Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Şirket Hissesi Veraset Ve İntikal Vergisinde Nasıl Beyan Edilecek?

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü Sayı: E-97895701-160[2026/5.1-19]-493812 Tarih:10.0…

 

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı: E-97895701-160[2026/5.1-19]-493812

Tarih:10.04.2026

Konu: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

İlgi: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden;

– Eşiniz …’nın … tarihinde vefat ettiği,

– Eşinizin … A.Ş.’nin yüzde 29,70 hissesine sahip olduğu, bu hisselerinin yüzde 12,02’lik kısmının 2002 yılı öncesinde, yüzde 17,68’lik kısmının ise 2002 yılından sonra (2014 yılında) evlilik birliği içerisinde bedel karşılığında satın alınarak edinildiği,

– Eşler arasında başka bir mal rejimi seçilmemiş olup, 01.01.2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu

hususları belirtilerek, vefat eden eşinizin 2002 yılından sonra edindiği yüzde 17,68’lik şirket hissesinin edinilmiş mal niteliğinde olduğu kabul edilerek, bu kısmın edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında sağ kalan eşe ait hak olarak değerlendirilmesi ve veraset ve intikal vergisi beyannamesinde terekeye dahil edilmeden 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesi kapsamında düzenlenen avukatlık tutanağı ile ayrıştırılmasının mümkün olup olmadığı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun;

– 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu,

– 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu kanunda kullanılan “Mal” tabirinin, mülkiyete mevzu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen sair bütün hakları ve alacakları ifade ettiği,

– 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri (12 nci maddede yazılı borç ve masrafların tenzili lazım geldiği takdirde matrahın söz konusu değerlerden bu tenziller yapıldıktan sonra kalan miktar) olduğu; ikinci fıkrasında, mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisinin konusuna giren malları, bu maddede belirtilen değerleme ölçülerinden faydalanarak, bu maddede belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme ile ilgili üçüncü bölümündeki esaslar dâhilinde değerleyerek beyan edecekleri; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bilanço esasına göre defter tutanlarda ölüm tarihine takaddüm eden takvim yılı bilançosuna göre bulunacak öz sermayenin ticari sermaye olduğu, mükelleflerin isterlerse öz sermayenin hesabında ölüm günü itibarıyla çıkaracakları bilançoyu da esas alabilecekleri; aynı fıkranın (d) bendinde eshamın, borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri ile borsada kayıtlı değil ise veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerleneceği,

– 11 inci maddesinde, bu vergiye mevzu olacak malların değerleme gününün, miras yoluyla meydana gelen intikallerde mirasın açıldığı, diğer suretle vaki intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün olduğu

hüküm altına alınmış, Türk Medeni Kanununun 575 inci maddesinde ise mirasın ölüm ile açılacağı belirtilmiştir.

Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde, mükellefler tarafından maddede belirtilen esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden vergi dairesinin ilk tarhiyatı yapacağı ve daha sonra da tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerine göre ikmal edileceği belirtilmiştir.

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, veraset ve intikal vergisinde iki aşamalı bir tarhiyat sistemi mevcut olup, ilk tarhiyatta mükelleflerin verginin konusuna giren malların değerini Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan değerleme ölçülerine göre beyan etmeleri gerekmektedir. Ancak Kanunda değerleme ölçüsü belirtilmemişse, Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme bölümünde yer alan ölçüler dikkate alınmaktadır.

Buna göre, bir anonim şirket hissesinin veraset ya da bağış yoluyla intikal etmesi halinde, intikal eden servet unsuru ticari sermaye değil, hisse senedidir. Dolayısıyla ilk tarhiyatta hisse senedine ilişkin vergi matrahının tespitinin ticari sermayenin değerlemesine ilişkin olan hükümlere göre değil, hisse senedi intikaline ilişkin hükümlere göre yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, 1/1/2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, eşler arasında yasal rejim olarak “edinilmiş mallara katılma” rejimini, akdi mal rejimleri olarak da mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimini kabul etmiştir.

