POS uygulaması ve benzeri herhangi bir tahsilat amaçlı cihaz veya uygulama verilemez, bu anlama gelebilecek herhangi bir sistem ya da terminal tahsis edilemez.

(5) Uygulama üzerinden taksi çağırma hizmeti verenler, uygulama üzerinden hizmet verdikleri taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bilgilerini ve uygulamaya tanımlı banka hesap bilgilerini uygulamaya kayıt tarihini takip eden 15 gün içerisinde elektronik ortamda Dijital Vergi Dairesi üzerinden GİB Teknolojiye bildireceklerdir. Bu Tebliğin yürürlük tarihi itibarıyla uygulama üzerinden taksi çağırma hizmeti verilen taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlara ait söz konusu bilgiler Tebliğin yürürlük tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar elektronik ortamda Dijital Vergi Dairesi üzerinden GİB Teknolojiye bildirilecektir.

(6) Uygulama üzerinden taksi çağırma hizmeti verenler, uygulama üzerinden yapılan işlemlere ait Başkanlıkça belirlenen bilgileri elektronik ortamda GİB Teknolojiye bildireceklerdir. Başkanlık, bu madde kapsamında sürekli bilgi verme yükümlülüğü getirilen uygulama üzerinden taksi çağırma hizmetinde bulunanların bildirmesi gereken bilgiler ve bu bilgilere ilişkin veri formatı ve standardı ile bilgi verme zamanı ve dönemini dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak teknik kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.

(7) Yetkili mercilere gerekli kayıt ve tasdik işlemi yaptırılmadan veya ruhsatsız olarak Taksi Mali Cihaz satılamaz, devredilemez veya diğer yollarla kullandırılamaz.

(8) Başkanlık, aktarım zorunluluğu bulunan fiş, e-Belge, rapor veya diğer bilgilerin GİB Teknolojiye aktarım zamanını (anlık ve/veya periyodik), aktarım yöntemini ve aktarıma ilişkin diğer usul ve esasları dijital.gib.gov.tr adresinde yayımlayacağı teknik kılavuzlar ile belirlemeye yetkilidir.

(9) Bu Tebliğin uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye Başkanlık yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 17- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.




Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 99) (Parasal Sınırlar)

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 99) (Parasal Sınırlar) 13 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33167 Hazine ve Maliye Bakanlığından…

 

 

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 99) (Parasal Sınırlar)

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 99) (Parasal Sınırlar)

13 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33167

Hazine ve Maliye Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve diğer mevzuat kapsamında uygulanacak olan parasal sınırları ve alındı birim fiyatlarını belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 27/12/2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci, 27 nci, 549 uncu ve 552 nci, 31/12/2005 tarihli ve 26040 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci, 8/6/1988 tarihli ve 19836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Pul ve Değerli Kağıtların Bayiler ve Yetkili Memurlar Vasıtası ile Sattırılmasına ve Bayilere Satış Aidatı Verilmesine Dair Yönetmeliğin 12 nci, 30/12/2005 tarihli ve 2005/9912 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı, 31/12/2005 tarihli ve 26040 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 5 inci, 9/10/2024 tarihli ve 9014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğinin 40 ıncı, 14/3/2025 tarihli ve 9600 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 75 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Kasa işlemleri

MADDE 3- (1) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci maddesi gereğince, muhasebe birimlerince kasadan yapılacak ödeme sınırı bu Tebliğ ekinde yer alan Tablo I’in (A) bölümünün Kasa İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(2) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci ve 27 nci maddeleri gereğince, ertesi gün yapılacak ödemeleri karşılamak üzere ve kişi malı emanet dövizlerden kasada bulundurulacak miktarlar ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. şubesi bulunmayan ilçelerde gerekli güvenlik önlemleri alınmak şartıyla veznede bulundurulacak azami miktar Tablo I/A’nın Kasa İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(3) Tablo I/A Kasa İşlemleri kısmında gösterilen parasal sınırların yetersiz kalması durumunda, muhasebe birimlerinin gerekçeli başvuruları üzerine Bakanlıkça (Muhasebat Genel Müdürlüğü) tespit edilen sınırlar uygulanır. Daha önce bu kapsamda Bakanlıkça artırılmasına izin verilen sınırların, bu Tebliğle belirlenen sınırların üzerinde olması halinde özel olarak izin verilmiş sınırların uygulanmasına devam edilir.

Kaybedilen alındılara ilişkin işlemler

MADDE 4- (1) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 552 nci maddesi gereğince, muhasebe birimlerince, her ne suretle olursa olsun alınan para ve değerlere karşılık verilmiş olan alındılardan kaybedilmiş olanlar için ilan verilmesine gerek görülmeyen tutar, Tablo I/A’nın Kaybedilen Alındılar İçin İlan kısmında gösterilmiştir.

Muhasebe yetkilisi mutemedi işlemleri

MADDE 5- (1) Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesi gereğince, muhasebe birimleri dışında görev yapan muhasebe yetkilisi mutemetleri tarafından yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat tutarı ile mahkeme başkanlıkları, icra ve iflas daireleri ve izale-i şüyu memurluklarındaki muhasebe yetkilisi mutemetlerince 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun eki (1) ve (3) sayılı tarifelere göre makbuz karşılığı tahsil edilip yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi veznesine veya banka hesabına yatırılması gereken tahsilat tutarı, Tablo I/B’nin Muhasebe Yetkilisi Mutemedi İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde görev yapan muhasebe yetkilisi mutemetleri için belirtilen sınırın yetersiz kalması durumunda, gerekçeli tekliflerle Bakanlığa başvurularak alınacak izne göre işlem yapılır. Bu teklif yazısında muhasebe yetkilisi mutemedinin son iki ayda muhasebe veznesine veya banka hesabına yatırdığı tutarlar ve yatırılma tarihleri de belirtilir.

(3) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 549 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili ülkedeki bankacılık mevzuatının gerekleri ve bankacılık sisteminin etkinliği de dikkate alınarak Dışişleri Bakanlığının yurt dışı temsilciliklerinde yapılan tahsilatın muhasebe biriminin banka hesabına yatırılmasına ilişkin süre ile parasal sınır, Tablo I/B’de belirlenen sınırlara bağlı olmaksızın, Dışişleri Bakanlığının talebi üzerine Bakanlıkça belirlenir.

(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında daha önce Bakanlıkça artırılmasına izin verilen sınırların, bu Tebliğ ile belirlenen sınırların üzerinde olması halinde özel olarak izin verilmiş sınırların uygulanmasına devam edilir.

Yetkili memurlarla ilgili işlemler

MADDE 6- (1) Pul ve Değerli Kağıtların Bayiler ve Yetkili Memurlar Vasıtası ile Sattırılmasına ve Bayilere Satış Aidatı Verilmesine Dair Yönetmeliğin 12 nci maddesi gereğince, değerli kağıt verilen yetkili memurlar tarafından on beş günlük süre beklenilmeksizin muhasebe biriminin veznesine teslim edilmesi gereken satış hasılatı tutarı Tablo I/B’nin Yetkili Memurlarla İlgili İşlemler kısmında gösterilmiştir.

