Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

Mevzuatın Adı: Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1) 23 Mart 2026 Tar..

 

 

Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

Mevzuatın Adı: Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2026/1)

23 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33202

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, çalışanlar için Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilen meslekleri belirlemek ve yayımını sağlamaktır.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu ile İlgili Düzenlemeler Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Belge zorunluluğu

MADDE 3- (1) Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Meslekî Yeterlilik Kurumu tarafından standardı yayımlanan ve ekli listede belirtilen mesleklerde, Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesine sahip olmayan ve ilgili belgeden muaf olmayan kişiler bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren on iki ay sonra çalıştırılamazlar.

(2) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre ustalık belgesi almış olanlar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olanlar ile 1/1/2022 tarihinden önce 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanununun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen programları başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesi alanlar için diplomalarında, ustalık belgelerinde veya kurs bitirme belgelerinde belirtilen bölüm, alan, program ve dallarda çalıştırılmaları kaydıyla birinci fıkradaki belge şartı aranmaz.

Yaptırımlar

MADDE 4- (1) 3 üncü maddeye ilişkin denetimler iş müfettişlerince yapılır. Bu Tebliğ hükümlerine aykırı davranan işveren veya işveren vekilleri hakkında 5544 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 5- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız

 



2026 Yılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesi (Karar Sayısı: 11066)

Mevzuatın Adı: Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 11066) 17 Mart 2026…

 

 

2026 Yılı Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesi (Karar Sayısı: 11066)

 

Mevzuatın Adı: Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 11066)

17 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33199

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 11066

Ekli “Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulmasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.

16 Mart 2026

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR

MADDE 1– 29/11/2022 tarihli ve 6434 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilenler kapsamında olmayan şirketler için eşik değerler:

i) Aktif toplamı 500 milyon Türk Lirası.

ii) Yıllık net satış hasılatı 1 milyar Türk Lirası.

iii) Çalışan sayısı 150 kişi.”

MADDE 2– Aynı Karara ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“9) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler) ve bağlı ortaklıkları ile 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun Ek 1 inci maddesi kapsamında yurt içinde kurulan ve sermayesinin %50’sinden fazlasına doğrudan veya dolaylı olarak KIT’lerin sahip olduğu şirketler.”

MADDE 3– Bu Karar, şirketlerin 1/1/2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde denetime tabi olma durumlarının belirlenmesinde esas alınmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4– Bu Karar hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.




49 Sıra No.lu Tebliğe Göre Tasdik Zorunluluğu Hangi İndirimleri Kapsıyor?

49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği İle Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Duyuru Bilindiği üzere.

 

 

49 Sıra No.lu Tebliğe Göre Tasdik Zorunluluğu Hangi İndirimleri Kapsıyor?

49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği İle Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Duyuru

Bilindiği üzere, 30/12/2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin beyannamelerinde yer alan bazı istisna, indirim ve uygulamalardan yararlanabilmeleri, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz şartına bağlanmış ve bu raporlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, gelir vergisi mükelleflerinden ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan kişiler için tasdik zorunluluğunun bulunup bulunmadığı ile Gelir Vergisi Kanununun 89/2 nci maddesinde yer alan eğitim ve sağlık harcamalarının Tebliğ kapsamında olup olmadığı hususlarında tereddütlerin yaşandığı anlaşılmış olup aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1- Tebliğ ile getirilen tasdik zorunluluğu, yalnızca ticari, zirai veya serbest meslek kazancı nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesini Beyanname Düzenleme Programı (BDP) kapsamında düzenleyen mükellefler bakımından söz konusu olmakta olup ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri için tasdik zorunluluğu bulunmamaktadır.

2- Tasdik zorunluluğu gelir vergisi beyannamesinde yer alan tüm istisna ve indirimleri kapsayan genel bir yükümlülük olmayıp, Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan istisna, indirim ve uygulamalarla sınırlı olarak uygulanacaktır.

3- Yıllık gelir vergisi beyannamesinde müstakil satırda yer alan;

  • Şahıs sigorta primleri indirimi (GVK 89/1)
  • Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi (GVK 89/2)

gibi indirimler, Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan indirimler arasında bulunmadığından, bu indirimler bakımından YMM tasdik raporu düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kamuoyuna duyurulur.

Kaynak: GİB




İş Ortaklığı, Konsorsiyum ve Adi Ortaklıklarda VERBİS Kaydı

İş Ortaklığı/Konsorsiyum/Adi Ortaklık Gibi Yapılar Nezdinde Gerçekleştirilen Faaliyetlerde İşlenen Kişisel Verilerin VERBİS’e Bildirimi Hakkındaki Kam… 

 

 

İş Ortaklığı, Konsorsiyum ve Adi Ortaklıklarda VERBİS Kaydı

İş Ortaklığı/Konsorsiyum/Adi Ortaklık Gibi Yapılar Nezdinde Gerçekleştirilen Faaliyetlerde İşlenen Kişisel Verilerin VERBİS’e Bildirimi Hakkındaki Kamuoyu Duyurusu

Bilindiği üzere, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 16 ncı maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline (Sicil/VERBİS) kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için son tarih 31.12.2021 olarak belirlenmiştir.  Öte yandan bu tarihten sonra yükümlü haline gelen veri sorumlularının ise Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca yükümlülük altına girmelerini müteakip otuz gün içerisinde Sicile kayıt ve bildirimlerini tamamlamaları gerekmektedir.