Bu kapsamda, 4721 sayılı Kanunun 202 nci maddesinde, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasının asıl olduğu, eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle Kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebileceği hüküm altına alınmış olup, evlenmeden önce veya sonra, malvarlığının paylaşımı konusunda yazılı seçimlik mal rejimlerinden birini sözleşme yaparak seçmemiş olan eşlerin kanunen tabi oldukları sistem “yasal mal rejimi”dir. Diğer bir ifade ile eşler arasında 1/1/2002 tarihi itibarıyla yasal mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerli olup, bu tarihten önce evlenmiş olsalar dahi, eşler bir sözleşme ile başka bir paylaşım oranı belirlememiş iseler, kanun gereği bu rejime tabi olmuşlardır.

Bir eşin ölümü halinde, terekede edinilmiş mallar varsa ya da sağ kalan eşin edinilmiş malları varsa, iki tür tasfiye söz konusu olur. Birincisi, aile hukuku kaynaklı mal rejimi tasfiyesi, ikincisi de, miras hukukundan doğan mirasın tasfiyesidir. Mal rejiminin tasfiyesi, mirasın tasfiyesinden önceliklidir. Mirasın paylaşılması, mal rejimi tasfiyesinin sonucuna bağlı olacağından, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağının belirlenmesi, mirasın tasfiyesi için bekletici mesele oluşturmaktadır.

Sağ kalan eş ile ölen eşi arasındaki mal rejiminin tasfiyesi öncelikli bir hukuki işlem olduğundan, sağ kalan eş ölen eşi ile aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan haklarını (varsa) aldıktan sonra ölen eş adına kalan malvarlığı mirasa konu olmaktadır. Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan bu hakları mirasçılık sıfatından ayrıdır. Yasal mal rejiminin tasfiyesinde, kural olarak ölen eşin sadece “edinilmiş malları” tasfiyeye dahildir. Edinilmiş mal, 1/1/2002 tarihinden sonra eşlerin evlendikleri andan itibaren kimin mülkiyetine olursa olsun evlilik süreci boyunca edindikleri tüm varlığını oluşturur.

Bunun yanı sıra, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesinde, “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.” hükmü yer almaktadır.

Bu bağlamda, eşlerden birinin ölümü nedeniyle mal rejiminin sona ermesi halinde terekenin belirlenmesine yönelik olarak mal rejimi tasfiyesi ve bu tasfiyede taraflar arasında 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi kapsamında düzenlenen bir uzlaşma tutanağının mevcut olması durumunda, bu tutanağa istinaden mal rejimi tasfiyesinin yapılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

– …  tarihinde vefat eden eşiniz …’nın hissedarı olduğu … A.Ş.’ye ait hisse senetlerinin, ilk tarhiyatta dikkate alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine göre, yani borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeriyle; borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerlenip beyan edilmesi gerektiği,

– Söz konusu hisselerin yüzde 12,02’lik kısmının 2002 yılı öncesinde, yüzde 17,68’lik kısmının ise 2002 yılından sonra edinildiği

hususları dikkate alındığında, söz konusu şirket hisselerinin 2002 yılı öncesinde edinilen yüzde 12,02’lik kısmının ve 2002 yılı sonrasında edinilen yüzde 17,68’lik kısmından ise edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince yapılacak mal tasfiyesi sonrasında murise ait olduğu belirlenecek kısmının terekeye dahil edilerek, borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeriyle; borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.




Murisin Şirket Hissesi Veraset Ve İntikal Vergisinde Hangi Değerle Beyan Edilecek?

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü Sayı: E-97895701-160[2026/5.1-20]-511150 Tarih: 14….

 

 

Murisin Şirket Hissesi Veraset Ve İntikal Vergisinde Hangi Değerle Beyan Edilecek?

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı: E-97895701-160[2026/5.1-20]-511150

Tarih: 14.04.2026

Konu: Murisin hissedarı olduğu şirket hissesinin hangi değerle beyan edileceği

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, … tarihinde vefat eden babanız …’nın %20 hissedarı olduğu … Anonim Şirketindeki söz konusu hissesinin, mirasçılar tarafından verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde hangi değer üzerinden beyan edileceğine ilişkin görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun;

– 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu;

– 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu kanunda kullanılan “Mal” tabirinin, mülkiyete mevzu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen sair bütün hakları ve alacakları ifade ettiği,