(2) Yetkili Memurlarla İlgili İşlemler için belirtilen sınırın yetersiz kalması durumunda, ilgili idare tarafından gerekçeli teklifle Bakanlığa başvurularak alınacak izne göre işlem yapılır. Bu teklif yazısında yetkili memurların son iki ayda muhasebe veznesine yatırdığı tutarlar ve yatırılma tarihleri de belirtilir.

Muhasebe yetkilisi yardımcılarına devredilecek görev ve yetkiler

MADDE 7- (1) Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesi gereğince görev, yetki ve sorumlulukların yardımcılara devredilmesinde Tablo I/C bölümünde gösterilen parasal sınırlar dikkate alınır.

Kaybolan faturalarla ilgili işlemler

MADDE 8- (1) Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesi gereğince, kamu idarelerince alınan mal, hizmet ve yapım işleri karşılığında özel kişiler tarafından düzenlenen faturaların kaybedilmesi halinde, noter onaylı fatura örneklerinin kabul edileceği parasal alt sınır Tablo I/Ç bölümünde gösterilmiştir.

Taşınırların kayıtlardan çıkarılması

MADDE 9- (1) Taşınır Mal Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesi gereğince, taşınırların satış suretiyle kayıtlardan çıkarılmasında Tablo I/D bölümünde gösterilen parasal sınırlar dikkate alınır. Taşınırların kayıtlardan çıkarılması, söz konusu sınırlar dâhilinde ise harcama yetkilisinin, üzerinde ise ilgili üst yöneticinin onayı ile yapılır.

Ön ödeme işlemleri

MADDE 10- (1) Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesi gereğince merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince harcama yetkilisi mutemetlerine verilebilecek avans sınırı Tablo II/A bölümünde gösterilmiştir.

(2) Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden Tablo II/B bölümünde gösterilenler, kendileri için belirlenen sınır dâhilinde avans verebilirler.

(3) Millî İstihbarat Teşkilâtı mutemetleri ile dış temsilcilikler emrine ve askerî daire, Jandarma ve Sahil Güvenlik mutemetlerine verilecek avans sınırları Tablo II’nin (C), (Ç) ve (D) bölümlerinde gösterilmiştir. 21/12/2025 tarihli ve 7567 sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda gösterilen sınırlar aşılmamak kaydıyla, belirlenen sınırların üzerinde avans verilmesine ihtiyaç duyulması halinde gerekçeli olarak Bakanlığa başvurularak izin alınır.

(4) Millî Savunma Bakanlığına bağlı birlik ve kurumlardan tümen ve daha üst birlikler ile eşiti kurum ve kuruluşlar kapsamına giren askerî birimler Tablo III’te gösterilmiştir. Bunların dışında kalan birlikler, tugay ve eşitine kadar olan askerî kurum ve kuruluşlar kapsamında sayılır.

Muhasebe kayıtlarından çıkarılacak alacaklar

MADDE 11- (1) 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesi gereğince, yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile diğer amme alacaklarından, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zaman aşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilecek miktarlar Tablo IV’te gösterilmiştir.

(2) 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi hükmü gereğince, kayıtlardan çıkarılacak tutarlar Tablo IV’te gösterilmiştir.

Eski yıllara ait teminat mektuplarının tasfiyesi

MADDE 12- (1) 6728 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idareler tarafından ilgili mevzuatı gereğince alınmış olup, düzenlenme tarihi itibarıyla on yılı geçen ve çeşitli nedenlerle iadesi sağlanamayan veya gelir kaydedilemeyen teminat mektuplarından muhasebe birimince kayıtlarından çıkarılarak ilgili bankalara iade edilecek tutar Tablo V’te gösterilmiştir.

Faiz oranları

MADDE 13- (1) Genel hükümlere göre takip ve tahsil edilecek kişilerden alacaklara, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanır.

Alındılar ve alındı birim fiyatları

MADDE 14- (1) Bakanlıkça bastırılan ve genel bütçe kapsamı dışındaki idareler ile döner sermaye ve fonlar tarafından mevzuatları gereğince kullanılması gereken alındıların birim satış fiyatları Tablo VI’da gösterilmiştir.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 15- (1) 8/2/2025 tarihli ve 32807 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 94) (Parasal Sınırlar) yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 16- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız




Teknokentte Sipariş Usulüyle Yapılan Ar-Ge Faaliyetleri ve Vergi İstisnaları

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Ankara Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: 38418978-125[5746-25/1]-442335 Tarih: 11.08.20..

 

 

Teknokentte Sipariş Usulüyle Yapılan Ar-Ge Faaliyetleri ve Vergi İstisnaları

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 38418978-125[5746-25/1]-442335

Tarih: 11.08.2025

Konu: Sipariş Üzerine Gerçekleştirilen Ar-Ge Faaliyetleri

İlgi: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden;

– Şirketinizin … Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunduğu,

– … Sanayi A.Ş.’a sipariş usulüne göre teslim edilmek üzere Şubat/2023 döneminde, …. projesinin teknokentte başlatıldığı,

– Tarafınıza teslim edilmek üzere anılan proje kapsamındaki kavramsal tasarım aşamalarının, … Sanayii A.Ş.’nin Ar-Ge merkezinde sipariş usulüne göre gerçekleştirildiği,

– … Sanayii A.Ş.’nin sipariş üzerine projesi kapsamında Ar-Ge merkezinde gerçekleştirdiği harcamalarının yarısını indirim konusu yapmadığı ve 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tarafınıza yazı ile bildirdiği

belirtilerek, teknokentte sipariş usulüne göre yapılan projeden elde edilen gelirin 4691 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilip edilemeyeceği ile … Sanayii A.Ş.’nin Ar-Ge merkezinde projeye bağlı olarak yaptığı Ar-Ge harcamalarının yarısının, 5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında tarafınızca indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde, “Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde hükmünden yararlanılabilmesi için;

– Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi,

– Kazancın, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlardan olması,

– Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayrımının yapılması

gerekmektedir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.12.2.2. Yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi istisnasının kapsamı” başlıklı bölümünde, “Yapılan düzenlemeyle teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlanılan tarihten bağımsız olmak üzere, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar, yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisnadan yararlanamaz...”

açıklamasına yer verilmiştir.

5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin;

– Birinci fıkrasında, “Ar-Ge ve tasarım indirimi: Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlarca gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı ile bu Kanun kapsamında yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde gerçekleştirilen münhasıran tasarım harcamalarının tamamı, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine göre kurum kazancının ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılır...”

