Zoom Üzerinden Verilen Özel Derslerden Elde Edilen Gelirler İçin Vergi İstisnası

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: E-62030549-120-700843 Tarih: 03….

 

 

Zoom Üzerinden Verilen Özel Derslerden Elde Edilen Gelirler İçin Vergi İstisnası

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: E-62030549-120-700843

Tarih: 03.06.2025

Konu: Zoom uygulaması üzerinden verilen özel derslerden elde edilen gelirlerin sosyal içerik üreticiliği istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği

İlgi: 07.08.2024 tarihli ve 3603799 evrak kayıt sayılı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, anılan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17/4/2024 tarihli ve 503016 sayılı yazısı ile tarafınıza verilen “193 Sayılı Kanunun Mükerrer 20/B Maddesi Uygulamasına İlişkin İstisna Belgesine” istinaden bankada hesap açtırarak ilgili vergi dairesine bildirdiğiniz, 7/8/2024 tarihinden itibaren “Zoom” uygulaması üzerinden birebir Almanca dersleri vermeye başladığınız ve öğrenciler tarafından yapılacak ödemelerin açtırmış olduğunuz banka hesabına yapılacağı belirtilerek, söz konusu faaliyet nedeniyle mükellefiyet tesis ettirilip ettirilmeyeceği ve fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

– 65 inci maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”,

– 66 ncı maddesinde ise; “Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Mezkur Kanunun, “Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası” başlıklı mükerrer 20/B maddesinde, “İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.

Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir.

Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.

 İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

 Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Anılan maddeye ilişkin usul ve esasların yer aldığı 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin;

– “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde,  “(1) Bu Tebliğde geçen;

(f) İnternet ve benzeri elektronik ortam: Haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleri dışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerinde oluşturulan ortamlar ile bu ortamlara benzer; verilerin sayısallaştırılarak depolanması, işlenmesi, saklanması ve iletilmesinin sağlandığı ortamı,

(g) Hizmet sunucusu: İnternet ve benzeri elektronik ortamlarda bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetleri sunan gerçek kişileri

ifade etmektedir.”,

-“İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1) İstisnadan; internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler, bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir.

Bu kapsamda;

– Sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2022 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden itibaren istisna kapsamındadır.

(2) Söz konusu istisna uygulamasında mükelleflerin tam veya dar mükellef olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Örnek 4: Mükellef (Ç), kendisine ait internet sitesi üzerinden matematik dersi eğitim videoları yayınlamakta ve üye olanların ödemiş olduğu abonelik gelirleri ile videoların izlenmesi esnasında yayınlanan reklamlardan kazanç elde etmektedir. Ayrıca, bu internet sitesi üzerinden çevrimiçi görüşme programı kullanarak özel dersler de vermektedir.

 Mükellef (Ç), bu faaliyetlerin internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılmış olması nedeniyle elde ettiği abonelik ve reklam gelirleri için 1/1/2024 tarihinden itibaren mezkûr maddede belirtilen tüm şartları sağlaması koşuluyla, söz konusu istisnadan yararlanabilecektir.

 Ayrıca, çevrimiçi görüşme programı kullanarak vermiş olduğu özel derslerden elde ettiği gelirler de aynı tarihten itibaren mezkûr istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Örnek 5: Mükellef (D), eğitim videolarının paylaşıldığı ve ücretli abonelik sistemiyle işleyen bir internet sitesine “piyano ve keman nasıl çalınır?” konulu eğitim videolarını yüklemekte ve bahsi geçen videolar izlendikçe abonelik ücretlerinden ve reklam gelirlerinden pay almaktadır. Mükellef (D) aynı zamanda, daha önceden belirlenmiş olan bir program dahilinde çevrimiçi görüşme programı kullanarak özel piyano dersleri vermektedir.

Mükellef (D), internet sitesinde paylaştığı eğitim videolarından elde ettiği abonelik ve reklam gelirleri için 1/1/2024 tarihinden itibaren mezkûr maddede belirtilen tüm şartları sağlaması koşuluyla söz konusu istisnadan yararlanabilecektir.

Ayrıca, çevrimiçi görüşme programı kullanarak vermiş olduğu özel derslerden elde ettiği gelirler de aynı tarihten itibaren mezkûr istisna kapsamında değerlendirilecektir.

(3) İstisnadan yararlanabilmek için birinci fıkrada belirtilen faaliyetlerde bulunan kişilerin bu faaliyetleri sonucu elde edecekleri tüm hasılatı tahsil etmelerini teminen Türkiye’de kurulu bankalarda hesap açmaları şarttır.

(4) Bu kapsamda, istisnadan faydalanmak isteyen mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak istisna kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin olarak ilgili vergi dairelerinden Ek-1’de yer alan “193 Sayılı Kanunun Mükerrer 20/B Maddesi Uygulamasına İlişkin İstisna Belgesi”ni (İstisna Belgesi) almaları gerekmektedir. Başvuruda bulunanların istisna kapsamına giren faaliyetleriyle ilgili olarak;

a) Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunması halinde, vergi dairelerince mükelleflerin kayıtlı faaliyetlerinin istisna kapsamına giren faaliyetlere uygun olup olmadığı kontrol edilecek, vergi dairelerine kayıtlı bu faaliyetlerin mezkûr madde hükmüne göre istisna edilen faaliyetler arasında olduğunun tespitini veya uygun faaliyet kodunun tesisini müteakip başvuru sahiplerine istisna belgeleri verilecektir.

b) Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde ise istisna kapsamına giren faaliyetlerle ilgili mükellefiyet tesisinin ardından istisna belgeleri alınabilecektir.

(5) Vergi dairelerinden temin edilen istisna belgeleri, madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerle ilgili hasılatın tahsil edileceği banka hesaplarının açılışında kullanılacaktır. Mükelleflerin bankalardaki mevcut hesapları da istisna belgesinin ilgili bankaya ibrazı suretiyle, münhasıran bu faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılabilecektir.