– 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri (12 nci maddede yazılı borç ve masrafların tenzili lazım geldiği takdirde matrahın söz konusu değerlerden bu tenziller yapıldıktan sonra kalan miktar) olduğu; ikinci fıkrasında, mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisinin konusuna giren malları, bu maddede belirtilen değerleme ölçülerinden faydalanarak, bu maddede belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme ile ilgili üçüncü bölümündeki esaslar dâhilinde değerleyerek beyan edecekleri; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bilanço esasına göre defter tutanlarda ölüm tarihine takaddüm eden takvim yılı bilançosuna göre bulunacak öz sermayenin ticari sermaye olduğu, mükelleflerin isterlerse öz sermayenin hesabında ölüm günü itibarıyla çıkaracakları bilançoyu da esas alabilecekleri; aynı fıkranın (d) bendinde eshamın, borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri ile borsada kayıtlı değil ise veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerleneceği,

– 11 inci maddesinde ise bu vergiye mevzu olacak malların değerleme gününün, miras yoluyla meydana gelen intikallerde mirasın açıldığı, diğer suretle vaki intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün olduğu

hüküm altına alınmış, Türk Medeni Kanununun 575 inci maddesinde de mirasın ölüm ile açılacağı belirtilmiştir.

Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde, mükellefler tarafından maddede belirtilen esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden vergi dairesinin ilk tarhiyatı yapacağı ve daha sonra da tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerine göre ikmal edileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşılacağı üzere, veraset ve intikal vergisinde iki aşamalı bir tarhiyat sistemi mevcut olup, ilk tarhiyatta mükelleflerin verginin konusuna giren malların değerini Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan değerleme ölçülerine göre beyan etmeleri gerekmektedir. Ancak Kanunda değerleme ölçüsü belirtilmemişse, Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme bölümünde yer alan ölçüler dikkate alınmaktadır.

Buna göre, bir anonim şirket hissesinin veraset ya da bağış yoluyla intikal etmesi halinde, intikal eden servet unsuru ticari sermaye değil, hisse senedidir. Dolayısıyla ilk tarhiyatta hisse senedine ilişkin vergi matrahının tespitinin ticari sermayenin değerlemesine ilişkin olan hükümlere göre değil, hisse senedi intikaline ilişkin hükümlere göre yapılması gerekmektedir.

Bu çerçevede, … tarihinde vefat eden babanız …’nın %20 hissedarı olduğu … Anonim Şirketine ait hisse senetlerinin, ilk tarhiyatta dikkate alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine göre, yani borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeriyle; borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerlenerek beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 




Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

18 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33228 Sosyal Güvenlik Kurumundan: MADDE 1- 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosya…

 

 

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

18 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33228

Sosyal Güvenlik Kurumundan:

MADDE 1- 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 97 nci maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“a) Yemek bedelinin;

1) Yemek hizmetinin işyerinde veya müştemilatında sağlanması halinde tamamı,

2) Yemek hizmetinin (1) numaralı alt bentte belirtilen durum dışında sağlanması halinde, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasına kadar kısmı,”

“Bu fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre belirlenen yeniden değerleme oranında arttırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.”

MADDE 2- Bu Yönetmelik 17/4/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.




7577 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

7577 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 17 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33227 Kanun No: 7577 Kabul Tarihi: 2/4/2026 MAD…

 

 

7577 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

7577 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

17 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33227

Kanun No: 7577

Kabul Tarihi: 2/4/2026

MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“12. Her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri.”

MADDE 2- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kurumları” ibaresinden sonra gelmek üzere “(13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki muafiyet hükmü hariç)” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “gibi kuruluşlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “(Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından işletilenler hariç)” ibaresi ve (4) numaralı fıkrasının (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

“ğ) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazların kamulaştırmayı yapan Devlet ve kamu tüzel kişilerine devri,”

MADDE 4- 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “yurt dışına” ibaresi “yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Devlet payını yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 6- 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 9- BOTAŞ’ın, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geldiği halde ödenmemiş olan her türlü vergi, fon ve paylar, idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizi borçları BOTAŞ’ın Hazineden görevlendirme bedeli alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle, Ticaret Bakanlığınca terkin edilir. Bu kapsamda mahsuba konu olacak borçlara bu maddenin yayımlandığı tarihten sonra feri alacak hesaplanmaz.

BOTAŞ’ın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödemesi gereken her türlü vergi, fon ve paylar, BOTAŞ’ın Hazineden 31/12/2026 tarihi sonuna kadar oluşmuş ve/veya oluşacak görevlendirme alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle Ticaret Bakanlığınca aylık olarak terkin edilir ve terkin edilecek her türlü vergi asıllarına ilişkin feri alacak hesaplanmaz.