–  Dokuzuncu fıkrasında, “Bu Kanun kapsamında Ar-Ge merkezlerinin sözleşme çerçevesinde siparişe dayalı olarak yürüttükleri Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım merkezlerinin sözleşme çerçevesinde siparişe dayalı olarak yürüttükleri tasarım faaliyetleri bu maddede belirtilen indirim, istisna, destek ve teşvik unsurlarından yararlanabilir. Ancak Ar-Ge veya tasarım merkezleri tarafından siparişe dayalı olarak yürütülen Ar-Ge veya tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan harcamaların sadece yüzde ellisi bu merkezler tarafından, bu harcamaların kalan yüzde ellisi ise siparişi veren gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından indirim olarak dikkate alınabilir. Bu oranları ayrı ayrı veya birlikte iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranlarına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Sipariş verenin gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetinin olmaması halinde Ar-Ge veya tasarım harcamasının tamamı Ar-Ge veya tasarım merkezi tarafından indirilebilir. Sipariş verenler, Ar-Ge veya tasarım indirimi ile sipariş verilmesine ilişkin kâğıtlara ait damga vergisi istisnası dışındaki teşvik ve destek unsurlarından yararlanamaz.”

hükümleri yer almaktadır.

Buna göre;

– Teknokentte yürütülen projenin bir bölümünün, teknoloji geliştirme bölgesi dışındaki Ar-Ge merkezinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu projeden elde edilen kazancın 4691 sayılı Kanunda yer alan kurumlar vergisi istisnasından yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

– Ar-Ge merkezi tarafından siparişe dayalı yürütülen Ar-Ge faaliyetine ilişkin yapılan harcamaların yüzde ellisi siparişi veren gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından indirime konu edilebileceğinden, … Sanayii A.Ş.’nin Ar-Ge merkezinde gerçekleştirdiği siparişe dayalı Ar-Ge projesi kaynaklı Ar-Ge indiriminin sadece yüzde ellisinin siparişi veren şirketiniz tarafından indirim olarak dikkate alınabileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.




Teknokent Kazançları ve Vergi İstisnası: Nitelikli Harcamaların Hesaplanması

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Ankara Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: E-38418978-125-… Tarih: 26.06.2025 Konu: Tekno…

 

 

Teknokent Kazançları ve Vergi İstisnası: Nitelikli Harcamaların Hesaplanması

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: E-38418978-125-…

Tarih: 26.06.2025

Konu: Teknokent Kazançlarında İstisna

İlgi: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

– Şirketinizin …Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Ar-Ge ve yazılım alanında faaliyet gösterdiği,

– … tarihinde başlanan ve …tarihinde tamamlanan …. kapsamında kiralama ve kullandırılma suretiyle gelir elde edildiği

belirtilerek, 2017/10821 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre teknokent kazanç istisna oranının tespitinde…. tarihleri arası proje geliştirme dönemine ait harcamaların mı, yoksa gelir elde ettiğiniz döneme ait harcamaların mı esas alınacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde, “Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu kazançlarının gayri maddi hakların satılması, devri veya kiralanmasından elde edilmesi halinde, istisnadan yararlanılmasını, bu hakların, mahiyetlerine göre, AR-GE faaliyetleri neticesinde elde edilmesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde tescil veya kayıt ettirilmesi ya da bildirilmesi şartına bağlamaya, istisnadan kazancın elde edildiği vergilendirme dönemine ilişkin beyannamelerin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar tescil veya kayıt için yetkili kuruma başvurulmuş olması kaydıyla bu kazançları doğuran işlemlerin gerçekleştirildiği vergilendirme döneminden başlayarak faydalandırmaya, mükellefin gayri maddi hak geliri ve varsa bağlı olduğu grubun satış hasılatına göre tescil şartına bağlı olmaksızın belgelendirme usulüne tabi tutmaya, istisnadan yararlanacak kazancı; bu kazancın elde edilmesine yönelik faaliyetler kapsamında gerçekleştirilen nitelikli harcamaların toplam harcamalara oranına isabet eden kısmı ile sınırlandırmaya, bu oranı toplam harcama tutarını aşmamak üzere yüzde 30’una kadar artırımlı uygulatmaya, nitelikli ve toplam harcamaları tanımlamaya Cumhurbaşkanı, bu kapsamda tescil, kayıt veya bildirim şartının yerine getirilmesine ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilidir. Belirlenen esaslar çerçevesinde tescil, kayıt veya bildirim şartının yerine getirilmemesi durumunda, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.” hükmü yer almaktadır.

Bu madde çerçevesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetki, 19/10/2017 tarih ve 30215 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11/9/2017 tarihli ve 2017/10821 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kullanılmış ve bu Kararda belgelendirme ile nitelikli harcama hesaplaması yönünden şartlara yer verilmiştir.

2017/10821 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2 nci maddesinde, “(1) Bu Karar kapsamında patent veya fonksiyonel olarak patente eşdeğer belgelere bağlanan gayri maddi haklardan kaynaklanan kazançların istisnadan yararlanacak kısmı, kazancı doğuran faaliyet kapsamında gerçekleştirilen nitelikli harcamaların toplam harcamalara oranı kullanılarak hesaplanır.

(2) Bu hesaplamada dikkate alınacak nitelikli harcamalar gayri maddi hakkın elde edilebilmesi için mükellefin kendisi tarafından yapılan ve gayri maddi hak ile doğrudan bağlantılı harcamalar ile ilişkisiz kişilerden sağlanan ve aynı mahiyeti taşıyan fayda ve hizmet bedellerinin toplamıdır. Bu harcamalardan aktifleştirilerek amortismana tabi tutulması gerekenler de gerçekleştirildikleri dönemde amortisman öncesi tutarlarıyla bu hesaplamada dikkate alınır…”

hükmü yer almaktadır.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.12.2. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda yer alan istisna” başlıklı bölümünde istisna uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup, “5.12.2.10.3. Kazancın istisnadan yararlanacak kısmının tespiti” başlıklı bölümünde, “Anılan Bakanlar Kurulu Kararının 2 nci maddesine göre, Karar kapsamında patent veya fonksiyonel olarak patente eşdeğer belgelere bağlanan gayrimaddi haklardan kaynaklanan kazançların istisnadan yararlanacak kısmı, kazancı doğuran faaliyet kapsamında gerçekleştirilen nitelikli harcamaların bu faaliyetle ilgili toplam harcamalara oranı kullanılarak hesaplanacaktır. Gayrimaddi hakların satışı, devri veya kiralanmasından kaynaklanan kazançların istisnadan yararlanacak kısmı, bölgede yürütülen her bir projeden elde edilen kazanca, ilgili projeye ilişkin nitelikli harcamaların toplam harcamaya oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

Her bir projeyle ilgili yapılacak bu hesaplamada dikkate alınacak nitelikli harcamalar, gayrimaddi hakkın elde edilebilmesi için mükellefin kendisi tarafından yapılan ve gayrimaddi hak ile doğrudan bağlantılı harcamalar ile ilişkisiz kişilerden sağlanan ve aynı mahiyeti taşıyan fayda ve hizmet bedellerinin toplamıdır. Bu harcamalardan aktifleştirilerek amortismana tabi tutulması gerekenler de gerçekleştirildikleri dönemde amortisman öncesi tutarlarıyla bu hesaplamada dikkate alınacaktır.