Kurumumuza iletilen yazılı ve şifahi görüş taleplerinde; iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklıkların Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülükleri hususunda tereddütler yaşandığı anlaşıldığından Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) 09/06/2021 tarihli ve 2021/569 sayılı kararı ile iş ortaklığı/konsorsiyum/adi ortaklık gibi yapılar nezdinde gerçekleştirilen faaliyetlerde işlenen kişisel verilerle ilgili olarak “…Ortaklığı oluşturan ortaklardan hâlihazırda Sicile kayıt yükümlülüğü bulunanların VERBİS’e kayıtları esnasında kendi faaliyetleri ile birlikte ortaklık faaliyetleri kapsamında işledikleri kişisel verilere ilişkin olarak da bilgi girişi yapması gerektiğine…” karar verilmiş olup söz konusu Karar, Kurumun internet sitesinde 25.06.2021 tarihinde yayımlanan duyuru ile kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Bununla birlikte yapılan incelemelerde iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklıkların Sicile kendi adlarına kayıt başvurusunda bulundukları görülmüş olup söz konusu Kurul Kararında belirlenen hususların hatırlatılması gereği hasıl olmuştur.

Bu kapsamda anılan Kurul Kararı uyarınca iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklık gibi yapıların, ortaklığı oluşturan taraflardan ayrı bir kişiliği bulunmaması nedeniyle kendi adlarına Sicile kayıt oluşturmamaları; öncelikle iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklık gibi yapılarda ortaklığı oluşturan tarafların Sicile kayıt yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, akabinde Sicile kayıt yükümlülüğü bulunan ortakların, VERBİS bildirimini yaparken kendi faaliyetlerinin yanı sıra iş ortaklığı / konsorsiyum / adi ortaklığın faaliyetleri kapsamında işlenen kişisel verilere ilişkin olarak da bilgi girişi yapması gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: KVKK




SGK Genelgesi 2026/8 – Asgari Ücret Desteği

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : E-41481264-010.06-137426538 Tarih: 05.03.2026 Konu : Asgari Ücret Deste..

 

 

SGK Genelgesi 2026/8 – Asgari Ücret Desteği

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-41481264-010.06-137426538

Tarih: 05.03.2026

Konu : Asgari Ücret Desteği

GENELGE

2026/8

Bilindiği gibi, 29.01.2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7573 sayılı Kanun‘un 8’inci maddesiyle 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘na geçici 112’nci madde eklenmiştir. Anılan maddede;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerince;

a) 2025 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 1.300 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

b) 2026 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için günlük 42,33 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı, 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 2.600 Türk lirası olarak esas alınır.

Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2025 yılı Ocak ila Aralık aylarında/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması hâlinde bu madde hükümleri uygulanmaz.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve ünvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya 2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Kuruma bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Kurumca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

İşyerinde çalıştırılan sigortalılarla ilgili 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmediği, sigorta primlerinin yasal süresinde ödenmediği, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunması hâllerinde bu maddeye ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren ya da ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükümlerinden yararlandırılır.

Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması hâlinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2026 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2025 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.

3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 3.467 Türk lirası olarak ve 2025 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının bir buçuk katını geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.

Bu madde hükümleri, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri için uygulanmaz.

4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için bu maddenin birinci fıkrası uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilerek Türkiye İş Kurumuna iade edilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu maddeye istinaden Kurumumuzca yürütülecek olan işlemler aşağıda açıklanmıştır.

1- KAPSAMA GİREN İŞVERENLER

5510 sayılı Kanun’un geçici 112’nci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinden özel sektör işverenlerine ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılacak olup 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılamayacaktır.

Dolayısıyla, mahiyet kodu (1) veya (3) olarak tescil edilmiş işyerleri ya da resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) veya (4) olarak tescil edilmiş işyeri işverenleri ile 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri bahse konu destekten yararlanamayacaktır.

Diğer taraftan, işverenler asgari ücret desteğinden başvuru şartı aranmaksızın yararlandıklarından, ilgili idarelerin (işverenlerin), 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olmasına karşın asgari ücret desteğinden yararlanmaları halinde;

-5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olduğuna dair ilgili kurumdan alınacak belge ile Kurum ünitelerine başvurarak asgari ücret desteğinden yararlandırılmalarının sonlandırılmasını talep etmeleri,

-5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum/kuruluş olduklarını beyan ettikleri yazı ile yapılan başvuru gereğince asgari ücret desteği uygulamalarının sonlandırılması,

-Anılan Kanun uygulamasının işveren talebine gerek kalmadan Kurumumuz tarafından kendiliğinden (otomatik olarak) başlatılmış olması, bu bağlamda, işverene yüklenecek bir kasıt ve kusurdan bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, yersiz yararlanıldığı kabul edilebilecek destek tutarlarının gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanmadan tahsil edilmesi, gerekmektedir.

2- DESTEK KAPSAMI VE DESTEKTEN YARARLANILACAK PRİM ÖDEME GÜN SAYISI

2.1- Destek Kapsamına Giren Sigortalılar

Uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) tabi olan sigortalılar için verilen1, 4, 5, 6, 13, 14, 20, 24, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 47, 51, 52, 53, 54, 55 No.lu belge türlerinden dolayı asgari ücret desteği hükümlerinden yararlanılacaktır. Dolayısıyla uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayan sigortalılar bakımından söz konusu destekten yararlanılması mümkün değildir.