İkinci fıkra hükmü uyarınca yapılacak mahsup işlemine konu görevlendirme bedeli hesaplamasında BOTAŞ’ın muhasebe kayıt ve belgeleri esas alınır. Görevlendirme uygulamasının son bulmasını müteakip 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesinde öngörülen usule uygun olarak yapılan inceleme sonucunda hesaplanan görevlendirme bedelinin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan terkin tutarlarından az olduğunun tespit edilmesi halinde BOTAŞ tarafından yükümlülükler faizsiz olarak yerine getirilir ve söz konusu tutar genel bütçeye gelir kaydedilir.

Bu madde kapsamında yapılacak mahsup ve terkin işlemleri, terkin kararı alınması nedeniyle mahsup edilecek tutarlar dışında kalan görevlendirme bedellerinin ödenmesine engel teşkil etmez; idarenin bu bedellere ilişkin ödeme yetkisini ortadan kaldırmaz veya zamanını sınırlandırmaz.

Bu madde kapsamında BOTAŞ’ın Hazineden olan görevlendirme bedeli alacağı tutarını tespit etmeye ve mahsup suretiyle yapılacak terkin işlemlerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkilidir.”

MADDE 7- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II), (III) ve (IV) sayılı cetveller kapsamındaki kamu idareleri ve bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları ile kurdukları birlik, müessese, şirket ve işletmeler, fonlar, döner sermayeler, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olup özelleştirme kapsam ve programında bulunmayan kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında özelleştirilebilir. Özelleştirme gelirinin giderler düşüldükten sonra kalan kısmı ilgili idare muhasebe birimi hesabına aktarılır ve bütçesine gelir kaydedilir. Özel bütçeli idarelere kaydedilen gelirler karşılığı ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Yatırım niteliğindeki ödenekler yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir.”

MADDE 8- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen (c) alt bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2.873.900 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliliği yüzde 40 ve üzeri olup bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malûl ve engelliler tarafından,”

MADDE 9- 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun mülga 26 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Defterdarın görev ve sorumlulukları

MADDE 26- Defterdar, bulunduğu ilde Hazine ve Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve bağlı ilçeler teşkilatının amiri sıfatını haiz olup, bulunduğu ilde Bakanlığın taşra teşkilatındaki işlemlerin mevzuat hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulmasından görevli ve sorumludur.”

MADDE 10- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Aşağıda sayılan;

1) Ayni yardımlar,

2) Ölüm, doğum, evlenme yardımları,

3) Görev yollukları,

4) Seyyar görev, kıdem, ihbar ve kasa tazminatı,

5) İş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler,

6) Keşif ücreti,

7) Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek çocuk ve aile zamları,

8) İşverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları,

9) İşverence işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasına kadar olan kısmı,

prime esas kazanca tabi tutulmaz. (9) numaralı alt bentte belirtilen tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.”

MADDE 11- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“k) Her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri.”

MADDE 12- 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “240.000” ibaresi “300.000” şeklinde ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve yedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“(3) Birinci fıkra kapsamında tahsil edilen tutarlar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. Bu tutarın 240.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak kısmı genel bütçeye gelir kaydedilir, kalan kısmı Savunma Sanayii Destekleme Fonuna aktarılır.”

“Ek bedel olarak tahsil edilen tutarlar genel bütçeye gelir kaydedilir.”

MADDE 13- 5/4/2023 tarihli ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2- (1) 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde yürütülen ulusal ve uluslararası projeler kapsamında üretilen konutlara ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin 7269 veya 6306 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olarak kabul edilenler tarafından, 31/12/2026 tarihine kadar, defaten ödenmesi halinde bu bedele en fazla bir konut için %74, en fazla bir iş yeri için %48 oranında indirim uygulanır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen projeler kapsamında üretilen iş yerleri bakımından da 7269 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki alanlarda, 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olanlara verilecek konut ve iş yerlerinin borçlandırmaları, 6306 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılır.

(3) 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun geçici 17 nci maddesi kapsamında belirlenen talep sahipleri tarafından iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin teslim tarihinden itibaren en geç 6 ay içerisinde defaten ödenmesi halinde birinci fıkrada iş yerleri için belirlenen indirim oranı uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce teslim edilen iş yerleri hakkında bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan 6 aylık süre bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren başlar.”