(6) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak; söz konusu istisnadan yararlanabilmek amacıyla Türkiye’de kurulu bankalar nezdinde yeni hesap açılması halinde hesap açılış tarihinden itibaren, mevcut hesabın kullanılacak olması halinde ise mevcut hesabın bu amaçla kullanılacağına dair istisna belgesinin bankaya ibraz tarihinden itibaren bir ay içerisinde banka hesaplarına ilişkin bilgilerin (banka adı, banka şubesi, IBAN numarası) bağlı bulunulan vergi dairesine yazılı bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda istisnadan yararlanabilmek amacıyla bankada hesap açan veya hesaplarını bu amaçla kullanmaya başlayan mükelleflerin banka hesaplarına ilişkin bilgilerini bir ay içerisinde bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmeleri şarttır.

 …“,

– “İstisnadan faydalananların yükümlülükleri ve belgelendirme” başlıklı 6 ncı maddesinde, “(1) 213 sayılı Kanunun 172 nci maddesinde ticaret erbabının defter tutmaya mecbur olduğu hüküm altına alınmış olup, aynı Kanunun 176 ncı maddesinde ticari kazanç mükelleflerinin durumlarına göre bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutmak zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir.

(2) İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden içerikler paylaşan sosyal içerik üreticileri gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar ticari kazanç kapsamında vergilendirilmekte olup 193 sayılı Kanuna eklenen mükerrer 20/B maddesiyle bu faaliyetlerden elde edilen kazançlar belirli şartlar dâhilinde gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden elde edilen kazançlar da niteliğine bakılmaksızın istisna kapsamında değerlendirilecektir.

(3) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesinde istisna edilen türdeki faaliyetlerde bulunan mükelleflerden istisnadan faydalananların yıl içindeki kazançları toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2025 yılı gelirleri için 4.300.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.

(4) Mezkûr madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerin yanı sıra mükelleflerin ticari, zirai veya serbest meslek kazancı yönünden başka faaliyetlerinin bulunması halinde, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunlulukları devam etmektedir. Başkaca faaliyetleri nedeniyle mükellefiyeti bulunan ve defter tutan mükelleflerin, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, istisna kapsamındaki faaliyete ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Mevcut istisna uygulaması kapsamında icra edilen faaliyet ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılat içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden istisna kapsamındaki faaliyete düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve matrahın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

(5) Bu istisnadan yararlananların, faaliyetlerine ilişkin olarak adlarına düzenlenen belgeler ile yapmış oldukları giderlere, satın aldıkları mal ve hizmetlere ilişkin belgeleri 213 sayılı Kanunda öngörülen süre boyunca saklamaları zorunludur.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, “Zoom” uygulaması üzerinden verilen Almanca derslerinden elde ettiğiniz gelirler için mezkûr Kanunda ve ilgili Tebliğde belirtilen tüm şartları sağlamanız kaydıyla, söz konusu istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, istisna kapsamına giren faaliyetiniz dolayısıyla defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme gibi yükümlülüklerinizin bulunmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.




Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Rehberi ve İnfografik

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Rehberi ve İnfografik 2026 Yılında Verilecek Serbest Meslek Kazançları Beyannamesi Serbest Meslek Kazançlarında…

 

 

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Rehberi ve İnfografik

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Rehberi ve İnfografik

2026 Yılında Verilecek Serbest Meslek Kazançları Beyannamesi

Serbest Meslek Kazançlarında İstisna Rehberi
Serbest Meslek Kazançlarında İstisna İnfografik

Kaynak: GİB




İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği

03 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 33185 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler…

 

 

 

İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği

03 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33185

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından:

Kredi ve Destek Hesaplaması:

Destek tutarları, işletmenin kullandığı krediye göre hesaplanacak olup, kredi tutarları, işletmenin 2025 yılı Kasım-Aralık aylarındaki prime esas kazanç toplamını aşamayacaktır. İşletmelerin kullandığı kredinin faiz desteği, işletme başına azami 10 destek puanı karşılığı bir tutarla sınırlıdır.

Programın Sonlandırılması:

  • Gerçeğe Aykırı Beyanlar: İşletme gerçeğe aykırı beyanda bulunursa veya tespit edilen diğer sebeplerle destek sonlandırılabilir. Bu durumda, ödenmeyen destek tutarları durdurulacak ve daha önce yapılan ödemeler yasal faiziyle işletmeden geri alınacaktır.
  • İşletmenin Durumu: İşletmenin tasfiyesinin başlaması, kapanması, devri, bölünmesi veya birleşmesi gibi durumlar söz konusu olduğunda, yapılan ödemeler geri alınmayacaktır ancak bekleyen ödeme talepleri işleme alınmayacaktır.

İzleme ve Değerlendirme:

Destek programının izleme ve değerlendirilmesi Bakanlık ve Başkanlık tarafından gerçekleştirilecektir. Bu süreçler, desteklerin etkili bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını denetlemek amacıyla yürütülecektir.

Program Süresi:

İstihdamı Koruma Destek Programı 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında uygulanacak olup, işletmeler en geç 31 Mart 2027 tarihine kadar ödeme talebinde bulunabilecektir. Bu tarihten sonra herhangi bir ödeme talebi kabul edilmeyecektir.

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlangıç Hükümleri

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; imalat sanayi sektörlerinde istihdamın korunması ve artırılmasına yönelik olarak 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanacak destek programına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik; imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelere yönelik olarak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için sağlanacak destek programına ilişkin başvuru, değerlendirme, izleme, ödeme ve diğer idari işlemlerin yürütülmesine dair hükümleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını,

b) Banka: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde  tanımlanan bankaları,

c) Başkanlık (KOSGEB): Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme  İdaresi Başkanlığını,

ç) Destek programı: İstihdamı koruma destek programını,

d) Destek puanı: Desteklenecek faiz veya kâr payı puanını,

e) Fon: İşsizlik Sigortası Fonunu,

f) Genel Müdürlük: Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünü,

g) İŞKUR: Türkiye İş Kurumunu,

ğ) İşletme: 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işletmeleri,

h) Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ): 24/5/2023 tarihli ve 7297 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği kapsamında yer alan 31/1/2025 tarihli ve 9497 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan KOSGEB Tarafından Verilecek Hizmetler ve Desteklerden Yararlanacak İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar ile tespit edilen sektörlerde faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri,

ı) Kredi: 5411 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca kredi sayılan işlemleri,

i) SGK: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Destek Uygulaması

Desteğe ilişkin hususlar

MADDE 5- (1) Destek programı, 1/1/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasında korunan istihdama yönelik olarak yürütülür. Başvuruların alınması ve desteklerin ödenmesine ilişkin uygulama takvimi ya da esasları Bakanlık ve Başkanlık tarafından ilan edilir.