Buna karşın, belge/beyanname verilmemesine rağmen uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan 5510 sayılı Kanun’un ek 9’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki sigortalıları çalıştıran işverenler de anılan destekten yararlanacaktır.

Öte yandan uygulama, işsizlik sigortası primleri hariç yapılacağından, işsizlik sigortasına ait sigortalı hissesi ve işveren hissesi primleri bu destek kapsamında karşılanmayacaktır.

Örnek 1: 2026 yılı Nisan ayında;

(1) No.lu belge türünden 6 sigortalı,

(2) No.lu belge türünden 3 sigortalı,

(13) No.lu belge türünden 2 sigortalı,

(21) No.lu belge türünden 4 sigortalı,

bildirildiği varsayıldığında, 2026 yılı Nisan ayında (1) ve (13) No.lu belge türlerinden bildirilen sigortalılardan dolayı destekten yararlanılacaktır.

2.2- Destekten Yararlanılacak Prim Ödeme Gün Sayısının Hesaplanması

2.2.1- 01.01.2026 Tarihinden Önce Tescil Edilmiş İşyerleri

Asgari ücret desteğinin hesaplanmasında, 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden günlük prime esas kazancı 1.300 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayılarını geçmemek üzere cari ayda uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları esas alınacaktır.

2025 yılının esas alınacak ilgili ayında yasal süresinde veya yasal süresi dışında verilen veya re’sen düzenlenen asıl, ek belgelerin/beyannamelerin toplamından iptal nitelikteki belgelerdeki/beyannamelerdeki gün sayısı düşülerek toplam prim ödeme gün sayısı hesaplanacaktır. Bu nedenle elde işlem yapmayı gerektirecek rapor, mahkeme kararları vb. varsa işlemlerinin bir an önce yapılması gerekmektedir.

Her durumda, 01.03.2026 tarihinden sonra işleme alınacak olan 2025 yılının ilgili ayına ilişkin asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki (12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği‘nin 102’nci maddesinde belirtilen ve yasal süresinde verildiği kabul edilen belgelerden/beyannamelerden kaynaklanan asıl veya ek belgeler dahil) gün sayısı ile prime esas kazanç tutarı dikkate alınmayacaktır.

Örnek 2: 2025 yılı Mayıs ayı için tüm sigorta kollarına tabi olan sigortalılardan dolayı 1 No.lu belge ile bildirilen ve günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olan 6 sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının 150 gün olduğu, ancak 18.03.2026 tarihinde 2025 yılı Mayıs ayında bildirimi yapılan 2 sigortalının 15’er gün olarak bildirilmiş olan gün sayılarının 30 güne tamamlanması gerektiğinin tespit edildiği varsayıldığında; bu iki sigortalı için yapılacak olan 15’er günlük gün ve kazanç ilavesi toplam prim ödeme gün sayısını 180 güne çıkarmakta ise de bu ek bildirim 01.03.2026 tarihinden sonra işleme alınacağından, bu işverenin sigorta primi desteğine esas azami gün sayısı yine 150 gün olacaktır.

Örnek 3: 2026/Haziran ayında destekten yararlanacak işyerinin, 2025/Haziran ayı için uzun vadeli sigorta kollarını içeren 1 No.lu belge türünden;

– 15 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200 TL üzerinden asıl ile 450 gün,

– 5 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200TL üzerinden iptal ile 150 gün,

– 3 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı 1.200TL üzerinden ek ile 60 gün,

– 6 sigortalının yasal süresinde günlük prime esas kazancı1.500 TL üzerinden ek ile 180 gün prim ödeme gün sayısı ile bildirildiği varsayıldığında;

Prim ödeme gün sayısının hesabında 360 gün (450-150+60) dikkate alınacaktır. 6 sigortalı için bildirilen 180 günün prime esas kazancı 1.300 TL’nin üzerinde olduğu için destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı hesabında dikkate alınmayacaktır.

Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden, çalıştırdıkları sigortalıları Kuruma bildirmediğinin, prim ödeme gün sayısının ya da prime esas kazanç tutarının eksik bildirildiğinin veya Kuruma bildirilen sigortalıların fiilen çalışmadığının;

– Yapılan kontrol ve denetimler sonucunda tespit edilmesi halinde, tutanak tarihinin,

– Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde söz konusu yazıların Kuruma intikal tarihinin,

– Mahkeme ilamı ile karar verilmesi halinde, mahkemenin kesinleşmiş karar tarihinin,

01.03.2026 tarihinden önce olmasına rağmen ilgili aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Kurum tarafından işleme alınma tarihinin 01.03.2026 tarihinden sonra olması halinde, bu prim belgelerindeki gün ve kazançlar dikkate alınmayacaktır.