MADDE 14- Bu Kanunun;

a) 2 nci maddesi ve 3 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik hükmü 1/1/2027 tarihinde,

b) 3 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen (ğ) bendi hükmü yayımını izleyen ikinci aybaşında,

c) 4 üncü maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 15- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. 16/4/2026

 




Yüksek Enflasyonlu Sunum Para Birimine Çevrim – KGK Kararı

Mevzuatın Adı: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 03/04/2026 Tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/41488] Sayılı Kararı 14 Nisan 20… 

 

 

Yüksek Enflasyonlu Sunum Para Birimine Çevrim – KGK Kararı

Mevzuatın Adı: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 03/04/2026 Tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/41488] Sayılı Kararı

14 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33224

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

KURUL KARARI

Karar No: 75935942-050.01.04-[01/41488]

Karar Tarihi: 03.04.2026:

Konu: Yüksek Enflasyonlu Sunum Para Birimine Çevrim ’in yayımlanması

660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9’uncu maddesi uyarınca; uluslararası standartlarla uyum sağlamak üzere, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurumu tarafından “Translation to a Hyperinflationary Presentation Currency” başlığıyla yayımlanan değişikliğin mevzuatımıza kazandırılması amacıyla, “Yüksek Enflasyonlu Sunum Para Birimine Çevrim”in yayımlanmasına karar verilmiştir.

Yüksek Enflasyonlu Sunum Para Birimine Çevrim

TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri’ne İlişkin Değişiklikler

Paragraf 39, 42, 44, 47 ve 55 değiştirilmiştir. Paragraf 41A-41B, 47A, 53A-53B, 54A ve 60O-60P eklenmiştir.

Tamamı İçin Tıklayınız




1 No.lu KDV Beyannamesi Duyurusu

1 No.lu KDV Beyannamesinde “509-KKEG Nedeniyle İndirim Konusu Yapılan KDV” Satırı Hakkında Duyuru 1 No.lu KDV Beyannamesinin “509- KKEG Ne…

 

 

1 No.lu KDV Beyannamesi Duyurusu

1 No.lu KDV Beyannamesinde “509-KKEG Nedeniyle İndirim Konusu Yapılan KDV” Satırı Hakkında Duyuru

1 No.lu KDV Beyannamesinin “509- KKEG Nedeniyle İndirim Konusu Yapılan KDV” satırıyla ilgili tereddüt edilen husus hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun bulunmuştur.

3065 sayılı KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirimi mümkün olmadığından,  cari dönemde bu kapsamda olduğu açık olan giderlere ait KDV, 1 No.lu KDV Beyannamesinde İndirimler kulakçığı altındaki “Diğer İndirimler” Tablosundaki “108 – Yurtiçi Alımlara İlişkin KDV” satırında beyan edilmeyecektir. Dolayısıyla bu dönemde Matrah kulakçığı altındaki “Diğer İşlemler” Tablosundaki “509- KKEG Nedeniyle İndirim Konusu Yapılan KDV” satırına da herhangi bir kayıt yapılmayacaktır.

Ancak, mükellefin daha önceki dönemlerde gerçekleşen giderlerine ilişkin olan ve ilgili dönemde indirim konusu yapılan KDV’nin, sonraki dönemlerde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kısmen veya tamamen indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV olduğunun tespit edilmesi/ortaya çıkması halinde, bu tutarın tespit edildiği/ortaya çıktığı dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığının “Diğer İşlemler” tablosundaki “509- KKEG Nedeniyle İndirim Konusu Yapılan KDV” satırında beyan edilmesi gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: GİB




SGK Genelgesi 2026/9

SGK Genelgesi 2026/9 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : E-24010506-010.06-139467208 09.04.2026 Konu : 2020…

 

 

SGK Genelgesi 2026/9

SGK Genelgesi 2026/9

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-24010506-010.06-139467208 09.04.2026

Konu : 2020/8 Sayılı Genelgede Değişiklik Yapılması

GENELGE

2026/9

1/4/2020 tarihli ve 5121059 sayılı 2020/8 sayılı İdari Para Cezası Genelgesi‘nin “2.6- Aylık Prim ve Hizmet Belgesi veya Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi” başlıklı maddesinde yer alan; “Yasal süresi dışında gerek kendiliğinden verilen gerekse Kurumca resen işleme alınabilecek asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı tüm sigortalıların hem prim ödeme gün sayısı hem de prime esas kazanç bilgilerinin sıfır olması halinde idari para cezası uygulanmayacaktır.” hükmünü içeren 2.6.1.5.3 numaralı alt madde, 2026 Nisan ayı/dönemi aylık prim ve hizmet belgesinden/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilgilerini ve gereğini arz/rica ederim.