(2) Destekler, 2025 yılı Kasım-Aralık dönemine ait ortalama aylık prim gün sayısını 2026 yılında aylık bazda koruyan işletmelere sağlanır. Ödeme talep edilen aydaki aylık prim gün sayısı, 2025 yılı Kasım-Aralık döneminin ortalama aylık prim gün sayısına eşit veya bunun üzerinde olması durumunda ilgili ayda istihdam korunmuş sayılır. Ayrıca, 2026 yılı başından itibaren ödeme talep edilen ay dahil dönemdeki ortalama aylık prim gün sayısının, 2025 yılı Kasım-Aralık döneminin ortalama aylık prim gün sayısına eşit veya bunun üzerinde olması durumunda, bu dönemdeki tüm aylarda istihdam seviyesi korunmuş sayılır.

(3) Kısım C; 13- Tekstil Ürünlerinin İmalatı, 14- Giyim Eşyalarının İmalatı, 15- Deri ve İlgili Ürünlerin İmalatı, 31- Mobilya İmalatı, 32.99.02- Kot ve benzeri baskı düğmeleri, çıtçıtlar, düğmeler, fermuarlar ve benzeri imalatı (düğme formları ve fermuar parçaları dahil) NACE kodlarında faaliyet gösteren imalat sanayi işletmelerinden ikinci fıkradaki hesaba göre istihdamını koruyanlara, korudukları döneme karşılık aylık otuz prim gün için 3.500 Türk lirası destek sağlanır.

(4) Üçüncü fıkrada sayılan faaliyet alanlarında yer almayan imalat sanayi işletmelerinden KOBİ statüsünde olup ikinci fıkradaki hesaba göre istihdamını koruyanlara sağlanabilecek destek tutarı, bu fıkrada belirlenen şartlara uygun olarak işletmenin kullandığı krediye göre hesaplanır. Bu fıkra kapsamında kullanılabilecek kredi tutarı, işletmenin 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarındaki muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde beyan edilen işyeri bazında prime esas kazanç toplam tutarının aylık ortalamasını geçemez. İşletme başına sağlanabilecek destek tutarı, azami altı ay anapara ödemesiz ve otuz altı aya kadar vadeli bir kredi için on destek puanına karşılık gelen tutar ile sınırlıdır. Destek ödemeleri, istihdam koruma kriterinin sağlandığı ay sayısının on ikiye oranı nispetinde yapılır. Bakanlık, destek kapsamına alınacak kredi kullanımlarını belirli bankalar ve/veya belirli kredi türleri ile sınırlandırmaya yetkilidir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Başvuru ve Değerlendirme İşlemleri

Başvuruların alınması ve değerlendirilmesi

MADDE 6- (1) Destek programına başvurular, uygulama takvimi kapsamında destek programı için oluşturulacak çevrimiçi başvuru portalından alınır.

(2) Bakanlık, destek programına başvuru için istenecek bilgi ve belgeleri belirler.

(3) Başvuruların uygunluğu, başvuruda gerekli bilgi ve belgeler ile 5 inci madde hükümlerine göre değerlendirilir.

(4) Destek başvurusunda bulunan işletmelerin ilgili ay istihdam verisi, SGK kayıtlarından tespit edilir.

(5) Başvuruların alınması, değerlendirilmesi, yapılacak ödemelerin tespiti, izleme, borç durum tespiti, fazla veya yersiz ödemelere ilişkin geri tahsil süreçleri ve benzeri idari süreçler, benzer amaçlı programlar kapsamında Başkanlık ile ortak yürütülebilir. Bu çerçevede, Başkanlık tarafından gerçekleştirilen tespitler ve oluşturulan kayıtlar destek programının yürütülmesinde kullanılabilir.

(6) Destek programının uygulanmasında toplam kaynak kullanımına ilişkin limitler Bakanlıkça belirlenebilir. Belirlenen limitlere ulaşıldığında yeni başvuru alınmaz.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Destek Ödeme İşlemleri

Destek ödemeleri

MADDE 7- (1) Destekten yararlanma kriterlerini sağladığı tespit edilen işletmeler için oluşturulan ödeme uygunluk formlarına istinaden, ödeme listeleri Genel Müdürlük tarafından onaylanır.

(2) Genel Müdürlük, oluşturulan ödeme listesini esas alarak Bakanlık muhasebe birimi vasıtası ile ödemeleri gerçekleştirir.

(3) Destek ödemeleri, işletmenin vergi dairesi ve SGK prim borçlarıyla mahsuplaşma yöntemiyle de gerçekleştirilebilir.

(4) Bu Yönetmelikte belirlenen esaslara uygun olarak Başkanlık tarafından yürütülen destek programları kapsamında destek ödemesi yapılan işletmeler, Bakanlık tarafından bu Yönetmelik kapsamında sağlanan desteklerden ayrıca yararlandırılmaz. İşletmeler aynı destek unsuru için her iki kurumdan birlikte destek alamaz.

(5) Destek ödemeleri, ödeme talebini takip eden ayın sonuna kadar yapılabilir. Zorunlu hallerde ödeme tarihlerinde Bakanlıkça değişiklik yapılabilir.

(6) Program kapsamında işletmeler en geç 31/3/2027 tarihine kadar ödeme talebinde bulunabilir. Bu tarihten sonra ödeme talep edilemez.

Kaynak aktarımı

MADDE 8- (1) Bakanlık, cari aya ilişkin destek tutarlarına ilişkin talep yazısını bir sonraki ayın onuncu günü sonuna kadar İŞKUR Genel Müdürlüğüne resmî yazıyla gönderir. Talep edilen tutar talep yazısının gönderildiği ayın on beşinci gününe kadar Fondan Bakanlığın banka hesabına aktarılır. Ayın onuncu ve/veya on beşinci gününün hafta sonu tatiline veya resmî tatile denk gelmesi hâlinde talep yazısı, takip eden ilk iş günü gönderilir.