Mükellef tarafından yapılsa dahi faiz giderleri ve bina maliyetleri gibi yürütülen yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyeti ile doğrudan ilişkili olmayan her türlü maliyet unsuru hem toplam harcamalar hem de nitelikli harcamalar dışında tutulur. Dolayısıyla, faiz gibi finansman giderleri ve binalara ilişkin amortismanlar, kiralar, ısıtma, aydınlatma, su, temizlik, güvenlik, bakım, onarım, vergi, resim ve harçlar ile genel yönetim giderlerinden verilen paylar gibi yürütülen yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olmayan harcamalar hesaplamada dikkate alınmayacaktır.

İstisnanın uygulanacağı kazanç kısmının tespitinde, gayrimaddi hak satın alma bedelleri (lisans ve benzeri bedeller dahil) ve ilişkili kişilerden sağlanan fayda ve hizmet bedelleri toplam harcama tutarına dahil edilirken, nitelikli harcamalar tutarına dahil edilmez. Ancak, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren vergilendirme döneminin sonuna kadar, yurt içinde yerleşik ilişkili kişilerden sağlanan fayda ve hizmet bedelleri nitelikli harcamalar tutarına dahil edilebilir…”

açıklamaları yer almaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, teknokentteki proje kapsamında geliştirilen gayrimaddi hakların sadece satışı, devri veya kiralanmasından kaynaklı kazançların istisnadan yararlanacak kısmı, …/…/…-…/…/… tarihleri arasındaki proje dönemine ilişkin nitelikli harcamaların toplam harcamaya oranı esas alınarak hesaplanacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.




Bağımsız Denetime Tabi Sektör Verileri ve Bu Verilere İlişkin Finansal Analiz Oranlarının Güncellenmesi

DUYURU Tarih: 10/2/2026 Sayı : 2026-7 Konu: Bağımsız Denetime Tabi Sektör Verileri ve Bu Verilere İlişkin Finansal Analiz Oranlarının Güncellenmesi Ba…

 

 

Bağımsız Denetime Tabi Sektör Verileri ve Bu Verilere İlişkin Finansal Analiz Oranlarının Güncellenmesi

DUYURU

Tarih: 10/2/2026

Sayı : 2026-7

Konu: Bağımsız Denetime Tabi Sektör Verileri ve Bu Verilere İlişkin Finansal Analiz Oranlarının Güncellenmesi

Bağımsız denetime tabi şirketlerin finansal tablolarının elektronik ortamda işlenerek finansal analizlerde kullanılması amacıyla 2019 yılından itibaren bağımsız denetim kuruluşları ve denetçiler, bağımsız denetim raporu bildirimleriyle birlikte, finansal tablolara ait excel dosyalarını Kurumumuza Elektronik Finansal Raporlama (EFR) Sistemi kapsamında iletmeye başlamışlardır.

Söz konusu sistem aracılığıyla bağımsız denetim kuruluşları ve denetçiler tarafından Kurumumuza raporlanan 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait finansal veriler, kontrollerden geçirilerek, NACE (Avrupa Topluluğu’ndaki Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması) Rev.2 kodlama sistemine göre belirlenmiş olan 22 Ana ve 272 Alt sektöre uygun bir biçimde oluşturulan finansal tablolar (Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu ve Nakit Akış Tablosu), Kurumumuza ait çalışmaları devam etmekte olan “Finansal Analiz Platformu (FinAP)” projesi aracılığıyla “Bağımsız Denetime Tabi Sektör Verileri” başlığıyla Kurumumuz internet sitesinde yayımlanmaktadır.

Bağımsız denetime tabi olan şirketlere ilişkin finansal tabloların toplulaştırılarak oran analizi yapılması ve analiz sonucunda şirketlerin zayıf ve güçlü yanlarını, hedeflerine ulaşıp ulaşmadıklarını, faaliyet gösterdikleri sektör içerisindeki konumlarını kolaylıkla görebilmelerini ve performans değerlendirmelerini daha sağlıklı yapabilmelerini sağlamak amacıyla, ana ve alt sektörlere ilişkin yıllar itibarıyla finansal analiz oranları (kârlılık analizi, devir hızı analizi, likidite analizi ve finansal yapı analizine ilişkin ortalama oranlar) da yayımlanmaktadır.

Bahse konu sektör verileri ve bunlara ilişkin finansal analiz oranları, 2024 yılı verilerinin FinAP’a aktarılmasıyla beraber güncellenmiştir.

Bağımsız denetime tabi sektör verilerine, bunlara ilişkin finansal analiz oranlarına ve metaveriye erişmek için tıklayınız

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu




VUK Sirküleri 196

VUK Sirküleri 196 T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı Konusu :Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabının Enflasyon Düzeltmesi Farkların… 

 

 

VUK Sirküleri 196

VUK Sirküleri 196

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Konusu :Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabının Enflasyon Düzeltmesi Farklarının İzlendiği Özel Fonlar Hesabındaki Tutarların Vergisel Durumu Hakkında
Tarihi : 9/2/2026
Sayısı : VUK-196/2026-2
İlgili olduğu madde : 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298/A-10

VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ /196

1. Giriş

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasına 24/10/2024 tarihli ve 7529 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla eklenen (10) numaralı bent uyarınca, yapılmakta olan yatırımlar hesabının enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu oluşan düzeltme farklarının dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayarak özel fon hesabına alınması ve bu fon hesabındaki tutarların yeniden değerleme oranında artırılması ile yatırımın aktifleştirildiği dönemde dönem kazancının tespitinde dikkate alınması hususları bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Mevzuat

30/10/2024 tarihli ve 32707 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/10/2024 tarihli ve 7529 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 inci maddesi ile 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasına eklenen (10) numaralı bentte “10.  Bu Kanun kapsamındaki muhasebe standartları uyarınca yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucunda oluşan ve bu hesabın alt hesabında izlenen düzeltme farkları, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz.

Özel fon hesabında bulunan bu tutarlar, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınır.

Bu bent uyarınca özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu hesaplarda izlenen tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmaz.

Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, bu bent uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan tutarlar; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiş ve söz konusu hüküm 1/1/2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2024 yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu bağlamda, anılan Kanun maddesine eklenen bent ile ilgili yapılan düzenlemeye ilişkin açıklamalar ve örnek hesaplamalara izleyen bölümlerde yer verilmiştir.

3. Yatırım döneminde özel fon hesabında takip edilen tutarların yeniden değerleme oranında artırılması

213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (10) numaralı bendinde; mezkûr bent kapsamında özel fon hesabında yer alan ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı, ayrıca enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamdaki özel fon hesabında bulunan tutarlar; gerek yatırım döneminde, gerek sonraki süreçlerde, ilgili yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak artırılacaktır.

Örnek-1: (A) A.Ş. 2024 hesap dönemi sonunda yapılmakta olan yatırımlar hesabını enflasyon düzeltmesine tabi tutmuş ve 4.000.000 TL enflasyon düzeltme farkı hesaplamıştır.

Mükellef, söz konusu enflasyon düzeltme farkını gelir hesaplarıyla ilişkilendirmeyerek özel bir fon hesabına alacak ve bu tutarı dönem kazancının tespitinde dikkate almayacaktır.