Örnek 4: 2025 yılı Temmuz ayı için bütün sigorta kollarına tabi olan sigortalılardan dolayı 1 No.lu belge ile bildirilen ve günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olan 5 sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının 120 gün olduğu ancak 22.01.2026 tarihinde Kurum kayıtlarına giren ve 01.03.2026 tarihinden önce işleme alınan belgede/beyannamede 2025 yılı Temmuz ayında bildirimi yapılan 2 sigortalının 15’er gün olarak bildirilmiş olan gün sayılarının 30 güne tamamlanması gerektiğinin anlaşılmış olması nedeniyle yapılacak olan 15’er günlük gün ve kazanç ilavesine ilişkin bilgi/belge 01.03.2026 tarihinden önce işleme alındığından, ek prim hizmet belgesindeki gün sayısı, her bir sigortalının günlük prime esas kazanç tutarı 1.300 TL’nin altında olması koşuluyla, asgari ücret desteğine esas gün sayısı 120+30=150 gün olarak hesaplanacaktır. Ek aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile sigortalının sigorta primine esas kazanç tutarı günlük 1.300 TL’nin üstüne çıkması halinde asgari ücret desteğine esas hesaplamada bu sigortalıların gün sayısı dikkate alınmayacaktır.

Asgari ücret desteğine esas prim ödeme gün sayısının hesabında 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarını içeren belge türlerinden bildirilen ve günlük sigorta primine esas kazanç tutarı 1.300 TL ve altında olan sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları esas alınacaktır. 2026 yılından önce Kanun kapsamına alınmış ancak 2025 yılında sigortalı çalıştırmamış veya 2025 yılının en son bildirim yapılan ayını takip eden aydan 2025 yılı sonuna kadar hiç bildirim yapılmayan işyerleri hakkında geçici 112’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uygulanacağından, bu gibi işyerleri bakımından destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında uygulama, bu genelgenin “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/ Edilecek Olan İşyerleri” bölümündeki usul ve esaslara göre yürütülecektir.

Öte yandan, 2025 yılının aynı ve müteakip aylarında bildirimde bulunulmamış veya bildirimde bulunulmuş olmasına rağmen;

– 0 (sıfır) gün 0 (sıfır) kazanç bildirilmiş olması halinde,

– Yapılan bildirimlerin uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin belge türleri dışında yapılmış olması halinde,

Bu ayı takip eden ilk bildirim yapılmış ayın aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınacaktır. Takip eden ay/aylarda da bildirim yapılmamış olması halinde bildirim yapılmayan dönemler hakkında ilk defa 2026 yılında tescil edilmiş işyeri gibi işlem yapılacaktır.

Örnek 5: 2026 yılı için yararlanılacak olan gün sayısının tespitinde 2025 yılının aynı ayında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalılar için Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin esas alınması gerektiğinden, o işyerinden 2025/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında sigortalı çalıştırılmamış ve 2025/Eylül ayında bir sigortalı ve 30 gün olarak bildirim yapılmış olduğu varsayıldığında, değerlendirmeye esas olmak üzere 2025/Eylül ayındaki aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki gün sayısı olan 30 gün 2026/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları hesaplamasında dikkate alınacaktır.

Örnek 6: İşyerinde 2025/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında sigortalı çalıştırıldığı ve 30 Eylül 2025 tarihinden sonra sigortalı çalıştırılmadığı varsayıldığında, uygulanacak olan asgari ücret desteği için 2026 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında 2025 yılının aynı ayları baz alınacak, 2026 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ise 2025 yılında baz alınacak ay/aylar olmadığından, söz konusu aylarda işveren 2026 yılında tescil edilmiş işyerleri yönünden belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde bu destekten yararlanacaktır.

Örnek 7: 2025 yılında bildirim yapılan ay/dönemlerin Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Kasım ayları,

2026 yılında bildirim yapılan ay/dönemlerin Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları,

olduğu varsayıldığında;

Bu durumda 2026 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları için 2025 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları, 2025 yılı Eylül, Ekim ve Kasım ayları için 2025 yılının Kasım ayına ait bildirimler esas alınacaktır. 2026/Aralık ayı için ise; 2025/Aralık ayında Kuruma bildirim yapılmadığından, destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/Edilecek Olan İşyerleri” başlığında belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

Örnek 8: Örnek 7’de 2025 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında, işyerinde sadece bir sigortalının çalıştığı ve çalışan bu sigortalının da raporlu olması nedeniyle 0 (sıfır) gün 0 (sıfır) kazanç bildirildiği varsayıldığında, 2026 yılı Temmuz ve Ağustos ayları için verilecek destek hesabında 2025 yılının Ağustos ayı sonrası ilk bildirim yapılan ay olan 2025/Kasım ayı aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki gün sayısı esas alınacaktır.

Örnek 9: Örnek 7’de yalnızca 2025/Haziran ayında bildirim yapılmış olması halinde, 2026/ Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 2025 yılı Haziran ayı baz alınacak olup, diğer aylar bakımından 2026 yılının aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bildirilen gün sayıları üzerinden destekten yararlanılacaktır. Ayrıca bu dönemler için destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesabında “2.2.2- 2026 Yılında Tescil Edilmiş/ Edilecek Olan İşyerleri” başlığında belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

Tamamı İçin Tıklayınız




İhracat Desteklerinde Değişiklik: Yeni Destek Oranları ve Kapsamlar

Mevzuatın Adı: İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11007) 07 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 331..

 

 

İhracat Desteklerinde Değişiklik: Yeni Destek Oranları ve Kapsamlar

Mevzuatın Adı: İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11007)

07 Mart 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33189

Cumhurbaşkanı Kararı

Karar Sayısı: 11007

Ekli “İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulmasına, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 444 üncü maddesi ile 2976 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir.