(2) Talep yazısı ekinde; destek verilen sektörler itibarıyla, destekten yararlanan işletme ve kişi sayıları ile sağlanan destek tutarlarına ilişkin, Bakanlık ve/veya Başkanlık tarafından oluşturulan aylık bilgiler yer alır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

İzleme, değerlendirme ve denetim

MADDE 9- (1) Destek programına ilişkin izleme, değerlendirme ve denetim faaliyetleri Bakanlık ve/veya Başkanlık tarafından yürütülür.

Bütçe aktarımı

MADDE 10- (1) İŞKUR tarafından Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılan kaynak genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir.

(2) 4447 sayılı Kanunun geçici 35 inci maddesi uyarınca gelir kaydedilen tutarlar karşılığı, ilgili idare bütçelerine gerektiğinde Hazine yardımıyla ilişkilendirmek suretiyle ödenek eklemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

(3) Bakanlık, Başkanlık ile koordinasyon içerisinde ödenek ihtiyacını tespit ederek ödenek taleplerini Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletir.

Desteğin sonlandırılması

MADDE 11- (1) İşletmenin gerçeğe aykırı beyanda bulunması veya tespit edilen diğer sebeplerle desteğin sonlandırılmasına karar verilmesi durumunda, henüz ödenmeyen destekler durdurulur; işletmeye ödenen destek tutarları, genel hükümlere göre ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle işletmeden geri tahsil edilir. Bakanlık tarafından İŞKUR’dan fazla talep edilen tutarlar tespit tarihini, bu fıkra kapsamında tahsil edilen tutarlar ise tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü İŞKUR’a iade edilir.

(2) İşletmenin tasfiyesinin başlaması, kapanması, devri, bölünmesi veya başka bir işletme ile birleşmesi gibi sebeplerle desteğin sonlandırılması halinde ise bekleyen ödeme talepleri işleme alınmaz ve işletmelere yapılan destek ödemelerinin iadesi istenmez.

Tereddütlerin giderilmesi

MADDE 12- (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Bakanlık yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 13- (1) Bu Yönetmelik 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı birlikte yürütür.




Genç Girişimcilere Vergi Teşviki Broşürü Yayımlandı

Genç Girişimcilere Vergi Teşviki Broşürü Yayımlandı Yeni iş kuran gençlere, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç yıl boyunca elde ettikl…

 

 

Genç Girişimcilere Vergi Teşviki Broşürü Yayımlandı

Genç Girişimcilere Vergi Teşviki Broşürü Yayımlandı

Yeni iş kuran gençlere, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç yıl boyunca elde ettikleri kazancın bir kısmını vergi dışı bırakmak ve gençlerimizin girişimciliğe yönlendirilmesini desteklemek amacıyla getirilen vergi teşviki uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı “Genç Girişimcilere Vergi Teşviki Broşürü” mevzuat değişiklikleri kapsamında güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Söz konusu Broşürde;

— Vergi teşvikinden kimlerin yararlanabileceği,

— Vergi teşvikinden yararlanma şartlarının neler olduğu,

— Vergi teşviki uygulamasındaki özellikli durumlar,

— İşi terk ya da iş değişikliği durumlarında vergi teşviki uygulamasının nasıl olacağı,

— Genç girişimci sigorta prim desteğinin devam edip etmediği,

gibi konularda açıklayıcı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.

Broşüre ulaşmak için tıklayınız
İnfografik için  tıklayınız

Kaynak: GİB




Sosyal Güvenlik Prim ve Vergi Borçlarının Sorgulanması – KİK

Sosyal Güvenlik Prim ve Vergi Borçlarının Sorgulanması – KİK İhalelerde sosyal güvenlik prim ve vergi borçlarının sorgulanmasına ilişkin olarak…

 

 

Sosyal Güvenlik Prim ve Vergi Borçlarının Sorgulanması – KİK

Sosyal Güvenlik Prim ve Vergi Borçlarının Sorgulanması – KİK

İhalelerde sosyal güvenlik prim ve vergi borçlarının sorgulanmasına ilişkin olarak 27/8/2025 tarihli ve 2025/DK.D-293 sayılı, 1/10/2025 tarihli ve 2025/DK.D-361 sayılı ile 14/1/2026 tarihli ve 2026/DK.D-18 sayılı Kurul kararları alınmıştır. Ancak, Danıştay 13. Dairesi tarafından 2025/DK.D-293 sayılı Kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş olup bu çerçevede 27/2/2026 tarihli ve 2026/DK.D-69 sayılı Kurul kararı ile anılan kararların iptaline karar verilmiştir.

Söz konusu kararların iptali nedeniyle uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek üzere alınan 27/2/2026 tarihli ve 2026/DK.D-70 sayılı Kurul kararı ile de ihalelerde sosyal güvenlik prim ve vergi borçlarının sorgulanmasına ilişkin olarak kurallar yeniden belirlenmiştir. Buna göre konuyla ilgili işlemlerin aşağıdaki şekilde yürütülmesi gerekmektedir:

1) İlanı veya duyurusu 2/3/2026 tarihi ve sonrasında yapılacak olan ihalelerde, ihale komisyonu tarafından tekliflerin açılması aşamasında Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu ve Gelir İdaresi Başkanlığı entegrasyonları aracılığıyla yapılan sorgulamalar neticesinde vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcu olduğu bilgisine ulaşılan isteklilere EKAP üzerinden bildirim yapılarak iki iş gününden az olmamak üzere makul süre verilecek,

a) Verilen sürede, ihale tarihi itibarıyla vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir doğrulanabilir belgeleri idareye sunan isteklilerin teklifleri mevzuatta öngörülen diğer şartları sağlaması kaydıyla geçerli kabul edilerek ihale işlemlerine devam edilecek,

b) Verilen sürede, ihale tarihi itibarıyla vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir doğrulanabilir belgeleri sunmayan isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılacak ve geçici teminatları gelir kaydedilecektir.