Bunun yanı sıra, özel fon hesabına alınan 4.000.000 TL nin 2024 hesap dönemi sonunda yeniden değerleme oranında artırılmayacağı tabiidir.

Mükellef (A) A.Ş. özel fon hesabında bulunan bu tutarı, yatırımın devam ettiği 2025 hesap dönemi sonunda yeniden değerleme oranında artıracaktır. 2025 hesap dönemi için 27/11/2025 tarihli ve 33090 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 585 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenen yeniden değerleme oranı olan %25,49 un kullanılması gerekmektedir.

Yeniden Değerleme Oranı (A)= % 25,49 (1,2549)

Özel Fon Hesabına Alınan Enflasyon Düzeltme Farkı (B) = 4.000.000 TL

Yeniden Değerleme Oranında Artırılmış Özel Fon Hesabı Tutarı = (A)x(B) = 4.000.000 TL X 1,2549 = 5.019.600 TL

4. Yatırımın aktifleştirilmesinden sonra özel fon hesabında takip edilen tutarların yeniden değerleme oranında artırılması ve kazancın tespitinde dikkate alınacak tutarın belirlenmesi

Özel fon hesabına alınan tutarların, yatırımın aktifleştirilmesinden sonraki dönemlerde yeniden değerleme oranında artırılmasına ve yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınmasına ilişkin örneğe aşağıda yer verilmiştir.

Örnek-2: Örnek-1 de yer alan (A) A.Ş. 2026 yılında yatırımını tamamlayarak iktisadi kıymeti işletmenin aktifine almıştır. 2026 yılında yeniden değerleme oranının %20 olduğu varsayıldığında, özel fon hesabında yer alan tutar (5.019.600 TL X 1,20 =) 6.023.520 TL olarak dikkate alınacak ve iktisadi kıymetin aktifleştirildiği 2026 hesap döneminde, bu tutarın beşte biri olan (6.023.520 /5=) 1.204.704 TL, kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.

Özel fon hesabının bakiyesi (6.023.520 TL-1.204.704 TL =) 4.818.816 TL ise sonraki hesap döneminde yeniden değerleme oranında artırılacak ve yeniden değerleme oranında artırılmış tutarın bu defa dörtte biri, sonraki yıllarda yeniden değerleme oranında artırılmış tutarın sırasıyla üçte biri, yarısı ve son yılda kalan tutarın tamamı ilgili hesap dönemlerine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınacak olup, hesaplamaya ilişkin özet tablo aşağıdaki gibi olacaktır.

Dönem Özel Fon Bakiyesi Yeniden Değerleme Oranı Yeniden Değerleme Oranında Artış Özel Fonda Yer Alan Yeniden Değerleme Oranı ile Artırılmış Tutar Dönem Kazancının Tespitinde Dikkate Alınacak Tutar Kalan Tutar
  (A) (B) (C)=(A)X(B) (D)=(A)+(C) (E) (K)=(D)-(E)
2026 5.019.600 20,00% 1.003.920 6.023.520 1.204.704 4.818.816
2027 4.818.816 10,00% 481.881 5.300.697 1.325.174 3.975.523
2028 3.975.523 8,00% 318.041 4.293.564 1.431.188 2.862.376
2029 2.862.376 7,00% 200.366 3.062.742 1.531.371 1.531.371
2030 1.531.371 5,00% 76.568 1.607.939 1.607.939 0
TOPLAM 2.080.776 7.100.376

* 2026, 2027, 2028, 2029 ve 2030 yıllarına ait yeniden değerleme oranları varsayımdır.

** Hesaplamalar yapılırken ondalık haneler dikkate alınmamıştır.

Mükellef (A) A.Ş. 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (10) numaralı bendi kapsamında özel fonlar hesabına aldığı tutarları (yatırım döneminde yeniden değerleme oranında artırılan ve özel fonlar hesabına alınan tutarlar dahil) yatırımın aktifleştirilmesinden sonra yukarıda bulunan tablodaki gibi yeniden değerleme oranında artıracak ve ilgili taksit tutarlarını 2026, 2027, 2028, 2029 ve 2030 hesap dönemlerinde dönem kazancının tespitinde dikkate alacaktır.

5. Diğer hususlar

5.1. Özel fon hesabında bulunan tutarların geçici vergi dönemlerinde kazancın tespitinde dikkate alınması

213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (10) numaralı bendinde, özel fon hesabına alınan tutarların, yatırımın aktifleştirilmesinden sonraki dönemlerde yeniden değerleme oranında artırılmasına ve yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu kazançlar geçici vergi dönemlerinde de kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.

Bu kapsamda, geçici vergi dönemlerinde ilgili geçici vergi dönemine tekabül eden kısım kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.

5.2. Özel fonların yeniden değerleme oranında artışından kaynaklı farkların maliyete intikal edip etmeyeceği

Anılan bent uyarınca özel fon hesabına alınan tutarların yeniden değerleme oranında artırılan kısımlarının iktisadi kıymetin maliyetine intikal ettirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı




Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 98) (Amortisman, Tükenme Payı ve Değer Düşüklüğü)

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 98) 10 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33164 Hazine ve Maliye Bakanlığından: Amaç ve kapsam MA…

 

 

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 98) (Amortisman, Tükenme Payı ve Değer Düşüklüğü)

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 98)

10 Şubat 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33164

Hazine ve Maliye Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin duran varlıklarının amortisman, tükenme payı ve değer düşüklüğüne ilişkin usul ve esaslar ile uygulanacak amortisman ve tükenme payının süre, yöntem ve oranlarının belirlenmesidir.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 3/12/2014 tarihli ve 2014/7052 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 26 ncı, 27 nci, 28 inci ve 29 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Amortisman, tükenme payı ve değer düşüklüğüne tabi duran varlıklar

MADDE 3- (1) Aşağıdaki hesaplarda izlenen duran varlıklar, amortismana tabidir:

251 – Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı

252 – Binalar Hesabı

253 – Tesis, Makine ve Cihazlar Hesabı

254 – Taşıtlar Hesabı

255 – Demirbaşlar Hesabı

256 – Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabı

260 – Haklar Hesabı

263 – Ürün ve Teknoloji Geliştirme Giderleri Hesabı

264 – Özel Maliyetler Hesabı

267 – Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar Hesabı

294 – Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabı

(2) Aşağıdaki hesaplarda izlenen duran varlıklar, tükenme payına tabidir:

271 – Arama Giderleri Hesabı

277 – Diğer Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar Hesabı

(3) Aşağıdaki hesaplarda izlenen duran varlıklar, değer düşüklüğüne tabidir:

250 – Arazi ve Arsalar Hesabı

251 – Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı

252 – Binalar Hesabı

253 – Tesis, Makine ve Cihazlar Hesabı

254 – Taşıtlar Hesabı

255 – Demirbaşlar Hesabı

256 – Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabı

258 – Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı

260 – Haklar Hesabı

263 – Ürün ve Teknoloji Geliştirme Giderleri Hesabı

264 – Özel Maliyetler Hesabı

267 – Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar Hesabı

(4) Duran varlıklardan;

a) Yapım aşamasındaki sabit varlıklar, tarihi yapılar, tarihi veya sanat değeri olan demirbaşlar ve iz bedeli ile izlenenler amortismana tabi değildir.

b) Tarihi yapılar, tarihi veya sanat değeri olan demirbaşlar ve iz bedeli ile izlenenler değer düşüklüğüne tabi değildir.