Yunus ELİTAŞ

Kurum Başkanı




5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/72

T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/72 Konusu : Geçici Vergi Dönemlerinde Ye…

 

 

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/72

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/72

Konusu        : Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı
Tarihi     : 10/04/2026
Sayısı    : KVK-72 / 2026-2 / Yatırım İndirimi – 58
İlgili olduğu maddeler            : Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298

Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 32/A

Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 69

İlgili olduğu kazanç türleri    : Ticari Kazanç, Zirai Kazanç

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden 2026 yılı birinci geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 4,19 (yüzde dört virgül ondokuz ) olarak tespit edilmiştir.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı




Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2026/1)

09 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33219 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından: MADDE 1- 21/6/2025 tarihli ve 32933 sayılı Resmî Gazete’de yayımlana…

 

 

Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2026/1)

09 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33219

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından:

MADDE 1- 21/6/2025 tarihli ve 32933 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/1)’in EK-4’ünün “YATIRIM TAMAMLAMA VİZESİ İÇİN İSTENECEK BELGELER” başlıklı bölümünün 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“8. Elektrik enerjisi üretimine yönelik yatırımlar hariç bütün yatırım konularında geçerli olmak ve daha önceki Bakanlar Kurulu kararlarına istinaden düzenlenen teşvik belgelerine de uygulanmak üzere, Genel Müdürlükçe belirlenecek hallerde, EK-5’te yer alan formata uygun hazırlanmış Yeminli Mali Müşavir raporu.”

MADDE 2- Aynı Tebliğin EK-5’i ekteki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 3- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu Tebliğ hükümlerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız




İşe Yeni Başlayan Mükelleflerin Hak ve Ödevleri Broşürleri Yayımlandı

İşe Yeni Başlayan Mükelleflerin Hak ve Ödevleri Broşürleri Yayımlandı Başkanlığımız tarafından, vergi mükellefiyetinin başlangıcından itibaren mükelle…

 

 

İşe Yeni Başlayan Mükelleflerin Hak ve Ödevleri Broşürleri Yayımlandı

İşe Yeni Başlayan Mükelleflerin Hak ve Ödevleri Broşürleri Yayımlandı

Başkanlığımız tarafından, vergi mükellefiyetinin başlangıcından itibaren mükelleflerin vergi bilincinin güçlendirilmesi ve vergiye gönüllü uyumun arttırılması amacıyla pek çok bilgilendirme çalışmaları yapılmaktadır.

Bu kapsamda; mükelleflerin vergi mevzuatından doğan hak ve yükümlülükleri ile Başkanlığımız tarafından hizmete sunulan elektronik uygulamalar hakkında temel bilgilerin yer aldığı “İşe Yeni Başlayan Ticari Kazanç ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri ile Serbest Meslek Erbaplarının Hak ve Ödevleri” Broşürleri vergi mevzuatında yapılan düzenlemeler kapsamında güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Söz konusu Broşürlerde mükelleflerin;

— Hak ve ödevleri,

— Düzenlemesi gereken belgelerin neler olduğu,

— Vergi beyannamelerine ilişkin yükümlülükleri,

— Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz (YN ÖKC) kullanma zorunluluğu,

— Gerçek Faydalanıcı Bildirim Formuna ilişkin yükümlülükler,

— Kullanabileceği elektronik uygulamaların neler olduğu,

— Yararlanabileceği genç girişimci kazanç istisnası ve % 5 vergi indirimi,

gibi konulara yer verilmiştir.

İşe Yeni Başlayan Ticari Kazanç Mükelleflerinin Hak ve Ödevleri Broşürüne ulaşmak için tıklayınız
İşe Yeni Başlayan Serbest Meslek Erbaplarının Hak ve Ödevleri Broşürüne ulaşmak için tıklayınız
İşe Yeni Başlayan Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin Hak ve Ödevleri Broşürüne ulaşmak için tıklayınız

Kaynak: GİB