2) İlanı veya duyurusu 2/3/2026 tarihinden önce yapılmış olan ihalelerde, ihalenin sözleşmeye bağlanmamış olması kaydıyla (pazarlık usulüyle yapılan ihalelerde ise idarece isteklilerden son yazılı fiyat tekliflerini vermelerinin istenmemiş olması kaydıyla); ihale komisyonu tarafından tekliflerin açılması aşamasında yapılan sorgulamalar neticesinde vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcu olduğu bilgisine ulaşılan isteklilere, (27/8/2025 tarihli ve 2025/DK.D-293 sayılı Kurul kararı ile 1/10/2025 tarihli ve 2025/DK.D-361 sayılı Kurul kararına göre gerçekleştirilen işlemler geri alınarak) ihaleye katılım belgesine borcu yoktur belgesi yükleyip yüklemediklerine bakılmaksızın EKAP üzerinden bildirim yapılarak iki iş gününden az olmamak üzere makul süre verilecek,

a) Verilen sürede ihale tarihi itibarıyla vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir doğrulanabilir belgeleri idareye sunan isteklilerin teklifleri mevzuatta öngörülen diğer şartları sağlaması kaydıyla geçerli kabul edilerek ihale işlemlerine devam edilecek,

b) Verilen sürede ihale tarihi itibarıyla vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir doğrulanabilir belgeleri sunmayan isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılacak ve geçici teminatları gelir kaydedilecektir.

3) Teknik sorunlar nedeniyle teklifler açılmaksızın Kurum tarafından ihale tarihinin ertelendiği ihalelerde; yukarıdaki esaslara göre istenen ve sunulan vergi ve/veya sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir doğrulanabilir belgelerin geçerli kabul edilebilmesi için;

a) İhale dokümanında yer verilen ihale tarih ve saatinden önce teklif veren istekliler tarafından sunulan belgelerin ihale dokümanında yer alan ihale tarihinde borcu olmadığını göstermesi,

b) İhale dokümanında yer verilen ihale tarih ve saatinden sonra teklif veren istekliler tarafından sunulan belgelerin erteleme sonucunda belirlenen ihale tarihinde (teknik sorunlar nedeniyle ihale tarihinin zorunlu nedenlerle birden fazla kez ertelendiği ihalelerde her bir isteklinin teklif verme anında geçerli olan ihale tarihinde) borcu olmadığını göstermesi gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

27/2/2026 tarihli ve 2026/DK.D-69 sayılı karara erişim işin tıklayınız
27/2/2026 tarihli ve 2026/DK.D-70 sayılı karara erişim işin tıklayınız

Kaynak: KİK




Vergiye Uyumlu Mükelleflere Yüzde 5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Yüzde 5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik ⇒ Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü ⇒ Vergiye Uyumlu Müke..

 

 

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Yüzde 5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Yüzde 5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik

⇒ Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü
⇒ Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi İnfografik

Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Uygulaması

Giriş

Vergiye uyumlu mükelleflere getirilen vergi indirimi uygulamasından; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri ile finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükellefleri, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyanlar yararlanır.

Vergi indirimi, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilmesine imkan sağlayan uygulamadır.

Ayrıca, vergi indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan kaçakçılık suçları ve cezaları işlediği tespit edilenler, %5 vergi indiriminden yararlanamazlar.

Vergi indirimi uygulamasından yararlanabilmek için kanuni süresinde verilmesi gereken vergi beyannameleri;

  • Yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri,
  • Geçici vergi beyannameleri,
  • Muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri,
  • Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini,

ifade etmektedir.

Mükelleflerin, vergi cezaları ile fer’i alacaklar dahil vergi aslı tutarının 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcu bulunmamalıdır.

Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Uygulaması Nedir?

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesine göre, belirlenen şartları taşıyan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, 1/1/2018 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ini, ödenmesi gereken vergiden indirme imkânı bulunmaktadır.

%5 Vergi İndiriminden Kimler Yararlanabilir?

Kanunda belirtilen şartları taşımaları kaydıyla aşağıda belirtilen mükellefler vergi indiriminden yararlanabilir.

  • Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri ile
  • Kurumlar vergisi mükellefleri (Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç).

%5 Vergi İndiriminden Kimler Yararlanamaz?

Vergi indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan kaçakçılık suçları ve cezaları işlediği tespit edilenler, %5 vergi indiriminden yararlanamazlar.

%5 Vergi İndiriminden Yararlanma Şartları Nelerdir?

Vergi indiriminden; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükellefleri aşağıda belirtilen şartları sağlamak koşuluyla yararlanabilirler.

  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerekmektedir. Vergi beyannameleri; yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini ifade eder.

Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.

  • Belirtilen süre içerisinde kesinleşmiş olması koşuluyla vergi beyannamelerindeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmamalıdır.

Kesinleşen tarhiyatların, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl için geçerli olan, yıllık indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.

  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, kapsam dahilindeki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergiler ödenmiş olmalıdır.

Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden on beşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.

Ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dahil) 1.000 TL’nin üzerinde vadesi geçmiş borcu bulunmamalıdır.

Vergi İndiriminden Yararlanmak İçin Süresinde Verilmesi Gereken Beyannameler Nelerdir?

Vergi indiriminden yararlanabilmek için;

  • Gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri,
  • Geçici vergi beyannameleri,
  • Muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri,
  • Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerinin,

kanuni süresinde verilmiş olması gerekir.

Ayrıca, indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, kapsam dahilindeki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergiler ödenmiş olmalıdır.

Şartların Taşınmadığı Anlaşılması Durumunda İndirilen Vergi İçin Yapılacak İşlemler Nelerdir?

Vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir.

Vergi İndiriminde Üst Limit Nedir?

Hesaplanan indirim tutarı, 1/1/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere  12.000.000 Türk lirasından (332 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği) fazla olamaz.

İndirilecek Tutarın Ödenmesi Gereken Vergiden Fazla Olması Durumunda Mahsup Var mıdır?

İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez.

Düzeltme Amacıyla veya Pişmanlıkla Verilen Beyannameler İçin Vergi İndiriminden Yararlanmak Mümkün mü?

Kanuni süresi içinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmez. Ancak, indirimden yararlanılabilmesi için bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla ödenmiş olmalıdır.

Örnekler

Örnek 1: Vergi indiriminden yararlanma şartlarının tamamını sağlayan (C) A.Ş.’nin, 2025 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği matrah üzerinden 112.500.000 TL kurumlar vergisi hesaplanmıştır. Mükellef, bu dönemde 67.500.000 TL yurtiçinde tevkif suretiyle kesilen vergi, 28.125.000 TL de geçici vergi ödemiştir.

Buna göre, (C) A.Ş. %5 vergi indiriminden aşağıdaki şekilde yararlanacaktır.