Amortisman, tükenme payı ve değer düşüklüğüne tabi tutulan varlıkların değeri

MADDE 4- (1) Duran varlıkların amortisman, tükenme payı ve değer düşüklüğüne tabi değerleri maliyet bedelidir. Maliyet bedeli ise bir varlığın satın alınması, üretilmesi veya değerinin artırılması için yapılan harcamalar veya verilen kıymetlerin toplamıdır. Ancak, enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş olan varlıklar için amortisman, tükenme payı ve değer düşüklüğü hesaplamasına esas alınacak değer, enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan değerdir.

(2) Bir varlık için yapılan harcamaların, kayıtlı değerine ilave edilmesi halinde, amortisman ve değer düşüklüğü hesaplaması varlığın yeni değeri üzerinden yapılır.

Amortisman ve tükenme payı ayırma yöntemi

MADDE 5- (1) Duran varlıklar için amortisman ve tükenme payı ayrılmasında normal amortisman yöntemi uygulanır. Bu yönteme göre varlıklar için amortisman ve tükenme payı, varlığın yararlanma süresine göre Ek-1’de yer alan Amortisman ve Tükenme Payı Süre ve Oranları Listesinde belirlenen oranlarda her yıl eşit olarak ayrılır.

Amortisman ve tükenme payı süre ve oranları

MADDE 6- (1) Amortisman ve tükenme payı süresi, duran varlıkların aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için “1” rakamı bu Tebliğ ekinde belirtilen, varlığın yararlanma süresine göre belirlenmiş orana bölünür (Örnek: 1/0,20 = 5 yıl; 1/0,025 = 40 yıl).

(2) Maliyet bedeli, 9/10/2024 tarihli ve 9014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliği uyarınca hazırlanan listede yer alan dayanıklı taşınırların her biri ve maddi olmayan duran varlıklar için 52.000 TL’nin altındaki, 13/9/2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelikte yer alan taşınmazlar için 114.000 TL’nin altındaki duran varlıklar ile tutarına bakılmaksızın Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar hesap gruplarında izlenen varlıklar için amortisman oranı %100 olarak belirlenmiştir. Diğer bir ifadeyle maliyet bedeli bu tutarlara kadar olan duran varlıklar, hesaplara alındığı yılın sonunda tamamen amorti edilir.

(3) Hesaplarda kayıtlı duran varlıklar için yapılan harcamalardan ikinci fıkrada belirtilen limitleri aşanlar değer artırıcı harcama olarak kabul edilir.

(4) İkinci fıkrada yer alan limitler, yapım aşamasındaki maddi duran varlıklar için aktifleştirilen maliyetlerin, geçici ve kesin kabule tabi işlerde geçici kabulün onaylanmasından, diğer hallerde ise işin fiilen tamamlanmasından sonra ilgili varlık hesabına aktarıldığı toplam tutarı için geçerlidir.

(5) İkinci fıkrada yer alan limitler, gerektiğinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca güncellenerek yılı Kasım ayı sonuna kadar duyurulur.

(6) Çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren amortismana tabi maddi duran varlıklardan 294-Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında izlenmesine karar verilenlerin, amortismana tabi tutulmamış kısmının tamamı amortismana tabi tutulur.

(7) Edinim tarihindeki yıl için belirlenen limitin üzerinde bir maliyet bedeli olan amortismana tabi tutulmuş bir varlığın değeri daha sonra belirlenen limitin altında kaldığı takdirde, kalan amortisman süresine bakılmaksızın varlığın henüz amorti edilmemiş kısmı tamamen amortismana tabi tutulur.

(8) Maliyet bedeli bu Tebliğde belirtilen limitlerin üzerinde olan duran varlıklar için değer artırıcı olarak kabul edilemeyecek harcamalar varlığın maliyet bedeline eklenmeyerek doğrudan giderleştirilir.

(9) Daha önceki dönemlerde tamamen amorti edilmiş olan duran varlıklar için yapılan harcamalar varlığın maliyet bedeline eklenmeksizin doğrudan giderleştirilir.

(10) Henüz amortisman ayırma süresini tamamlamamış olan duran varlıklar için yapılan değer artırıcı harcamalar, varlığın maliyet bedeline eklenerek kalan amortisman süresince eşit olarak amortisman ayrılır.

Tahsisli taşınmazların amortisman ve değer düşüklüğü işlemleri

MADDE 7- (1) Kamu idaresinin mülkiyetinde olup diğer kamu idarelerine tahsis edilmeyen taşınmazların amortisman işlemleri maliki kamu idaresinin muhasebe birimi tarafından, diğer kamu idarelerine tahsis edilen taşınmazların amortisman işlemleri ise taşınmazı kullanan kamu idaresinin muhasebe birimi tarafından yapılır.

(2) Kamu idaresinin mülkiyetinde olup diğer kamu idarelerine tahsis edilmeyen taşınmazların değer düşüklüğü işlemleri maliki kamu idaresinin harcama birimi tarafından, diğer kamu idarelerine tahsis edilen taşınmazların değer düşüklüğü işlemleri ise taşınmazı kullanan kamu idaresinin harcama birimi tarafından yapılarak muhasebeleştirilmek üzere muhasebe birimine iletilir.

Amortisman ve tükenme payının muhasebeleştirilmesi

MADDE 8- (1) Ayrılan amortisman ve tükenme payları, 630-Giderler Hesabına borç, ilgisine göre 257-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabı, 268-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabı, 278-Birikmiş Tükenme Payları Hesabı veya 299-Birikmiş Amortismanlar Hesabına alacak kaydedilir.

Amortismana ve değer düşüklüğüne tabi duran varlıkların deftere kaydedilmesi

MADDE 9- (1) Amortismana ve değer düşüklüğüne tabi her bir varlık Ek-2’de yer alan Duran Varlıklar Amortisman ve Değer Düşüklüğü Defterine kaydedilir.

(2) Bu Tebliğde belirlenen limitlerin üzerinde olan varlıkların ilk kayıtları ile değer artırıcı harcamalara ilişkin kayıtlarının düzenli olarak tutulabilmesini sağlamak amacıyla harcama birimlerince, taşınır ve maddi olmayan duran varlıklar sicil numarası ile taşınmazlar ise taşınmaz numarası ile muhasebe birimine bildirilir. Muhasebe yetkilileri de taşınır, taşınmaz ve maddi olmayan duran varlıkları muhasebe kayıtlarına ve Ek-2’de yer alan Duran Varlıklar Amortisman ve Değer Düşüklüğü Defterine bu limitleri ve bilgileri göz önünde bulundurarak kaydeder.