6 Mart 2026

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR

MADDE 1-17/8/2022 tarihli ve 5973 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan İhracat Destekleri Hakkında Kararın 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 9- (1) Şirketler tarafından satın alınan yurt dışında yerleşik şirketlerin/markaların destek kapsamına alınan yurt dışı birimlerine ilişkin kira giderleri ile paylaşımlı ofislere ilişkin üyelik giderleri her bir birim başına yıllık 7.500.000 TL’ye kadar %50 oranında desteklenir.

(2) Yurt dışı birimi kapsama alınan şirketlerin, satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri; %50 oranında ve destek kapsamına alınan yurt dışı biriminin bulunduğu her bir ülke için yıllık 9.500.000 TL’ye kadar desteklenir.

(3) Desteklenen yurt dışı birimi bulunan şirketlerce, kapsama alman yurt dışı biriminin bulunmadığı ülkelerde; satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri, yurt içi marka tescil belgesi bulunması ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescili için başvurulmuş olması koşuluyla, %50 oranında ve yıllık en fazla 9.500.000 TL’ye kadar desteklenir.

(4) Yurt dışı birimi bulunmayan ancak yurt içi marka tescil belgesi olan ve tanıtım yapacağı ülkede marka tescil belgesine sahip ya da marka tescil başvurusu yapmış şirketlerce satın alınan yurt dışında yerleşik şirketler/markalar ile ilgili olarak yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama giderleri %50 oranında ve yıllık en fazla 15.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(5) Şirketler, bu madde kapsamındaki; tanıtım desteğinden en fazla 4 yıl, kira gideri desteğinden her bir ülke için en fazla 4 yıl ve toplamda en fazla 25 birim için yararlandırılır.

(6) Yurt dışında yerleşik ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak nitelikte şirketlerin ahmına yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderler %50 oranında ve yıllık 28.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(7) İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin alımında kullanılan kredi faiz giderlerinin Türk Lirası cinsi kredilerde 5 puanı, döviz kredileri ve dövize endeksli kredilerde 2 puanı toplam 171.000.000 TL’ye kadar desteklenir.

(8) Faiz desteği miktarı ödenen faiz giderinin %50’sini aşamaz.

(9) Faiz desteği, ilk faiz ödeme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde gerçekleştirilen faiz ödemelerine verilir.

(10) Faiz desteği verilecek kredi tutarının hesaplanmasında, yurt dışında yerleşik ileri teknolojiye sahip şirketlerin/markaların alım bedelinin azami % 50’si esas alınır.

(11) Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar kapsamında desteklenen şirketler 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 11 inci, 12 nci, 15 inci, 17 nci, 18 inci ve 20 nci maddelerde yer alan desteklerden yararlandırılmazlar.”

MADDE 2– Aynı Kararın 22 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3– Aynı Kararın 30 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “, 22 nci” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4– Aynı Kararın geçici 1 inci maddesinin yedinci fırkasında yer alan “sanal fuar katılım desteklerine ilişkin 22 nci maddesi,” İbaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5– Aynı Kararın geçici 3 üncü maddesinin birinci fırkasında yer alan “, 22 nci” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 6– Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7– Bu Karar hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

 




Şirket Nev’i Değişikliğinde Noter Harcı İstisnası

Şirket Nev’i Değişikliğinde Noter Harcı İstisnası T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Antalya Defterdarlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü Sayı: E-493.

 

 

 

Şirket Nev’i Değişikliğinde Noter Harcı İstisnası

Şirket Nev’i Değişikliğinde Noter Harcı İstisnası

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Antalya Defterdarlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Sayı: E-49327596-140.02[DV.ÖZ.2026.3]-52410

Tarih: 13.02.2026

Konu: Nevi Değişikliğinde Noter Harcı Hk

İlgi: 09.01.2026 tarihli ve 24067 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, limited şirket statüsünde iken anonim şirkete dönüştürülen şirketiniz aktifinde kayıtlı bulunan araçların nev’i değişikliği kapsamında yeni unvanınız adına trafik siciline tescili işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesi kapsamında noter harcından istisna olup olmadığı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında, noter işlemlerinden bu Kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harçlarına tabi olduğu; 40 ıncı maddesinde, noter harçlarını, harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef oldukları; 41 inci maddesinde, noter harçlarının (2) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer veya ağırlık ölçüsüne göre nispi, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 43 üncü maddesinin son fıkrasında, motorlu kara taşıtları ile ilgili alım, satım ve taahhüt işlemlerinde gösterilecek değerin; işleme konu olan taşıtın cinsi, markası, model, tipi ve yaşı itibarıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğince tespit edilen ve işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan kasko sigortasına esas değerinden aşağı olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, anonim, eshamlı komandit, limited şirket ve kooperatiflerin kuruluş, pay devri, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerin bu Kanunda yazılı harçlardan müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7 nci maddesiyle 492 sayılı Kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin “I-Değer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar:” başlıklı bölümünün mülga (5) numaralı fıkrası 1/1/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“5. 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında araçların ilk tescil işlemleri ile tescil edilmiş araçların satış ve devirlerinde, 1.000 TL’den az olmamak üzere satış ve devir bedeli üzerinden (Binde 2)

Tescil edilmiş araçların ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi bulunanlara yapılan satış ve devirlerinde bu harç alınmaz.”

Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkralarında “(1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir:

a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması.

b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi.

(2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.”

düzenlemesi yer almaktadır.

Bu itibarla, şirketinizin nev’i değişikliği işleminin Kurumlar Vergisi Kanununda belirtilen şartlar dahilinde gerçekleşmesi halinde, nev’i değişikliği öncesinde limited şirket adına kayıtlı araçların noterde anonim şirket adına tescili işlemlerinden 492 sayılı Kanunun 123 üncü maddesi gereğince noter harcı aranılmaması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.




Belediye Gelirleri Kanununa Göre Alınan Bazı Vergilere İlişkin Belediye Grupları Yeniden Belirlendi

Belediye Gelirleri Kanununa Göre Alınan Bazı Vergilere İlişkin Belediye Grupları Yeniden Belirlendi

 

 

Belediye Gelirleri Kanununa Göre Alınan Bazı Vergilere İlişkin Belediye Grupları Yeniden Belirlendi

Belediye Gelirleri Kanununa Göre Alınan Bazı Vergilere İlişkin Belediye Grupları Yeniden Belirlendi

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci maddesine göre belediyeler, Kanunda yer alan vergi tutarlarının belirlenmesinde nüfusları ile ekonomik ve sosyal gelişme durumlarına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca beş gruba ayrılmakta ve Resmi Gazete’de ilan olunmaktadır.

Belediye meclislerinin önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca tespit edilen bu vergi ve harçlar aşağıdaki gibidir

15 inci maddesi İlan ve Reklam Vergisi
21 inci maddesinin birinci fıkrasının (III) numaralı bendi Eğlence Vergisi

(III – Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden (Günlük, TL)

56 ncı maddesi İşgal harcı
60 ıncı maddesi Tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı
84 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi Çeşitli harçlara ait tarifeler

3. İşyeri açma izni harcı: (beher metrekare için işin mahiyetine göre)

Ancak bu miktar hiçbir suretle beşbin metrekareye isabet edecek tutarı aşamaz.

Bu maddelerde yer alan maktu vergi ve harç tarifeleri, Kanunda belirtilen en alt ve en üst sınırları aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıklar göz önünde tutularak ilgili belediye meclislerinin önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca tespit edilmektedir.

Maddede tespit edilen bu tutarların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı yönünde düzenleme olmakla birlikte halen 18.02.2014 tarihli ve 28917 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2014/5896 sayılı BKK ile belirlenen tutarlar uygulanmakta olup, bu tutarlarda bu güne kadar yeni bir belirleme yapılmamıştır.

2464 sayılı Kanunun 95 nci maddesine göre de belediyeler, nüfusları ile ekonomik ve sosyal gelişme durumlarına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca beş gruba ayrılmakta ve Resmi Gazete’de ilan olunmaktadır. Bu şekilde ayrılan belediye gruplarının, her üç yılda bir yukarıdaki usule göre gözden geçirilerek yenilenmektedir.

Bu düzenlemeler kapsamında 4 Mart 2026 tarihli ve 33186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/1 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde, Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları esas alınarak nüfuslarına göre belediyelerin aşağıdaki gruplara ayrıldığı belirtilmiştir.

a) Nüfusu 250.000’den fazla olan belediyeler 1. grup.
b) Nüfusu 100.001 – 250.000 arasında olan belediyeler 2. grup.
c) Nüfusu 50.001 – 100.000 arasında olan belediyeler 3. grup.
ç) Nüfusu 10.001 – 50.000 arasında olan belediyeler 4. grup.
d) Nüfusu 10.000’e kadar olan belediyeler 5. grup.

Belediyelerin hangi gruplara içerisinde yer aldığının belirlenmesinde sanayi veya ticaret ya da turizm yönünden önem arz eden belediyeler ile ilçe merkezi olan belediyeler, mensup oldukları gruptan bir üst gruba yükseltilmiştir. Nüfusu 100.001’den az olan il merkezi belediyeleri 2. grup olarak belirlenmiştir.

Tebliğde yer alan Belediye Grupları listesi Sirkülerimiz ekinde yer almaktadır. Belediyelerin yer aldıkları gruba göre 2014/5896 sayılı BKK’yı dikkate alarak uygulayacakları vergi tutarları aşağıdaki gibidir:

Tamamı İçin Tıklayınız

Kaynak: TÜRMOB




İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı

İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı Üretken yapay zekâ sistemleri, son yıllarda farklı sektörlerde iş süreçlerinin yürütülme biçimi..

 

 

İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı

İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı

Üretken yapay zekâ sistemleri, son yıllarda farklı sektörlerde iş süreçlerinin yürütülme biçimini etkileyen teknolojik gelişmeler arasında önemli bir yer edinmiştir. Metin, görsel, ses, yazılım kodu ve benzeri içeriklerin oluşturulmasını mümkün kılan bu sistemlere dayalı olarak geliştirilen ve kullanıcıların doğrudan etkileşime girdiği uygulama ve hizmetler; bilgiye erişim, içerik üretimi ve çeşitli destekleyici faaliyetler kapsamında iş yerlerinde giderek daha yaygın biçimde kullanılmaktadır. Kullanım kolaylığı ve kısa sürede çıktı üretebilme kapasitesi, bu tür üretken yapay zekâ araçlarının çalışanlar tarafından çeşitli işlevler doğrultusunda tercih edilmesini sağlamaktadır.