Hesaplanan Kurumlar Vergisi 112.500.000 TL
Hesaplanan Vergi İndirimi Tutarı (112.500.000 X %5) 5.625.000 TL
Mahsup Edilecek Vergiler Toplamı (67.500.000 + 28.125.000) 95.625.000 TL
Ödenmesi Gereken Kurumlar Vergisi (112.500.000 – 95.625.000) 16.875.000 TL
Mahsup Edilen Vergi İndirimi Tutarı 5.625.000 TL
Ödenecek Kurumlar Vergisi (16.875.000 – 5.625.000) 11.250.000 TL

Örnek 2: Vergi indiriminden yararlanma şartlarının tamamını taşıyan Mükellef (A), 2025 takvim yılında 3.750.000 TL ticari kazanç, sahibi olduğu iki daireyi konut olarak kiraya vermesi sonucunda 1.125.000 TL kira geliri elde etmiş ve götürü gider yöntemini seçmiştir. Mükellef yıl içinde 562.500 TL geçici vergi, 270.000 TL de tevkif yoluyla kesilen vergi ödemiştir.

Mükellef, kira gelirinin yanında ticari kazancını beyan etmek zorunda olduğundan, 47.000 TL olan konut kira geliri istisnasından yararlanamaz.

Buna göre, Mükellef (A) %5 vergi indiriminden aşağıdaki şekilde yararlanacaktır.

Ticari Kazanç 3.750.000 TL
Gayrimenkul Sermaye İradı (Konut) 1.125.000 TL
Giderler (Götürü) (1.125.000 X %15) 168.750 TL
Safi İrat (Kira) (1.125.000 – 168.750) 956.250 TL
Gelir Vergisi Matrahı (3.750.000 + 956.250) 4.706.250 TL
Hesaplanan Gelir Vergisi 1.572.500 TL
Ticari Kazanç/Gelir Vergisi Matrahı (3.750.000 / 4.706.250) %79,68
Hesaplanan Gelir Vergisinin Ticari Kazanca İsabet Eden Kısmı (1.572.500 X %79,68) 1.252.968 TL
Hesaplanan Vergi İndirimi Tutarı (1.252.968 X %5) 62.648,40 TL
Mahsup Edilecek Vergi Toplamı (562.500 + 270.000) 832.500 TL
Ödenmesi Gereken Vergi (1.572.500 – 832.500) 740.000 TL
Vergi İndirimi Tutarı 62.648,40 TL
Ödenecek Gelir Vergisi (740.000 – 62.648,40) 677.351,60 TL

Kaynak: GİB




Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi – 2025

Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi – 2025 2025 YILINA İLİŞKİN GELİRLERİN BEYANI (ÖZET) 1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre 2025 yı…

 

 

Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi – 2025

Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi – 2025

2025 YILINA İLİŞKİN GELİRLERİN BEYANI (ÖZET)

1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre 2025 yılında gelir elde edenlerin, yıllık gelir vergisi beyannamelerini 1 Mart 2026 Pazar tarihinden başlayarak 31 Mart 2026 Salı günü saat 23.59’a kadar vermeleri gerekmektedir.

2. 2025 yılında elde edilen gerçek usulde vergilendirilen kazançlara ilişkin olarak 31 Mart 2026 Salı günü tarihine kadar verilecek yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinin iki eşit taksitte olmak üzere;

• Birinci taksitin 31 Mart 2026 Salı gününe kadar,

• İkinci taksitin 31 Temmuz 2026 Cuma gününe kadar,

ödenmesi gerekmektedir.

3. 2024 yılı faaliyet döneminde kurumlar vergisi veya ticari, zirai ve mesleki kazancı nedeniyle gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinden aktif toplamı 91.807.000 TL ve net satışlar toplamı 183.568.000 TL’yi aşmayan mükellefler 2025 yılı beyannamelerini 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalatmak zorundadırlar

4. Birden fazla işverenden tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücret geliri elde edenlerin birden sonraki işverenden elde ettiği ücret gelirleri toplamının 330.000 TL’yi aşması halinde, birinci işverenden alınan ücret geliri dahil tüm ücret gelirlerinin yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir.

5. 2025 yılında tevkif yoluyla vergilendirilen ücret gelirlerinin 4.300.000 TL’yi aşması halinde beyan edilmesi gerekmektedir.

6. 2025 yılında tamamı stopaj yoluyla vergilendirilse de GVK 18 inci madde kapsamındaki 4.300.000 TL’yi aşan serbest meslek kazançlarının beyan edilmesi gerekmektedir.

7. Bilanço esasına göre defter tutan ticari kazanç sahiplerinin, gerekli koşulların var olması halinde 2025 yılı kazançlarının tespitinde finansman gider kısıtlaması uygulamaları gerekmektedir.

8. 2025 yılına ilişkin olarak 2026 yılında verilecek gelir vergisi beyannamelerinde hesaplanan vergiye uyumlu mükellefler için vergi indirim tutarı, en fazla 12.000.000 TL’dir.

9. 2025 yılı içinde GMSİ elde edenler bu gelirleri için 31 Mart 2026 tarihine kadar ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesine gelir vergisi beyannamesi vermek durumundadırlar. 2025 yılı GMSİ istisna tutarı 47.000 TL’dir.

10. 2025 yılı değer artış kazançları istisna tutarı 120.000 TL’dir.

11. 2025 yılı için tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin olarak 2026 yılında inceleme raporu aranmaksızın nakden iade edilecek tutar 426.000 TL’dir.

12. 2026 yılı için nakden iade talebinin 4.266.000 Türk Lirasına kadar olan kısmı mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilebilir.

13. 2025 yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde uygulanan tarife aşağıdaki gibidir.