(3) Tutarları bu Tebliğde belirtilen limitleri aşmayan duran varlıklar ile 271-Arama Giderleri Hesabı, 277-Diğer Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar Hesabı ve 294-Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında kayıtlı duran varlıklar bu deftere kaydedilmez.

Değer düşüklüğü işlemleri

MADDE 10- (1) Bir varlığın gelecekteki ekonomik fayda veya hizmet sunumu potansiyelinde, amortisman nedeniyle oluşacak kaybın üzerinde gerçekleşen değer kaybının idarece tespit edilmesi halinde değer düşüklüğü karşılığı ayrılır. Bununla birlikte amortismana tabi olmayan varlıklar için değer düşüklüğü, varlığın faydasındaki azalmayı gösterir.

(2) Değer düşüklüğüne uğrayan varlıklar, nakit üreten ve nakit üretmeyen varlıklar olarak ikiye ayrılır. Nakit üreten varlıklar, ticari getiri sağlamak amacıyla elde tutulur. Nakit üreten varlıkların dışındakiler ise nakit üretmeyen varlıklardır. Bir varlık hem nakit üreten hem de nakit üretmeyen bileşenlere sahip olabilir. Nakit üreten veya üretmeyen bileşenlerden hangisi daha önemli ise bu bileşene ilişkin değer düşüklüğü hükümleri uygulanır.

Değer düşüklüğü göstergeleri

MADDE 11- (1) Bir varlığın değer düşüklüğü tespit edilirken aşağıdaki göstergeler dikkate alınır:

a) Varlık tarafından sağlanan hizmetlere olan talebin veya ihtiyacın bitmesi.

b) Fiziksel açıdan hasar gördüğüne dair kanıt olması.

c) Teknolojik ve ekonomik, hukuki veya sosyal politikalarda meydana gelen ve idarenin faaliyette bulunduğu alan üzerinde olumsuz etkisi olan önemli değişikliklerin olması.

ç) İlgili faaliyetin sona erdirilmesi, yeniden yapılandırılması veya beklenenden önce elden çıkarılmasının planlanması.

d) Varlık tamamlanmadan veya kullanılabilir duruma gelmeden önce inşasının durdurulmasına karar verilmesi.

e) Varlığın mevcut veya gelecek kullanım yöntemini etkileyecek, önemli olumsuz değişikliklerin meydana gelmiş olması.

f) Hizmet performansının, beklenenden önemli ölçüde düşük olduğuna ilişkin kanıtların bulunması.

g) Dönem içindeki piyasa değerinin, zamanın geçmesi veya normal kullanım sonucunda beklenen düzeyle kıyaslandığında önemli ölçüde düşmesi.

ğ) İdare içinde düzenlenen raporların, varlığın beklenenden daha kötü durumda olduğuna veya olacağına işaret eden kanıtlar sunması.

Nakit üretmeyen varlıklarda değer düşüklüğü işlemleri

MADDE 12- (1) Nakit üretmeyen varlıklarda değer düşüklüğü göstergesinin olması durumunda ilgili varlığın geri kazanılabilir hizmet tutarı belirlenir.

(2) Geri kazanılabilir hizmet tutarı, bir varlığın satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinden büyük olanıdır.

(3) Satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer, bir varlığın karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli taraflar arasında gerçekleştirilen satışı sonucunda elde edilmesi gereken tutardan, elden çıkarma maliyetlerinin düşülmesiyle bulunan değerdir.

(4) Nakit üretmeyen varlıklarda kullanım değeri, varlığın kalan hizmet potansiyelinin bugünkü değeridir.

(5) Satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değeri belirlemek mümkün değilse bu durumda varlığın kullanım değeri, geri kazanılabilir hizmet tutarı olarak kullanılır.

(6) Geri kazanılabilir hizmet tutarı tespit edildikten sonra bu tutar nakit üretmeyen varlığın defter değeri ile karşılaştırılır; defter değeri geri kazanılabilir hizmet tutarından daha büyük ise aradaki fark kadar değer düşüklüğü karşılığı ayrılır.

Nakit üretmeyen varlıklarda kullanım değeri hesaplama yöntemleri

MADDE 13- (1) Nakit üretmeyen varlıklar için kullanım değeri; varlığın kalan hizmet potansiyelinin bugünkü değerini göstermek amacıyla, aşağıda belirtilen amortismana tabi tutulmuş yenileme maliyeti, eski haline getirme maliyeti ve hizmet birimleri yaklaşımı yöntemlerinden biri kullanılarak belirlenir:

a) Amortismana tabi tutulmuş yenileme maliyeti yaklaşımında kullanım değeri, mevcut varlığın brüt hizmet potansiyelinin yeniden üretim veya yeniden satın alma maliyetinden hesaplanan birikmiş amortismanın düşülmesiyle bulunur.

b) Eski haline getirme maliyeti yaklaşımında kullanım değeri, değer düşüklüğü öncesinde varlığın kalan hizmet potansiyelini yenilemenin cari maliyetinden, varlığın tahmini eski haline getirme maliyetinin çıkarılmasıyla belirlenir.

c) Hizmet birimleri yaklaşımında kullanım değeri, değer düşüklüğü öncesinde varlığın kalan hizmet potansiyelini yenilemenin cari maliyetinin, varlığın değer düşüklüğü durumundaki beklenen hizmet birimi sayısındaki azalış oranına uygun şekilde azaltılması ile belirlenir.

(2) Kullanım değerini belirlemek için en uygun yaklaşım, verilerin ulaşılabilirliğine ve değer düşüklüğünün mahiyetine bağlı olarak aşağıdaki şekilde belirlenir:

a) Teknolojik, yasal çerçeve veya genel ekonomik ve sosyal politikalar gibi parametrelerde meydana gelen uzun vadeli önemli değişikliklerden kaynaklanan değer düşüklükleri, talebin bitmesinden kaynaklanan değer düşüklükleri, kullanım derecesi veya yönteminde uzun vadeli önemli değişiklikler olmasından kaynaklanan değer düşüklükleri, amortismana tabi tutulmuş yenileme maliyeti yaklaşımı veya hizmet birimleri yaklaşımının uygun olanıyla belirlenir.

b) Fiziksel hasardan kaynaklanan değer düşüklüğü, eski haline getirme maliyeti yaklaşımı veya hizmet birimleri yaklaşımlarından uygun olanıyla belirlenir.

Nakit üreten varlıklarda değer düşüklüğü işlemleri

MADDE 14- (1) Nakit üreten varlıklarda değer düşüklüğü göstergesinin olması durumunda ilgili varlığın geri kazanılabilir tutarı belirlenir.

(2) Geri kazanılabilir tutar, bir varlığın satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinden büyük olanıdır.

(3) Satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer, bir varlığın karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli taraflar arasında gerçekleştirilen satışı sonucunda elde edilmesi gereken tutardan, elden çıkarma maliyetlerinin düşülmesiyle bulunan değerdir.

(4) Nakit üreten varlıklarda kullanım değeri, varlığın devam eden kullanımından ve faydalı ömrünün sonunda elden çıkartılmasından elde edilecek tahmini nakit akışlarının bugünkü değeridir.