İş yerlerinde üretken yapay zekâ araçlarının kullanımının artması, verimlilik ve iş süreçlerini destekleyici imkânlar sunmakla birlikte, bu kullanımın niteliği ve kapsamı bakımından dikkate alınması gereken birtakım hususları da beraberinde getirmektedir. Özellikle bu araçların kullanımının her zaman açık biçimde tanımlanmış bir kurumsal strateji, politika veya yönlendirme çerçevesi içerisinde gerçekleşmemesi ve çoğu durumda çalışanların günlük işlerini kolaylaştırmaya yönelik bireysel tercihler doğrultusunda şekillenmesi, üretken yapay zekâ araçlarının kurumsal düzeyde izlenmesi ve yönetilmesini zorlaştırabilmektedir.

İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı” dokümanı, “üçüncü taraflarca sunulan ve kamuya açık olarak erişilebilen üretken yapay zekâ araçlarının” iş yerlerinde kullanımına ilişkin genel bir çerçeve sunmak amacıyla hazırlanmış olup şirket, kurum ve kuruluşlar nezdinde farkındalık oluşturmayı, olası risklere dikkat çekmeyi ve bilinçli kullanımı teşvik etmeyi hedeflemektedir.

Kaynak: KVKK




Zoom Üzerinden Verilen Özel Derslerden Elde Edilen Gelirler İçin Vergi İstisnası

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı: E-62030549-120-700843 Tarih: 03….

 

 

Zoom Üzerinden Verilen Özel Derslerden Elde Edilen Gelirler İçin Vergi İstisnası

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: E-62030549-120-700843

Tarih: 03.06.2025

Konu: Zoom uygulaması üzerinden verilen özel derslerden elde edilen gelirlerin sosyal içerik üreticiliği istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği

İlgi: 07.08.2024 tarihli ve 3603799 evrak kayıt sayılı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, anılan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17/4/2024 tarihli ve 503016 sayılı yazısı ile tarafınıza verilen “193 Sayılı Kanunun Mükerrer 20/B Maddesi Uygulamasına İlişkin İstisna Belgesine” istinaden bankada hesap açtırarak ilgili vergi dairesine bildirdiğiniz, 7/8/2024 tarihinden itibaren “Zoom” uygulaması üzerinden birebir Almanca dersleri vermeye başladığınız ve öğrenciler tarafından yapılacak ödemelerin açtırmış olduğunuz banka hesabına yapılacağı belirtilerek, söz konusu faaliyet nedeniyle mükellefiyet tesis ettirilip ettirilmeyeceği ve fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

– 65 inci maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”,

– 66 ncı maddesinde ise; “Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Mezkur Kanunun, “Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası” başlıklı mükerrer 20/B maddesinde, “İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.

Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir.

Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.

 İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

 Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Anılan maddeye ilişkin usul ve esasların yer aldığı 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin;

– “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde,  “(1) Bu Tebliğde geçen;

(f) İnternet ve benzeri elektronik ortam: Haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleri dışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerinde oluşturulan ortamlar ile bu ortamlara benzer; verilerin sayısallaştırılarak depolanması, işlenmesi, saklanması ve iletilmesinin sağlandığı ortamı,

(g) Hizmet sunucusu: İnternet ve benzeri elektronik ortamlarda bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetleri sunan gerçek kişileri

ifade etmektedir.”,

-“İstisnadan faydalanabilecekler, faydalanma şartları ve istisna uygulamasında özellik arz eden durumlar” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1) İstisnadan; internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler, bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişiler yararlanabilecektir.

Bu kapsamda;

– Sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2022 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden,

– İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 1/1/2024 tarihinden itibaren istisna kapsamındadır.

(2) Söz konusu istisna uygulamasında mükelleflerin tam veya dar mükellef olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Örnek 4: Mükellef (Ç), kendisine ait internet sitesi üzerinden matematik dersi eğitim videoları yayınlamakta ve üye olanların ödemiş olduğu abonelik gelirleri ile videoların izlenmesi esnasında yayınlanan reklamlardan kazanç elde etmektedir. Ayrıca, bu internet sitesi üzerinden çevrimiçi görüşme programı kullanarak özel dersler de vermektedir.

 Mükellef (Ç), bu faaliyetlerin internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılmış olması nedeniyle elde ettiği abonelik ve reklam gelirleri için 1/1/2024 tarihinden itibaren mezkûr maddede belirtilen tüm şartları sağlaması koşuluyla, söz konusu istisnadan yararlanabilecektir.

 Ayrıca, çevrimiçi görüşme programı kullanarak vermiş olduğu özel derslerden elde ettiği gelirler de aynı tarihten itibaren mezkûr istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Örnek 5: Mükellef (D), eğitim videolarının paylaşıldığı ve ücretli abonelik sistemiyle işleyen bir internet sitesine “piyano ve keman nasıl çalınır?” konulu eğitim videolarını yüklemekte ve bahsi geçen videolar izlendikçe abonelik ücretlerinden ve reklam gelirlerinden pay almaktadır. Mükellef (D) aynı zamanda, daha önceden belirlenmiş olan bir program dahilinde çevrimiçi görüşme programı kullanarak özel piyano dersleri vermektedir.