A-Ücret Gelirleri Dışında Kalan Diğer Gelirler İçin

158.000 TL’ye kadar % 15
330.000 TL’nin 158.000 TL’si için 23.700 TL, fazlası % 20
800.000 TL’nin 330.000 TL’si için 58.100 TL fazlası % 27
4.300.000 TL’nin 800.000 TL’si için 185.000 TL fazlası % 35
4.300.000 TL’den fazlasının 4.300.000 TL’si için 1.410.000 TL fazlası %40

B- Ücret Gelirleri İçin

158.000 TL’ye kadar % 15
330.000 TL’nin 158.000 TL’si için 23.700 TL, fazlası % 20
1.200.000 TL’nin 330.000 TL’si için 58.100 TL fazlası % 27
4.300.000 TL’nin 1.200.000 TL’si için 293.000 TL fazlası % 35
4.300.000 TL’den fazlasının 4.300.000 TL’si için 1.378.000 TL fazlası %40

14. Aylık ya da üç aylık berat dosyası yükleyen gerçek kişiler Aralık / Ekim-Kasım-Aralık 2025 dönemi berat dosyalarını 10 Nisan 2026 günü sonuna kadar yüklemelidir.

1. GİRİŞ

Gelir vergisi, gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden (yükümlüsünün kişisel ve ailevi durumu da göz önünde tutularak) artan oranlı tarifeye göre alınan şahsi ve dolaysız bir vergidir.

GVK’nin 1’inci maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 2’nci maddesinde de gelire giren kazanç ve iratların;

1. Ticarî kazançlar

2. Ziraî kazançlar

3. Ücretler

4. Serbest meslek kazançları

5. Gayrimenkul sermaye iratları

6. Menkul sermaye iratları ve

7. Diğer kazanç ve iratlar

olduğu hüküm altına alınmıştır.

Gelir vergisinin mükellefi, GVK ’da sayılan gelir unsurlarını elde eden tüm gerçek kişilerdir ve bir kazanç ve iradın gelir vergisine tabi tutulabilmesi için yukarıda sayılan yedi gelir unsurundan birine dahil olması gerekir.

Yedinci bentte sayılan kazanç ve iratlar ilk altı gruba girmeyen kazanç ve iratların topluca dahil edildiği bir grup değildir. Burada yer alacak kazanç ve iratların (diğer kazanç ve iratların) nelerden oluştuğu, GVK’nın mükerrer 80’inci ve 82’nci maddelerinde tek tek sayılmıştır. Gelir unsurlarına girmeleri koşuluyla, kanunen yasaklanmış faaliyetlerden (örneğin kumarhane ve randevuevi işletme, uyuşturucu madde imal ve satışı, silah başta olmak üzere her türlü kaçakçılık, ruhsatsız bina yapmak ve satmak, naylon fatura tanzim etmek vb.) elde edilen kazançlar da gelir vergisine tabidir. Yasak faaliyetlerin vergilendirilmesine ilişkin VUK md 9/2’ye göre; vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması, mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmamaktadır.

2025 takvim yılında elde edilen gelirlerin nasıl beyan edileceği ve beyanname düzenlenmesi sırasında dikkate alınacak hususlar (gelir vergisi tarifesi, indirim, istisna ve hadler) bu kitapta açıklanmıştır.

2. GELİR VERGİSİNDE TAM VE DAR MÜKELLEFİYET

Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu yüklenen gerçek ve tüzel kişiler vergi mükellefidir. GVK’de verginin mükellefi olan gerçek kişilerin vergilendirilmesinde tam ve dar mükellefiyet esası olmak üzere iki çeşit mükellefiyet öngörülmüştür.

2.1. Tam Mükellefiyet

GVK’nın 3’üncü maddesinde; Türkiye’de yerleşmiş olanlar (ister Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun isterse yabancı uyruklu olsun) ile resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları tam mükellef sayılmış ve bunların Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların toplamı üzerinden vergilendirilecekleri belirtilmiştir.

Yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşlarından, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla gelir vergisine veya benzeri vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, anılan kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler. GVK’nın 123’üncü maddesi hükmüne göre, yabancı ülkede ödenen vergi, Türkiye’de hesaplanan vergiden (mükerrer vergilendirmeyi önlemek için) mahsup edilir.

GVK’ya göre, Türkiye›de yerleşmiş olanlar aşağıdaki gibidir.

– İkametgâhı Türkiye›de bulunanlar.

– Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak 6 aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez). Altı aylık oturma süresi her bir takvim yılı itibarıyla dikkate alınacaktır. Örneğin 1 Ekim 2024’de Türkiye’ye gelen ve 2 Nisan 2025’te Türkiye’den ayrılan şahıs her ne kadar kalış süresi 6 ayı aşmış olsa da “bir takvim yılı içinde 6 ay” şartı gerçekleşmediğinden Türkiye’de yerleşmiş sayılmaz.

Kaynak: TÜRMOB



Gelecek Aylara ve Yıllara Ait Giderlerin Enflasyon Düzeltmesi

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İzmir Defterdarlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü Sayı: E-67854564-105[1741-9497]-219334 Tarih: 21.04.2025 Konu: G…

 

 

Gelecek Aylara ve Yıllara Ait Giderlerin Enflasyon Düzeltmesi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İzmir Defterdarlığı

Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü

Sayı: E-67854564-105[1741-9497]-219334

Tarih: 21.04.2025

Konu: Gelecek Aylara/Gelecek Yıllara Ait Giderler de Enflasyon Düzeltmesi

 
İlgi: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, 31/12/2023 tarihli bilançonuzun enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu “180-Gelecek Aylara Ait Giderler” ve “280-Gelecek Yıllara Ait Giderler” hesaplarında oluşan düzeltme farklarının 2024 yılında ilgili gider hesaplarına kaydedilip kaydedilmeyeceği hususunda Defterdarlığımız görüşünü talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– Mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasında, “A)Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.

2.Bu maddenin uygulanmasında;

a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,

b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetleri (Yabancı paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),

3.Düzeltme işleminde aşağıdaki tarihler esas alınır:

b) İlk madde ve malzeme, ticari mallar, yarı mamul ve mamul stokların maliyetine dahil edilen unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım işlerinde maliyeti oluşturan unsurlar, gelecek aylara ve yıllara ait giderler, maddî duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, maddî olmayan duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, özel tükenmeye tâbi varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım hakedişleri, haklar ve şerefiyeler için; defterlere kayıt tarihi (Bunlara mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan avanslar, ödeme veya tahsil tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilir.).

7.Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. …”,

– Geçici 33 üncü maddesinde, “…

31/12/2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

hükümleri yer almaktadır.