(5) Satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değeri belirlemek mümkün değilse bu durumda varlığın kullanım değeri, geri kazanılabilir tutar olarak kullanılır.

(6) Geri kazanılabilir tutar tespit edildikten sonra bu tutar nakit üreten varlığın defter değeri ile karşılaştırılır; defter değeri geri kazanılabilir tutardan daha büyük ise aradaki fark kadar değer düşüklüğü karşılığı ayrılır.

Değer düşüklüğünün muhasebeleştirilmesi

MADDE 15- (1) İdare tarafından dönem içinde bir varlığa ilişkin değer düşüklüğü tespit edildiğinde ve dönem sonları itibarıyla varlıklarda değer düşüklüğüne yol açabilecek herhangi bir göstergenin bulunup bulunmadığına yönelik yapılan değerlendirmeler sonucunda değer düşüklüğü tespiti yapılması halinde söz konusu tespit, muhasebe kayıtlarına esas olacak bilgi ve belgeleri içerecek şekilde muhasebe birimine bildirilir ve gerekli muhasebe kayıtları gecikmeksizin gerçekleştirilir.

(2) Ayrılan değer düşüklüğü karşılıkları, 630-Giderler Hesabına borç; ilgisine göre 257-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabına veya 268-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabına alacak olarak kaydedilir.

(3) Değer düşüklüğü karşılığının muhasebeleştirilmesinin ardından, varlığın dönem sonunda ayrılacak amortismana tabi değeri, ilgili varlığın değerinden amortisman ve değer düşüklüğü tutarları toplamı düşüldükten sonra kalan defter değeridir. Ayrılacak amortisman tutarları ise defter değerinin kalan yararlanma süresine eşit dağıtılması suretiyle yapılır.

(4) Maddi duran varlığın tamamen kullanılamaz hale geldiğine ve hurdaya ayrılmasına karar verilmesi halinde, değer düşüklüğü işlemlerine tabi tutulmaksızın varlık kayıtlı değeri üzerinden 294-Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında izlenir.

Değer düşüklüğünün iptali

MADDE 16- (1) Dönem sonlarında, önceki dönemlerde ayrılan değer düşüklüğü kaybının devam edip etmediği ya da azalıp azalmadığı değerlendirilir. Değer düşüklüğü kaybında azalma olduğuna ilişkin bir göstergenin olması durumunda, ilgili varlığın geri kazanılabilir hizmet tutarı ya da geri kazanılabilir tutar tahmin edilir. Belirlenen tutar defter değerinden yüksek ise bu durumda varlığın defter değeri geri kazanılabilir hizmet tutarı ya da geri kazanılabilir tutar kadar artırılır.

(2) Karşılık ayrılan varlıkların değer düşüklüğü göstergelerinin azalması veya ortadan kalkması halinde ayrılan karşılık tutarı ilgisine göre 257-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabı veya 268-Birikmiş Amortismanlar ve Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabına borç, 600-Gelirler Hesabına alacak kaydedilerek iptal edilir.

Diğer hükümler

MADDE 17- (1) Değer düşüklüğü tespitine ve hesaplama yöntemlerine ilişkin açıklama ve örnekleri içeren kılavuz Bakanlıkça yayımlanır.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 18- (1) 4/11/2015 tarihli ve 29522 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 47) Amortisman ve Tükenme Payları yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 19- (1) Bu Tebliğ 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Ekleri için tıklayınız




Teknokentte Kur Farkı Zararlarının İstisna Kapsamı ve Kurum Kazancı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Ankara Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: E-38418978-125[4691-2022/5-(i)]-…. Tarih: 30.0..

 

 

Teknokentte Kur Farkı Zararlarının İstisna Kapsamı ve Kurum Kazancı

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: E-38418978-125[4691-2022/5-(i)]-….

Tarih: 30.07.2025

Konu: Teknokentte Oluşan Kur Farkı Zararının İstisna Dışı Kurum Kazancının Tespitinde Dikkate Alınıp Alınmayacağı

İlgi: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

– Şirketinizin … Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyet gösterdiği, Ar-Ge ve yazılım kapsamında yürütmüş olduğu projelerinin dışında ayrıca ticari faaliyetlerinin de bulunduğu,

– Dövizli ticari alacakları ve borçları ile banka hesaplarındaki döviz mevcutlarının, Vergi Usul Kanunu uyarınca geçici vergi dönemlerinde değerlemeye tabi tutulduğu ve yapılan değerleme sonrasında oluşan kur farkı gelirleri ile giderlerinin ilgili hesaplarda takip edildiği

belirtilmiş olup, bankadaki döviz mevcudu ile dövizli alacak ve borçlardan kaynaklanan kur farkı gelirleri ve giderlerinin, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda yer alan kurumlar vergisi istisnası kapsamında ne şekilde değerlendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmuştur.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde, “Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır…” hükmüne yer verilmiştir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.12.2.4. İstisna kazanç tutarının tespiti” başlıklı bölümünde, “4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde yer alan istisna, bir kazanç istisnası olup istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

İstisna kazancın ve bu bağlamda kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından, Kanun uygulaması kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve istisna kapsamında olan faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.

Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir.

Bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin, 4691 sayılı Kanun kapsamı dışındaki ticari işlemlerinden elde edecekleri gelirleri ile olağandışı gelirlerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda, nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, yabancı para cinsinden aktifler dolayısıyla oluşan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, diğer kurumlardan geri ödeme koşuluyla sermaye desteği olarak sağlanan yardımlar, borç mahiyetinde olduğundan bu yardımların ticari kazanca dahil edilmesi söz konusu olmayacaktır.

Diğer taraftan, teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren mükelleflere, istisnadan yararlanan Ar-Ge ve tasarım projelerine ilişkin olarak, TÜBİTAK ve benzeri kurumlar tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde hibe şeklinde sağlanan destek tutarları ile diğer kurumların bu mahiyetteki her türlü bağış ve yardımları, kurum kazancına dahil edilecek ve istisnadan yararlandırılacaktır.” açıklamaları yer almaktadır.

Tebliğde de belirtildiği üzere, Bölgedeki yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri kapsamındaki kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmekte olup bu faaliyetlere ilişkin döviz cinsinden alacaklar tahsil edilinceye kadar oluşan kur farkları da istisna kapsamındadır. Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilse dahi nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan gelirler, yabancı paraların değerlenmesinden kaynaklanan kur farkları ise anılan istisna kapsamında değildir. Yine, yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri kapsamı dışında elde edilen gelirler ile olağandışı gelirler de istisna kapsamı dışındadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre;

– Teknoloji geliştirme bölgelerinde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı gelirleri, 4691 sayılı Kanun kapsamındaki ticari işlemlerden elde edilen gelir olarak değerlendirildiğinden, söz konusu istisnanın kapsamında olacaktır.

– Banka hesaplarındaki döviz mevcutlarına ilişkin ortaya çıkan kur farkı gelirlerinin ise Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde yer verilen istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.