Mükellef (D), internet sitesinde paylaştığı eğitim videolarından elde ettiği abonelik ve reklam gelirleri için 1/1/2024 tarihinden itibaren mezkûr maddede belirtilen tüm şartları sağlaması koşuluyla söz konusu istisnadan yararlanabilecektir.

Ayrıca, çevrimiçi görüşme programı kullanarak vermiş olduğu özel derslerden elde ettiği gelirler de aynı tarihten itibaren mezkûr istisna kapsamında değerlendirilecektir.

(3) İstisnadan yararlanabilmek için birinci fıkrada belirtilen faaliyetlerde bulunan kişilerin bu faaliyetleri sonucu elde edecekleri tüm hasılatı tahsil etmelerini teminen Türkiye’de kurulu bankalarda hesap açmaları şarttır.

(4) Bu kapsamda, istisnadan faydalanmak isteyen mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak istisna kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin olarak ilgili vergi dairelerinden Ek-1’de yer alan “193 Sayılı Kanunun Mükerrer 20/B Maddesi Uygulamasına İlişkin İstisna Belgesi”ni (İstisna Belgesi) almaları gerekmektedir. Başvuruda bulunanların istisna kapsamına giren faaliyetleriyle ilgili olarak;

a) Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunması halinde, vergi dairelerince mükelleflerin kayıtlı faaliyetlerinin istisna kapsamına giren faaliyetlere uygun olup olmadığı kontrol edilecek, vergi dairelerine kayıtlı bu faaliyetlerin mezkûr madde hükmüne göre istisna edilen faaliyetler arasında olduğunun tespitini veya uygun faaliyet kodunun tesisini müteakip başvuru sahiplerine istisna belgeleri verilecektir.

b) Başvuru öncesinde ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde ise istisna kapsamına giren faaliyetlerle ilgili mükellefiyet tesisinin ardından istisna belgeleri alınabilecektir.

(5) Vergi dairelerinden temin edilen istisna belgeleri, madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerle ilgili hasılatın tahsil edileceği banka hesaplarının açılışında kullanılacaktır. Mükelleflerin bankalardaki mevcut hesapları da istisna belgesinin ilgili bankaya ibrazı suretiyle, münhasıran bu faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılabilecektir.

(6) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak; söz konusu istisnadan yararlanabilmek amacıyla Türkiye’de kurulu bankalar nezdinde yeni hesap açılması halinde hesap açılış tarihinden itibaren, mevcut hesabın kullanılacak olması halinde ise mevcut hesabın bu amaçla kullanılacağına dair istisna belgesinin bankaya ibraz tarihinden itibaren bir ay içerisinde banka hesaplarına ilişkin bilgilerin (banka adı, banka şubesi, IBAN numarası) bağlı bulunulan vergi dairesine yazılı bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda istisnadan yararlanabilmek amacıyla bankada hesap açan veya hesaplarını bu amaçla kullanmaya başlayan mükelleflerin banka hesaplarına ilişkin bilgilerini bir ay içerisinde bağlı bulundukları vergi dairesine bildirmeleri şarttır.

 …“,

– “İstisnadan faydalananların yükümlülükleri ve belgelendirme” başlıklı 6 ncı maddesinde, “(1) 213 sayılı Kanunun 172 nci maddesinde ticaret erbabının defter tutmaya mecbur olduğu hüküm altına alınmış olup, aynı Kanunun 176 ncı maddesinde ticari kazanç mükelleflerinin durumlarına göre bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutmak zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir.

(2) İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden içerikler paylaşan sosyal içerik üreticileri gerçek kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar ticari kazanç kapsamında vergilendirilmekte olup 193 sayılı Kanuna eklenen mükerrer 20/B maddesiyle bu faaliyetlerden elde edilen kazançlar belirli şartlar dâhilinde gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden elde edilen kazançlar da niteliğine bakılmaksızın istisna kapsamında değerlendirilecektir.

(3) 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanunun mükerrer 20/B maddesinde istisna edilen türdeki faaliyetlerde bulunan mükelleflerden istisnadan faydalananların yıl içindeki kazançları toplamının 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2025 yılı gelirleri için 4.300.000 TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.

(4) Mezkûr madde kapsamında istisna edilen faaliyetlerin yanı sıra mükelleflerin ticari, zirai veya serbest meslek kazancı yönünden başka faaliyetlerinin bulunması halinde, defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme zorunlulukları devam etmektedir. Başkaca faaliyetleri nedeniyle mükellefiyeti bulunan ve defter tutan mükelleflerin, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, istisna kapsamındaki faaliyete ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Mevcut istisna uygulaması kapsamında icra edilen faaliyet ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılat içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden istisna kapsamındaki faaliyete düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve matrahın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

(5) Bu istisnadan yararlananların, faaliyetlerine ilişkin olarak adlarına düzenlenen belgeler ile yapmış oldukları giderlere, satın aldıkları mal ve hizmetlere ilişkin belgeleri 213 sayılı Kanunda öngörülen süre boyunca saklamaları zorunludur.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, “Zoom” uygulaması üzerinden verilen Almanca derslerinden elde ettiğiniz gelirler için mezkûr Kanunda ve ilgili Tebliğde belirtilen tüm şartları sağlamanız kaydıyla, söz konusu istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, istisna kapsamına giren faaliyetiniz dolayısıyla defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenleme gibi yükümlülüklerinizin bulunmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.