Ayrıca, 2023 hesap dönemi sonuna ve düzeltme şartlarının gerçekleşmesine/varlığına bağlı olarak (geçici vergi dönemleri dâhil) izleyen hesap dönemlerine ilişkin olarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mali tablolar ile yapılacak düzeltme işlemlerinin usul ve esasları 555, 560 ve 563 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile belirlenmiş, 165, 170, 175, 176 ve 181 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde de enflasyon düzeltmesi uygulaması ile ilgili ilave düzenlemeler/açıklamalar yapılmış olup, 176 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinin “10.2. Gelecek dönemlere ait giderler” başlıklı bölümünde; “555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ekinde yer alan listelerde parasal olan ve olmayan kıymetler listelenmiş, “180 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek döneme ait giderler” ve “280 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken gelecek yıllara ait giderler” parasal olmayan kıymet olarak sayılmıştır.

Dolayısı ile dönem sonu itibari ile söz konusu hesaplarda yer alan tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, örnekteki gider hesaplarına aktarılan düzeltme farkı 2023 hesap döneminden kaynaklandığı için gider olarak dikkate alınmayacak, beyannamede kanunen kabul edilmeyen giderler kısmında gösterilecektir.” açıklamaları yer almaktadır.

Bu bağlamda, 2023 hesap dönemi sonuna ait bilançonun, enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilmekte ve bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmamakta, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmemektedir.

 

Diğer taraftan, 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, nevi itibarıyla iktisadi işletmelere dâhil bulunan kıymetlerden parasal ve parasal olmayan kıymetler bu Tebliğ eki listelerde (EK 1 ve EK 2), Tek Düzen Hesap Planında izlendikleri hesap kodları ile gösterilmek suretiyle, yer almakta olup, söz konusu listelerden parasal olmayan kıymetleri ihtiva eden (EK 2) listede “180 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek döneme ait giderler” ve “280 Peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken gelecek yıllara ait giderler” de bulunmaktadır.

Bunun yanı sıra, tekdüzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış olup, söz konusu Tebliğin Muhasebe Usul ve Esasları /V-Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları başlığı altında yer alan C-Hesap Planı Açıklamaları bölümünde;

“180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER Bu hesap, peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek döneme ait giderleri izlemek için kullanılır.

İşleyişi: Gelecek aylarda ilgili gider ve maliyet hesaplarına borç kaydedilecek peşin olarak ödenen giderler, bu hesabın borcuna kaydedilir. Gelecek aylarda bu hesaba alacak verilmek suretiyle ilgili gider hesabına aktarılır.

280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER Bu hesap, peşin ödenen ve cari dönem içinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek yıllara ait giderleri izlemek için kullanılır.

İşleyişi: Gelecek yıllarla ilgili gider ve maliyet hesaplarına borç kaydedilecek olan peşin ödenen giderler bu hesabın borcuna kaydedilir. ilgili hesap dönemlerinde bu hesabın alacağı karşılığında dönen varlıklardaki “Gelecek Aylara Ait Giderler” hesabına gerekli aktarmalar yapılır. “

açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderlerin izlendiği “180- Gelecek Aylara Ait Giderler” ve “280- Gelecek Yıllara Ait Giderler” hesaplarının, esas itibariyle, enflasyon düzeltmesi uygulamasında “parasal olmayan kıymet” olarak kabul edilmesi ve düzeltmeye tabi tutulması gerekmektedir.

Ayrıca, enflasyon düzeltme farkı ihtiva eden 280 No.lu hesabın, 180 No.lu Hesaba aktarımının, enflasyon düzeltme farkı da dikkate alınarak (alt hesapta izlenecek şekilde) yapılmasının yanı sıra, enflasyon düzeltme farkı ihtiva eden 180 No.lu hesaptan ilgili gider hesabına aktarımların da enflasyon düzeltmesi farkı dahil tutar üzerinden yapılması icap etmektedir.

Öte yandan, parasal olmayan kıymet mahiyetindeki söz konusu hesapların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucu oluşan farklardan 2023 hesap döneminden kaynaklanan kısmının, gider olarak dikkate alınmaması, beyannamede kanunen kabul edilmeyen giderler kısmında gösterilmesi gerektiği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.




Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi

Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi Yayımlandı 2026 Yılında Verilecek Beyanname Gelir Vergisi Kanununa göre hay…

 

 

Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi

Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi Yayımlandı

2026 Yılında Verilecek Beyanname

Gelir Vergisi Kanununa göre hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin yıllık gelir vergisi matrahının tespitinde beyan edilen gelirlerden indirilebilmesi mümkündür.

Bu kapsamda hazırlanan “Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri Rehberi” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Söz konusu Rehberde;

— Gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecek sigorta primleri ve indirim oranları,

— Hayat/şahıs sigorta primlerinin gelir vergisi matrahından indirilebilmesinin şartları,

— Ücret geliri elde edenlerde hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin gelir vergisi matrahından indirilmesinin kapsamı,

— Sigorta primlerinin hangi dönemde indirim konusu yapılacağı,

— Sigorta primlerinin toplu (defaten) ödenmesi durumunda indirimin nasıl uygulanacağı,

— Sigorta prim ödemelerine ilişkin tevsik edici belgeler,

— Sigorta prim indiriminin uygulanmasına ilişkin örnekler,

gibi konulara yer verilmiştir.

Rehbere ulaşmak için tıklayınız
İnfografik için tıklayınız

Kaynak: GİB




Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi Yayımlandı

Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi Yayımlandı 2026 Yılında Verilecek Beyanname Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergi matrahını..

 

 

Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi Yayımlandı

Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi Yayımlandı

2026 Yılında Verilecek Beyanname

Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergi matrahının tespitinde bağış ve yardımların indirilmesine yönelik olarak hazırlanan “Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.

Bu Rehberde, vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılacak bağış ve yardımların;

— Ayni veya nakdi şekilde yapılması hususu,

— Hangi kişi, kurum ve faaliyetlere yönelik olarak yapılması gerektiği,

— İndirim tutarının tespiti,

— Belgelendirilmesi,

— Yıllık beyannamede indirimi,

gibi konular hakkında ayrıntılı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.  Rehberde, başta gelir vergisi, kurumlar vergisi ve katma değer vergisi olmak üzere bağış ve yardımların vergi uygulamaları karşısındaki durumu da açıklanmıştır.

Rehbere ulaşmak için tıklayınız
İnfografik için tıklayınız

Kaynak: GİB